<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<urlset xmlns="http://www.sitemaps.org/schemas/sitemap/0.9" xmlns:image="http://www.google.com/schemas/sitemap-image/1.1" xmlns:video="http://www.google.com/schemas/sitemap-video/1.1">
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/</loc>
<lastmod>2026-09-28</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/butun-videolar/</loc>
<lastmod>2026-09-28</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/insan-mutlulugu-bulabilir-mi/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/videolar/insan-mutlulugu-bulabilir-mi.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>İnsan mutluluğu bulabilir mi?</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/videolar/insan-mutlulugu-bulabilir-mi.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Mine Hanım'ın sunduğu bu canlı yayında Murat Avcıoğlu önce kendini anlatıyor: Materyalist, nihilist ve dindar üç hayatı denedikten sonra bir uzlete çekilmiş, eski karakter benliğini gömüp adını bile değiştirmiştir. Başlıktaki soruya ise sonda söyleyeceği cümleyle, en baştan cevap veriyor: İnsan mutluluğu bulamaz; ama biz bulabiliriz. İnsan, yani sapiens, karakter benliği ve şartlandırılmış zihniyle tekâmül deneyimimiz için muhteşem bir araçtır; asıl varoluşumuz onun arkasındaki varoluşsal benliktir. Mutluluk dendiğinde tek bir durum varmış gibi konuşuruz; oysa en az iki durum vardır. Zevk, zihnin dıştaki nesnelerle kurduğu ilişkiden doğan, eşi ıstırap olan, gelip geçici bir duygu durumudur. Mutluluk ise zihinle ve nesnelerle ilgisi olmayan, içsel ve varoluşsal, doğal bir hâldir; bu yüzden ömür boyu hapse girmiş bazı insanlar bile mutlu yaşayabilir.</video:description>
<video:player_loc>https://www.youtube.com/embed/XDkkWrqkkJk</video:player_loc>
<video:duration>5754</video:duration>
<video:publication_date>2026-09-28</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-09-28</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/kim-bu-gozlerindeki-yabanci/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/videolar/kim-bu-gozlerindeki-yabanci.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Kim bu gözlerindeki yabancı?</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/videolar/kim-bu-gozlerindeki-yabanci.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Arzu Hanım'ın sunduğu bu canlı yayında Murat Avcıoğlu, depresyonun, nevrozun ve huzursuzluğun en dibinde insanın “Ben kimim?” sorusuna verdiği yanlış cevabın yattığını söylüyor ve buna yeryüzündeki en eski ve en büyük yanılsama diyor. Kendimizi tanıtırken saydığımız ad, cinsiyet, millet, din, ideoloji ve değer yargılarının hiçbirini kendimiz seçmedik; bunlarla bizi anne babamız, çevremiz, devlet, toplum ve insanlık şartlandırdı. Avcıoğlu bu insan yapımı kimliğe karakter benlik diyor. Neden “ego” kelimesini kullanmadığını anlatıyor; hem Freud'un kişilik modelinden hem de dinlerin standart ruh anlayışından ayrılıyor. Ona göre insanda karakter benliğin ve organizmal benliğin yanında bir de varoluşsal benlik vardır.</video:description>
<video:player_loc>https://www.youtube.com/embed/Vje5epmeJAQ</video:player_loc>
<video:duration>5688</video:duration>
<video:publication_date>2026-09-26</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-09-26</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/kendini-tanimak-nedir-neye-yarar/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/videolar/kendini-tanimak-nedir-neye-yarar.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Kendini tanımak nedir, neye yarar?</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/videolar/kendini-tanimak-nedir-neye-yarar.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Mine Hanım'ın sunduğu bu canlı yayında Murat Avcıoğlu, son yıllarda Anadolu'da hızla yükselen vahdet, non-dualite ve uyanış ilgisini selamlıyor, ama bir uyarı yapmak için konuşuyor. Aydınlanmayı, varlıkların kendinde bir töz olmadığını ve her şeyin tek bir bütünün görünümü olduğunu fark etmek diye anlatıyor; bu fark ediş bir anda gelebilir. Ama aydınlanan insan ertesi sabah yine bu dünyada uyanır ve asıl soru o zaman başlar: “Aydınlandım, bundan sonra ne yapacağım?” Ona göre “Akışa bırakıyorum” ya da “Biz zaten hiçiz” cevapları, hayatın büyük sarsıntılarında çoğu insanı taşımıyor; zihni tamamen durdurmak ise ıstırapla birlikte mutluluğu da götürüyor.</video:description>
<video:player_loc>https://www.youtube.com/embed/sytPl_eYvRU</video:player_loc>
<video:duration>5912</video:duration>
<video:publication_date>2026-09-25</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-09-25</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/tanri-kavrami/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/videolar/tanri-kavrami.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Tanrı kavramı</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/videolar/tanri-kavrami.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Gülay Hanım'ın sunduğu bu canlı yayında Murat Avcıoğlu, bugün birbirinin yerine kullanılan tasavvuf, tarikat, sufizm ve teozofi kavramlarını ayıklıyor. İnsanın bilgiye akıl, inanç ve sezgiyle ulaşmaya çalıştığını anlatıyor ve mistikleri ikiye ayırıyor: bilinemeyeni içsel deneyimle yaşayan deneyimci mistikler ve gizli bilgiye ulaşılabileceğini söyleyen malumatçı mistikler. Ona göre mistisizm yerleşik düzen kadar eskidir; dinlerin içinde anılması ise baskı altında bulunduğu dinin kimliğine bürünmesinden kaynaklanır. Tasavvuf kelimesini yünden değil, teozofiden türetiyor; bugünkü tarikatları Nizamiye medreselerindeki Sünnilik ve teozofi sentezine, Anadolu'nun vahdet damarını ise Halaçlı Mansur, Ahmet Yesevi ve Horasan erenlerine bağlıyor.</video:description>
<video:player_loc>https://www.youtube.com/embed/RYh4jYIvTBk</video:player_loc>
<video:duration>7115</video:duration>
<video:publication_date>2026-09-24</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-09-24</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/ne-mutlak-ozgur-ne-kukla/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/ne-mutlak-ozgur-ne-kukla.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Ne mutlak özgür ne kukla</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/ne-mutlak-ozgur-ne-kukla.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu'nun inancına göre insanın mutlak bir özgür iradesi olması imkânsızdır; çünkü “Lâ mevcûde illâ Hû” ve “Lâ fâile illâ Hû” diyen vahdetçi, bütüncü bir inançta tek töz ve tek irade vardır. Ama insan mutlak bir kukla da değildir: Tavşanlar, sincaplar ve yıldızlar gibi değiliz; ikisinin tam ortasındayız. Bunu bir teşbihle anlatıyor: Bütün programı yazan, bazı satırlara “Murat'ın dediği gibi olsun, Mine'nin seçtiği gibi olsun” diye yazmıştır. Bu yüzden çok kritik anlarda, çok dar bir alanda ve kendimizle ilgili konularda irademizi kullanabiliriz. Kendisi de o anki farkındalığıyla bu yönü seçmiş, eski karakter benliği öldürüp kendine yepyeni bir karakter benlik imal etmiştir.</video:description>
<video:content_loc>https://sevgiliinsan.com/video/ne-mutlak-ozgur-ne-kukla.mp4</video:content_loc>
<video:player_loc>https://www.youtube.com/embed/kE6yUC_0lUw</video:player_loc>
<video:duration>86</video:duration>
<video:publication_date>2026-09-28</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-09-28</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/insan-bulamaz-biz-bulabiliriz/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/insan-bulamaz-biz-bulabiliriz.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>İnsan bulamaz, biz bulabiliriz</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/insan-bulamaz-biz-bulabiliriz.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, sonda söyleyeceği cümleyi en başta söylüyor: İnsan mutluluğu bulamaz; ama biz bulabiliriz. Burada bir ayrım yapıyor. İnsan dediğimiz sapiens, bu dünyadaki tekâmül deneyimimiz için bize yapıştırılmış muhteşem bir araçtır; karakter benlik, şartlandırılmış zihin ve organizmal benlik de bu araca aittir. Onun arkasında ise hepimizin gerçek varoluşunu temsil eden varoluşsal benlik vardır. Bu ayrımın dayanağı da şudur: Kendimizin dışına çıkıp kendimizi gözlemleyebiliyoruz. Bir şeyin kendi benliğinin farkında olabilmesi için o şey olmaması gerekir; o şey olan bir şey kendini gözlemleyemez.</video:description>
<video:content_loc>https://sevgiliinsan.com/video/insan-bulamaz-biz-bulabiliriz.mp4</video:content_loc>
<video:player_loc>https://www.youtube.com/embed/XMNArgFkTbI</video:player_loc>
<video:duration>87</video:duration>
<video:publication_date>2026-09-28</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-09-28</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/zevk-mi-mutluluk-mu/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/zevk-mi-mutluluk-mu.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Zevk mi, mutluluk mu?</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/zevk-mi-mutluluk-mu.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Mutluluk dendiğinde tek bir durum varmış gibi konuşuruz; oysa en az iki durum vardır ve bütün dillerde bunlar için iki ayrı kavram bulunur: zevk, yani haz, ve mutluluk. Avcıoğlu zevki, zihnin dıştaki nesnelerin nitelikleriyle kurduğu iletişimin sonucunda oluşan bir duygu durumu, bir zihin durumu olarak tanımlıyor. Örnek veriyor: Evde yalnızız, canımız sıkılıyor; kapı çalıyor ve çok sevdiğimiz biri geliyor. “Çok mutlu oldum” diyoruz. Oysa mutlu olmadık: Zihnimiz dıştan gelen bir nesneyi tanıdı, onunla ilgili hatıraları ve yargıları hafızadan çekti, biz de çok haz duyduk. Zevk ile mutluluğu aynı şey sayarsak, yaşanan, deneyimlenen başka bir gerçekliğe ne diyeceğiz?</video:description>
<video:content_loc>https://sevgiliinsan.com/video/zevk-mi-mutluluk-mu.mp4</video:content_loc>
<video:player_loc>https://www.youtube.com/embed/Q1yIgKiGec0</video:player_loc>
<video:duration>161</video:duration>
<video:publication_date>2026-09-28</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-09-28</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/mutluluk-bir-haldir/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/mutluluk-bir-haldir.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Mutluluk bir hâldir</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/mutluluk-bir-haldir.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Hikâyelerini bildiğimiz ya da yakından tanıdığımız bazı insanlar ömür boyu hapse girmiş, idama götürülmüş ya da ölümcül bir hastalığa yakalandığını ve birkaç ayı kaldığını öğrenmiştir. Böyle bir anda zevk duygu durumu yaşanamaz; ama bütün bunlara rağmen mutlu yaşadığını söyleyen insanlar tanıyoruz. Demek ki onların mutluluk dediği şey, zihnin dıştaki nesnelerle kurduğu ilişkinin sonucu değildir. Avcıoğlu'na göre mutluluk, zihinle, dolayısıyla dıştaki nesne, ortam, olay ve olgularla hiçbir ilgisi olmayan, bu varlığın tamamen içsel, varoluşsal ve doğal bir hâlidir. Bu hâl, zaman zaman kendi içimizde de bir işaret fişeği gibi açığa çıkar.</video:description>
<video:content_loc>https://sevgiliinsan.com/video/mutluluk-bir-haldir.mp4</video:content_loc>
<video:player_loc>https://www.youtube.com/embed/s25O7Pw9hlI</video:player_loc>
<video:duration>117</video:duration>
<video:publication_date>2026-09-28</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-09-28</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/tatilde-calan-telefon/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/tatilde-calan-telefon.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Tatilde çalan telefon</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/tatilde-calan-telefon.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Duygu durumları zihne ve dıştaki nesnelere bağlıdır; bu yüzden gelip geçicidir. Avcıoğlu bunu hepimizin yaşadığı bir sahneyle anlatıyor: Tatildeyiz, deniz kenarında güneşleniyor, buz gibi içeceğimizi içiyoruz ve “Çok mutluyum” diyoruz. Telefon çalıyor, iş yerinden bir sorunu haber veriyorlar. Yirmi saniye önce çok mutlu olduğumuzu söylerken şimdi öfkeleniyor, ayağa kalkıyor, o kadar yolu geri dönmeye hazırlanıyoruz. Telefon yeniden çalıyor: “Abi, pardon, yanlışlık olmuş.” Duygumuz bir anda yine değişiyor. Zihin durumları böyledir; bizden bağımsız olarak değişip dururlar ve insan onlara uyarak yaşar.</video:description>
<video:content_loc>https://sevgiliinsan.com/video/tatilde-calan-telefon.mp4</video:content_loc>
<video:player_loc>https://www.youtube.com/embed/klMAyPBMxUM</video:player_loc>
<video:duration>69</video:duration>
<video:publication_date>2026-09-28</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-09-28</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/hem-uzgun-hem-mutlu/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/hem-uzgun-hem-mutlu.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Hem üzgün hem mutlu</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/hem-uzgun-hem-mutlu.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu duygu durumunu hâlden ayırıyor ve hâl ile makam meselesini en güzel İslam mutasavvıflarının anlattığını söylüyor. Hâl, insanın zihinle ve dıştaki nesnelerle çabucak değişmeyen ana mihver durumudur. İçinde mutluluğu açığa çıkarmış biri, çocuğunun sınavda açıkta kaldığı haberini alınca insan yönüyle üzülür; ama on beş, yirmi saniye sonra büyük bir farkındalıkla mihver hâline döner ve sorunu nasıl çözeceğiyle duygusuzca uğraşmaya başlar. Bu ikisi aynı anda yaşanabilir. Ömür boyu hapse düşmüş böyle bir insan, işkence gördüğünde insan yönüyle bağırır, acı çeker, korkar; ama farkındalığını toplayınca içinde hâlâ mutludur. Çünkü mutluluk bir hâldir.</video:description>
<video:content_loc>https://sevgiliinsan.com/video/hem-uzgun-hem-mutlu.mp4</video:content_loc>
<video:player_loc>https://www.youtube.com/embed/IM5FY2gzZy4</video:player_loc>
<video:duration>135</video:duration>
<video:publication_date>2026-09-28</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-09-28</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/tek-gercek-yuva/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/tek-gercek-yuva.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Tek gerçek yuva</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/tek-gercek-yuva.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Yerleşik düzenle birlikte insan sürüden topluma evrildi ve temel ihtiyaçlar birer fenomene dönüştü. Beslenme içgüdüsü sofraya dönüştü: Artık yalnızca karnımızı doyurmuyor; çatallar, kaşıklar, mum ışığı ve sevdiklerimizle birlikte yemek yiyoruz. Ağaç kovuklarındaki ve mağaralardaki güvenli uyku yeri de yuvaya dönüştü: dört duvardan ve bir çatıdan fazlası, ailenin sıcaklığı, kendimizi huzurlu bulduğumuz bir yer. Avcıoğlu, elli yıllık araştırmasının sonunda bu evrendeki tek gerçek yuvanın ne olduğunu söylüyor ve onu bulabilmeyi bir mucize sayıyor.</video:description>
<video:content_loc>https://sevgiliinsan.com/video/tek-gercek-yuva.mp4</video:content_loc>
<video:player_loc>https://www.youtube.com/embed/57ZC-MSyg80</video:player_loc>
<video:duration>117</video:duration>
<video:publication_date>2026-09-28</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-09-28</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/ilk-yabancilasma/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/ilk-yabancilasma.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>İlk yabancılaşma</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/ilk-yabancilasma.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Karl Marx, yerleşik düzenle gelen özel mülkiyet ve onun zincirleme sonuçlarıyla insanın kendisine yabancılaştığını söylemişti. Avcıoğlu ona sonuna kadar hak veriyor; ama bunun insanın ikinci yabancılaşması olduğunu söylüyor. Marx'ın materyalist olduğu için geçiştirdiği ilk yabancılaşma, nitelikli benlik farkındalığımızdır: sapiensin “ben” diyebildiği an. Beş milyon yıl önce yollarımızın ayrıldığı kuyruksuz maymun amcaoğullarımız doğada yer, içer, ürer ve ıstırap çekmez. Biz ise bir anda “ben” ve “ötekiler” diyen; hayatı, evreni, her şeyi anlamlandırabilen bir varlığa dönüştük. Ona göre bundan daha büyük bir yabancılaşma olamaz.</video:description>
<video:content_loc>https://sevgiliinsan.com/video/ilk-yabancilasma.mp4</video:content_loc>
<video:player_loc>https://www.youtube.com/embed/SeVK5ykARxU</video:player_loc>
<video:duration>87</video:duration>
<video:publication_date>2026-09-28</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-09-28</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/neden-yalniz-kalamiyoruz/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/neden-yalniz-kalamiyoruz.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Neden yalnız kalamıyoruz?</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/neden-yalniz-kalamiyoruz.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu'na göre insan mutlu olamaz; çünkü insan dediğimiz şey zihin, şartlandırılmış davranış kodları ve karakter benliktir. Karakter benlik, en dipte mutlak güvende ve mutlak değerli hissetmek isteyen bir güdüyle sürülür: Üreme, yeme, içme, barınma ve varlıkta kalma içgüdülerinin yanında sürekli beğenilme, sevilme ve takdir edilme açlığıyla yaşar. Bu karakter benliği ötekiler ürettiği için ötekiler olmadan o çıldırır; insanların yalnız kalamamasının sebebi budur. Avcıoğlu burada bir hafta kamp yapmaktan ya da tatil köyündeki yalnızlıktan söz etmiyor; varoluşsal yalnızlığı ve sosyal yalnızlığı aynı anda yaşamaktan söz ediyor.</video:description>
<video:content_loc>https://sevgiliinsan.com/video/neden-yalniz-kalamiyoruz.mp4</video:content_loc>
<video:player_loc>https://www.youtube.com/embed/QjMQzB9uq20</video:player_loc>
<video:duration>72</video:duration>
<video:publication_date>2026-09-28</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-09-28</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/kapanmayan-yarik/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/kapanmayan-yarik.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Kapanmayan yarık</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/kapanmayan-yarik.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Yabancı dil bilmek, üniversite bitirmek, belli bir statüye ulaşmak: Çocukluğumuzdan beri bize şartlandırılan bu ölçüler hepimizde komplekslere dönüşür. Avcıoğlu bu komplekslerin altında kapanmayan bir yarık olduğunu söylüyor: Fiziksel ve estetik özelliklerimizle, sosyal statümüzle, her şeyimizle şu anda olduğumuz ben ile toplumun bize dayattığı ideal ben arasındaki fark. “Boyum yirmi santimetre daha uzun olsaydı.” “Şu üniversiteyi bitirseydim.” “Kaşım, burnum şöyle olsaydı.” “Eşim, çocuklarım şöyle olsaydı.” Olduğumuz bir karakter benlik var, bir de olmak arzuladığımız; ikisinin arasında kocaman bir yarık açılır.</video:description>
<video:content_loc>https://sevgiliinsan.com/video/kapanmayan-yarik.mp4</video:content_loc>
<video:player_loc>https://www.youtube.com/embed/mCIq4jJugQ0</video:player_loc>
<video:duration>49</video:duration>
<video:publication_date>2026-09-28</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-09-28</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/asil-mucize/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/asil-mucize.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Asıl mucize</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/asil-mucize.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu'na göre içimizdeki varoluş hâli açığa çıktığında bu, kelebekler arasında dans eden bir Polyanna hâli değildir. O gün de bu hâlin bir mucizesine şahit olduğunu anlatıyor: Kendisine sunulan maddi fırsatları, herkesin arzulayabileceği avantajları ya da ilişkileri “Bunlar beni yolumdan döndürür, kendimle barışamam” diyerek bir dakikada elinin tersiyle itebilen insanlar vardır. Onu bu gezegende yalnızca böyle şeyler heyecanlandırır. Biri kendi anlamına ihanet etmemek için büyük konforları geri çevirdi dendiğinde gider, onun ayaklarına dokunur, çayını suyunu getirir. Ona göre bu, en büyük zevklerden nitelikçe farklı bir hâldir; Tanrı o insanın kalbine bir saniyeliğine dokunur.</video:description>
<video:content_loc>https://sevgiliinsan.com/video/asil-mucize.mp4</video:content_loc>
<video:player_loc>https://www.youtube.com/embed/Ju9KM29rQkQ</video:player_loc>
<video:duration>149</video:duration>
<video:publication_date>2026-09-28</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-09-28</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/atesten-nura/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/atesten-nura.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Ateşten nura</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/atesten-nura.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu sözlerini bir teşbihle bağlıyor: İnsan ateşi bularak hayvanlıktan kurtulmuştu; bizler de nuru bularak insanlıktan kurtulabiliriz. Diyalektikte bir son yoktur; sonsuz bir akış ve uğraklar vardır. İnsanlık da güzel bir bilinç seviyesi, uğranması gereken bir uğraktı ve varoluşsal benliklerimize büyük bir tekâmül kazandırdı; ama bir son değildir. Trilyon dolarlık bütçeleri yöneten politikacıların hâlâ birbirine füze ve bomba yağdırdığı, küçücük çocukların öldürüldüğü bir zamanda insanlık kapsanarak aşılması gereken bir şeydir. Bu olduğunda karakter benlik ve şartlandırılmış zihinle özdeşleşme bırakılacak, o ağır kayalar kalkacak ve gelecek kuşaklarda varoluşsal mutluluk hâli açığa çıkacaktır.</video:description>
<video:content_loc>https://sevgiliinsan.com/video/atesten-nura.mp4</video:content_loc>
<video:player_loc>https://www.youtube.com/embed/5m7IElhR6oY</video:player_loc>
<video:duration>92</video:duration>
<video:publication_date>2026-09-28</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-09-28</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/iki-milyon-dolar/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/iki-milyon-dolar.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>İki milyon dolar</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/iki-milyon-dolar.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Bu konu böyle anlatıldığında haklı bir itiraz gelir: “Bırak boş konuşmayı, ver bana iki milyon doları, bak nasıl mutlu olunuyor.” Avcıoğlu buna ünlü komedi oyuncusu Jim Carrey'nin hikâyesiyle cevap veriyor. Anlattığına göre Carrey, mesleğinin zirvesindeyken iki üç yıl ortadan kaybolmuş; döndüğünde herkesin paraya, şana, şöhrete ve arzuladığı her şeye kavuşmasını ve asıl aranan cevabın bunlar olmadığını anlamasını dilemiş. Paranın alabileceği her şeye sahip olan bu adam, Jim Carrey denen sahte karakter benliği öldürüp gömdüğünü ve hayatında ilk kez güvende ve mutlu hissettiğini söylemiş. Avcıoğlu da itiraz edene iki değil yirmi milyon dolar veriyor ve çok zevkli bir hayat yaşayacağını söylüyor. Dikkat edin: mutlu değil, zevkli.</video:description>
<video:content_loc>https://sevgiliinsan.com/video/iki-milyon-dolar.mp4</video:content_loc>
<video:player_loc>https://www.youtube.com/embed/9bnIWtrI-Bw</video:player_loc>
<video:duration>143</video:duration>
<video:publication_date>2026-09-28</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-09-28</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/huzursuzluk-bir-alarmdir/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/huzursuzluk-bir-alarmdir.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Huzursuzluk bir alarmdır</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/huzursuzluk-bir-alarmdir.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>İnsanlar huzuru da yanlış bilir; “Huzuru arıyorum” derler. Avcıoğlu'na göre huzur tek başına bir hâl değildir; asıl aranan, anlattığı anlamdaki mutluluktur. Huzur ve huzursuzluk, dıştaki gerçekliğe, hayatın ve insanın ölçülerine uygun davranıp davranmadığımızı, ona uygun düşünüp düşünmediğimizi gösteren birer alarm sistemidir. Huzursuz hissettiğimizde bu bir duygu değildir: Bazı konularda ölçüye ve gerçekliğe aykırı hareket ettiğimiz için içeride bir alarm çalıyordur. “Çok huzurluyum” dediğimizde de kendi öznel ölçülerimize, gerçekliklere ve hakikate uygun hareket ediyoruz demektir.</video:description>
<video:content_loc>https://sevgiliinsan.com/video/huzursuzluk-bir-alarmdir.mp4</video:content_loc>
<video:player_loc>https://www.youtube.com/embed/IYNCYtZiGLM</video:player_loc>
<video:duration>54</video:duration>
<video:publication_date>2026-09-28</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-09-28</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/en-eski-yanilsama/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/en-eski-yanilsama.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>En eski yanılsama</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/en-eski-yanilsama.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Depresyonun, nevrozun, hayattan keyif alamamanın ve huzuru bulamamanın yüzeyde onlarca makul sebebi vardır. Avcıoğlu'na göre ise hepsinin en dibinde, insanın “Ben kimim?” sorusuna verdiği yanlış cevap yatar. İnsan, elli ila yetmiş bin yıl önce kendi benliğinin farkına vardığında ilk yanılsamasını da yaşamıştır; yeryüzündeki en eski ve en büyük yanılsama budur. Bir soruya yanlış cevap verdiyseniz, onun üzerinde on bin yıl da uğraşsanız sorunu çözemezsiniz; çünkü tarlada kaybettiğinizi evin mutfağında arıyorsunuzdur.</video:description>
<video:content_loc>https://sevgiliinsan.com/video/en-eski-yanilsama.mp4</video:content_loc>
<video:player_loc>https://www.youtube.com/embed/PCiapoQ_Dac</video:player_loc>
<video:duration>151</video:duration>
<video:publication_date>2026-09-26</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-09-26</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/aynadaki-yabanci/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/aynadaki-yabanci.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Aynadaki yabancı</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/aynadaki-yabanci.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Kendimizi hiç tanımayan birine anlatırken adımızdan başlarız; cinsiyetimizi, milletimizi, dinimizi, ideolojimizi, değer yargılarımızı sayar ve sonunda “İşte ben buyum” deriz. Avcıoğlu'nun da içinde bulunduğu küçük grup, binlerce yıldır bu cevabın kökten yanlış olduğunu söyler: Varoluşsal olarak biz, o saydıklarımız değiliz. Videonun adı da buradan gelir: Sabah aynaya baktığımızda gözlerinden bize bakan kişi, varoluşsal olarak biz değiliz. Avcıoğlu'na göre öfkemizin, depresyonlarımızın, mutluluklardan bile doya doya keyif alamayışımızın kökünde de bu yanlış cevap vardır.</video:description>
<video:content_loc>https://sevgiliinsan.com/video/aynadaki-yabanci.mp4</video:content_loc>
<video:player_loc>https://www.youtube.com/embed/zfmYjUmH2Wk</video:player_loc>
<video:duration>103</video:duration>
<video:publication_date>2026-09-26</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-09-26</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/kimligimizi-biz-secmedik/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/kimligimizi-biz-secmedik.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Kimliğimizi biz seçmedik</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/kimligimizi-biz-secmedik.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Karakter benliği önce anne babamız, sonra yakın çevremiz, okul ve devlet, toplum ve en sonunda insanlığın on bin yıllık kabulleri şekillendirir. Avcıoğlu'na göre on üç ila on beş yaşına geldiğimizde, hiçbirini kendimiz seçmediğimiz ve doğruluğunu kendimiz araştırmadığımız bir kimliğe bürünmüş oluruz. Adımızı bile anne babamız koyar; milletimiz, inancımız, doğrularımız ve yanlışlarımız da bize hazır verilir. Dört beş yaşındaki bir çocuk, annesi babası ne derse onu doğru kabul eder; buna karşı savunmasızdır.</video:description>
<video:content_loc>https://sevgiliinsan.com/video/kimligimizi-biz-secmedik.mp4</video:content_loc>
<video:player_loc>https://www.youtube.com/embed/r0QmK3gnRrc</video:player_loc>
<video:duration>83</video:duration>
<video:publication_date>2026-09-26</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-09-26</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/bilmek-degil-tanimak/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/bilmek-degil-tanimak.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Bilmek değil, tanımak</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/bilmek-degil-tanimak.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>“Men arefe nefsehu fekad arefe rabbehu”: Kim kendini tanırsa, şüphesiz Rabbini de tanımıştır. Orta Doğu'daki deneyimci mistiklerin bu sözü o kadar etkiliydi ki sonradan hadis kitaplarına bile girdi. Avcıoğlu dikkat çekiyor: Söz, “bilmek” anlamındaki “alleme” ile değil, “tanımak” anlamındaki “arefe” ile kurulmuştur. Evrende kesin bilginin konusu olan şeyler vardır; ama “İnsan nedir?” sorusunun sabit bir cevabı yoktur, insan şartlar değişince kendini bile tanıyamayabilir. Bu yüzden “Ben kimim?” bilmenin değil, tanımanın konusudur.</video:description>
<video:content_loc>https://sevgiliinsan.com/video/bilmek-degil-tanimak.mp4</video:content_loc>
<video:player_loc>https://www.youtube.com/embed/LAWqvTaKmac</video:player_loc>
<video:duration>97</video:duration>
<video:publication_date>2026-09-26</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-09-26</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/ben-kimim/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/ben-kimim.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Ben kimim?</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/ben-kimim.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu'na göre karakter benliğin insan yapımı olduğunun en somut delili tam hafıza kaybıdır. Tam hafıza kaybı yaşayan biri iyileşip kalktığında adını bile söyleyemez; ama bir şey kalmıştır, “Ben kimim?” diye sorar. Şartlanmalar silinmiştir, yine de “ben” diyebilen bir şey hâlâ oradadır. Avcıoğlu varoluşsal benlik dediği şeyin bu olduğunu söylüyor: İnsan yaşlanır, hastalanır, ölür; ama varoluş yaşlanmaz, hastalanmaz, ölmez. Varoluş dediği, insanların Tanrı adını verdiği bütündür.</video:description>
<video:content_loc>https://sevgiliinsan.com/video/ben-kimim.mp4</video:content_loc>
<video:player_loc>https://www.youtube.com/embed/LR8uyLqHhmo</video:player_loc>
<video:duration>148</video:duration>
<video:publication_date>2026-09-26</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-09-26</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/kimi-iyilestireceksin/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/kimi-iyilestireceksin.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Kimi iyileştireceksin?</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/kimi-iyilestireceksin.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, nefes terapisiyle on beş günde, kuantum terapiyle üç ayda şifa vaat edenlerin kimsenin kötülüğünü istemediğini söylüyor; “Ücretlerini de alsınlar, helal hoş olsun” diyor. Ama onlar da aynı yanılsamanın içindedir; zihni ve karakter benliği bu kadar basit bir şey sanırlar. Oysa bu, elli ila yetmiş bin yıllık en büyük yanılsamadır. Peki kimi iyileştirecekler? Terapist karşısında Murat Bey'i görür; oysa Avcıoğlu varoluşsal olarak Murat Bey değildir. O kimliği annesi, babası ve toplum yapmıştır.</video:description>
<video:content_loc>https://sevgiliinsan.com/video/kimi-iyilestireceksin.mp4</video:content_loc>
<video:player_loc>https://www.youtube.com/embed/UWvdE4nlf6Q</video:player_loc>
<video:duration>51</video:duration>
<video:publication_date>2026-09-26</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-09-26</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/kalple-yasanan-duygular/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/kalple-yasanan-duygular.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Kalple yaşanan duygular</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/kalple-yasanan-duygular.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu hakikat boyutundan konuşuyor: Aramızda ayrı gayrı yoktur. Hepimiz için üzüldüğünü, buranın büyük bir cehennem olduğunu ama bunun bile bir lütuf olduğunu bildiğini söylüyor. İstediği şu: Bu cehennemde daha fazla yanılsamalı ıstırap çekmeyelim. Saçma ve anlamsız acılardan kurtulduğumuzda, gerçek acıları olgunlukla, zihnimizle değil kalbimizle yaşayabiliriz. Çünkü zihinle yaşanan duygular, en güzelleri bile olsa saplantıya dönüşür; harika başlayan aşkların saçma kavgalara dönmesi bundandır. Kalple yaşanan üzüntüde ise yalnızca üzülürüz; depresif ya da nevrotik olmayız.</video:description>
<video:content_loc>https://sevgiliinsan.com/video/kalple-yasanan-duygular.mp4</video:content_loc>
<video:player_loc>https://www.youtube.com/embed/iYt0V_OqwaU</video:player_loc>
<video:duration>78</video:duration>
<video:publication_date>2026-09-26</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-09-26</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/yildiz-tozu/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/yildiz-tozu.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Yıldız tozu</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/yildiz-tozu.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu'na göre bu evrende yapayalnızız: Tanrı'ya dua edersin, Tanrı sana cevap vermez; çünkü biz burada onun halifesiyiz. Halife yönetici demek değildir, “Yerime koydum” demektir. Neden böyle olduğunu, öncesini ve sonrasını bilmiyoruz; bu, inancın ve imanın konusudur. Ama gördüğümüz bir nitelik farkı var: Hepimiz yıldız tozuyuz; ama biz, yıldız tozu olduğunun farkında olabilen ve bunu seslendirebilen yıldız tozlarıyız. Bu farkı görmezden gelip “Hepimiz sincabız, tavşanız” demek, ona göre akla ve insanlığa hakarettir.</video:description>
<video:content_loc>https://sevgiliinsan.com/video/yildiz-tozu.mp4</video:content_loc>
<video:player_loc>https://www.youtube.com/embed/Koj-D1P7Ci0</video:player_loc>
<video:duration>107</video:duration>
<video:publication_date>2026-09-26</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-09-26</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/godot-gelmeyecek/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/godot-gelmeyecek.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Godot gelmeyecek</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/godot-gelmeyecek.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu'na göre kavga etmemize gerek yok; insanlık olarak hepimiz varoluş soru ve sorunlarının pençesinde inliyoruz ve bu evrende yapayalnızız. Mehdileri, mesihleri, Godot'ları bekliyoruz; ama on bin yıldır gelmediler ve gelmeyecekler. Bilinçte herkes kendi mesihi, kendi mehdisi olmak zorundadır. Halife olacaksak, Tanrı'nın bize bahşettiği bütün yetkinlikleri sonuna kadar kullanacağız; yanlış şeyler söyleyecek, kavgalar edeceğiz, çünkü burası diyalektik bir evrendir. Umudu şu: Aklımıza ihanet etmeden sakince yolumuzda yürürsek, çocuklarımız ve torunlarımız, küçük kız çocuklarının yataklarına bomba düşecek diye korkmadan uyuduğu bir dünya kurabilir. Sözlerini şöyle bağlıyor: “Biz dayanamayız, ağlarız. Bizim kalbimiz yufkadır.”</video:description>
<video:content_loc>https://sevgiliinsan.com/video/godot-gelmeyecek.mp4</video:content_loc>
<video:player_loc>https://www.youtube.com/embed/MUYq0rZYy2c</video:player_loc>
<video:duration>154</video:duration>
<video:publication_date>2026-09-26</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-09-26</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/bosluk-diye-bir-sey-yok/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/bosluk-diye-bir-sey-yok.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Boşluk diye bir şey yok</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/bosluk-diye-bir-sey-yok.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Yayının sonunda Avcıoğlu, hayatı olgunlukla karşılamamız gerektiğini söylüyor: Zor bir dünyada yaşıyoruz; olabildiğince sakin kalmaya, büyük acılarda birbirimizle paydaş olmaya, yakınlarımızla ve dostlarımızla hep iyilikten, esenlikten ve şefkatten yana olmaya çalışalım. Ona göre bu içsel yolculuk, içimizdeki boşluğu başka insanlarla ya da eşyalarla dolduramayacağımızı fark etme yolculuğudur. Bir süre devam edince, aslında boşluk diye bir şey olmadığını da fark ederiz. Aynı yolculukta, bunu insan kardeşliği içinde paylaştığımızda biraz rahatlayıp nefes alabildiğimizi de görürüz.</video:description>
<video:content_loc>https://sevgiliinsan.com/video/bosluk-diye-bir-sey-yok.mp4</video:content_loc>
<video:player_loc>https://www.youtube.com/embed/UlOHl5WD6Ss</video:player_loc>
<video:duration>60</video:duration>
<video:publication_date>2026-09-26</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-09-26</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/saygi-bir-titresimdir/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/saygi-bir-titresimdir.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Saygı bir titreşimdir</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/saygi-bir-titresimdir.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>“Hocam”, “üstat” gibi hitaplar masum görünür; ama insan zihninde bilinç dışı bir hiyerarşi kurar ve karşımızdakini her konuda bizden üstün sanmamıza yol açar. Sonra onun gerçeklikle uyuşmayan bir sözü karşısında kendi daha doğru görüşümüzden bile şüpheye düşeriz. Bu yolun yolcuları bu yüzden birbirlerine adlarıyla hitap eder. Avcıoğlu'na göre saygı kelimelerle olmaz; saygı bir titreşimdir, nezakettir, letafettir.</video:description>
<video:content_loc>https://sevgiliinsan.com/video/saygi-bir-titresimdir.mp4</video:content_loc>
<video:player_loc>https://www.youtube.com/embed/rsABDNzMioM</video:player_loc>
<video:duration>93</video:duration>
<video:publication_date>2026-09-25</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-09-25</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/asiklar-yurdu/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/asiklar-yurdu.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Âşıklar yurdu</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/asiklar-yurdu.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu'na sorarlardı: Türklerden neden dünya çapında bir peygamber, bilim insanı, filozof ya da büyük bir mistik çıkmıyor? Cevabı, her şeyin her yerden çıkmadığıdır. Anadolu'dan bin yıldır gerçek âşıklar, vahdet âşıkları, aşk yoluyla giden deneyimci mistikler çıkmış: Yunus Emre, Hacı Bektaş Veli, Celaleddin Rumi, ardından Hacı Bayram Veli, Aziz Mahmud Hüdayi, Niyazi Mısri, Üftade. Bugün vahdet ilgisinin dünyada en çok Anadolu'da yükselmesini buna bağlıyor.</video:description>
<video:content_loc>https://sevgiliinsan.com/video/asiklar-yurdu.mp4</video:content_loc>
<video:player_loc>https://www.youtube.com/embed/hZUu8veT5n0</video:player_loc>
<video:duration>82</video:duration>
<video:publication_date>2026-09-25</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-09-25</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/bir-anda-aydinlanirsiniz/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/bir-anda-aydinlanirsiniz.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Bir anda aydınlanırsınız</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/bir-anda-aydinlanirsiniz.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu'na göre aydınlanma ya da uyanış, vahdeti, non-dualiteyi, yani birliği fark etmektir. Bu, varlıkların kendinde bir töz olmadığını, varlığımızı kendimizden almadığımızı ve bütün görünümlerin kökünde tek bir hakikat bulunduğunu görmektir; o hakikate Tanrı, Hak ya da varoluş denebilir. Bu fark ediş birikimlerin ardından ansızın gelir. Zen'in büyük satori dediği bu an, yıllarca çabalayana da gelebilir, yatağında uyuyana da.</video:description>
<video:content_loc>https://sevgiliinsan.com/video/bir-anda-aydinlanirsiniz.mp4</video:content_loc>
<video:player_loc>https://www.youtube.com/embed/lvxtJGQ0NXU</video:player_loc>
<video:duration>120</video:duration>
<video:publication_date>2026-09-25</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-09-25</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/aydinlandim-peki-simdi/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/aydinlandim-peki-simdi.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Aydınlandım, peki şimdi?</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/aydinlandim-peki-simdi.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu burada, kendi deyişiyle ironik ve acıtıcı bir cümle kuruyor: Keşke aydınlandıktan üç saniye sonra ölseydik. Çünkü ömrümüz varsa bu aydınlanmayla birlikte on, yirmi, belki elli yıl daha bu dünyada yaşayacağız. O zaman asıl soru ortaya çıkar. Ona göre bu yolda çabalayan herkes için kritik eşik şu cümledir: “Peki, aydınlandım. Bundan sonra ne yapacağız?”</video:description>
<video:content_loc>https://sevgiliinsan.com/video/aydinlandim-peki-simdi.mp4</video:content_loc>
<video:player_loc>https://www.youtube.com/embed/MRA6ZMLn1is</video:player_loc>
<video:duration>68</video:duration>
<video:publication_date>2026-09-25</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-09-25</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/insanligi-deneyimlemeye-geldik/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/insanligi-deneyimlemeye-geldik.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>İnsanlığı deneyimlemeye geldik</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/insanligi-deneyimlemeye-geldik.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Aydınlanan insan ertesi sabah yine bu dünyada uyanır: televizyonda savaş ve enflasyon, içeride bağıran bir çocuk, bekleyen bir patron, ödenecek kira. Avcıoğlu'na göre asıl hedef aydınlanmak değildir; aydınlanma ilk adımdır, asıl kazanılacak olan tekâmüldür. Çoğu ekol, bu dünyaya tanrısallığı deneyimlemeye gelmiş insanlar olduğumuza inanır; Avcıoğlu ve yol arkadaşları ise tam tersine, insanlığı deneyimlemeye gelmiş tanrısal varlıklar olduğumuza inanır. Dünya kelimesi Arapçada “en aşağı” demektir; ilkokulu burada bitirip başka bilinç seviyelerinde ortaokula ve liseye gideceğimize inanıyorlar.</video:description>
<video:content_loc>https://sevgiliinsan.com/video/insanligi-deneyimlemeye-geldik.mp4</video:content_loc>
<video:player_loc>https://www.youtube.com/embed/B51Ve_ZnC8E</video:player_loc>
<video:duration>157</video:duration>
<video:publication_date>2026-09-25</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-09-25</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/fayda-olmadan-adim-atilmaz/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/fayda-olmadan-adim-atilmaz.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Fayda olmadan adım atılmaz</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/fayda-olmadan-adim-atilmaz.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Hepimiz huzur ve mutluluk arıyor, acıdan ve ıstıraptan kaçıyoruz; Avcıoğlu'na göre insan faydası olmadan bir adım bile atmaz. Bu kadar anlatıp karşılığında bir şey istemediğini söyleyen dostlarına, bir şey istememenin fayda sağlamamak demek olmadığını, bundan kendisinin de büyük fayda gördüğünü söylemiş. Yetimhanelere elbise alan bir kadına da, maddi bir karşılık beklemese de erdemli bir insan olmanın ve Tanrı'ya yakın olmanın faydasını aradığını anlatmış. İnsanı tanımayan, yarı hayal âleminde yaşar.</video:description>
<video:content_loc>https://sevgiliinsan.com/video/fayda-olmadan-adim-atilmaz.mp4</video:content_loc>
<video:player_loc>https://www.youtube.com/embed/GpWRcmO2fSk</video:player_loc>
<video:duration>110</video:duration>
<video:publication_date>2026-09-25</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-09-25</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/aydinlanma-bir-anda-olur/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/aydinlanma-bir-anda-olur.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Aydınlanma bir anda olur</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/aydinlanma-bir-anda-olur.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu'nun erkenden “Açtım abi” diye gezen bir dostu vardı. Ona aydınlanmanın bir anda olduğunu, bunun davranışa dönüşmesinin ve karakter benlikle özdeşleşmekten kurtulmanın ise ortalama on beş yirmi yıl aldığını söylemiş. Üç gündür aynı elbiseyle gezip insanların alaylarını umursamamak kolaydır; ama eşin seni aldatabilir, iflas edebilirsin, en sevdiğin biri gözünün önünde acı çekebilir. Bunlar hepimizin başına gelebilecek hayat gerçekleridir ve “Akışa bırakıyorum” demenin yetmeyeceği anlar vardır.</video:description>
<video:content_loc>https://sevgiliinsan.com/video/aydinlanma-bir-anda-olur.mp4</video:content_loc>
<video:player_loc>https://www.youtube.com/embed/alraVzbK18k</video:player_loc>
<video:duration>81</video:duration>
<video:publication_date>2026-09-25</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-09-25</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/vazodaki-plastik-cicek/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/vazodaki-plastik-cicek.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Vazodaki plastik çiçek</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/vazodaki-plastik-cicek.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Varoluşsal benliğimiz için birlik farkındalığı harika bir şeydir; ama biz burada sapiensle bütünleşik yaşıyor, onun travmalarını, arzularını, korkularını birebir hissediyoruz. Avcıoğlu zihnini saatlerce, günlerce durdurabildiğini söylüyor; ama ıstırabı durdurursanız onun eşi olan huzur ve mutluluk da gider, vazodaki plastik bir çiçeğe dönersiniz. Bu bir tercihtir ve bunu seçenlere saygı duyar; kendisi ise insanlığı deneyimlemeye geldiğimize inandığı için bu yolu seçmemiş.</video:description>
<video:content_loc>https://sevgiliinsan.com/video/vazodaki-plastik-cicek.mp4</video:content_loc>
<video:player_loc>https://www.youtube.com/embed/TTbTi7VGSuo</video:player_loc>
<video:duration>121</video:duration>
<video:publication_date>2026-09-25</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-09-25</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/sen-beni-terk-edemezsin/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/sen-beni-terk-edemezsin.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Sen beni terk edemezsin</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/sen-beni-terk-edemezsin.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Akışa bırakıp gözlemleyerek hiçbir şeyden etkilenmediğini söyleyenler olabilir; Avcıoğlu'nun gözlemine göre bu, insanların yüzde doksan beşinde olmuyor. Büyük sarsıntılar gelince insanlar dağılıyor, depresyona giriyor, ilaçlara bağımlı hâle geliyor. “Açtım” diyen dostunun karısı bir gün onu artık sevmediğini ve terk ettiğini söylemiş; dostunun ilk tepkisi “Sen beni terk edemezsin, çünkü ben diye bir şey yok” olmuş. Ertesi sabah evde yalnız uyandığında ne olduğunu tahmin edebilirsiniz.</video:description>
<video:content_loc>https://sevgiliinsan.com/video/sen-beni-terk-edemezsin.mp4</video:content_loc>
<video:player_loc>https://www.youtube.com/embed/DKz_CaW00tE</video:player_loc>
<video:duration>80</video:duration>
<video:publication_date>2026-09-25</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-09-25</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/insan-nedir/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/insan-nedir.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>İnsan nedir?</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/insan-nedir.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Tanımadığın bir şeyi anlayamaz, derinlemesine bilemez ve kontrol altına alamazsın; önce tanımalısın. Avcıoğlu'na göre yeryüzündeki en zor soru “İnsan nedir?” sorusudur. Zorluğu, cevabının zor olmasından değil, sabit bir cevabı olmamasından gelir; kendimiz için bile sabit bir cevap yoktur. Koordinatlar değişince kahkahalar atarken kederlere boğulan, yas içindeyken bir haberle cennetlere uçan garip bir yaratığız.</video:description>
<video:content_loc>https://sevgiliinsan.com/video/insan-nedir.mp4</video:content_loc>
<video:player_loc>https://www.youtube.com/embed/9qSTn0gULPM</video:player_loc>
<video:duration>55</video:duration>
<video:publication_date>2026-09-25</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-09-25</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/kendini-tani/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/kendini-tani.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Kendini tanı</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/kendini-tani.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Tarih boyunca bu yolu benimseyen ekoller dergâhlarının, aşramlarının, okullarının kapısına hep aynı cümleyi yazdı. Yunanlar, Latinler, Sanskritçe konuşanlar, Japonlar ve alt kıtadakiler kendi dillerinde “Kendini tanı” dediler. Avcıoğlu'na göre akıl da bunu söyler: Yarın ne yapacağını kestiremediğin bir varlığı, nasıl işlediğini tanımadan yönetemezsin. Tanımadan yaşayan, mayın tarlasına salınmış gibi, nerede patlayacağını bilmeden gider.</video:description>
<video:content_loc>https://sevgiliinsan.com/video/kendini-tani.mp4</video:content_loc>
<video:player_loc>https://www.youtube.com/embed/LdDID28WVz8</video:player_loc>
<video:duration>87</video:duration>
<video:publication_date>2026-09-25</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-09-25</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/yolun-sonu-yok/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/yolun-sonu-yok.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Yolun sonu yok</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/yolun-sonu-yok.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Bu yolculuğun dünyada bir sonu yoktur; diyalektik uğraklar geçilir ama yol bitmez. Avcıoğlu bunu kendi yaşadığıyla anlatıyor: On yedi yıldır titizlikle yürüdüğü bu yolda, birkaç hafta önce hiç yaşamadığı bir durumla yüzleşmiş; o yönünün ne kadar zayıf kaldığını, farkında bile olmadığı bilinç dışı dalların ona nasıl bir hata yaptırdığını görmüş. Bu yüzden insanın, birebir deneyimlemediği konularda yalnızca tahmin modunda konuşması gerektiğini söylüyor.</video:description>
<video:content_loc>https://sevgiliinsan.com/video/yolun-sonu-yok.mp4</video:content_loc>
<video:player_loc>https://www.youtube.com/embed/wm8-sxoLgDs</video:player_loc>
<video:duration>120</video:duration>
<video:publication_date>2026-09-25</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-09-25</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/sapiens-aski-sevmez/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/sapiens-aski-sevmez.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Sapiens aşkı sevmez</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/sapiens-aski-sevmez.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Mutluluk arayan onu bir gün bulabilir; ama bu, sandığı gibi bir şey değildir. Avcıoğlu'na göre mutluluk senin için harika, sapiens için ise korkunçtur; çünkü gerçeklik ve aşk onu en büyük korkusuyla, karakter benliğin yok olmasıyla yüzleştirir. Aşkta ego olmaz; birbirini sevdiğini söyleyenlerin sözleri sonra ego savaşlarına döner. Sapiens yalnızlığı da sevmez: Bir filmde ıssız adaya düşen Tom Hanks, çıldırmamak için bir voleybol topuna yüz çizip onunla konuşmuştu.</video:description>
<video:content_loc>https://sevgiliinsan.com/video/sapiens-aski-sevmez.mp4</video:content_loc>
<video:player_loc>https://www.youtube.com/embed/OxMtsPYtX4o</video:player_loc>
<video:duration>106</video:duration>
<video:publication_date>2026-09-25</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-09-25</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/vahsi-bir-kaplan/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/vahsi-bir-kaplan.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Vahşi bir kaplan</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/vahsi-bir-kaplan.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu'na göre sapiensi kimse değiştiremez; evcilleştirilemez, yalnızca eğitilebilir. Tıpkı vahşi bir kaplan gibi: Sirkte on beş yıl kendisine bakan bakıcısını bir ters anda öldürebilir. İnsandaki bilinç ve farkındalığı çıkarırsanız geriye doğanın vahşi bir çocuğu kalır; aynı korunma, yeme, üreme içgüdüleri, aynı saldırganlık ve savunma. Onu ancak büyük ve bilinçli bir farkındalıkla güzelce tanırsak eğitip kendimize tabi kılabiliriz.</video:description>
<video:content_loc>https://sevgiliinsan.com/video/vahsi-bir-kaplan.mp4</video:content_loc>
<video:player_loc>https://www.youtube.com/embed/03PbWCUtcTM</video:player_loc>
<video:duration>84</video:duration>
<video:publication_date>2026-09-25</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-09-25</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/yolcusunu-doyurmayan-yol-yuruyene-yuktur/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/yolcusunu-doyurmayan-yol-yuruyene-yuktur.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Yolcusunu doyurmayan yol yürüyene yüktür</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/yolcusunu-doyurmayan-yol-yuruyene-yuktur.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Tutulabilecek pek çok yol ve metot var; Avcıoğlu'nun tavsiyesi, arada bir kendimize şunu sormamızdır: Bu yol beni doyuruyor mu? Her geçen gün beni biraz daha farkındalıklı yapıyor, olaylardan daha az etkilenir hâle getiriyor mu? Bu sönmeyen cehennemin ortasında, içimdeki küçük cennete her gün bir tuğla daha döşememe yardım ediyor mu? Cevap dürüstçe “evet” ise yürümeye devam edilir; hakikate varan pek çok yol vardır. Cevap “hayır” ise ya metotta bir sorun vardır ya da acele ediliyordur.</video:description>
<video:content_loc>https://sevgiliinsan.com/video/yolcusunu-doyurmayan-yol-yuruyene-yuktur.mp4</video:content_loc>
<video:player_loc>https://www.youtube.com/embed/VrJJdI9Af4o</video:player_loc>
<video:duration>87</video:duration>
<video:publication_date>2026-09-25</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-09-25</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/sukur-ne-demek/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/sukur-ne-demek.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Şükür ne demek?</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/sukur-ne-demek.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu'na göre şükür, Arapçada bir şeyin karşılığını dosdoğru vermek demektir; dille söylenen bir teşekkür değil. Bir baba, derslerinde başarılı olsun diye çocuğuna bir bilgisayar alır; çocuk “Teşekkür ederim, baba” der, yatmadan Allah'a şükreder. Ama asıl şükür henüz gerçekleşmemiştir. Çocuk ertesi gün o bilgisayarı alınış amacına uygun olarak dersleri için kullanırsa, hem babasına teşekkür etmiş hem de Rabbine şükretmiş olur.</video:description>
<video:content_loc>https://sevgiliinsan.com/video/sukur-ne-demek.mp4</video:content_loc>
<video:player_loc>https://www.youtube.com/embed/pIwrNBWLZMY</video:player_loc>
<video:duration>109</video:duration>
<video:publication_date>2026-09-25</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-09-25</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/kimin-malini-kime-satiyorsun/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/kimin-malini-kime-satiyorsun.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Kimin malını kime satıyorsun?</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/kimin-malini-kime-satiyorsun.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, uyanışa ve aydınlanmaya vesile olmak için para isteyenlerden uzak durulmasını öğütlüyor. Birlikte bir otelde kamp yapmak için masrafı eşit bölüşmek başka; kendisine lütfedildiğini söylediği bir şeyi Tanrı'nın öbür kullarına parayla satmak başka. Yirmi yıl önce Kur'an meali satanlara da aynı şeyi söylermiş: Kur'an'ın müellifi sen değilsin. Ona göre bu zehirli bir ekmektir; kendisi ise söylemesi gerekeni söylemiş olmanın huzuruyla uyuyor.</video:description>
<video:content_loc>https://sevgiliinsan.com/video/kimin-malini-kime-satiyorsun.mp4</video:content_loc>
<video:player_loc>https://www.youtube.com/embed/7ZSKDi6NPrc</video:player_loc>
<video:duration>125</video:duration>
<video:publication_date>2026-09-25</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-09-25</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/perde-inince/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/perde-inince.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Perde inince</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/perde-inince.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, hakikat boyutundan bakınca bütün bu tartışmaların, herkese söyletilen ve yaşatılanların üzerimizde bir lütuf olduğunu söylüyor. Bunu bir tiyatro oyununa benzetiyor: Sahnede biri ötekini sırtından vurur, seyirci ona kızar; perde inince oyuncular kuliste sarılıp birbirlerini tebrik eder, yönetmen de “Bravo!” der. Hakikatte aramızda ayrı gayrı yoktur; ama fark boyutunda, tekâmül etmek için didişeceğiz: kırmadan, hakaret etmeden, nezaketle.</video:description>
<video:content_loc>https://sevgiliinsan.com/video/perde-inince.mp4</video:content_loc>
<video:player_loc>https://www.youtube.com/embed/Ae0ROfDXXIE</video:player_loc>
<video:duration>126</video:duration>
<video:publication_date>2026-09-25</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-09-25</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/hapsirmak-gibi/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/hapsirmak-gibi.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Hapşırmak gibi</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/hapsirmak-gibi.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Yayının sonunda Avcıoğlu, sert sözleri için af diliyor ve bunların bilerek, hepimizi geçici rahatlamalardan kurtarmak ümidiyle söylendiğini anlatıyor. Ona göre birçok metot hapşırmak gibidir: Yalnızca geçici bir rahatlama verir. Sorunun köküne inilmezse bu hapşırık, yakında gelecek bir gribin ya da nezlenin habercisi olabilir.</video:description>
<video:content_loc>https://sevgiliinsan.com/video/hapsirmak-gibi.mp4</video:content_loc>
<video:player_loc>https://www.youtube.com/embed/6zaHqeLk7Pc</video:player_loc>
<video:duration>42</video:duration>
<video:publication_date>2026-09-25</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-09-25</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/varolusa-iman/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/varolusa-iman.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Varoluşa iman</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/varolusa-iman.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu'nun Tanrı kavramı klasik tek tanrılı dinlerinkinden çok uzaktır: O varoluşa iman eder ve varoluştan büyük bir Tanrı olmadığını söyler. İnsanın karakter benliğini aşıp varoluşsal benliğini deneyimledikten sonra, hayatın ona verdiği rollerde olgunlaştığına inanır; öldüğünde karakter benlik yok olacak, varoluşsal benlik ise başka deneyimlerde başka lütuflara gark olacaktır. Herkesi Tanrı'nın bir tecellisi olarak görünce kimse ayrı gayrı kalmaz; insanın içinde şefkat doğar.</video:description>
<video:content_loc>https://sevgiliinsan.com/video/varolusa-iman.mp4</video:content_loc>
<video:player_loc>https://www.youtube.com/embed/TeIFzMuQA74</video:player_loc>
<video:duration>117</video:duration>
<video:publication_date>2026-09-24</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-09-24</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/gizemin-cevabi-olmaz/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/gizemin-cevabi-olmaz.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Gizemin cevabı olmaz</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/gizemin-cevabi-olmaz.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Mistik kelimesi kökünde gizem demektir ve gizem bir bilmece değildir: Bilmecenin cevabı vardır, gizemin yoktur. Bir grup mistik, Tanrı'nın, sonsuzluğun, anlamın, insanın, hayatın ve aşkın bilinecek şeyler olmadığını, ancak içsel deneyimle yaşanabileceğini söyledi. Buradaki aşk bir insan duygusu değildir. Avcıoğlu bu yolda yürüyenlere deneyimci mistikler diyor.</video:description>
<video:content_loc>https://sevgiliinsan.com/video/gizemin-cevabi-olmaz.mp4</video:content_loc>
<video:player_loc>https://www.youtube.com/embed/rIb8KTit4sg</video:player_loc>
<video:duration>82</video:duration>
<video:publication_date>2026-09-24</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-09-24</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/yastiga-basini-koydugunda/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/yastiga-basini-koydugunda.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Yastığa başını koyduğunda</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/yastiga-basini-koydugunda.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>İnsanı bu sönmeyen cehennemin ortasında huzurlu ve mutlu yaşatan sayısız yol vardır. Ölçü, akşam yastığa başımızı koyduğumuzda kendi içimizde yaptığımız muhasebedir; çünkü herkesi kandırabiliriz ama kendimizi kandıramayız. Kimseye zarar vermeden kendine huzurlu bir hayat kurabilen ve bunu başkasına dayatmayan biri eleştirilmez. Avcıoğlu böyle birinin ayaklarına dokunup suyunu çayını getireceğini söylüyor; çünkü bu gerçekten zor ve büyük bir başarıdır.</video:description>
<video:content_loc>https://sevgiliinsan.com/video/yastiga-basini-koydugunda.mp4</video:content_loc>
<video:player_loc>https://www.youtube.com/embed/R2U98m65n2o</video:player_loc>
<video:duration>104</video:duration>
<video:publication_date>2026-09-24</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-09-24</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/herkes-ayni-kitaptan-okur/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/herkes-ayni-kitaptan-okur.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Herkes aynı kitaptan okur</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/herkes-ayni-kitaptan-okur.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Tarihin büyük insanlarının, peygamber denenler de dâhil, kitap yazmak ya da din kurmak gibi bir amacı olmadı; onlar ümmülkitap denen ana kitaptaki bilgiyi dosdoğru okuyup toplumlarını yükseltmeye çalıştılar. Avcıoğlu'na göre bu okuma onlara özgü değil: Kendinde bir şey olmayan hiçbirimiz bir söz yaratamayız, ancak yazılmış olanı okuyabiliriz. O kitapta yalnızca güzel sözler değil, bütün sözler yazılıdır. Sonra gelenlerin bu öğretileri kurumsallaştırması ise ne iyidir ne kötü.</video:description>
<video:content_loc>https://sevgiliinsan.com/video/herkes-ayni-kitaptan-okur.mp4</video:content_loc>
<video:player_loc>https://www.youtube.com/embed/nK9jShYWTuw</video:player_loc>
<video:duration>123</video:duration>
<video:publication_date>2026-09-24</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-09-24</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/sebepsiz-bir-lutuf/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/sebepsiz-bir-lutuf.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Sebepsiz bir lütuf</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/sebepsiz-bir-lutuf.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Vahdet yolunda sık duyulan bir açıklama vardır: Tanrı gizli bir hazineydi, bilinmek istedi ve kendini bizim üzerimizden deneyimliyor. Avcıoğlu buna saygı duyar ama katılmaz. İnsanın ürettiği Tanrı kavramı, tanımı gereği hiçbir ihtiyacı ve eksiği olmayanı anlatır; bilinmeye ya da deneyime ihtiyaç duyan bir şey bu kavrama sığmaz. Öyleyse burada yaşanan her şey bizimle ilgilidir: Bir karşılığı olan ödül değil, padişahın yol kenarındakilere sebepsizce altın saçması gibi bir lütuftur.</video:description>
<video:content_loc>https://sevgiliinsan.com/video/sebepsiz-bir-lutuf.mp4</video:content_loc>
<video:player_loc>https://www.youtube.com/embed/SdJ5cjSuuE4</video:player_loc>
<video:duration>259</video:duration>
<video:publication_date>2026-09-24</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-09-24</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/bir-gunes-sayisiz-ayna/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/bir-gunes-sayisiz-ayna.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Bir güneş, sayısız ayna</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/bir-gunes-sayisiz-ayna.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Bu konularla ilgilenmeyenlere ne olacak diye sorulur; Avcıoğlu'na göre bu yanlış bir sorudur. Çocukluktan beri kurtuluş fikriyle şartlandırıldık. Oysa kimsenin kurtulması gereken bir durumu yoktur; ortada herkesin ihtiyacına göre kendini geliştirebileceği zengin bir tecelliler havuzu vardır ve kimse seçilmiş değildir. Bir güneşi milyonlarca aynaya tutsanız da ortada hâlâ tek bir güneş vardır; aynaların çerçevelerinin farklı olması, hepsinin onun görünümü olduğunu değiştirmez.</video:description>
<video:content_loc>https://sevgiliinsan.com/video/bir-gunes-sayisiz-ayna.mp4</video:content_loc>
<video:player_loc>https://www.youtube.com/embed/k6Pn4OqqCbY</video:player_loc>
<video:duration>54</video:duration>
<video:publication_date>2026-09-24</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-09-24</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/neden-sevgili-insan/</loc>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/anlam-bir-yoldur/</loc>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/hakkimda/</loc>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/duyurular/</loc>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/iletisim/</loc>
</url>
</urlset>
