<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<urlset xmlns="http://www.sitemaps.org/schemas/sitemap/0.9" xmlns:image="http://www.google.com/schemas/sitemap-image/1.1" xmlns:video="http://www.google.com/schemas/sitemap-video/1.1">
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/</loc>
<lastmod>2026-10-05</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/butun-videolar/</loc>
<lastmod>2026-10-05</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/sozluk/</loc>
<lastmod>2026-10-05</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/konu/olum-ve-sonrasi/</loc>
<lastmod>2026-10-05</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/konu/anlamsizlik/</loc>
<lastmod>2026-10-05</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/konu/istedigi-gibi-yasayamamak/</loc>
<lastmod>2026-10-05</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/konu/yalnizlik/</loc>
<lastmod>2026-10-05</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/konu/bilmek-guvenmek-sezmek/</loc>
<lastmod>2026-10-05</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/konu/ben-kimim/</loc>
<lastmod>2026-10-05</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/konu/huzur-ve-mutluluk/</loc>
<lastmod>2026-10-05</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/konu/aci-ve-duygular/</loc>
<lastmod>2026-10-05</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/konu/tanri/</loc>
<lastmod>2026-10-05</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/konu/kendini-tanimak/</loc>
<lastmod>2026-10-05</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/konu/cevap-arayisi/</loc>
<lastmod>2026-10-05</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/varolus-sorulari-dort-temel-soru/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/videolar/varolus-sorulari-dort-temel-soru.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Varoluş soruları: dört temel soru</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/videolar/varolus-sorulari-dort-temel-soru.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Varoluş sorunlarına daha yakından bakmadan önce onlarca, hatta yüzlerce varoluş sorusu dört başlıkta toplanır: ben ve bu evren nasıl var olduk, neden varız ve bir anlamımız var mı, ölüm ve ölüm sonrasındaki bilinmezlik, bireysel ve toplumsal olarak huzur ve mutluluk içinde nasıl yaşamalıyız. İlk üç soru, Tanrı kavramı bütün ana kategorilerini kapsayacak biçimde kullanılarak “Tanrı var mı yok mu?” sorusuna indirgenir; bu soruya verilecek cevabın diğer soruların cevabına da referans olacağı söylenir. Dinler, felsefeler, mistisizmler ve bilimin bu soruya verdiği cevaplar doğrulanamadığı ve yanlışlanamadığı için konu bilinemezlik ve inanç alanında kalır.</video:description>
<video:player_loc>https://www.youtube.com/embed/6QvzuS1dMqY</video:player_loc>
<video:duration>655</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-05</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-05</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/olum-ve-sonrasindaki-bilinmezlik/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/videolar/olum-ve-sonrasindaki-bilinmezlik.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Ölüm ve sonrasındaki bilinmezlik</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/videolar/olum-ve-sonrasindaki-bilinmezlik.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Varoluş sorunlarına daha yakından bakan dört videonun ilkinde, insanın en büyük kategoriyi oluşturan varoluş sorunu olarak ölüm ve sonrasındaki bilinmezlik ele alınır. İnsan, çevresindeki canlıların oluşa gelip bir süre sonra öldüğünü gözlemleyerek kendisinin de öleceğini bilir; ama en diplerdeki temel motor güdüsü yüzünden hep varlıkta kalmak, ölümden sonra bile hiçliğe karışmamak ister ve bu çatışmadan ölüm varoluş sorunu doğar. Sorun iki türtir: kişinin kendi ölümüyle ve derin duygusal bağlar kurduğu yakınlarının ölümüyle ilgili. Ölümsüzlüğün bir müjde mi felaket mi olduğu tartışılır; asıl korkunun ölmenin kendisinden değil, tam istediği gibi yaşayamamış olmaktan geldiği, yakınlarının ölümünün ise insanın en zayıf yerlerinden biri olduğu anlatılır.</video:description>
<video:player_loc>https://www.youtube.com/embed/2JXpur4EWdY</video:player_loc>
<video:duration>1432</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-05</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-05</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/anlamsizlik/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/videolar/anlamsizlik.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Anlamsızlık</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/videolar/anlamsizlik.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Varoluş sorunlarına daha yakından bakan serinin bu videosunda anlamsızlık varoluş sorunu ele alınır. İnsanın nedensellik yasasını milyonlarca yıllık evrimiyle genel bir yasa olarak kabul ettiği, buradan kendi varlığının ve evrenin bir nedeni olması gerektiği sonucuna vardığı ve “Benim anlamım ne, bu evrenin anlamı ne?” diye sorduğu anlatılır. On bin yıldır verilen cevapların hiçbiri doğrulanamadığı ya da yanlışlanamadığı için nesnel, mutlak bir anlam bulunamamıştır; bu, insanlıkta büyük bir varoluş sorunu olarak sürer. Varoluşçuluk felsefesi, özellikle Sartre ve Camus, bu sorunu öne çıkarmıştır. Samuel Beckett’ın “Godot’yu Beklerken” eseri anlamı beklemenin bir betimlemesi olarak önerilir.</video:description>
<video:player_loc>https://www.youtube.com/embed/j4h1puyvctQ</video:player_loc>
<video:duration>1236</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-05</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-05</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/istedigi-gibi-yasayamamak/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/videolar/istedigi-gibi-yasayamamak.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>İstediği gibi yaşayamamak</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/videolar/istedigi-gibi-yasayamamak.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>İstediği gibi yaşayamamak varoluş sorununun nasıl ortaya çıktığı anlatılır: insan zihni yapmak istediği her şeyi yaparak, yapmak istemediği hiçbir şeyi yapmayarak yaşamak ister; gerçek hayatta ise çeşitli sebeplerden bunu yapamaz. Bu sorunun literatürde özgürlük ya da sorumluluk başlığıyla anıldığı, ama bu kavramların yetersiz kaldığı için “özgümlülük” kavramının icat edildiği söylenir. Özgürlük dendiğinde “neyden, ne için özgür olmak istiyorum, ve bunun zincirleme sonuçlarına ve sorumluluklarına hazır mıyım?” üç sorusu önerilir; hayatın izole anlardan değil zincirleme sonuçlardan oluştuğu anlatılır. Sorunun çocuklukta, ebeveynlerin engellemeleriyle başladığı, nevrozlar ve depresif hâllerle bağlantısı olduğu söylenir.</video:description>
<video:player_loc>https://www.youtube.com/embed/nMQ1J3XS5Zc</video:player_loc>
<video:duration>1925</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-05</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-05</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/her-turden-yalnizlik/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/videolar/her-turden-yalnizlik.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Her türden yalnızlık</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/videolar/her-turden-yalnizlik.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>İnsanın sosyal bir varlık olduğu, mutlak güvende hissetme güdüsü nedeniyle yalnız kalmak istemediği; ama hayatın gerçekliğinde insanların bazen gerçekten yalnız kaldığı ve en sevdiklerimizi hiç beklemediğimiz anda kaybedebileceğimizi bildiğimiz anlatılır. Bu çatışmadan doğan sorun “her türden yalnızlık varoluş sorunu” diye adlandırılır ve dört alt başlıkta incelenir. Sosyal yalnızlıkta insan birileriyle olmak, güvende hissetmek ister; sevdiklerini kaybetme korkusu büyük bir gizli ızdıraptır. Varoluşsal yalnızlıkta kalabalıkların içinde, en kaliteli ilişkilerde bile insanın varoluşu olarak yapayalnız olduğunun, hayatının bütün sorumluluğunun omuzlarında olduğunun ve yapayalnız ölüneceğinin farkında olduğu söylenir; hesap verme şartlandırmasının bu tedirginliği artırdığı anlatılır.</video:description>
<video:player_loc>https://www.youtube.com/embed/SfLKOodfIlE</video:player_loc>
<video:duration>1940</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-05</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-05</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/bilmek-guvenmek-sezmek/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/videolar/bilmek-guvenmek-sezmek.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Bilmek, güvenmek, sezmek</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/videolar/bilmek-guvenmek-sezmek.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Varoluş soruları ve sorunları varsa cevapların ve çözümlerin aranacağı, insanın doğası gereği bilmek istediği (Aristoteles) söylenir. İlk farkındalıksızlığın insanın her şeyi bilmenin konusu zannetmesi, ikincisinin bilinç dışında kendisini rahatsız eden konularda her şeyin bilinebileceğini sanması olduğu anlatılır. Bilmek ve bilginin ne olduğu sorulur; Platon’un diyagramına göre kat’i bilgi (episteme), zan (doksa) ve cehalet (amatya) ayrımı yapılır, “eminim ama bilmiyorum” örneğiyle zan alanı anlatılır. Bilmediğini bilmemek (cehli mürekkep) anılır; bu seride “Bilmek” kat’i bilgi anlamında kullanılır.</video:description>
<video:player_loc>https://www.youtube.com/embed/FcBF7Q3najY</video:player_loc>
<video:duration>2040</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-05</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-05</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/varolus-sorularina-cevap-arayisinin-sonuclari/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/videolar/varolus-sorularina-cevap-arayisinin-sonuclari.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Varoluş sorularına cevap arayışının sonuçları</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/videolar/varolus-sorularina-cevap-arayisinin-sonuclari.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Dört ana alan, yani dinler, felsefeler, mistisizmler ve bilimler yakından tanıtılmaya başlanır. Son buzul çağından sonra avcı toplayıcı sapiens gruplarının yerleşik düzene geçtiği, bu yaklaşık beş bin yıllık geçiş sırasında nitelikli benliklerinin farkında olan sapienslerin varoluş sorularına ve sorunlarına cevap ve çözüm aradığı anlatılır. Bu sorular kat’i bilgiye ulaşamadığı için, temel araç olarak neyi kabul ettiklerine göre dört büyük alan oluşur: inanç temelli cevapların çevresinde kümelenen dinler, rasyonel düşünce ve mantığı referans alan felsefe, sezgiyi bilgi imkânı sayan mistisizm. Mistisizmin literatürdeki sıralamanın aksine ilk cevap aracı olduğu görüşü ve mistisizmin deneyimci ve malumatçı olarak ikiye ayrıldığı anlatılır.</video:description>
<video:player_loc>https://www.youtube.com/embed/6VaQz0Ghm6c</video:player_loc>
<video:duration>1300</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-05</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-05</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/temel-kavramlar-2/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/videolar/temel-kavramlar-2.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Temel kavramlar - 2</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/videolar/temel-kavramlar-2.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Temel kavramlar çalışmasının felsefe bölümü sürdürülür. Din, felsefe, mistisizm ve bilimin önsel birer kendinde şey olmadığı, insanın on bin yıllık varoluş sorularına cevap ve çözüm arayışında kabul ettiği temel referansa göre verilen cevapların kümelendiği alanlar olduğu hatırlatılır. Varoluş sorularına cevap aranırken önce “kesin bilgi mümkün müdür?” sorusu sorulmuş, kesin bilginin mümkün olduğunu söyleyenlere dogmatik, mümkün olmadığını söyleyenlere skeptik denmiştir; mistik ise bilinemeyecek alanlar olduğunu kabul edip o alanların deneyimlenebileceğini savunan olarak tanımlanır. Felsefenin dört ana alanı (ontoloji, epistemoloji, etik, teoloji) sayılır; bilgi alanındaki rasyonalizm ile empirizm, apriori ile aposteriori, varlık alanındaki idealizm ile materyalizm tanımlanır ve Marx ile Engels’in diyalektik materyalizmi anlatılır.</video:description>
<video:player_loc>https://www.youtube.com/embed/8LaobIFiM0Y</video:player_loc>
<video:duration>6496</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-04</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-04</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/temel-kavramlar-1/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/videolar/temel-kavramlar-1.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Temel kavramlar - 1</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/videolar/temel-kavramlar-1.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Din, felsefe, mistisizm ve bilim, yani “hakikatin dört yetimi” ile psikolojinin temel kavramları basit ve kısa tanımlarla ele alınır; çünkü her alanın akademisyenleri bile bu kavramların çoğunu yanlış ya da eksik biliyor, hatta hiç bilmiyor. İnsan, benliğinin farkında olan tek tür olduğu için varoluş soruları sorar; bu sorular sorunlara evrilir ve insan bunlara akıl, inanç ve sezgi gibi yetileriyle cevap arar. Sorun ile açmazın tanımı, dört varoluş sorunu (ölüm ve sonrası, yalnızlık, anlamsızlık, istediği gibi yaşayamamak), her şeyin bilmenin konusu olmadığı ve din, felsefe, mistisizm ile bilimin tanımları bu bölümün ilk konularıdır.</video:description>
<video:player_loc>https://www.youtube.com/embed/AdMblwiLiBI</video:player_loc>
<video:duration>5194</video:duration>
<video:publication_date>2026-09-30</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-09-30</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/insan-mutlulugu-bulabilir-mi/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/videolar/insan-mutlulugu-bulabilir-mi.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>İnsan mutluluğu bulabilir mi?</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/videolar/insan-mutlulugu-bulabilir-mi.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>İnsan mutluluğu bulamaz; ama biz bulabiliriz. Bu ayrımın temelinde iki benlik anlayışı yatar: Sapiens, karakter benliği ve şartlandırılmış zihniyle tekâmül deneyimi için muhteşem bir araçtır; asıl varoluşumuz ise onun arkasındaki varoluşsal benliktir. Mutluluk dendiğinde tek bir durum varmış gibi konuşulur; oysa en az iki durum vardır. Zevk, zihnin dıştaki nesnelerle kurduğu ilişkiden doğan, eşi ıstırap olan, gelip geçici bir duygu durumudur. Mutluluk ise zihinle ve nesnelerle ilgisi olmayan, içsel ve varoluşsal, doğal bir hâldir; bu yüzden ömür boyu hapiste kalan bazı insanlar bile mutlu yaşayabilir.</video:description>
<video:player_loc>https://www.youtube.com/embed/XDkkWrqkkJk</video:player_loc>
<video:duration>5754</video:duration>
<video:publication_date>2026-09-28</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-09-28</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/kim-bu-gozlerindeki-yabanci/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/videolar/kim-bu-gozlerindeki-yabanci.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Kim bu gözlerindeki yabancı?</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/videolar/kim-bu-gozlerindeki-yabanci.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Depresyonun, nevrozun ve huzursuzluğun en dibinde “Ben kimim?” sorusuna verilen yanlış cevap yatar; bu, yeryüzündeki en eski ve en büyük yanılsamadır. Kendimizi tanıtırken saydığımız ad, cinsiyet, millet, din, ideoloji ve değer yargılarının hiçbirini kendimiz seçmedik; bunlarla bizi anne babamız, çevremiz, devlet, toplum ve insanlık şartlandırdı. Bu insan yapımı kimliğin adı karakter benliktir. “Ego” yerine bu kavramın kullanılması hem Freud'un kişilik modelinden hem de dinlerin standart ruh anlayışından ayrılmayı yansıtır. İnsanda karakter benliğin ve organizmal benliğin yanında bir de varoluşsal benlik vardır.</video:description>
<video:player_loc>https://www.youtube.com/embed/Vje5epmeJAQ</video:player_loc>
<video:duration>5688</video:duration>
<video:publication_date>2026-09-26</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-09-26</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/kendini-tanimak-nedir-neye-yarar/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/videolar/kendini-tanimak-nedir-neye-yarar.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Kendini tanımak nedir, neye yarar?</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/videolar/kendini-tanimak-nedir-neye-yarar.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Son yıllarda Anadolu'da hızla yükselen vahdet, non-dualite ve uyanış ilgisine bir uyarı: Aydınlanma, varlıkların kendinde bir töz olmadığını ve her şeyin tek bir bütünün görünümü olduğunu fark etmektir; bu fark ediş bir anda gelebilir. Ama aydınlanan insan ertesi sabah yine bu dünyada uyanır ve asıl soru o zaman başlar: “Aydınlandım, bundan sonra ne yapacağım?” “Akışa bırakıyorum” ya da “Biz zaten hiçiz” cevapları hayatın büyük sarsıntılarında çoğu insanı taşımaz; zihni tamamen durdurmak ise ıstırapla birlikte mutluluğu da götürür.</video:description>
<video:player_loc>https://www.youtube.com/embed/sytPl_eYvRU</video:player_loc>
<video:duration>5912</video:duration>
<video:publication_date>2026-09-25</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-09-25</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/tanri-kavrami/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/videolar/tanri-kavrami.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Tanrı kavramı</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/videolar/tanri-kavrami.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Bugün birbirinin yerine kullanılan tasavvuf, tarikat, sufizm ve teozofi kavramları birbirinden ayrılır. İnsan bilgiye akıl, inanç ve sezgiyle ulaşmaya çalışır; mistikler de ikiye ayrılır: Bilinemeyeni içsel deneyimle yaşayan deneyimci mistikler ve gizli bilgiye ulaşılabileceğini söyleyen malumatçı mistikler. Avcıoğlu'na göre mistisizm yerleşik düzen kadar eskidir; dinlerin içinde anılması, baskı altında bulunduğu dinin kimliğine bürünmesinden kaynaklanır. Tasavvuf kelimesini yünden değil, teozofiden türetir; bugünkü tarikatları Nizamiye medreselerindeki Sünnilik ve teozofi sentezine, Anadolu'nun vahdet damarını ise Halaçlı Mansur, Ahmet Yesevi ve Horasan erenlerine bağlar.</video:description>
<video:player_loc>https://www.youtube.com/embed/RYh4jYIvTBk</video:player_loc>
<video:duration>7115</video:duration>
<video:publication_date>2026-09-24</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-09-24</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/dort-temel-soru/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/dort-temel-soru.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Dört temel soru</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/dort-temel-soru.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, onlarca, hatta yüzlerce varoluş sorusunu dört başlıkta topluyor: ben ve bu evren nasıl var olduk, nasıl ortaya çıktık ya da hep var mıydık; neden varız, yani bizim ve bu evrenin bir anlamı var mı; ölüm, yani kendimizin ve çok sevdiğimiz yakınlarımızın ölümü ve ölüm sonrasındaki bilinmezlik; bireysel ve toplumsal olarak huzuru, mutluluğu ve refahı yaşayabilmek için ne yapmalı, nasıl yaşamalıyız. Diğer bütün soruların bu dört sorunun altına girdiğini, bunlara bir yanıt bulunduğunda onlara da otomatik olarak yanıt bulunmuş olacağını söylüyor.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/dort-temel-soru.mp4</video:content_loc>
<video:duration>102</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-05</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-05</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/tanri-var-mi-yok-mu/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/tanri-var-mi-yok-mu.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Tanrı var mı yok mu?</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/tanri-var-mi-yok-mu.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, dört sorudan ilk üçünü tek bir soruya indirgiyor: Tanrı var mı yok mu? Tanrı kavramını belirli bir anlamda değil, insanlığın bugüne kadar ürettiği bütün ana kategorilerini kapsayacak biçimde kullanıyor: kendimizin, bu evrenin ve içindeki bütün nesnelerin nitelik olarak çok üzerinde yüce bir güç, enerji, zat ya da varlık; ya da klasik teistik dinlerin söylediği gibi âlemin yaratıcısı ve yöneticisi. Bu soruya verilecek cevabın diğer üç sorunun cevabına da referans olacağını düşünüyor. Dinler, felsefeler, mistisizmler, hatta bilim bu soruya olumlu ya da olumsuz çok çeşitli cevaplar üretmiş; ama hiçbiri doğrulanamadığı ve yanlışlanamadığı için konu yine bilinemezlik ve inanç alanında kalıyor.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/tanri-var-mi-yok-mu.mp4</video:content_loc>
<video:duration>174</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-05</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-05</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/iki-soru/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/iki-soru.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>İki soru</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/iki-soru.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, bu video serisine özel olarak bütün varoluş sorularını iki soruya indirgiyor: Tanrı var mıdır yok mudur, varsa nasıl bir Tanrı’dır; ve bireysel ve toplumsal olarak huzur, mutluluk, neşe ve refah içinde yaşayabilmemiz için ne yapmalıyız, ne yapmamalıyız, nasıl yaşamalıyız. İkinci sorunun içine aile, toplum, devlet, yasa, hukuk, ahlak, cinsiyetler ve cinsiyet rolleri gibi her şeyin girdiğini, tarih boyunca bu sorulara çok sayıda cevap verildiğini ve arayışın sürdüğünü anlatıyor.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/iki-soru.mp4</video:content_loc>
<video:duration>126</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-05</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-05</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/tanri-varsa-sorun-yoksa-daha-buyuk-sorun/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/tanri-varsa-sorun-yoksa-daha-buyuk-sorun.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Tanrı varsa sorun, yoksa daha büyük sorun</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/tanri-varsa-sorun-yoksa-daha-buyuk-sorun.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, tarihte söylenmiş bir sözü anıyor: bir Tanrı varsa bu insan için bir sorundur, ama bir Tanrı yoksa bu daha büyük bir sorundur. Voltaire de buna, bir Tanrı olmasa da insanın bir Tanrı icat etmek zorunda olduğunu eklemiş. Avcıoğlu bu sözü dinî inanç anlamında değil, insanın varoluş soruları ve sorunları konusunda söylenmiş bir söz olarak alıyor. Birinci kısımda Tanrı’yı tanımaya çalışmayı, onun hakkında söylenenlere göre nasıl yaşanacağını ve ona hesap vermeyi bir sorun olarak görüyor; ikinci kısımda ise inanç ya da zan bazlı bile olsa bağlanılabilecek bir referansın ortadan kalkmasını çok daha dehşetli bir varoluş sorunu olarak anlatıyor.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/tanri-varsa-sorun-yoksa-daha-buyuk-sorun.mp4</video:content_loc>
<video:duration>117</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-05</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-05</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/hepimiz-oyle-bir-gucu-arzulariz/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/hepimiz-oyle-bir-gucu-arzulariz.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Hepimiz öyle bir gücü arzularız</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/hepimiz-oyle-bir-gucu-arzulariz.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, insanın bütün yetilerine ve bu gezegenin efendisi olmasına rağmen varoluşsal olarak çok naif, kırılgan ve zayıf bir varlık olduğunu söylüyor. Bu yüzden, birkaç istisna dışında insanların büyük çoğunluğunun, inansın ya da inanmasın, kabul etsin ya da reddetsin, benliğinin en derinlerinde dünya denen cehennemin bir rüya olduğunu müjdeleyecek, bütün korku ve kaygılardan kurtaracak, olduğu gibi kabullenip şefkat ve aşkla bağrına basacak, tam istediği gibi bir hayat sunabilecek bir Tanrı’nın, öyle bir gücün olmasını arzuladığını düşünüyor.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/hepimiz-oyle-bir-gucu-arzulariz.mp4</video:content_loc>
<video:duration>111</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-05</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-05</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/hiclige-karismak-istemiyor/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/hiclige-karismak-istemiyor.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Hiçliğe karışmak istemiyor</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/hiclige-karismak-istemiyor.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, insanın çevresindeki canlıların oluşa geldiğini, büyüdüğünü ve bir süre sonra öldüğünü gözlemlediğini, klasik mantıkla kendisinin de öleceğini hem mantıksal olarak hem akli sezgiyle bildiğini anlatıyor. İnsanın en diplerdeki temel motor güdülerinden biri hep varlıkta kalmak, varlığını her koşulda sürdürmek istemesidir; gerçeklik böyle olmadığı için ölüm varoluş sorunu ve ölüm sonrası bilinemezlik doğuyor. İnsan öldükten sonra bile varoluşunu sürdürmek istiyor; yokluğa değil, hiçliğe karışmak istemiyor.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/hiclige-karismak-istemiyor.mp4</video:content_loc>
<video:duration>83</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-05</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-05</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/iki-tip-olum-sorunu/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/iki-tip-olum-sorunu.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>İki tür ölüm sorunu</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/iki-tip-olum-sorunu.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, ölüm varoluş sorununun iki bölümlü olduğunu söylüyor: biri kişinin kendi ölümüyle, öteki bu dünyada yaşarken derin duygusal bağlar kurduğu, çok sevdiği ve çok sevildiği yakınlarının ölümüyle ilgili. Çoğu insanın, özellikle belli bir yaşa kadar yaşadıysa, kendi ölümü konusunda bir noktadan sonra daha az nevrotik ve depresif olabildiğini; ama çocuklarımızın, anne babamızın, kardeşlerimizin, eşimizin, yakın arkadaşlarımızın ölümüyle çabuk uzlaşamadığımızı, onları her an kaybedebilmenin bir dip akıntısı gibi korkutucu bir ihtimal olduğunu anlatıyor.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/iki-tip-olum-sorunu.mp4</video:content_loc>
<video:duration>101</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-05</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-05</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/olumsuz-olsan-ne-olurdu/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/olumsuz-olsan-ne-olurdu.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Ölümsüz olsan ne olurdu?</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/olumsuz-olsan-ne-olurdu.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, bir arkadaşının İsviçreli bilim adamlarının ölümsüzlüğü bulacağı haberine, bunun bir müjde mi yoksa bir felaket haberi mi olduğunun düşünülmesi gerektiğini söylediğini anlatıyor: biyolojik olarak ölümsüzlüğe sahip olabilsek bile bu bizim onun dışındaki her şeyimizi öldürür. Yeşilyol filmini ve José Saramago’ya ait olduğunu düşündüğü bir romanı anıyor; tek başına ölümsüz olsan yakınlarının hep ölmesini izleyeceğini, bir de yaşarken içimizde öldürdüklerimizi düşününce yeryüzünde yürüyen devasa bir mezarlığa dönüşeceğini söylüyor.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/olumsuz-olsan-ne-olurdu.mp4</video:content_loc>
<video:duration>182</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-05</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-05</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/asil-korku-yeterince-yasayamamak/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/asil-korku-yeterince-yasayamamak.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Asıl korku: yeterince yaşayamamak</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/asil-korku-yeterince-yasayamamak.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, ölümün kendisinden korkmayan insanlar olabileceğini, insanı en diplerde dehşete düşüren şeyin ise ölmenin kendisi değil, tam istediği gibi yaşayamamış olmak olduğunu söylüyor. Doyurucu hayatlar yaşamış insanlarda bu varoluş sorunu oldukça minimuma iniyor. Belli bir yaşı geçmiş insanların sağlığına, yeme içmesine ve sporuna gösterdiği özenin altında da yaşayamadıklarını bir gün yaşayabileceği umudunu görüyor; bunu ayıp ya da günah değil, çok doğal bir istek sayıyor. Ölüm varoluş sorununun kendi ölümümüzle ilgili kısmı, bu yüzden en çok istediği gibi yaşayamamış olmakla ilgili.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/asil-korku-yeterince-yasayamamak.mp4</video:content_loc>
<video:duration>199</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-05</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-05</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/en-zayif-yerimiz/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/en-zayif-yerimiz.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>En zayıf yerimiz</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/en-zayif-yerimiz.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, ölüm varoluş sorununun ikinci kısmının, yani çok sevdiklerimizin ölümünün tamamen kendisiyle ilgili olduğunu ve insanın en zayıf yerlerinden biri olduğunu söylüyor. İnsan kendisi hakkında cehennemlere bile olgunluk ve soğukkanlılıkla dayanabilir, hatta bazen o cehennemler umurunda bile olmaz; ama derin duygusal bağlar kurduklarının başına bir şey geldiğinde ya da onlar zarara uğradığında buna o kadar hazır ve güçlü değildir. Ölüm varoluş sorununu bu yüzden dipte iki biçimde hissediyoruz: kendi ölümümüze dair kaygılarımızda, çoğunlukla istediğimiz gibi yaşayamamış olmaktan; ve çok sevdiklerimizi, hele ki zamansız, kaybetme korkusunda.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/en-zayif-yerimiz.mp4</video:content_loc>
<video:duration>108</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-05</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-05</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/belirsizlik-insani-yipratir/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/belirsizlik-insani-yipratir.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Belirsizlik insanı yıpratır</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/belirsizlik-insani-yipratir.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, belirsizlik ve bilinemezliğin insanı çok yıpratan bir durum olduğunu söylüyor; çünkü insan zihni bundan hiç hoşlanmıyor, mutlak güvende hissetmek temel motor güdüsü bundan büyük darbe alıyor. Bir konudaki en kötü ihtimalin bile net bir biçimde ortaya çıkmasının insana belirsizlikten daha iyi geldiğini, belirsizliğe uzun süre dayanabilmenin gerçekten zor olduğunu anlatıyor. İkili ilişkilerde, aile, gönül, iş, ticaret ve arkadaşlık ilişkilerinde ortamların bozulmasının çoğu zaman sebebinin, taraflardan birinin ya da ikisinin bu belirsizliğe daha fazla katlanamayıp onu bilinebilir bir duruma çevirmek için yaptığı hamleler olduğunu söylüyor.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/belirsizlik-insani-yipratir.mp4</video:content_loc>
<video:duration>111</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-05</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-05</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/anlatilan-deneyim-kalici-olmaz/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/anlatilan-deneyim-kalici-olmaz.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Anlatılan deneyim kalıcı olmaz</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/anlatilan-deneyim-kalici-olmaz.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu bir düşünce deneyi yapıyor: gerçekten ölmüş çok sayıda insan geri gelseydi ve ölüm sonrası deneyimlerini tek tek anlatsalardı, bunlar ilk anda ilginç gelir ve rahatlatırdı; ama bir süre sonra anlattıkları selin üzerinde giden bir köpük gibi gider, insan yine ölüm sonrası bilinemezlik varoluş sorunuyla baş başa kalırdı. Çünkü insan kendisinin deneyimlemediği bir şeyden, kim ne mucizeler göstererek anlatırsa anlatsın, ilk anda etkilenir ama bu kalıcı olmaz; onu ikna edip bir daha sorun olarak karşısına getirmeyecek olan yalnızca kendi deneyimleridir.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/anlatilan-deneyim-kalici-olmaz.mp4</video:content_loc>
<video:duration>132</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-05</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-05</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/kapsayarak-asmak/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/kapsayarak-asmak.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Kapsayarak aşmak</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/kapsayarak-asmak.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, ölüm sonrası bilinemezlik varoluş sorununun insanda kalıcı olduğunu düşündüğünü, ama kapsanarak aşılabileceğini söylüyor; çünkü bu metot hepsinde deneyimi söylüyor. Bu evrende hiçbir şey yok edilemiyor, hiçlikten varlığa da getirilemiyor; kütlenin ve enerjinin korunumu gibi soyut konuların da korunumları var. Ama insan her şeyi yok edemese de kapsayarak, içererek aşabiliyor; bu deneyimi yaşadığı için bunu rahatça söyleyebiliyor. Yine de bunu insanın kendisinin yapması gerekiyor: dışarıdaki mucizeler ve getirilen deliller insanı bir noktaya kadar ikna ediyor, sonra insan kendi içinde yine o bilinmezlik hâline dönüyor.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/kapsayarak-asmak.mp4</video:content_loc>
<video:duration>83</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-05</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-05</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/anlam-nedensellige-verilmis-bir-cevaptir/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/anlam-nedensellige-verilmis-bir-cevaptir.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Anlam, nedenselliğe verilmiş bir cevaptır</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/anlam-nedensellige-verilmis-bir-cevaptir.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, insanın zihninin bazı şeylerin birbirinin peşi sıra geldiğini, bazılarının bazılarının nedeni olduğunu gözlemleyip milyonlarca yıllık evrimiyle bunu genel bir yasa olarak kabul ettiğini anlatıyor. Nitelikli benliğinin farkında olan insan, kendisinin ve bu evrenin var olmasının da bir nedeni olması gerektiğini aynı benzetmeyle kurar ve “Benim anlamım ne, bu evrenin anlamı ne?” diye sorar. On bin yıldır verilen cevapların hiçbiri doğrulanamadığı ya da yanlışlanamadığı için nesnel, mutlak bir anlam bulunamamış ve anlamsızlık büyük bir varoluş sorunu olarak sürmektedir.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/anlam-nedensellige-verilmis-bir-cevaptir.mp4</video:content_loc>
<video:duration>83</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-05</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-05</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/insan-anlamli-hissetmek-ister/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/insan-anlamli-hissetmek-ister.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>İnsan anlamlı hissetmek ister</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/insan-anlamli-hissetmek-ister.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, 20. yüzyılın ikinci yarısından sonra kimilerince bir moda, kimilerince bir düşünme eğlencesi sayılan varoluşçuluk felsefesinin, özellikle Sartre ve Camus ile Fransa’da ikinci dünya savaşından sonra insanın, evrenin ve insan hayatının anlamı ya da anlamsızlığını büyük bir sorun olarak öne çıkardığını söylüyor. İnsan gerçekten anlamlı hissetmek ister; bunun en üst derecede görüldüğü alan, kişinin kendi anlamını ve bu evrenin, bu varoluşun anlamını arayışıdır. Ama binlerce yıldır doğrulanmış, muhalifleri yanlışlanmış nesnel, mutlak bir anlam bulunamamıştır.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/insan-anlamli-hissetmek-ister.mp4</video:content_loc>
<video:duration>82</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-05</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-05</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/godotu-beklerken/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/godotu-beklerken.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Godot’yu beklerken</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/godotu-beklerken.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, Samuel Beckett’ın “Godot’yu Beklerken” adlı eserini, anlam arayışını anlatan bir şaheser olarak öneriyor. Absürt kelimesinin Fransız varoluşçuların, özellikle Camus’nün kullandığı bir kavram olduğunu, Godot’yu en genel anlamıyla anlam olarak, yani insanın kendi anlamını ve bu evrenin nesnel, mutlak anlamını beklemesi olarak okuyabileceğimizi söylüyor. Eserde Vladimir ve Estragon, yani Didi ve Gogo, Godot’yu bekler; Godot gelmez, yani nesnel, mutlak bir anlam bulunamaz.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/godotu-beklerken.mp4</video:content_loc>
<video:duration>156</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-05</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-05</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/kendimizi-oyalamak-zorundayiz/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/kendimizi-oyalamak-zorundayiz.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Kendimizi oyalamak zorundayız</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/kendimizi-oyalamak-zorundayiz.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, kendimizin ve evrenin mutlak anlamını ararken, ölüm ve ölüm sonrasını bilmeye çalışırken, istediğimiz gibi yaşamaya çalışırken, her türden yalnızlıktan kurtulup güvende hissetmek isterken bir şeyler yapmak, kendimizi oyalamak zorunda olduğumuzu söylüyor. Bu kadar büyük bilinemezlikler ve belirsizlikler alanında yalnızca onlara konsantre olmuş bir zihnin muhtemelen birkaç günde çıldırabileceğini, ya da buna katlanamayıp hayatına son vermek isteyebileceğini belirtiyor. Bu yüzden Godot’yu beklerken bir şeyler yapmalı ve onlara anlam yüklemeliyiz.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/kendimizi-oyalamak-zorundayiz.mp4</video:content_loc>
<video:duration>51</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-05</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-05</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/ya-godot-gelseydi/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/ya-godot-gelseydi.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Ya Godot gelseydi?</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/ya-godot-gelseydi.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, gerçekten bir gün bir mucize olsaydı ve hepimiz kendi anlamımızı ve bu evrenin, bu varoluşun anlamını kat’i bilgiyle biliverseydik ne olurdu diye soruyor: bütün bilinmezlikler gözlerimizin önüne açılsaydı, zihnimiz, aklımız, duyularımız kat’i bilgiyle doyuverseydi, ertesi sabah uyandığımızda ne yapardık, ne düşünür, ne hissederdik? Bunu çok değerli bir soru olarak bırakıyor.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/ya-godot-gelseydi.mp4</video:content_loc>
<video:duration>76</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-05</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-05</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/henuz-gelmemis-olan/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/henuz-gelmemis-olan.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Henüz gelmemiş olan</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/henuz-gelmemis-olan.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, insanı, yani karakter benliğini hayal kırıklığına uğratmayacak tek Godot’nun henüz gelmemiş olan olduğunu söylüyor; bunu Terry Eagleton’un söyleyişiyle “bizi hayal kırıklığına uğratmayacak tek Mesih, Mehdi henüz gelmemiş olandır” diye de ifade ediyor. İnsanlığın tarih boyunca hemen hemen bütün toplumlarında bir Mesih ya da Mehdi beklentisi olduğunu, onun gelip bizi eski şaşaalı günlerimize döndüreceği, bütün sorunları çözeceği ve adaleti, refahı getireceği umulduğunu anlatıyor.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/henuz-gelmemis-olan.mp4</video:content_loc>
<video:duration>81</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-05</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-05</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/kavusunca-siradanlasir/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/kavusunca-siradanlasir.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Kavuşunca sıradanlaşır</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/kavusunca-siradanlasir.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, mehdilerin, mesihlerin geldiğini ya da öyle olduğunu iddia edenlerin toplumlara yaklaştığını, ama sonra ne olduğunu soruyor. Kendi küçük hayatlarımızda da çok arzuladığımız bir kişiye, şöhrete, makama, servete ulaştığımızda ilk anda sevinçten çıldırırız; ama bir süre sonra sıradanlaşır, heyecan kaybolur, yine bir şeyler eksikmiş gibi hissetmeye başlarız. Bunun sebebinin o kişi, makam ya da servetin kendisi değil, insanın büyük eksiği olduğunu söylüyor.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/kavusunca-siradanlasir.mp4</video:content_loc>
<video:duration>97</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-05</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-05</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/buyuk-eksik/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/buyuk-eksik.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Büyük eksik</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/buyuk-eksik.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, sapiensin “büyük eksik” dediği, aslında bir eksik olmayan tamamlayıcı yönünden söz ediyor: bilinç dışı bir şekilde kişiye, makama, şöhrete, servete, Godot’ya, Mesih’e, Mehdi’ye, nihai kurtarıcılara kavuştuğunda tamamlanacağını zanneder. Ama ulaşsa bile bir süre sonra yine bir şeyler eksik gibi hisseder ve hayal kırıklığına uğrar. Bu yüzden bizi hayal kırıklığına uğratmayacak tek arzu nesnesi henüz gelmemiş olandır.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/buyuk-eksik.mp4</video:content_loc>
<video:duration>112</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-05</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-05</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/buyuk-eksik-tamamlanmaz/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/buyuk-eksik-tamamlanmaz.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Büyük eksik tamamlanmaz</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/buyuk-eksik-tamamlanmaz.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, büyük eksik konusunun bu metodda fark edilip derinlemesine kavrandığında insanı birçok yanılsamasından, onlardan doğan bağımlılıklarından, anlamsız ızdıraplarından, nevrozlarından ve depresif hâllerinden kurtaracak çok büyük bir farkındalık olduğunu söylüyor. Büyük eksik, bütünden bir kere koptuğunda, yani ben ve ötekiler dediğinde, bu varoluşun ortasında bir parça olmanın eksiğidir. İnsan bunun farkında olmadığında kendini tamamlayacak nesneler arar; ama kendi benliğinin farkında olduğu sürece bu tamamlanmaz, çünkü o bir eksik değil, sapiensin tamamlayıcı parçasıdır.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/buyuk-eksik-tamamlanmaz.mp4</video:content_loc>
<video:duration>141</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-05</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-05</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/anlam-kisiye-birakilmis-olabilir/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/anlam-kisiye-birakilmis-olabilir.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Anlam kişiye bırakılmış olabilir</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/anlam-kisiye-birakilmis-olabilir.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, anlamsızlık varoluş sorununu, kişinin kendi öznel anlamını ya da bütün bu varoluşun mutlak, nesnel anlamını arama yolculuğu olarak özetliyor; bulunamadığı ve bilinemediği için büyük bir varoluş sorunu yaşandığını, Beckett’ın eserinin bunu en güzel betimleyen örneklerden biri olduğunu söylüyor. Bir şey binlerce yıldır bulunamıyor ve bilinemiyorsa, gerçeğin ihtimallerinden birinin, dışarıda öyle nesnel ya da mutlak bir şeyin olmadığı, bunun kişiye bırakılmış olabilme ihtimali olduğunu da şimdiden not etmeyi öneriyor.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/anlam-kisiye-birakilmis-olabilir.mp4</video:content_loc>
<video:duration>82</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-05</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-05</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/tam-istedigi-gibi-yasamak-istiyor/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/tam-istedigi-gibi-yasamak-istiyor.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Tam istediği gibi yaşamak istiyor</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/tam-istedigi-gibi-yasamak-istiyor.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, insan zihninin bütün çalışma mekanizmasının aşağıdan yukarıya doğru çalışmasının bir sonucu olarak yapmak istediği her şeyi yaparak, yapmak istemediği hiçbir şeyi yapmayarak yaşamak istediğini, bunun onu mutlu edeceğini düşündüğünü anlatıyor. Gerçek hayata bakınca yapmak istediğimiz birçok şeyi çeşitli sebeplerden dolayı yapamadığımızı, yapmak istemediğimiz birçok şeyi de yapmak zorunda kaldığımızı görüyoruz. Bu çatışma bir hayatı kapladığında bir varoluş sorunu oluyor.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/tam-istedigi-gibi-yasamak-istiyor.mp4</video:content_loc>
<video:duration>57</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-05</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-05</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/ozgurluk-kavrami-neden-yetersiz/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/ozgurluk-kavrami-neden-yetersiz.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Özgürlük kavramı neden yetersiz?</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/ozgurluk-kavrami-neden-yetersiz.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, bu varoluş sorununun literatürde özgürlük ya da sorumluluk başlığıyla geçtiğini, ama bu iki kelimeyi tek başına kullanmayı tercih etmediğini söylüyor. Özgürlük kavramı insanlığın genel zihninde neyi kapsadığı tam fark edilemeyen, bin yıllardır çok yüce ve kutsal sayılan ama çok farklı anlamlarda kullanılan bir kavram; çağrıştırdığı şeyler bütüncül değil, bu yüzden uğruna yapılan eylemlerin sonuçları insanın pek beklemediği gibi çıkabiliyor. Bu varoluş sorununa bu yüzden daha net bir başlık olarak “istediği gibi yaşayamamak” demeyi tercih ediyor.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/ozgurluk-kavrami-neden-yetersiz.mp4</video:content_loc>
<video:duration>139</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-05</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-05</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/ozgurluk-icin-uc-soru/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/ozgurluk-icin-uc-soru.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Özgürlük için üç soru</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/ozgurluk-icin-uc-soru.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, özgürlük dendiğinde tarih boyunca arifler tarafından önerilen iki soruyu hatırlatıyor: Neyden özgür olmak istiyorum, ve ne yapmak için özgür olmak istiyorum? Bu video serisine özel olarak bir üçüncüsünü ekliyor: İstediğim bu özgürlüğün tüm zincirleme sonuçlarına ve onların sorumluluklarına hazır mıyım? Özgürlük kavramı bir konuda geçtiğinde, dışarıdan telkin edildiğinde ya da içimizden yükseldiğinde bu üç soruyu kendimize sormamızı öneriyor.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/ozgurluk-icin-uc-soru.mp4</video:content_loc>
<video:duration>138</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-05</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-05</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/her-eylemin-zincirleme-sonuclari-var/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/her-eylemin-zincirleme-sonuclari-var.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Her eylemin zincirleme sonuçları var</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/her-eylemin-zincirleme-sonuclari-var.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, insan zihninin bir eylemin çoğunlukla yalnızca ilk sonucuyla hesabı yaptığını, o ilk sonucu kaldırabileceğini ya da ondan fayda sağlayabileceğini fark ettiği anda eylemi gerçekleştirdiğini anlatıyor. Hayat ise izole anlardan değil, bir zincir gibi akıyor; her eylemimizin ve söylemimizin arkasında iki, üç, beş, on ya da çok daha fazla zincirleme sonuç olabiliyor. Anlamlı, bilinçli farkındalıkla yaşamak için ilk gereken şeylerden biri bunu fark etmek.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/her-eylemin-zincirleme-sonuclari-var.mp4</video:content_loc>
<video:duration>120</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-05</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-05</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/ozgurluk-ile-sorumluluk-yapisik-ikizdir/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/ozgurluk-ile-sorumluluk-yapisik-ikizdir.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Özgürlük ile sorumluluk yapışık ikizdir</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/ozgurluk-ile-sorumluluk-yapisik-ikizdir.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, özgürlüğün yalnız bir kavram olmadığını, onun ayrılamayan bir yapışık ikizi olan sorumluluğu olduğunu söylüyor. Zihnimizle bölsek de gerçeklikte ayrılamıyorlar; özgürlük ve sorumluluk diye iki kavramla tanımlamaya çalıştığımız tek bir hâl, tek bir durum var. Bu yüzden iki kelimeden bir sentez yaparak “özgümlülük” kavramını icat ettiğini, bu video serisinde bunu kullandığını anlatıyor.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/ozgurluk-ile-sorumluluk-yapisik-ikizdir.mp4</video:content_loc>
<video:duration>73</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-05</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-05</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/cocukluktan-gelen-sorun/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/cocukluktan-gelen-sorun.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Çocukluktan gelen sorun</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/cocukluktan-gelen-sorun.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, istediği gibi yaşayamamanın en yoğun dört beş yaşından on on bir yaşına kadar yaşandığını anlatıyor: yapmak istediğimiz birçok şey çoğunlukla ebeveynlerimiz tarafından engellenir, yapmak istemediğimiz birçok şeyi yapmak zorunda kalırız. Soğuk bir sabah en tatlı uykumuzdan kalkıp okula gitmek ya da arkadaşlarımızla neşe içinde oynarken çağrılıp götürülmek gibi. Bunu hayatın bütün alanlarında düşününce, bu varoluş sorunu çok daha büyük ve önemli konularda derin ızdıraplara, birçok nevroza ve depresif hâle yol açabiliyor.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/cocukluktan-gelen-sorun.mp4</video:content_loc>
<video:duration>158</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-05</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-05</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/icimizdeki-yaptirimcilar/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/icimizdeki-yaptirimcilar.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>İçimizdeki yaptırımcılar</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/icimizdeki-yaptirimcilar.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, istediğimiz gibi yaşayamamamızın birçok dışsal sebebi olduğunu, toplumun, devletin, kanunların, genel ahlak yasalarının bunda payı olduğunu kabul ediyor; ama sadece onlar olmadığını söylüyor. İçimizde de istediğimiz gibi yaşayamamamızı sağlayan şeyler var ve çoğu zaman dıştakilerden çok daha güçlüler: dışsal olarak tam istediğimiz gibi yaşayabileceğimiz bir ortam olsa bile içimizdeki engelleyiciler yüzünden öyle yaşamayı tercih etmeyebiliyoruz.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/icimizdeki-yaptirimcilar.mp4</video:content_loc>
<video:duration>156</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-05</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-05</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/disariyi-degil-icimizdekini-donusturebiliriz/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/disariyi-degil-icimizdekini-donusturebiliriz.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Dışarıyı değil, içimizdekini dönüştürebiliriz</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/disariyi-degil-icimizdekini-donusturebiliriz.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, durumları, şartları, olayları ya da insanların kalplerini ve beyinlerini çevirecek güce sahip bir Tanrı olmadığımızı söylüyor. Ama çoğu zaman farkında olmadığımız içimizdeki yaptırımcıları ve zorlayıcıları fark edip onları derinlemesine kavrayarak bazı durumlar için, hem de oldukça önemli durumlar için dönüştürebilmemiz elimizde; çünkü onların çoğu bir yanılsamadan ve onun sonuçları olan bağımlılıklarımızdan kaynaklanıyor. Bu video serisindeki kapsayarak aşma yöntemi buna dayanıyor.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/disariyi-degil-icimizdekini-donusturebiliriz.mp4</video:content_loc>
<video:duration>82</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-05</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-05</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/ozgurlugu-aslinda-sevmeyiz/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/ozgurlugu-aslinda-sevmeyiz.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Özgürlüğü aslında sevmeyiz</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/ozgurlugu-aslinda-sevmeyiz.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, insanın uğruna şarkılar ve şiirler yazılan, bedeller ödenen, kutsal sayılan özgürlük kavramını aslında çok sevmediğini söylüyor. Sezen Aksu’nun “ne böyle seninle ne de sensiz” sözü gibi: onsuzken ona derin bir özlem duyar, bütün dertlerimizin çaresi olduğunu düşünürüz; ama avucumuza konduğunda ondan çok korktuğumuzu fark ederiz, çünkü özgürlük her zaman yapışık ikiz kardeşi sorumlulukla birlikte gelir ve sorumluluk insanın en sevmediği kavramlardan biridir.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/ozgurlugu-aslinda-sevmeyiz.mp4</video:content_loc>
<video:duration>120</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-05</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-05</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/onlari-ayiramazsin/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/onlari-ayiramazsin.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Onları ayıramazsın</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/onlari-ayiramazsin.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, işlerin istediğimiz gibi olmasını istediğimiz bütün durumlarda yalıtılmış, hayallerimizdeki gibi bir özgürlük de, tek başına bir sorumluluk da olmadığını söylüyor: birinin omuzlarına bütün sorumluluğu yükleyip ona o konudaki özgürlükleri ve yetkileri vermezseniz yine işler istendiği gibi olmaz. Zihnimiz ayırabilir; ama geçmiş hayatımıza baktığımızda saf özgürlük ya da saf sorumluluk gibi bir şeye girdiğimiz ve sonra işin öyle olmadığını öğrendiğimiz durumları hepimiz yaşamışızdır.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/onlari-ayiramazsin.mp4</video:content_loc>
<video:duration>62</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-05</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-05</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/ogrenilmis-caresizlik/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/ogrenilmis-caresizlik.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Öğrenilmiş çaresizlik</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/ogrenilmis-caresizlik.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, davranışların ve eylemlerin sonuçlarla bir nedensellik bağı içermediğini düşündüğümüz, çok sık tekrarlanan aynı konudaki durumlarda öğrenilmiş çaresizlikler yaşadığımızı, bunun bir koşullanmaya dönüştüğünü anlatıyor. Klasik mantıkla geçerli bir kıyas kurarız, ama hayatın gerçekliğinde beklediğimiz sonuçlar çıkmaz ve bu tekrarlanır; özellikle küçük çocuklukta içimize oturan bu çaresizliği sonra unuturuz ve bilinç dışı olarak ızdıraplar, nevrozlar, hatta depresyonlar yaşatabilir. Bu metodda çok kullanılacak bir kavram olarak not etmemizi istiyor.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/ogrenilmis-caresizlik.mp4</video:content_loc>
<video:duration>113</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-05</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-05</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/asil-sorun-sorumlulugu-omuzlamak/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/asil-sorun-sorumlulugu-omuzlamak.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Asıl sorun: sorumluluğu omuzlamak</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/asil-sorun-sorumlulugu-omuzlamak.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, insanın aslında özgürlüğü pek sevmediğini, onun yapışık ikiz kardeşi sorumlulukla birlikte olduğunu bilinç dışı bir şekilde bildiğini, bu yüzden zihninde özgürlüğe oyunlar düzdüğünü söylüyor: istediği her şeyi yaptığı, istemediği hiçbir şeyi yapmadığı, ama hiçbir bedele, yargıya ya da kınamaya uğramadığı bir özgürlük ister; gerçeklik ise öyle değil. Asıl varoluş sorunumuz tek yüzlü değil: istediği gibi yaşayamamak yalnızca küçük bir kısmı, asıl ve farkında olunmayan büyük sorun, istediği gibi yaşadığında hayatının bütün sorumluluğunu tek başına omuzlarına almak.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/asil-sorun-sorumlulugu-omuzlamak.mp4</video:content_loc>
<video:duration>124</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-05</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-05</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/insan-yalniz-kalmak-istemez/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/insan-yalniz-kalmak-istemez.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>İnsan yalnız kalmak istemez</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/insan-yalniz-kalmak-istemez.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, insanın sosyal bir varlık olduğunu, uzun zamanlara dayanan evrimi sonucu izole bir hâlde yalnız yaşayabilen bir varlık olmadığını, gruplar ve toplumlar içinde yaşadığını söylüyor. Bunun en dipteki temel güvenlik güdümüzle, yani mutlak güvende hissetmekle ilgisi var; üst hayvanların çoğu da sürüler hâlinde yaşıyor, çünkü dış tehditlere karşı birlikte daha iyi savunma kurabiliyorlar. İnsan da yüz binlerce yıllık biyolojik ve kültürel evriminde hep bir arada yaşamak istedi; özellikle derin duygusal bağlar kurduklarıyla bir arada olmak onu güvende hissettiriyor.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/insan-yalniz-kalmak-istemez.mp4</video:content_loc>
<video:duration>121</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-05</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-05</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/hayvan-ya-da-tanri/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/hayvan-ya-da-tanri.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Hayvan ya da tanrı</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/hayvan-ya-da-tanri.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, insanın hayatın zorluklarına karşı çok sevdiği ve derin duygusal bağlar kurduğu kişilerle birlikte daha rahat karşı konulabileceğini düşündüğünü, çoğunlukla da haklı olduğunu söylüyor. Tarihte söylenmiş bir sözü hatırlatıyor: mutlak yalnız yaşayabilen birinin içinde ya bir hayvan vardır ya bir tanrı. Ama dıştaki gerçekliğe bakınca insanların bazen gerçekten yalnız kaldığını, güven ortamındayken bile en sevdiklerimizi hiç beklenmedik anlarda kaybedebileceğimizi sezgisel olarak bildiğimizi, bu çatışmanın büyük bir varoluş sorununa yol açtığını anlatıyor.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/hayvan-ya-da-tanri.mp4</video:content_loc>
<video:duration>85</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-05</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-05</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/her-turden-yalnizlik-dort-tip/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/her-turden-yalnizlik-dort-tip.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Her türden yalnızlık: dört tür</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/her-turden-yalnizlik-dort-tip.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, bu sorunu “her türden yalnızlık varoluş sorunu” diye adlandırıyor ve dört türde inceliyor: herkesin bildiği sosyal yalnızlık, varoluşsal yalnızlık, kişinin kendine yalnızlığı ve anlamında tek başınalık. Sosyal yalnızlıkta insan birileriyle olmak, güvende hissetmek, hayatı birlikte yaşamak ister; derin duygusal bağ kurduğu kişilerle özel dünyasında çok daha zevkli yaşadığını, toplum hâlinde daha büyük tehditlere karşı daha güvenli olduğunu hisseder. Dertleşecek birini bile bulamadığında çok yalnız hisseder ya da bir gün o duruma düşmekten büyük bir kaygı ve korku duyar.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/her-turden-yalnizlik-dort-tip.mp4</video:content_loc>
<video:duration>118</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-05</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-05</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/sevdiklerimizi-kaybetme-korkusu/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/sevdiklerimizi-kaybetme-korkusu.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Sevdiklerimizi kaybetme korkusu</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/sevdiklerimizi-kaybetme-korkusu.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, en güvende hissettiğimiz anda, en sevdiklerimizle yan yana iken bile hayatın gerçekliğinin bir anda her şeyi tersine çevirebileceğini, sevdiklerimizi kaybedebileceğimizi, örneğin aniden ölebileceklerini ya da bizim elimizde olmayan sebeplerle bir gün bizi terk edip gidebileceklerini düşünerek zihnimizin korkularla dolduğunu anlatıyor. Bunun büyük bir gizli ızdırap olduğunu, nevrozlar üretebildiğini, gerçekleştiğinde depresyona sokabildiğini, bazen öyle büyük bir korkuya dönüşebildiğini ki gerçekleşme ihtimalinin bile insanı çok nevrotik ve depresif yaşattığını, paranoyalara kadar gidebildiğini söylüyor.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/sevdiklerimizi-kaybetme-korkusu.mp4</video:content_loc>
<video:duration>88</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-05</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-05</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/kalabalikta-bile-yapayalniz/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/kalabalikta-bile-yapayalniz.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Kalabalıkta bile yapayalnız</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/kalabalikta-bile-yapayalniz.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, sosyal yalnızlığın bir kat altında, en yakınlarımızla bile bazen her şeyi paylaşamadığımızı, her konuda onlardan yardım isteyemediğimizi anlatıyor; bu da varoluşsal yalnızlığa sirayet ediyor. Varoluşsal yalnızlığı şöyle tanımlıyor: ne kadar kalabalık içinde olursak olalım, ne kadar kaliteli ilişkilerimiz olursa olsun, insan son tahlilde varoluşu olarak yapayalnız olduğunun farkındadır. Ben kimim, bunun anlamı ne, nereden geldik, nereye gidiyoruz gibi alanlarda mutlak izole olduğunu, hiç kimsenin onunla aynı şeyleri hissedemediğini ya da onu tam anlayamayacağını bilir.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/kalabalikta-bile-yapayalniz.mp4</video:content_loc>
<video:duration>141</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-05</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-05</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/yapayalniz-geldik-yapayalniz-gidecegiz/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/yapayalniz-geldik-yapayalniz-gidecegiz.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Yapayalnız geldik, yapayalnız gideceğiz</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/yapayalniz-geldik-yapayalniz-gidecegiz.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, varoluşsal yalnızlığın en zirvesinde insanın, dıştaki şartları, kişileri ve olayları ne kadar suçlasa da, sonuçlar bazında hayatının bir bütün olarak topyekün sorumluluğunun yapayalnız omuzlarında olduğunun farkında olduğunu söylüyor; bu, hayatının tüm sorumluluğunu omuzlarına almak zorunda kalmak, çoğu zaman yetkilerin de elinde olmadığını fark etmek demek. Hiç kimsenin bizimle birlikte ölemeyeceğini, bir uçak düştüğünde üç yüz kişi aynı anda ölse bile varoluşsal anlamda ölümün yalnız yaşandığını anlatıyor.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/yapayalniz-geldik-yapayalniz-gidecegiz.mp4</video:content_loc>
<video:duration>154</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-05</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-05</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/hesap-verme-sartlandirmasi/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/hesap-verme-sartlandirmasi.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Hesap verme şartlandırması</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/hesap-verme-sartlandirmasi.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, üç dört bin yıldır bazı dinlerin, özellikle Semitik dinlerin insanlığın zihnine yerleştirdiği şartlandırmayı anlatıyor: bizi Tanrı yarattı, burada imtihan ediyor, ölümden sonra diriltilip yaptığımız her şeyin hesabını verecek ve karşılığında ödül ya da ceza göreceğiz. Bunun binlerce yıl boyunca kuşaklar üzerinde büyük bir şartlanma oluşturduğunu, mutlak manada inkâr edenlerde bile bilinç dışında derinlerde bir tedirginlik bıraktığını söylüyor; bunu doğru ya da yanlış diye değil, bir sorunun kaynağı olarak anlatıyor.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/hesap-verme-sartlandirmasi.mp4</video:content_loc>
<video:duration>119</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-05</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-05</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/tek-bir-karakter-benligimiz-yok/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/tek-bir-karakter-benligimiz-yok.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Tek bir karakter benliğimiz yok</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/tek-bir-karakter-benligimiz-yok.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, kendine yalnızlığı anlatırken kendimizden kendimizi çıkardığımızda sıfır kalmadığımızı, yani tek tip bir benlik olmadığımızı söylüyor: bir organizmal benliğimiz, bir karakter benliğimiz (adım, dinim, ideolojim, değer yargılarım gibi tanımlamalarla kendimizi özdeş zannettiğimiz o ben) var. Karakter benliğimiz de tek değil; patronun yanında, sevdiceğimizin yanında, düşmanımızın karşısında, sosyal medyada ayrı ayrı sergiliyoruz. Bir de bizi bir yabancı gibi dışarıdan gözlemleyebilen, kendimizle konuşabilen gözlemci benliğimiz var.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/tek-bir-karakter-benligimiz-yok.mp4</video:content_loc>
<video:duration>198</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-05</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-05</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/kendimizle-tam-birlikte-olamamak/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/kendimizle-tam-birlikte-olamamak.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Kendimizle tam birlikte olamamak</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/kendimizle-tam-birlikte-olamamak.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, işin başka bir yönünde “kapanmayan yarığımız” olduğunu söylüyor: şu anda olduğumuz kişiyle, tüm özellikleriyle olmak istediğimiz kişi arasındaki farklar; fiziksel farklar, yetenek farkları. İnsanların çok seveceği, beğeneceği, takdir edeceği ve kendimizden çok memnun olabileceğimiz ideal benliğimizle şu anki gerçek benliğimiz arasındaki bu fark yüzünden kendimizden kendimizi çıkardığımızda sıfır kalmıyor; ya bir şeyler eksik kalıyor ya bir şeyler fazla. Bu da kendimizle tam birlikte olamamamızı sağlıyor.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/kendimizle-tam-birlikte-olamamak.mp4</video:content_loc>
<video:duration>77</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-05</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-05</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/kendimize-yabanciyiz/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/kendimize-yabanciyiz.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Kendimize yabancıyız</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/kendimize-yabanciyiz.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, kendimize yabancılaşmış hâlde yaşadığımızı anlatıyor. Çoğu kişinin Karl Marx ve Friedrich Engels’i bir ekonomik teori ortaya atan kişiler sandığını, oysa Marx’ın gençken Hegel’in öğretisinden sonra varoluş soru ve sorunlarıyla ilgili rasyonel düşünce ve mantıkla bir felsefe geliştirmeye çalıştığını, orada ilk fark ettiği şeyin insanın kendine yabancılaşması olduğunu söylüyor: insan aslında olmak istediği biri gibiyken bambaşka bir hayat yaşadığının, doğasına ters bir hayat yaşadığının farkında değil. Bu, kişinin kendine yalnızlığı; kendisiyle sürekli çatışmalar yaşaması ve çoğu zaman bunun nereden kaynaklandığını bilememesi.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/kendimize-yabanciyiz.mp4</video:content_loc>
<video:duration>161</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-05</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-05</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/kendi-anlamini-bicince-yalniz-kalmak/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/kendi-anlamini-bicince-yalniz-kalmak.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Kendi anlamını biçince yalnız kalmak</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/kendi-anlamini-bicince-yalniz-kalmak.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, dördüncü alt kategori olan “anlamında tek başınalığı” anlatıyor: insan toplumun genel geçer kurallarına, kendi zihninin şartlandırmalarındaki yanılsamalara ya da insanlıktaki bazı yanılgılara net bir görüş sağlayarak onları fark ettiğinde en azından bir kısmını değiştirebilir. Ama kendine kendi belirlediği kriterler altında bir yaşam biçip öyle yaşamaya başladığında, genel geçer kabulleri bir güvenlik alanı sayan toplumdan ve yakınlarından tepki alır; izole edilebilir, terk edilebilir, olumsuz sıfatlarla anılabilir, hatta yaptırımlara uğrayabilir.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/kendi-anlamini-bicince-yalniz-kalmak.mp4</video:content_loc>
<video:duration>158</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-05</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-05</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/herkes-konfor-alanindan-mutludur/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/herkes-konfor-alanindan-mutludur.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Herkes konfor alanından mutludur</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/herkes-konfor-alanindan-mutludur.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, küçücük bir değişiklik yaptığımızda bile anne babamızın, eşimizin, sevgilimizin, dostlarımızın bizi yalnız bırakacağı korkusunun pek de haksız olmadığını söylüyor; çünkü herkes konfor alanından mutludur ve radikal değişimler, o konforun değerleriyle ters düşen düşünsel, kavramsal ya da pratik değişimler insanları tehdit eder. İnsanlar tehdit algıladığında içgüdüsel olarak, az bir grup hariç, değişimi yapan özneye büyük tepki gösterir; en azından onu izole etmek, dışlamak, ilişkilerini kesmek isterler.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/herkes-konfor-alanindan-mutludur.mp4</video:content_loc>
<video:duration>84</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-05</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-05</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/yalnizlik-gercekten-zor-bir-sey/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/yalnizlik-gercekten-zor-bir-sey.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Yalnızlık gerçekten zor bir şey</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/yalnizlik-gercekten-zor-bir-sey.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, bu dört alt başlıkta tanımladığı yalnızlığın insanın önemli derecede ızdıraplarının, bazı nevrozlarının ve depresif hâllerinin kaynağı olduğunu, yalnızlığın insan için gerçekten zor, kolay olmayan bir şey olduğunu söylüyor; bundan ya da yalnızlıkların sonuçlarından kolayca kurtulunabileceğini vaat edenlerin çok iyimser konuştuğunu belirtiyor. Bu video serisinin amacı içimizde bir hayvan ya da tanrı yaratmak değil; bu varoluş sorununu kapsayarak aşabileceğimiz bazı yanılsamaları ve gerçekleri fark etmek, sahte acılardan, kaygılardan ve korkulardan uzaklaşmak. Yalnızlığın bize yaşattığı, çoğu zaman farkında olmadığımız varoluşsal sorunların büyükçe bir kısmı kapsanarak aşılabilir.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/yalnizlik-gercekten-zor-bir-sey.mp4</video:content_loc>
<video:duration>100</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-05</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-05</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/insan-dogasi-geregi-bilmek-ister/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/insan-dogasi-geregi-bilmek-ister.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>İnsan doğası gereği bilmek ister</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/insan-dogasi-geregi-bilmek-ister.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, varoluş sorunları varsa, sorular ve sorunlar varsa doğal olarak cevapların ve çözümlerin aranacağını, insanın soru ve cevap olan yerde bilmek isteyeceğini söylüyor. Aristoteles’in “Metafizik” başlığı altında toplanan eserlerinin girişinde “İnsan doğası gereği doğal olarak bilmek ister” dediğini hatırlatıyor ve bilmekten kastın ne olduğunu düşünmemizi istiyor; bu tür konularda dünya üzerinde iletişim kurduğu insanların büyük çoğunluğunda çok büyük bir farkındalıksızlık gözlemlediğini anlatıyor.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/insan-dogasi-geregi-bilmek-ister.mp4</video:content_loc>
<video:duration>73</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-05</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-05</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/her-sey-bilmenin-konusu-degil/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/her-sey-bilmenin-konusu-degil.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Her şey bilmenin konusu değil</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/her-sey-bilmenin-konusu-degil.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, ilk farkındalıksızlığın insanın bu evrendeki her şeyi, her konuyu, her alanı bilmenin konusu zannetmesi, ikincisinin ise bilinç dışında kendisini rahatsız eden bütün konularda her şeyin bilinebileceğini, kendisinde bir bilgi eksikliği olduğu için mutsuz yaşadığını zannetmesi olduğunu söylüyor. Bilmek ve bilgi derken ne kastettiğimizi fark etmenin önemini, “Ahmet’i biliyor musun?” örneğiyle anlatıyor: yalnızca ismini mi, kim olduğunu mu, bütün özelliklerini mi, onu ne kadar yakından biliyoruz? Bu farkındalığın varoluş sorunlarını kapsayarak aşmakta önem taşıdığını söylüyor.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/her-sey-bilmenin-konusu-degil.mp4</video:content_loc>
<video:duration>102</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-05</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-05</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/kati-bilgi-zan-cehalet/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/kati-bilgi-zan-cehalet.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Kat’i bilgi, zan, cehalet</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/kati-bilgi-zan-cehalet.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, bilmenin on bin yıldır tarif edilmeye çalışıldığını, hepsinin ortak noktasının bir çan eğrisinin üç noktası gibi üç durum olduğunu söylüyor: bir uçta bir konudaki mutlak kat’i bilgi, öbür uçta mutlak cehalet, ortada zan bölümü. Bunların övgü ya da yargı sıfatları değil, durum tespiti olduğunu vurguluyor. Platon’un bu diyagramı çizdiğini, kat’i bilgiye “episteme” dendiğini, epistemoloji alanının oradan geldiğini, İslam coğrafyasının filozofları ve kelamcılarının ise buna kat’i, burhani bilgi dediğini anlatıyor.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/kati-bilgi-zan-cehalet.mp4</video:content_loc>
<video:duration>128</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-05</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-05</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/eminim-ama-bilmiyorum/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/eminim-ama-bilmiyorum.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Eminim ama bilmiyorum</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/eminim-ama-bilmiyorum.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, ortadaki geniş alanın zan durumu olduğunu, Eski Yunanca’da “doksa” dendiğini anlatıyor ve “pek doğru olmayan ama güzel bir analojiyle” yüzde sıfır cehalet, yüzde yüz kat’i bilgi, arada kuvvetli zan, ümit, emin olmak, şüphe ve umutsuzluk bulunduğunu söylüyor. Birinin “seni seviyorum” demesinin bilmenin konusu olup olmadığını soruyor: bunu kat’i bilgiyle bilebilir miyiz, yoksa zan alanında mıyız? Eminim diyebiliriz, ama bilemeyiz; çünkü bu, insan zihninin, aklının ve yetilerinin ötesinde bir durum.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/eminim-ama-bilmiyorum.mp4</video:content_loc>
<video:duration>117</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-05</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-05</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/bilmedigini-bilmemek/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/bilmedigini-bilmemek.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Bilmediğini bilmemek</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/bilmedigini-bilmemek.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, bir bilmek matrisi kurduğumuzda bildiğimizi bildiğimiz şeylerin, bilmediğimizi bildiğimiz şeylerin, bildiğimizi bilmediğimiz şeylerin ve bilmediğimizi bilmediğimiz şeylerin bulunduğunu söylüyor. Bilmediğini bilmemeye eskilerin “cehli mürekkep” dediğini, Erasmus’un “cehalet mutluluktur” sözüne şaka yollu “cehli mürekkep başa bela” diye eklediğini anlatıyor; bu video serisinde “bilmek” derken büyük harflerle “Bilmek”i, yani kat’i bilgiyi kastettiğini belirtiyor.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/bilmedigini-bilmemek.mp4</video:content_loc>
<video:duration>85</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-05</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-05</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/bilemediklerimiz-ve-bilinemeyenler/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/bilemediklerimiz-ve-bilinemeyenler.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Bilemediklerimiz ve bilinemeyenler</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/bilemediklerimiz-ve-bilinemeyenler.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, bu evrende her şeyin bilmenin konusu olmadığını söylerken iki durum ayırıyor: o an için kişiye ya da insanlığa özel, henüz bilemediğimiz ama bilinebilecek şeyler (beş yüz yıl önce kimse elektromanyetik alanı, Higgs alanını, yer çekimini bilmiyordu ama hepsi vardı); ve insan zihninin, aklının ve duyularının ötesinde bilmenin konusu olmayan alanlar. Önce her şeyin bilmenin konusu olmadığını fark etmek gerektiğini söylüyor.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/bilemediklerimiz-ve-bilinemeyenler.mp4</video:content_loc>
<video:duration>163</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-05</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-05</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/kapsayarak-asmak-icin-her-seyi-bilmek-gerekmez/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/kapsayarak-asmak-icin-her-seyi-bilmek-gerekmez.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Kapsayarak aşmak için her şeyi bilmek gerekmez</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/kapsayarak-asmak-icin-her-seyi-bilmek-gerekmez.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, bu video serisinin amacının her şeyi bilmek ya da her şeyi bilmenin yolunu bulmak olmadığını, varoluş sorularını ve sorunlarını “bilmek, çözmek” değil “kapsayarak aşmak” diye tabir ettiğini söylüyor. Amaç dış dünyadaki ızdıraplardan, nevrozlardan ve depresyonlardan bir ölçüde kurtulup daha huzurlu, mutlu, neşeli bir hayat kurmaksa, birçok şeyi bilerek buna ulaşabileceğini zanneden kişinin önce her şeyi bilmek zorunda olmadığını fark etmesi gerekiyor. Kendisinin de her şeyi bilerek bu hâle ulaşmadığını, ilk farkındalığının bu olduğunu anlatıyor.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/kapsayarak-asmak-icin-her-seyi-bilmek-gerekmez.mp4</video:content_loc>
<video:duration>99</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-05</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-05</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/bilgi-imkanlari-duyu-akil-deney-akli-sezgi/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/bilgi-imkanlari-duyu-akil-deney-akli-sezgi.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Bilgi imkânları: duyu, akıl, deney, akli sezgi</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/bilgi-imkanlari-duyu-akil-deney-akli-sezgi.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, insanlığın bilgi imkânları olarak neleri kabul ettiğini sıralıyor: beş duyumuzla bilgi edinmek, rasyonel düşünce ve mantıkla bilgiye ulaşmak (felsefenin referansı), deney ve gözlemle bilgiye ulaşmak (bilimin referansı), Sokrates ve Platon’un içinde olduğu bir grubun görüşü olarak bilginin en baştan insana yüklenmiş olduğu ve yaşadıklarımızın o apriori bilgiyi hatırlamak olduğu iddiası, ve akli sezgi. Örnek olarak insanın kendi ölümünü akli sezgiyle bildiğini, deney gözlemle bilemeyeceğini söylüyor.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/bilgi-imkanlari-duyu-akil-deney-akli-sezgi.mp4</video:content_loc>
<video:duration>135</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-05</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-05</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/vahiy-ilham-ve-kesf/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/vahiy-ilham-ve-kesf.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Vahiy, ilham ve keşf</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/vahiy-ilham-ve-kesf.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, dinler alanındakilerin vahiy dediği bir bilgi imkânından bahsettiğini anlatıyor: Tanrı’nın insanlar içinden seçtiği bazı özel kullarına, yani peygamberlere bilgi aktarması, peygamberlerin de aldıkları bilgileri diğer insanlara iletmesi; vahiy ve nübüvvet. İlhamın da vahyin biraz değişiği olduğunu, daha çok spontane durumlarda Tanrı’nın insanlara verdiği, o anda ne yapılması gerektiğine ya da durumun ne olduğuna dair parçacık bir bilgi olduğunu söylüyor. Deneyimci mistiklerin de bir bilgi imkânı olarak “keşf”i, yani kalbî sezgiyi ortaya sürdüğünü ekliyor. Bunları insanlığın on bin yıldır verdiği cevaplar olarak aktardığını, kendi öznel durumu olarak olumlama ya da yadsıma kullanmadığını belirtiyor.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/vahiy-ilham-ve-kesf.mp4</video:content_loc>
<video:duration>133</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-05</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-05</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/ask-da-bir-bilgi-imkanidir/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/ask-da-bir-bilgi-imkanidir.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Aşk da bir bilgi imkânıdır</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/ask-da-bir-bilgi-imkanidir.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, tamamen öznel bir iddia olarak ve deneyimlediği için aşkın da bir bilgi imkânı olduğunu söylüyor. Burada kastettiği, insanlar arasındaki hoşlanma, sevgi ya da duygusal ilişkiler değil; geçmişte bazı mistikler ya da tasavvuf grupları tarafından tanımlanan ilahi aşk da değil; onlardan farklı bir deneyim olduğunu, yeri geldiğinde detaylı açıklayacağını belirtiyor. Aşkla da ulaşılmış bilgiler olabileceğini, bunu deneyimlediği için rahatça söyleyebildiğini, ama bunun tamamen öznel olduğunu vurguluyor.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/ask-da-bir-bilgi-imkanidir.mp4</video:content_loc>
<video:duration>65</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-05</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-05</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/sence-her-sey-bilmenin-konusu-mu/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/sence-her-sey-bilmenin-konusu-mu.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Sence her şey bilmenin konusu mu?</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/sence-her-sey-bilmenin-konusu-mu.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, bu videoda bizden farkına varmamızı ve kendimize bu gözle bakmamızı istediği şeyi soruyor: bilmek, bilgi dendiğinde ne düşünüyoruz? Her şey bu dünyada bilmenin konusu mu olabilir? Bir insan her şeyi bilmeyi bir ömre sığdırabilir mi, ya da bazı şeyler bilmenin konusu değil mi, güvenmek ya da sezmek alanlarına giren konular olabilir mi? Albert Einstein’ın zeki insanların en belirgin özelliklerinden birinin bu dünyada bilmemenin de alanları olduğunu bilmeleri olduğunu söylediğini hatırlatıyor.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/sence-her-sey-bilmenin-konusu-mu.mp4</video:content_loc>
<video:duration>79</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-05</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-05</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/cahil-kimdir/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/cahil-kimdir.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Cahil kimdir?</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/cahil-kimdir.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, Mustafa Kemal Atatürk’ün çok beğendiği bir sözünü aktarıyor: cahil dediğimizde mektep okumamış olmayı değil, ilim ve hakikat bilmemeyi, olayların gerçekliğinin farkında olmamayı kastediyoruz; nice mektep okumuşlar arasından cahiller çıktığı gibi hiç mektep okumamış olanlar arasından nice âlimler çıkmıştır. Bunun bir aşağılama ya da yüceltme değil, kat’i bilgi, zan, cehalet ayrımına denk bir durum tespiti olduğunu söylüyor; büyük okullar bitirmiş bazı insanların hayatın somut gerçekliğine zıt sözleri öznel olduğunu belirtmeden “mutlak hakikat” diye söylediğinde o konuda cahil olacağını anlatıyor.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/cahil-kimdir.mp4</video:content_loc>
<video:duration>145</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-05</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-05</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/kendimizi-ne-kadar-iyi-kandiriyoruz/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/kendimizi-ne-kadar-iyi-kandiriyoruz.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Kendimizi ne kadar iyi kandırıyoruz?</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/kendimizi-ne-kadar-iyi-kandiriyoruz.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, bu öznel deneyime “kendi içinde bir hayal dünyası kurmuşsun, kendini kandırıyorsun” diye gelen eleştiriye saygıyla karşıladığını, “haklısın” dediğini, ama bu varoluş sorunları konusunda asıl sorunun kendimizi kandırıp kandırmadığımız olmadığını söylüyor. Bir insanın kendi mutluluğunu kurabilmesinin önce kendini tanımakla olduğunu, bu yüzden tapınaklarda, mistik ekollerde, felsefe okullarının kapılarında hep “kendini tanı, kendini bil” yazdığını anımsatıyor.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/kendimizi-ne-kadar-iyi-kandiriyoruz.mp4</video:content_loc>
<video:duration>64</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-05</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-05</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/yerlesik-duzen-ve-ilk-cevap-arayisi/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/yerlesik-duzen-ve-ilk-cevap-arayisi.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Yerleşik düzen ve ilk cevap arayışı</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/yerlesik-duzen-ve-ilk-cevap-arayisi.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, son buzul çağından sonra avcı toplayıcı sapiens gruplarının hızla, özellikle büyük su havzalarındaki verimli topraklarda yerleşik düzene geçtiğini, M.Ö. 4000-5000’lere gelindiğinde çok büyük bir bölümünün yerleşik düzene geçmiş olduğunu anlatıyor. On beş, yirmi, otuz kişilik gezgin klanların yerine belli bir merkezde toplaşmış büyük gruplar oluşuyor; hem göçer hem tarıma dayalı köy tipi yerleşik düzen görülüyor ve bu geçiş yaklaşık beş bin yıl sürüyor. Bu sırada nitelikli benliklerinin farkında olan, bilinci, aklı, iletişimi ve dili gelişen sapiensler varoluş sorularına ve sorunlarına belli seviyelerden başlayarak cevap ve çözüm arıyor. Bu sorular kat’i bilgiye ulaşamadığı için, temel araç olarak neyi kabul ettiklerine göre dört büyük alan oluşuyor.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/yerlesik-duzen-ve-ilk-cevap-arayisi.mp4</video:content_loc>
<video:duration>161</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-05</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-05</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/dinler-inanca-dayali-cevap/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/dinler-inanca-dayali-cevap.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Dinler: inanca dayalı cevap</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/dinler-inanca-dayali-cevap.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, ilk alanın inanç temelli olduğunu söylüyor: tamamen öznel yeterli sebeplerle bir şeyi doğru kabul etme tanımına uygun olarak, varoluş sorularına inanç referanslı verilen cevapların ve çözüm önerilerinin çevresinde kümelenen grupların ürettiği alana dinler diyoruz. Yerleşik düzenle ortaya çıkan özel mülkiyet, kent, devlet, kanun ve genel ahlak gibi konularda “nasıl yaşamalıyız?” sorusuna da dinler cevap verdi. Örneğin “Tanrı bizi yeniden diriltecek” diyen birinin bunu deneyimlemesi de, onu dinleyenin deneyimlemesi de mümkün değil; vahiy yoluyla bildirildiği söylenen bu cevaba güvenebiliyorsan, öznel yeterli sebeplerle doğru kabul edebiliyorsan bir cevap almışsındır, ama bu inanca dayalı bir cevaptır.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/dinler-inanca-dayali-cevap.mp4</video:content_loc>
<video:duration>184</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-05</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-05</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/felsefe-rasyonel-dusunce-ve-mantik/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/felsefe-rasyonel-dusunce-ve-mantik.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Felsefe: rasyonel düşünce ve mantık</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/felsefe-rasyonel-dusunce-ve-mantik.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, M.Ö. 1000 ile 200 arasındaki eksen çağında İndus havzası, Mezopotamya, Ege çevresi ve Nil havzası gibi bölgelerde yeni bir bilgi imkânının, rasyonel düşünce ve mantığın fark edildiğini, onu referans araç kabul edenlerin ve devamında oluşan alanın felsefe diye anıldığını söylüyor. Felsefenin ayırt edici özelliği, ilgilendiği soruya ya da alana rasyonel düşünce ve mantık, çoğunlukla klasik mantık uygulayarak bilgiye ve çözüme ulaşma ilkesinden hareket etmesidir. Eksen çağında hızla yükselen felsefe, milattan sonra devasa, müstakil bir alan hâline gelmiş ve bugün de dinler gibi sürüyor.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/felsefe-rasyonel-dusunce-ve-mantik.mp4</video:content_loc>
<video:duration>107</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-05</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-05</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/mistisizm-sezgiye-dayali-ilk-cevap/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/mistisizm-sezgiye-dayali-ilk-cevap.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Mistisizm: sezgiye dayalı ilk cevap</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/mistisizm-sezgiye-dayali-ilk-cevap.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, mistisizmin literatürde genellikle üçüncü sırada zikredildiğini, ama kendisinin bunun yerini değiştirmek istediğini söylüyor: sezgiyi bir bilgi imkânı sayan bu alan, yerleşik düzene geçiş döneminde unutulduğu için sanki sonradan dinlerin içinden çıkmış gibi görünüyor. Ona göre dinlerin bir kısmının ilham aldığını iddia ettiği mistisizm, daha tam avcı toplayıcılıktan kurtulmamış sapienslerin varoluş soru ve sorunlarına ilk cevap ve çözüm aracı, referansıydı; bunun temellendirmesini birinci katmanda mistisizm bölümünde anlatacağını söylüyor.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/mistisizm-sezgiye-dayali-ilk-cevap.mp4</video:content_loc>
<video:duration>92</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-05</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-05</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/deneyimci-ve-malumatci-mistikler/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/deneyimci-ve-malumatci-mistikler.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Deneyimci ve malumatçı mistikler</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/deneyimci-ve-malumatci-mistikler.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, çoğu kişinin bilmediği, literatürde de pek yer almayan bir ayrımı aktarıyor: mistisizm ikiye ayrılır. Deneyimci mistikler, bu soruların ve sorunların bir kısmının asla bilinemeyecek konular olduğunu, bunların yaşanarak deneyimleneceğini ve bu sayede varoluş soru ve sorunlarının bireyler tarafından kapsanarak aşılabileceğini söyler; bir noktadan sonra malumatı bırakıp sezgisel olarak fark ettiklerini yaşayarak deneyimlemeyi yol tutarlar. Malumatçı mistikler ise bilinemez alanların bile başka bilgi imkânlarıyla bilinebileceğini iddia ederek cevap ve çözüm aramaya devam eder; çeşitli yollarla bilgiye ulaştığını ya da ulaşılabileceğini söylerler. İkisi de temel olarak sezgiyi esas alır.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/deneyimci-ve-malumatci-mistikler.mp4</video:content_loc>
<video:duration>161</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-05</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-05</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/felsefe-ile-kelamin-farki/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/felsefe-ile-kelamin-farki.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Felsefe ile kelamın farkı</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/felsefe-ile-kelamin-farki.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, felsefe ile kelamın farkını bir örnekle anlatıyor: ikisi de aklın, rasyonel düşüncenin ve kıyasın bir bilgi imkânı olduğunu, doğru kullanılırsa insanı bilgiye ulaştırabileceğini kabul eder. Tek fark, akli faaliyetin sonucunun vahyin ve nübüvvetin bilgisiyle çelişmesi durumunda ortaya çıkar: kelamcılar vahyin bilgisini tercih eder ve akli delilin ona uygun olarak tevil edilmesini ister; filozoflar ise rasyonel düşünce ve mantıkla ulaşılan sonucun doğru kabul edilmesini, vahyin bilgisinin ona uygun yorumlanmasını ister. Her şeyin kullanılan son referansa göre belirlendiğini söylüyor.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/felsefe-ile-kelamin-farki.mp4</video:content_loc>
<video:duration>124</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-05</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-05</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/dort-alan-ic-icedir/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/dort-alan-ic-icedir.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Dört alan iç içedir</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/dort-alan-ic-icedir.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, dört alan arasında kesin bir ayrım olmadığını, hepsinin iç içe geçmiş olduğunu söylüyor: kimi yadsıyan, kimi kabul eden var. Bilimde rasyonel düşünce ve mantığı tamamen yadsıyıp saf deney ve gözlemdir diyenler de var; olayların, deney ve gözlemlerin, özellikle kuramların rasyonel düşünce ve mantık ekseninde kurulması gerektiğini söyleyen ekoller de. Mistikler arasında da çoğu kişi rasyonel düşünce, mantık, inanç, deney ve gözlemle belli bir noktaya kadar bilgi edinilebileceğini, ama bilinemez konular hakkında bir noktadan sonra sezgisel bilginin cevap ve çözüm sağlayacağını söylüyor.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/dort-alan-ic-icedir.mp4</video:content_loc>
<video:duration>63</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-05</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-05</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/vatikan-bilimler-akademisi/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/vatikan-bilimler-akademisi.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Vatikan Bilimler Akademisi</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/vatikan-bilimler-akademisi.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, dünyadaki ilk bilimler akademisini kuran kurumun Katolik Vatikan olduğunu, bunun 1603’te kurulan Vatikan Bilimler Akademisi olduğunu söylüyor ve amacını, Reform ve Rönesans’ın baskısıyla kutsal kitaptaki bazı anlatıların gerçek hayatta fark edilen şeylerle ters düşmesinin ya da düşüyormuş gibi görünmesinin önüne geçerek her şeyin kutsal kitapta anlatıldığı gibi olduğunu ispatlamak olarak anlatıyor.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/vatikan-bilimler-akademisi.mp4</video:content_loc>
<video:duration>60</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-05</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-05</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/insan-aramaya-devam-ediyor/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/insan-aramaya-devam-ediyor.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>İnsan aramaya devam ediyor</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/insan-aramaya-devam-ediyor.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, hayatın gerçekçi bir şekilde akıp gittiğini, insanın aramaya devam ettiğini, insandaki potansiyelin sürekli bir devinim hâlinde değişip dönüşerek geliştiğini, yeni alanlar, yeni araçlar, yeni yorumlar ve yeni keşifler bulduğunu söylüyor. Böylece dört büyük alan oluştuğunu, bu tartışmanın bugün de bütün canlılığıyla sürdüğünü, özellikle son on beş yirmi yılda internetin çok daha büyük insan grupları arasında olağanüstü bir iletişim hızı ve bilgi alışverişi imkânı sağladığını anlatıyor. Birinci katmanda on bin yıldır bu dört alanın bu sorular ve sorunlar hakkında ne dediğini özetle bir arada anarak, ikinci katman, yani varoluş soru ve sorunlarını kapsayarak aşma yolculuğu için bir zemin oluşturmaya çalışacaklarını söylüyor.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/insan-aramaya-devam-ediyor.mp4</video:content_loc>
<video:duration>100</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-05</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-05</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/bunlari-insanlar-uretti/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/bunlari-insanlar-uretti.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Bunları insanlar üretti</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/bunlari-insanlar-uretti.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, bu alanlardaki akademisyenlerin, hocaların, guruların bile çoğunun farkında olmadığı çok temel bir tanımı hatırlatıyor: din, felsefe, mistisizm ve bilim önsel birer kendinde şey değil; insanın on bin yıllık varoluş sorularına cevap ve çözüm bulma çabasında kabul ettiği temel referansa göre verdiği cevapların kümelendiği alanlardır. Bu tanım anlaşılınca bu alanların karışık kavramlarının yerine oturacağını söylüyor.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/bunlari-insanlar-uretti.mp4</video:content_loc>
<video:duration>65</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-04</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-04</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/kesin-bilgi-mumkun-mu/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/kesin-bilgi-mumkun-mu.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Kesin bilgi mümkün mü?</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/kesin-bilgi-mumkun-mu.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Varoluş sorularına cevap aranırken önce “kesin bilgi mümkün müdür?” sorulmuş ve insanlık burada ikiye ayrılmış: kesin bilginin insan için mümkün olduğunu, hakikatin bulunamasa bile var olduğunu söyleyenlere dogmatik; ne olursa olsun mümkün olmadığını söyleyenlere skeptik, yani şüpheci denmiş. Avcıoğlu bunun felsefe literatüründe hep böyle anlatıldığını belirtiyor.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/kesin-bilgi-mumkun-mu.mp4</video:content_loc>
<video:duration>117</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-04</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-04</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/etik-nasil-yasamaliyiz/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/etik-nasil-yasamaliyiz.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Etik: nasıl yaşamalıyız?</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/etik-nasil-yasamaliyiz.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Varlıklar ve bilgi sorularından sonra gelen üçüncü soru, bireysel, grupsal, toplumsal ve insanlık olarak huzurlu, mutlu, dingin nasıl yaşanacağıdır. Rasyonel düşünce ve mantıkla verilen cevapların oluştuğu alana etik denir. Avcıoğlu, Türkçede ahlaka indirgenmiş gelen bu kavramın felsefedeki gerçek anlamını anlatıyor; siyaset, aile, bireysel ilişkiler, ticaret, hukuk ve adalet konuları da bu alanın altında toplanır.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/etik-nasil-yasamaliyiz.mp4</video:content_loc>
<video:duration>104</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-04</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-04</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/apriori-ve-aposteriori/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/apriori-ve-aposteriori.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Apriori ve aposteriori</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/apriori-ve-aposteriori.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Sokrates ve Platon’un, insanın bilgiye önsel olarak sahip olduğu görüşünden hareketle Avcıoğlu iki kavramı tanımlıyor: apriori deneyimden önce gelen, akılla ulaşılan bilgidir; aposteriori deneyimden sonra oluşan, gözleme dayanan bilgidir. “İki artı iki dört” ve “üçgenin iç açılarının toplamı 180 derecedir” apriori; “bu sabah yağmur yağdı” ise pencereden bakıp görülen, yani aposteriori bir bilgidir.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/apriori-ve-aposteriori.mp4</video:content_loc>
<video:duration>105</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-04</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-04</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/idealizm-mi-materyalizm-mi/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/idealizm-mi-materyalizm-mi.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>İdealizm mi, materyalizm mi?</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/idealizm-mi-materyalizm-mi.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Ontoloji alanında “bu gördüğümüz evrendeki bütün nesnelerin hakikati göründükleri gibi midir, yoksa bunlar yalnızca görünümler midir?” sorusundan iki ana grup doğmuş. Platon’un mağara alegorisinde anlattığı gibi nesnelerin hakikatinin göründükleri gibi olmadığını, onların ideaları, özleri olduğunu savunanlara idealist; hakikatin tıpkı göründükleri gibi olduğunu, ideaların olmadığını savunanlara materyalist denmiş. Avcıoğlu “idealizm” adının ideadan geldiğine dikkat çekiyor.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/idealizm-mi-materyalizm-mi.mp4</video:content_loc>
<video:duration>124</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-04</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-04</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/sabitlik-tanrinin-vasfidir/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/sabitlik-tanrinin-vasfidir.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Sabitlik Tanrı’nın vasfıdır</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/sabitlik-tanrinin-vasfidir.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, Marx’ın Fransız tipi materyalistlere itirazını anlatıyor: evrendeki varlıklar ezelden ebede hep aynı kalmaz, değişim ve dönüşüm vardır. Beş milyon yıl önce kiraz ağacı diye bir şey yoktu, beş milyon yıl sonra da muhtemelen olmayacak. Kütlenin ve enerjinin korunumu ispatlandığı için evrene hiçlikten bir şey eklenemez ve evrendeki bir şey hiçliğe gönderilemez; ama çokluk âlemindeki nesneler sürekli değişir ve dönüşür.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/sabitlik-tanrinin-vasfidir.mp4</video:content_loc>
<video:duration>117</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-04</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-04</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/zevc-birbirini-tamamlayan-zitlar/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/zevc-birbirini-tamamlayan-zitlar.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Zevç: birbirini tamamlayan zıtlar</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/zevc-birbirini-tamamlayan-zitlar.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, zevç kelimesinin eski Arapçadaki dört anlamından üçüncüsünü, bu çalışmada gereken anlamı anlatıyor: Türkçede tek kelimeyle karşılığı olmayan bu kavram, birbirini tamamlayan, ikisi bir araya geldiğinde bir bütünü oluşturan zıtlar demektir. Eldiven isteyince satıcının, terlik isteyince ev sahibinin iki nesne verdiğini, ama bunların sağ ve sol bir araya gelerek tek bir eldiveni, tek bir terliği oluşturduğunu örnek veriyor; bu yüzden “zıtların birliği” yerine “zevçlerin birliği” demeyi öneriyor.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/zevc-birbirini-tamamlayan-zitlar.mp4</video:content_loc>
<video:duration>97</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-04</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-04</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/duygular-zevctir/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/duygular-zevctir.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Duygular zevçtir</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/duygular-zevctir.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu eskiden dostlarına, içlerindeki duygulardan en çok kurtulmak istediklerini yazdırdığı bir anket yaptığını; öfke, kin, haset, kıskançlık yazanların hepsine sıfır verdiğini anlatıyor, çünkü zevçlerin birliği ilkesini bilmiyorlar: duygular hep zevçtir. Kurtulmak istenen öfke sakinliğin, nefret sevginin, bencillik diğerkâmlığın zevcidir; birini yok edersen öbürü de otomatik olarak yok olur.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/duygular-zevctir.mp4</video:content_loc>
<video:duration>104</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-04</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-04</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/hic-kimse-baharin-gelisini-an-an-gozlemez/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/hic-kimse-baharin-gelisini-an-an-gozlemez.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Hiç kimse baharın gelişini an an gözlemez</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/hic-kimse-baharin-gelisini-an-an-gozlemez.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Diyalektik mantığın ilkelerinden biri olan nicel yığılmaların nitel değişimlere yol açtığını Avcıoğlu günlük örneklerle anlatıyor: bir konuyla uğraşırken ilerleyemiyormuş gibi hissederiz, çabayı sürdürürüz; bir gün ani bir sıçramayla nitel bir dönüşüme uğramışızdır ve konuyu rahatça bilir hâle gelmişizdir. İlkbahar da böyledir: kış sonrasında soğuk yavaş yavaş düşer, bir sabah bakarız ki bahar gelmiş, doğa yemyeşil olmuştur.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/hic-kimse-baharin-gelisini-an-an-gozlemez.mp4</video:content_loc>
<video:duration>102</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-04</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-04</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/diyalektik-butunsellik/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/diyalektik-butunsellik.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Diyalektik bütünsellik</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/diyalektik-butunsellik.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Diyalektik mantığın beşinci ilkesi bütünselliktir: olayları ve olguları anlık, kendiliğinden verilere göre değil, tarihselliği içinde, onu oluşturan bütün parçaların ve alt grupların birbiriyle bağlantıları gözetilerek incelemeyi savunur. Avcıoğlu bir toplumu örnek veriyor: yalnızca bugünkü konuşmalarına, değerlerine ve kültürüne bakarak yargıya varılmaz; bilinebilen bütün tarihsel ve toplumsal şartları, geçirdiği dönüşümler ve sıçramalarıyla birlikte incelendikten sonra argüman getirilir.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/diyalektik-butunsellik.mp4</video:content_loc>
<video:duration>98</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-04</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-04</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/demir-carikli-evliya/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/demir-carikli-evliya.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Demir çarıklı evliya</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/demir-carikli-evliya.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, dağın başında denk geldiği, demirden çarıklarla gezen bir evliyayı anlatıyor: evliya olduğunu sanıp hatasız yaşarken bir gün “öyle bir mayına bastım ki” diyerek kendini de çevresini de paramparça ettiğini, bunu hak ettiği için bu eziyeti çektiğini anlatıyor. Avcıoğlu’na göre insan ne yapılırsa yapılsın değiştirilemez; ama gerçek varoluş insanın yöneticisi hâline getirilebilir ve tekâmül bu demektir.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/demir-carikli-evliya.mp4</video:content_loc>
<video:duration>57</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-04</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-04</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/normalde-hiclik-olmaliydi/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/normalde-hiclik-olmaliydi.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Normalde hiçlik olmalıydı</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/normalde-hiclik-olmaliydi.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu’na göre insanlığın üzerinde ittifak ettiği dört konudan biri şudur: Normalde hiçlik olmalıydı, varoluş diye bir şey hiç olmamalıydı; burada kastettiği yokluk değil, hiçliktir. Bunu aylarca rasyonel düşünceyle, klasik ve diyalektik mantıkla dibine kadar incelediğini, bu konuya bakmış insanları okuduğunu, yapay zekâlarla tartıştığını anlatıyor. Yoklukla hiçliğin, varlıkla varoluşun farkı anlaşılıp bu ikililerin arasına diyalektik konduğunda, insanın kocaman okyanusların üzerinde sörf yapacağını söylüyor.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/normalde-hiclik-olmaliydi.mp4</video:content_loc>
<video:duration>69</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-04</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-04</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/varolus-hiclik-varlik-yokluk/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/varolus-hiclik-varlik-yokluk.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Varoluş, hiçlik, varlık, yokluk</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/varolus-hiclik-varlik-yokluk.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu dört kavramı bir matris olarak veriyor ama tanımlarını açıklamıyor: üstte büyük harflerle varoluş ve hiçlik, altta varlık ve yokluk, ortada diyalektik çarpı; bir zevç matrisi. Bunu izleyicinin Fuad, Basar, Sem’a’sına (FBS), adına ne derse desin, üçüncü gözüne, kalbî sezgisine, içindeki tanrısallığa emanet ediyor ve tarih boyunca insanların bu konuda ne dediğini okuyup araştırarak bir iki ay çaba harcamasını, sonra sessiz, meditatif bir hâlde sakince gözden geçirmesini öneriyor. İnsanlığın “varlık ve yokluk” diye iki kavramı yok, önce varoluş ve hiçlik gelir diyor. Kesit, bu bilginin “kocaman kilitleri çözebilecek kadar değerli” olduğu sözüyle başlıyor.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/varolus-hiclik-varlik-yokluk.mp4</video:content_loc>
<video:duration>135</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-04</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-04</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/sartlandirmaya-mahkum-degiliz/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/sartlandirmaya-mahkum-degiliz.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Şartlandırmaya mahkûm değiliz</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/sartlandirmaya-mahkum-degiliz.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, kavramların zihnin değil rasyomuzun, aklımızın araçları olduğunu hatırlatıyor. Çocukluktan 17-18 yaşına kadar kavramlarımız başkaları tarafından verilir; ama buna mahkûm değiliz: belli bir yaştan sonra yetilerimiz açılır, bu kavramları gözden geçirir, gerçekliğe uymayanları eleyebilir, kendimiz doğruya yakın tanımlara ulaşabiliriz. Kavramlara düşman olmanın da gerekmediğini, onları incelememiş olsak şartlandırmanın gerçeklik olmadığını nasıl fark edeceğimizi soruyor.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/sartlandirmaya-mahkum-degiliz.mp4</video:content_loc>
<video:duration>68</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-04</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-04</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/canimizi-acitan-tendeki-yaradir/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/canimizi-acitan-tendeki-yaradir.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Canımızı acıtan tendeki yaradır</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/canimizi-acitan-tendeki-yaradir.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Uzak Doğu’nun eski arifleri, canımızı acıtanın tenimizdeki yara olduğunu, ona dışarıdan bastıran parmak olmadığını söylermiş; yarayı iyileştirirsen dışarıdaki parmaklar artık canını acıtamaz. Avcıoğlu’na göre bir şeyler bizi vuruyorsa, henüz önünde diz çöküp teslim olmadığımız gerçeklikler ve sürdürdüğümüz yanılsamalar var demektir. Asıl uğraşılacak şey o yaradır, çünkü dünyayı düzeltemeyiz, değiştiremeyiz.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/canimizi-acitan-tendeki-yaradir.mp4</video:content_loc>
<video:duration>69</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-04</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-04</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/anlamin-bulunamamasi-bir-mujde/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/anlamin-bulunamamasi-bir-mujde.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Anlamın bulunamaması bir müjde</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/anlamin-bulunamamasi-bir-mujde.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, on bin yıldır nitelikli beyinlerin ve kalplerin bireyin ve evrenin mutlak, nesnel bir anlamını bulamamasının kendilerine göre bir müjde olduğunu söylüyor. Üç hâl olabilir: anlam vardır ve hâlâ bulunamamıştır; yoktur; ya da bulunamıyor olması her birimize, bu gezegendeki nitelik bakımından farklı varlığa bırakılmıştır. Avcıoğlu üçüncüsünü tercih ettiklerini söylüyor. Böyle bakınca bunu bir kötülük ya da varoluş sorunu olarak değil, kendisini deli gibi bir tutku ve coşkuyla yaşatan bir şey olarak görüyor.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/anlamin-bulunamamasi-bir-mujde.mp4</video:content_loc>
<video:duration>93</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-04</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-04</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/halife-robot-degildir/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/halife-robot-degildir.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Halife robot değildir</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/halife-robot-degildir.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, “Kendi anlamımı kendim biçebilirim; bana bırakılmış” diyor. Halife yalnızca yönetici demek değil, “replacement” (yerine geçen) demektir; Tanrı’nın halifesine bütün talimatlar birebir verilip “bunları uygula” denirse o bir robot olur, halife olmaz; halifeye alanlar bırakılmıştır. Bütün anlamın kendilerine bırakıldığına inanıyorlar. Gökler yarılıp melekler altın levhalarla bu dünyanın anlamını okusalar, hepimiz ilk on dakika heyecanlanırız ama on gün sonra sıradanlaşır ve bu dünyada yaşamak tat vermez, diyor.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/halife-robot-degildir.mp4</video:content_loc>
<video:duration>78</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-04</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-04</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/temel-kavramlari-dogru-ve-tam-bilmeye-calisin/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/temel-kavramlari-dogru-ve-tam-bilmeye-calisin.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Temel kavramları doğru ve tam bilmeye çalışın</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/temel-kavramlari-dogru-ve-tam-bilmeye-calisin.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, insandaki yetilerin en önemlisinin akıl olduğunu söylüyor; ama bu yayını izleyenlerin yüzde 95'inden fazlasının aklın tanımını, akılla zihin arasındaki farkı bilmediğini ekliyor. Bunu bir eleştiri olarak değil, bir tespit olarak söylüyor ve dinleyene, alanı ya da ilgisi ne olursa olsun, insanlığın on bin yılda ürettiği hakikatin dört yetimi denen alanların temel kavramlarını doğru ve tam bilmeye çalışmasını öğütlüyor. Kendisi de bir dost olarak bu kavramları basit ve net biçimde tanımlayacak; bunu zaman kazandırsın diye bir altlık olarak veriyor.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/temel-kavramlari-dogru-ve-tam-bilmeye-calisin.mp4</video:content_loc>
<video:duration>94</video:duration>
<video:publication_date>2026-09-30</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-09-30</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/bilim-mi-teknoloji-mi/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/bilim-mi-teknoloji-mi.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Bilim mi, teknoloji mi?</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/bilim-mi-teknoloji-mi.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, bugün bu toplumda bilimi ve aklı övmenin sosyal bir statü sağlayan bir retoriğe dönüştüğünü, oysa içi biraz deşildiğinde çoğunun bu konularda bilgisiz olduğunu söylüyor. Bir zamanlar sokakta ve internette, bu işin erbabı sayılabilecek insanlara bilimin tanımını sormuş; yüz kişiden elli altmışa yakını bilim diyerek aslında teknolojinin tanımını yapmış. Oysa teknoloji ile bilim nitelik bakımından birbirinden farklı iki şeydir.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/bilim-mi-teknoloji-mi.mp4</video:content_loc>
<video:duration>78</video:duration>
<video:publication_date>2026-09-30</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-09-30</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/benliginin-farkinda-olmak-tanrisal-bir-niteliktir/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/benliginin-farkinda-olmak-tanrisal-bir-niteliktir.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Benliğinin farkında olmak tanrısal bir niteliktir</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/benliginin-farkinda-olmak-tanrisal-bir-niteliktir.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, felsefenin ne olduğunu anlatırken insanın on bin yıldır varoluş soruları sorduğunu, çünkü bu gezegende benliğinin nitelikli olarak farkında olan tek tür olduğunu söylüyor. Ben diyebilen, ben merkezli bir fenomenal dünya kurup yaşayabilen, altı katmanlı dil kullanan, üçüncü dereceden soyutlama yapan bu varlığın ne kadar olağanüstü olduğunu on yedi yıldır yalnızca birkaç avuç insana fark ettirebildiğini anlatıyor. Tanrı'yı arayanlara ise Tanrı'yı deneyimlemenin en basit yollarından birinin bunu fark edebilmek olduğunu söylüyor; çünkü bir şeyin kendi benliğinin farkında olabilmesi bir tanrısallık niteliğidir.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/benliginin-farkinda-olmak-tanrisal-bir-niteliktir.mp4</video:content_loc>
<video:duration>109</video:duration>
<video:publication_date>2026-09-30</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-09-30</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/sorun-ve-acmaz-nedir/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/sorun-ve-acmaz-nedir.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Sorun ve açmaz nedir?</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/sorun-ve-acmaz-nedir.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, benliğinin farkında olan insanın sorduğu varoluş sorularının varoluş sorunlarına evrildiğini söylüyor ve temel kavramlar dersinin ilk maddesi olarak sorunu tanımlıyor: Sorun, insanın aklında ve zihninde planladıklarıyla dıştaki gerçekliğin çatışmasından doğan durumdur; çözümü bulunamayan duruma ise açmaz denir. Ardından insanlığın bugüne kadar topladığı dört varoluş sorununu sayıyor: ölüm ve sonrasının bilinemezliği, her türden yalnızlık, anlamsızlık ve istediği gibi yaşayamamak.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/sorun-ve-acmaz-nedir.mp4</video:content_loc>
<video:duration>77</video:duration>
<video:publication_date>2026-09-30</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-09-30</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/her-sey-bilmenin-konusu-degildir/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/her-sey-bilmenin-konusu-degildir.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Her şey bilmenin konusu değildir</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/her-sey-bilmenin-konusu-degildir.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu'na göre kuşaklar, her şeyin bilmenin konusu olduğu inancıyla, yani şartlandırılmış zihinlerle ve ona uygun bir eğitim sistemiyle büyütüldü; bu yüzden Tanrı'yı, huzuru ya da mutluluğu arayanlar kendilerini her şeyi bilmek zorunda hissediyor. Oysa bu evrende her şey bilmenin konusu değil: Seni doğuran kadının gerçekten biyolojik annen olup olmadığını ya da “seni seviyorum” diyen birinin gerçekte seni sevip sevmediğini yüzde yüz bilemezsin, ama bu sende bir sorun yaratmıyor. Bunu fark etmek insanı en başta rahatlatıyor.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/her-sey-bilmenin-konusu-degildir.mp4</video:content_loc>
<video:duration>69</video:duration>
<video:publication_date>2026-09-30</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-09-30</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/daha-ilk-dugmeyi-yanlis-ilikliyorsun/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/daha-ilk-dugmeyi-yanlis-ilikliyorsun.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Daha ilk düğmeyi yanlış ilikliyorsun</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/daha-ilk-dugmeyi-yanlis-ilikliyorsun.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, varoluşsal bir aydınlanma yolculuğuna çıkıp yepyeni bir hayat kurmak, ıstıraplı hayattan kurtulup iç dünyasında huzuru aramak isteyenlere seslenerek şunu söylüyor: Kendi yetilerinin tanımını bile bilmeyen ya da yanlış bilen kişi daha ilk düğmeyi yanlış ilikliyordur; bundan sonra kafası karışır, hiçbir şeyi ayıklayamaz ve kaybolur. Bunu bir eleştiri olarak değil, bir tespit olarak söylüyor.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/daha-ilk-dugmeyi-yanlis-ilikliyorsun.mp4</video:content_loc>
<video:duration>51</video:duration>
<video:publication_date>2026-09-30</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-09-30</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/nicelik-ve-nitelik/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/nicelik-ve-nitelik.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Nicelik ve nitelik</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/nicelik-ve-nitelik.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, hayatta çok önemli iki alan olduğunu söylüyor: nicelik ve nitelik. Nicelik ölçülebilen, sayılabilen dış yön; nitelik ise bir şeyi o şey yapan, onu diğerlerinden ayıran, ölçülemeyen içsel yöndür. Örnek olarak kuyruksuz maymunlarla insan arasındaki genetik farkın yüzde bir olduğunun söylenmesinin yüzdelerle yapılmış nicel bir kıyas olduğunu, nitelik farkını bilmeyenlerin bunu tek fark sandığını, insanların boyları arasındaki farkın da bir nicelik farkı olduğunu anlatıyor.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/nicelik-ve-nitelik.mp4</video:content_loc>
<video:duration>122</video:duration>
<video:publication_date>2026-09-30</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-09-30</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/ceylan-gozlu-sevgilim/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/ceylan-gozlu-sevgilim.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Ceylan gözlü sevgilim</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/ceylan-gozlu-sevgilim.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu'na göre sapiensin bu gezegendeki bütün diğerlerinden tek nitelik farkı, benliğinin nitelikli olarak farkında olması ve bunun ona kazandırdığı dokuz on yetidir; üçüncü dereceden soyutlama yapabilmek bunlardan biridir. Hayvanların zihni ve aklı yalnızca birinci ve ikinci derece soyutlama yapabilir: Kurdu görüp kokusunu alan ceylan ikisini birleştirir ve kaçar. Biz ise “ceylan gözlü sevgilim” diyebiliriz; bunu duyan kimse sevgilinin gözlerinin birebir ceylan gözü olduğunu düşünmez, çok güzel gözlü biri anlatıldığını anlar.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/ceylan-gozlu-sevgilim.mp4</video:content_loc>
<video:duration>85</video:duration>
<video:publication_date>2026-09-30</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-09-30</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/toz-nedir/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/toz-nedir.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Töz nedir?</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/toz-nedir.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, en çok kullandığı kavramlardan biri olan tözü tanımlıyor: İslam felsefesinde cevher, Kant'ta kendinde şey denen töz, var olmak ve varlığını sürdürmek için başka hiçbir şeye muhtaç olmayan, varlığını kendinden alan şeydir. Zıddı olan ilinek ya da araz ise var olmak için başka şeylere muhtaçtır. Spinoza'nın da tek tözün Tanrı olabileceğini, Tanrı'dan başka her şeyin var olmak ve varlığını sürdürmek için başka bir şeye ihtiyaç duyduğunu söylediğini aktarıyor.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/toz-nedir.mp4</video:content_loc>
<video:duration>95</video:duration>
<video:publication_date>2026-09-30</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-09-30</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/en-dibe-gittigimizde-hepimiz-ayniyiz/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/en-dibe-gittigimizde-hepimiz-ayniyiz.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>En dibe gittiğimizde hepimiz aynıyız</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/en-dibe-gittigimizde-hepimiz-ayniyiz.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, atomu ve elektronları parçaladığımızda kuantum dünyasının keşfedildiğini, oradan da iki yüze yakın kuantum parçacığın birbirine dönüşerek atomları oluşturduğunu anlatıyor. En dipte kütle sahibi bütün cisimlerin kuarklardan ve leptonlardan oluştuğunu, bunların Higgs alanıyla etkileşerek yavaşladığını ve böylece kütle kazandığını söylüyor. Bir yıldızı, bedenimizi, bir ağacı ya da çiçeği atom altı parçalara kadar kırabildiğimizde hepimizin aynı olduğunu; varlığın birliğinin maddesel olarak da böyle olduğunu vurguluyor.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/en-dibe-gittigimizde-hepimiz-ayniyiz.mp4</video:content_loc>
<video:duration>85</video:duration>
<video:publication_date>2026-09-30</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-09-30</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/aklimiz-klasik-mantiga-uyumlanmistir/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/aklimiz-klasik-mantiga-uyumlanmistir.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Aklımız klasik mantığa uyumlanmıştır</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/aklimiz-klasik-mantiga-uyumlanmistir.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, insanın yaklaşık beş milyon yıllık evrimsel uyumunda aklın klasik mantığa uyumlandığını, bu yüzden farkında olmasak bile neredeyse bütün olayları klasik mantıkla otomatik olarak yorumlayıp bilgi ve yargı ürettiğimizi anlatıyor. Örnek olarak, sabah pencereden kapkara bulutlar ve şimşekler görüp evden çıkacak birinin durup bulutlardaki su buharını ve yoğuşmayı düşünmediğini; nedensellik ve klasik mantık aklın neredeyse ilkesi olduğu için yağmur yağacağını ve şemsiye ya da kapşonlu bir şey almak gerektiğini bir anda bildiğini söylüyor.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/aklimiz-klasik-mantiga-uyumlanmistir.mp4</video:content_loc>
<video:duration>92</video:duration>
<video:publication_date>2026-09-30</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-09-30</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/diyalektik-sicramalarla-ilerler/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/diyalektik-sicramalarla-ilerler.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Diyalektik sıçramalarla ilerler</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/diyalektik-sicramalarla-ilerler.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, kabul edilmiş evrim kuramına göre çekirdeksiz hücrenin çekirdekli hücreye dönüşmesinin yaklaşık bir milyar sekiz yüz milyon yıl sürdüğünü, bu süre boyunca dış görünüşte hiçbir değişiklik gözlenmezken dönüşümün birdenbire, ani bir sıçrayışla olduğunu anlatıyor. Evrimcilerle yaratılışçıların ara formlar üzerine kavgasında iki tarafın da klasik mantıkla baktığını, oysa tür patlamalarının ve çöküşlerin diyalektik mantığın konusu olduğunu söylüyor: Diyalektik çöküşler ve sıçramalarla ilerler; nicel yığılmalar nitel çöküşlere ve sıçramalara yol açar.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/diyalektik-sicramalarla-ilerler.mp4</video:content_loc>
<video:duration>126</video:duration>
<video:publication_date>2026-09-30</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-09-30</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/klasik-mantiga-esir-kalmayin/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/klasik-mantiga-esir-kalmayin.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Klasik mantığa esir kalmayın</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/klasik-mantiga-esir-kalmayin.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, klasik mantığın yanında diyalektik mantığı da öğrenmeyi büyük bir kalple tavsiye ediyor. Atom üstü dünyada bile her şeyin klasik mantığa uymadığının görüldüğünü, insanla ilgili konularda, kendiyle ilgili tekâmülde ve yeni bir hayat kurarken yalnızca klasik mantığa esir kalınmaması gerektiğini söylüyor. Çünkü bu evren mana yönünde oldukça diyalektik, insan da çoğu zaman klasik mantığa uymuyor; tekâmül yolunda hata yapanlar, aradıkları şeylerin büyük çoğunluğu diyalektik çalışan bir evrenin ürünü olduğu hâlde yalnızca klasik mantıkla çözüm aramaktadır.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/klasik-mantiga-esir-kalmayin.mp4</video:content_loc>
<video:duration>81</video:duration>
<video:publication_date>2026-09-30</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-09-30</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/akil-sana-niye-verildi/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/akil-sana-niye-verildi.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Akıl sana niye verildi?</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/akil-sana-niye-verildi.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, tekâmül yolculuğuna çıkıp benliğini aşacağını ve yeni bir hayat kuracağını söyleyen herkesin temel kavramları bilmek zorunda olduğunu söylüyor. Felsefe tarihini ezberlemeyi ya da derin analizler yapmayı istemediğini; her gün kullandığımız on beş yirmi temel kavramın tanımını doğru bilmenin yeteceğini anlatıyor. Bunu yapmayanın kafasının karışacağını, üç gün önce kendisiyle ilgili söylediği bir şeyle üç gün sonra çelişkiye düşeceğini, çünkü kavramları bilmediğini söylüyor ve soruyor: Bunu da yapmayacaksan akıl sana niye verildi?</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/akil-sana-niye-verildi.mp4</video:content_loc>
<video:duration>67</video:duration>
<video:publication_date>2026-09-30</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-09-30</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/meshur-kibir/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/meshur-kibir.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Meşhur kibir</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/meshur-kibir.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, bir şeyi bilmemenin sorun olmadığını, çünkü bilmediğini bilenin öğrenmeye çalıştığını söylüyor; asıl belâ bilmediğini bilmemek, hele bilmediğini bilmediğini bilmemektir. O kuyudan çıkmak için çok uzun iplere ihtiyaç vardır ve bunun adı kibirdir: Kişiyi kuyunun dibinden çıkarmayan meşhur kibir. Böyle biri hakikati aramıyor, hakikate sahip olmak istiyor; hakikati bulanın kendisi olmasını istiyor, hakikate köle olmak istemiyor.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/meshur-kibir.mp4</video:content_loc>
<video:duration>59</video:duration>
<video:publication_date>2026-09-30</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-09-30</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/laptopla-tost-yapilmaz/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/laptopla-tost-yapilmaz.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Laptopla tost yapılmaz</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/laptopla-tost-yapilmaz.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, asıl meselenin araçları karıştırmak olduğunu söylüyor: Sana harika bir laptop hediye ediyorum, sen onunla tost yapmaya çalışıyorsun. Laptopta tablolar, grafikler hazırlanır; tost, tost makinesiyle yapılır. İnancın, imanın, sezgilerin ve kalbî sezgilerin alanlarına akılla girmeye kalkarsan Kant'ın sana çok sert tostlar yapacağını, teknik bir hesapta sezgisel alanlara girersen de binayı çökertip trafoyu patlatacağını anlatıyor. Mesele, bize lütfedilmiş araçlardan hangisini nerede ve hangi sırayla kullanacağımızı önce keşfetmektir.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/laptopla-tost-yapilmaz.mp4</video:content_loc>
<video:duration>75</video:duration>
<video:publication_date>2026-09-30</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-09-30</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/kullanimi-bize-birakilmistir/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/kullanimi-bize-birakilmistir.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Kullanımı bize bırakılmıştır</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/kullanimi-bize-birakilmistir.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, dinleyenlere çocukluktan beri yapılmış şartlandırmalardan, zincirlerden kurtulmalarını söylüyor. Bunları ağır bulanlara, sakin ve meditatif bir hâlde, kendilerini vererek dinlemelerini, birkaç destekleyici okuma, dinleme ve kendi düşünmeleriyle her şeyin yerine oturacağını anlatıyor. Sonunda Tanrı'nın lütfunun hepimizin üzerinde olduğunu, kullanımının bize bırakıldığını söyleyip esenlik, şefkat ve aşk diliyor.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/kullanimi-bize-birakilmistir.mp4</video:content_loc>
<video:duration>41</video:duration>
<video:publication_date>2026-09-30</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-09-30</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/ne-mutlak-ozgur-ne-kukla/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/ne-mutlak-ozgur-ne-kukla.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Ne mutlak özgür ne kukla</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/ne-mutlak-ozgur-ne-kukla.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu'nun inancına göre insanın mutlak bir özgür iradesi olması imkânsızdır; çünkü “Lâ mevcûde illâ Hû” ve “Lâ fâile illâ Hû” diyen vahdetçi, bütüncü bir inançta tek töz ve tek irade vardır. Ama insan mutlak bir kukla da değildir: Tavşanlar, sincaplar ve yıldızlar gibi değiliz; ikisinin tam ortasındayız. Bunu bir teşbihle anlatıyor: Bütün programı yazan, bazı satırlara “Murat'ın dediği gibi olsun, Mine'nin seçtiği gibi olsun” diye yazmıştır. Bu yüzden çok kritik anlarda, çok dar bir alanda ve kendimizle ilgili konularda irademizi kullanabiliriz. Kendisi de o anki farkındalığıyla bu yönü seçmiş, eski karakter benliği öldürüp kendine yepyeni bir karakter benlik imal etmiştir.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/ne-mutlak-ozgur-ne-kukla.mp4</video:content_loc>
<video:player_loc>https://www.youtube.com/embed/kE6yUC_0lUw</video:player_loc>
<video:duration>86</video:duration>
<video:publication_date>2026-09-28</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-09-28</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/insan-bulamaz-biz-bulabiliriz/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/insan-bulamaz-biz-bulabiliriz.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>İnsan bulamaz, biz bulabiliriz</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/insan-bulamaz-biz-bulabiliriz.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, sonda söyleyeceği cümleyi en başta söylüyor: İnsan mutluluğu bulamaz; ama biz bulabiliriz. Burada bir ayrım yapıyor. İnsan dediğimiz sapiens, bu dünyadaki tekâmül deneyimimiz için bize yapıştırılmış muhteşem bir araçtır; karakter benlik, şartlandırılmış zihin ve organizmal benlik de bu araca aittir. Onun arkasında ise hepimizin gerçek varoluşunu temsil eden varoluşsal benlik vardır. Bu ayrımın dayanağı da şudur: Kendimizin dışına çıkıp kendimizi gözlemleyebiliyoruz. Bir şeyin kendi benliğinin farkında olabilmesi için o şey olmaması gerekir; o şey olan bir şey kendini gözlemleyemez.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/insan-bulamaz-biz-bulabiliriz.mp4</video:content_loc>
<video:player_loc>https://www.youtube.com/embed/XMNArgFkTbI</video:player_loc>
<video:duration>87</video:duration>
<video:publication_date>2026-09-28</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-09-28</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/zevk-mi-mutluluk-mu/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/zevk-mi-mutluluk-mu.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Zevk mi, mutluluk mu?</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/zevk-mi-mutluluk-mu.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Mutluluk dendiğinde tek bir durum varmış gibi konuşuruz; oysa en az iki durum vardır ve bütün dillerde bunlar için iki ayrı kavram bulunur: zevk, yani haz, ve mutluluk. Avcıoğlu zevki, zihnin dıştaki nesnelerin nitelikleriyle kurduğu iletişimin sonucunda oluşan bir duygu durumu, bir zihin durumu olarak tanımlıyor. Örnek veriyor: Evde yalnızız, canımız sıkılıyor; kapı çalıyor ve çok sevdiğimiz biri geliyor. “Çok mutlu oldum” diyoruz. Oysa mutlu olmadık: Zihnimiz dıştan gelen bir nesneyi tanıdı, onunla ilgili hatıraları ve yargıları hafızadan çekti, biz de çok haz duyduk. Zevk ile mutluluğu aynı şey sayarsak, yaşanan, deneyimlenen başka bir gerçekliğe ne diyeceğiz?</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/zevk-mi-mutluluk-mu.mp4</video:content_loc>
<video:player_loc>https://www.youtube.com/embed/Q1yIgKiGec0</video:player_loc>
<video:duration>161</video:duration>
<video:publication_date>2026-09-28</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-09-28</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/mutluluk-bir-haldir/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/mutluluk-bir-haldir.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Mutluluk bir hâldir</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/mutluluk-bir-haldir.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Hikâyelerini bildiğimiz ya da yakından tanıdığımız bazı insanlar ömür boyu hapse girmiş, idama götürülmüş ya da ölümcül bir hastalığa yakalandığını ve birkaç ayı kaldığını öğrenmiştir. Böyle bir anda zevk duygu durumu yaşanamaz; ama bütün bunlara rağmen mutlu yaşadığını söyleyen insanlar tanıyoruz. Demek ki onların mutluluk dediği şey, zihnin dıştaki nesnelerle kurduğu ilişkinin sonucu değildir. Avcıoğlu'na göre mutluluk, zihinle, dolayısıyla dıştaki nesne, ortam, olay ve olgularla hiçbir ilgisi olmayan, bu varlığın tamamen içsel, varoluşsal ve doğal bir hâlidir. Bu hâl, zaman zaman kendi içimizde de bir işaret fişeği gibi açığa çıkar.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/mutluluk-bir-haldir.mp4</video:content_loc>
<video:player_loc>https://www.youtube.com/embed/s25O7Pw9hlI</video:player_loc>
<video:duration>117</video:duration>
<video:publication_date>2026-09-28</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-09-28</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/tatilde-calan-telefon/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/tatilde-calan-telefon.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Tatilde çalan telefon</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/tatilde-calan-telefon.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Duygu durumları zihne ve dıştaki nesnelere bağlıdır; bu yüzden gelip geçicidir. Avcıoğlu bunu hepimizin yaşadığı bir sahneyle anlatıyor: Tatildeyiz, deniz kenarında güneşleniyor, buz gibi içeceğimizi içiyoruz ve “Çok mutluyum” diyoruz. Telefon çalıyor, iş yerinden bir sorunu haber veriyorlar. Yirmi saniye önce çok mutlu olduğumuzu söylerken şimdi öfkeleniyor, ayağa kalkıyor, o kadar yolu geri dönmeye hazırlanıyoruz. Telefon yeniden çalıyor: “Abi, pardon, yanlışlık olmuş.” Duygumuz bir anda yine değişiyor. Zihin durumları böyledir; bizden bağımsız olarak değişip dururlar ve insan onlara uyarak yaşar.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/tatilde-calan-telefon.mp4</video:content_loc>
<video:player_loc>https://www.youtube.com/embed/klMAyPBMxUM</video:player_loc>
<video:duration>69</video:duration>
<video:publication_date>2026-09-28</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-09-28</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/hem-uzgun-hem-mutlu/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/hem-uzgun-hem-mutlu.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Hem üzgün hem mutlu</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/hem-uzgun-hem-mutlu.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu duygu durumunu hâlden ayırıyor ve hâl ile makam meselesini en güzel İslam mutasavvıflarının anlattığını söylüyor. Hâl, insanın zihinle ve dıştaki nesnelerle çabucak değişmeyen ana mihver durumudur. İçinde mutluluğu açığa çıkarmış biri, çocuğunun sınavda açıkta kaldığı haberini alınca insan yönüyle üzülür; ama on beş, yirmi saniye sonra büyük bir farkındalıkla mihver hâline döner ve sorunu nasıl çözeceğiyle duygusuzca uğraşmaya başlar. Bu ikisi aynı anda yaşanabilir. Ömür boyu hapse düşmüş böyle bir insan, işkence gördüğünde insan yönüyle bağırır, acı çeker, korkar; ama farkındalığını toplayınca içinde hâlâ mutludur. Çünkü mutluluk bir hâldir.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/hem-uzgun-hem-mutlu.mp4</video:content_loc>
<video:player_loc>https://www.youtube.com/embed/IM5FY2gzZy4</video:player_loc>
<video:duration>135</video:duration>
<video:publication_date>2026-09-28</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-09-28</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/tek-gercek-yuva/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/tek-gercek-yuva.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Tek gerçek yuva</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/tek-gercek-yuva.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Yerleşik düzenle birlikte insan sürüden topluma evrildi ve temel ihtiyaçlar birer fenomene dönüştü. Beslenme içgüdüsü sofraya dönüştü: Artık yalnızca karnımızı doyurmuyor; çatallar, kaşıklar, mum ışığı ve sevdiklerimizle birlikte yemek yiyoruz. Ağaç kovuklarındaki ve mağaralardaki güvenli uyku yeri de yuvaya dönüştü: dört duvardan ve bir çatıdan fazlası, ailenin sıcaklığı, kendimizi huzurlu bulduğumuz bir yer. Avcıoğlu, elli yıllık araştırmasının sonunda bu evrendeki tek gerçek yuvanın ne olduğunu söylüyor ve onu bulabilmeyi bir mucize sayıyor.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/tek-gercek-yuva.mp4</video:content_loc>
<video:player_loc>https://www.youtube.com/embed/57ZC-MSyg80</video:player_loc>
<video:duration>117</video:duration>
<video:publication_date>2026-09-28</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-09-28</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/ilk-yabancilasma/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/ilk-yabancilasma.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>İlk yabancılaşma</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/ilk-yabancilasma.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Karl Marx, yerleşik düzenle gelen özel mülkiyet ve onun zincirleme sonuçlarıyla insanın kendisine yabancılaştığını söylemişti. Avcıoğlu ona sonuna kadar hak veriyor; ama bunun insanın ikinci yabancılaşması olduğunu söylüyor. Marx'ın materyalist olduğu için geçiştirdiği ilk yabancılaşma, nitelikli benlik farkındalığımızdır: sapiensin “ben” diyebildiği an. Beş milyon yıl önce yollarımızın ayrıldığı kuyruksuz maymun amcaoğullarımız doğada yer, içer, ürer ve ıstırap çekmez. Biz ise bir anda “ben” ve “ötekiler” diyen; hayatı, evreni, her şeyi anlamlandırabilen bir varlığa dönüştük. Ona göre bundan daha büyük bir yabancılaşma olamaz.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/ilk-yabancilasma.mp4</video:content_loc>
<video:player_loc>https://www.youtube.com/embed/SeVK5ykARxU</video:player_loc>
<video:duration>87</video:duration>
<video:publication_date>2026-09-28</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-09-28</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/neden-yalniz-kalamiyoruz/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/neden-yalniz-kalamiyoruz.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Neden yalnız kalamıyoruz?</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/neden-yalniz-kalamiyoruz.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu'na göre insan mutlu olamaz; çünkü insan dediğimiz şey zihin, şartlandırılmış davranış kodları ve karakter benliktir. Karakter benlik, en dipte mutlak güvende ve mutlak değerli hissetmek isteyen bir güdüyle sürülür: Üreme, yeme, içme, barınma ve varlıkta kalma içgüdülerinin yanında sürekli beğenilme, sevilme ve takdir edilme açlığıyla yaşar. Bu karakter benliği ötekiler ürettiği için ötekiler olmadan o çıldırır; insanların yalnız kalamamasının sebebi budur. Avcıoğlu burada bir hafta kamp yapmaktan ya da tatil köyündeki yalnızlıktan söz etmiyor; varoluşsal yalnızlığı ve sosyal yalnızlığı aynı anda yaşamaktan söz ediyor.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/neden-yalniz-kalamiyoruz.mp4</video:content_loc>
<video:player_loc>https://www.youtube.com/embed/QjMQzB9uq20</video:player_loc>
<video:duration>72</video:duration>
<video:publication_date>2026-09-28</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-09-28</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/kapanmayan-yarik/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/kapanmayan-yarik.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Kapanmayan yarık</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/kapanmayan-yarik.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Yabancı dil bilmek, üniversite bitirmek, belli bir statüye ulaşmak: Çocukluğumuzdan beri bize şartlandırılan bu ölçüler hepimizde komplekslere dönüşür. Avcıoğlu bu komplekslerin altında kapanmayan bir yarık olduğunu söylüyor: Fiziksel ve estetik özelliklerimizle, sosyal statümüzle, her şeyimizle şu anda olduğumuz ben ile toplumun bize dayattığı ideal ben arasındaki fark. “Boyum yirmi santimetre daha uzun olsaydı.” “Şu üniversiteyi bitirseydim.” “Kaşım, burnum şöyle olsaydı.” “Eşim, çocuklarım şöyle olsaydı.” Olduğumuz bir karakter benlik var, bir de olmak arzuladığımız; ikisinin arasında kocaman bir yarık açılır.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/kapanmayan-yarik.mp4</video:content_loc>
<video:player_loc>https://www.youtube.com/embed/mCIq4jJugQ0</video:player_loc>
<video:duration>49</video:duration>
<video:publication_date>2026-09-28</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-09-28</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/asil-mucize/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/asil-mucize.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Asıl mucize</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/asil-mucize.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu'na göre içimizdeki varoluş hâli açığa çıktığında bu, kelebekler arasında dans eden bir Polyanna hâli değildir. O gün de bu hâlin bir mucizesine şahit olduğunu anlatıyor: Kendisine sunulan maddi fırsatları, herkesin arzulayabileceği avantajları ya da ilişkileri “Bunlar beni yolumdan döndürür, kendimle barışamam” diyerek bir dakikada elinin tersiyle itebilen insanlar vardır. Onu bu gezegende yalnızca böyle şeyler heyecanlandırır. Biri kendi anlamına ihanet etmemek için büyük konforları geri çevirdi dendiğinde gider, onun ayaklarına dokunur, çayını suyunu getirir. Ona göre bu, en büyük zevklerden nitelikçe farklı bir hâldir; Tanrı o insanın kalbine bir saniyeliğine dokunur.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/asil-mucize.mp4</video:content_loc>
<video:player_loc>https://www.youtube.com/embed/Ju9KM29rQkQ</video:player_loc>
<video:duration>149</video:duration>
<video:publication_date>2026-09-28</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-09-28</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/atesten-nura/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/atesten-nura.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Ateşten nura</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/atesten-nura.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu sözlerini bir teşbihle bağlıyor: İnsan ateşi bularak hayvanlıktan kurtulmuştu; bizler de nuru bularak insanlıktan kurtulabiliriz. Diyalektikte bir son yoktur; sonsuz bir akış ve uğraklar vardır. İnsanlık da güzel bir bilinç seviyesi, uğranması gereken bir uğraktı ve varoluşsal benliklerimize büyük bir tekâmül kazandırdı; ama bir son değildir. Trilyon dolarlık bütçeleri yöneten politikacıların hâlâ birbirine füze ve bomba yağdırdığı, küçücük çocukların öldürüldüğü bir zamanda insanlık kapsanarak aşılması gereken bir şeydir. Bu olduğunda karakter benlik ve şartlandırılmış zihinle özdeşleşme bırakılacak, o ağır kayalar kalkacak ve gelecek kuşaklarda varoluşsal mutluluk hâli açığa çıkacaktır.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/atesten-nura.mp4</video:content_loc>
<video:player_loc>https://www.youtube.com/embed/5m7IElhR6oY</video:player_loc>
<video:duration>92</video:duration>
<video:publication_date>2026-09-28</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-09-28</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/iki-milyon-dolar/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/iki-milyon-dolar.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>İki milyon dolar</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/iki-milyon-dolar.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Bu konu böyle anlatıldığında haklı bir itiraz gelir: “Bırak boş konuşmayı, ver bana iki milyon doları, bak nasıl mutlu olunuyor.” Avcıoğlu buna ünlü komedi oyuncusu Jim Carrey'nin hikâyesiyle cevap veriyor. Anlattığına göre Carrey, mesleğinin zirvesindeyken iki üç yıl ortadan kaybolmuş; döndüğünde herkesin paraya, şana, şöhrete ve arzuladığı her şeye kavuşmasını ve asıl aranan cevabın bunlar olmadığını anlamasını dilemiş. Paranın alabileceği her şeye sahip olan bu adam, Jim Carrey denen sahte karakter benliği öldürüp gömdüğünü ve hayatında ilk kez güvende ve mutlu hissettiğini söylemiş. Avcıoğlu da itiraz edene iki değil yirmi milyon dolar veriyor ve çok zevkli bir hayat yaşayacağını söylüyor. Dikkat edin: mutlu değil, zevkli.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/iki-milyon-dolar.mp4</video:content_loc>
<video:player_loc>https://www.youtube.com/embed/9bnIWtrI-Bw</video:player_loc>
<video:duration>143</video:duration>
<video:publication_date>2026-09-28</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-09-28</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/huzursuzluk-bir-alarmdir/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/huzursuzluk-bir-alarmdir.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Huzursuzluk bir alarmdır</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/huzursuzluk-bir-alarmdir.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>İnsanlar huzuru da yanlış bilir; “Huzuru arıyorum” derler. Avcıoğlu'na göre huzur tek başına bir hâl değildir; asıl aranan, anlattığı anlamdaki mutluluktur. Huzur ve huzursuzluk, dıştaki gerçekliğe, hayatın ve insanın ölçülerine uygun davranıp davranmadığımızı, ona uygun düşünüp düşünmediğimizi gösteren birer alarm sistemidir. Huzursuz hissettiğimizde bu bir duygu değildir: Bazı konularda ölçüye ve gerçekliğe aykırı hareket ettiğimiz için içeride bir alarm çalıyordur. “Çok huzurluyum” dediğimizde de kendi öznel ölçülerimize, gerçekliklere ve hakikate uygun hareket ediyoruz demektir.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/huzursuzluk-bir-alarmdir.mp4</video:content_loc>
<video:player_loc>https://www.youtube.com/embed/IYNCYtZiGLM</video:player_loc>
<video:duration>54</video:duration>
<video:publication_date>2026-09-28</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-09-28</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/en-eski-yanilsama/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/en-eski-yanilsama.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>En eski yanılsama</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/en-eski-yanilsama.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Depresyonun, nevrozun, hayattan keyif alamamanın ve huzuru bulamamanın yüzeyde onlarca makul sebebi vardır. Avcıoğlu'na göre ise hepsinin en dibinde, insanın “Ben kimim?” sorusuna verdiği yanlış cevap yatar. İnsan, elli ila yetmiş bin yıl önce kendi benliğinin farkına vardığında ilk yanılsamasını da yaşamıştır; yeryüzündeki en eski ve en büyük yanılsama budur. Bir soruya yanlış cevap verdiyseniz, onun üzerinde on bin yıl da uğraşsanız sorunu çözemezsiniz; çünkü tarlada kaybettiğinizi evin mutfağında arıyorsunuzdur.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/en-eski-yanilsama.mp4</video:content_loc>
<video:player_loc>https://www.youtube.com/embed/PCiapoQ_Dac</video:player_loc>
<video:duration>151</video:duration>
<video:publication_date>2026-09-26</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-09-26</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/aynadaki-yabanci/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/aynadaki-yabanci.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Aynadaki yabancı</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/aynadaki-yabanci.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Kendimizi hiç tanımayan birine anlatırken adımızdan başlarız; cinsiyetimizi, milletimizi, dinimizi, ideolojimizi, değer yargılarımızı sayar ve sonunda “İşte ben buyum” deriz. Avcıoğlu'nun da içinde bulunduğu küçük grup, binlerce yıldır bu cevabın kökten yanlış olduğunu söyler: Varoluşsal olarak biz, o saydıklarımız değiliz. Videonun adı da buradan gelir: Sabah aynaya baktığımızda gözlerinden bize bakan kişi, varoluşsal olarak biz değiliz. Avcıoğlu'na göre öfkemizin, depresyonlarımızın, mutluluklardan bile doya doya keyif alamayışımızın kökünde de bu yanlış cevap vardır.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/aynadaki-yabanci.mp4</video:content_loc>
<video:player_loc>https://www.youtube.com/embed/zfmYjUmH2Wk</video:player_loc>
<video:duration>103</video:duration>
<video:publication_date>2026-09-26</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-09-26</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/kimligimizi-biz-secmedik/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/kimligimizi-biz-secmedik.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Kimliğimizi biz seçmedik</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/kimligimizi-biz-secmedik.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Karakter benliği önce anne babamız, sonra yakın çevremiz, okul ve devlet, toplum ve en sonunda insanlığın on bin yıllık kabulleri şekillendirir. Avcıoğlu'na göre on üç ila on beş yaşına geldiğimizde, hiçbirini kendimiz seçmediğimiz ve doğruluğunu kendimiz araştırmadığımız bir kimliğe bürünmüş oluruz. Adımızı bile anne babamız koyar; milletimiz, inancımız, doğrularımız ve yanlışlarımız da bize hazır verilir. Dört beş yaşındaki bir çocuk, annesi babası ne derse onu doğru kabul eder; buna karşı savunmasızdır.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/kimligimizi-biz-secmedik.mp4</video:content_loc>
<video:player_loc>https://www.youtube.com/embed/r0QmK3gnRrc</video:player_loc>
<video:duration>83</video:duration>
<video:publication_date>2026-09-26</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-09-26</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/bilmek-degil-tanimak/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/bilmek-degil-tanimak.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Bilmek değil, tanımak</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/bilmek-degil-tanimak.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>“Men arefe nefsehu fekad arefe rabbehu”: Kim kendini tanırsa, şüphesiz Rabbini de tanımıştır. Orta Doğu'daki deneyimci mistiklerin bu sözü o kadar etkiliydi ki sonradan hadis kitaplarına bile girdi. Avcıoğlu dikkat çekiyor: Söz, “bilmek” anlamındaki “alleme” ile değil, “tanımak” anlamındaki “arefe” ile kurulmuştur. Evrende kesin bilginin konusu olan şeyler vardır; ama “İnsan nedir?” sorusunun sabit bir cevabı yoktur, insan şartlar değişince kendini bile tanıyamayabilir. Bu yüzden “Ben kimim?” bilmenin değil, tanımanın konusudur.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/bilmek-degil-tanimak.mp4</video:content_loc>
<video:player_loc>https://www.youtube.com/embed/LAWqvTaKmac</video:player_loc>
<video:duration>97</video:duration>
<video:publication_date>2026-09-26</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-09-26</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/ben-kimim/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/ben-kimim.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Ben kimim?</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/ben-kimim.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu'na göre karakter benliğin insan yapımı olduğunun en somut delili tam hafıza kaybıdır. Tam hafıza kaybı yaşayan biri iyileşip kalktığında adını bile söyleyemez; ama bir şey kalmıştır, “Ben kimim?” diye sorar. Şartlanmalar silinmiştir, yine de “ben” diyebilen bir şey hâlâ oradadır. Avcıoğlu varoluşsal benlik dediği şeyin bu olduğunu söylüyor: İnsan yaşlanır, hastalanır, ölür; ama varoluş yaşlanmaz, hastalanmaz, ölmez. Varoluş dediği, insanların Tanrı adını verdiği bütündür.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/ben-kimim.mp4</video:content_loc>
<video:player_loc>https://www.youtube.com/embed/LR8uyLqHhmo</video:player_loc>
<video:duration>148</video:duration>
<video:publication_date>2026-09-26</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-09-26</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/kimi-iyilestireceksin/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/kimi-iyilestireceksin.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Kimi iyileştireceksin?</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/kimi-iyilestireceksin.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, nefes terapisiyle on beş günde, kuantum terapiyle üç ayda şifa vaat edenlerin kimsenin kötülüğünü istemediğini söylüyor; “Ücretlerini de alsınlar, helal hoş olsun” diyor. Ama onlar da aynı yanılsamanın içindedir; zihni ve karakter benliği bu kadar basit bir şey sanırlar. Oysa bu, elli ila yetmiş bin yıllık en büyük yanılsamadır. Peki kimi iyileştirecekler? Terapist karşısında Murat Bey'i görür; oysa Avcıoğlu varoluşsal olarak Murat Bey değildir. O kimliği annesi, babası ve toplum yapmıştır.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/kimi-iyilestireceksin.mp4</video:content_loc>
<video:player_loc>https://www.youtube.com/embed/UWvdE4nlf6Q</video:player_loc>
<video:duration>51</video:duration>
<video:publication_date>2026-09-26</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-09-26</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/kalple-yasanan-duygular/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/kalple-yasanan-duygular.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Kalple yaşanan duygular</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/kalple-yasanan-duygular.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu hakikat boyutundan konuşuyor: Aramızda ayrı gayrı yoktur. Hepimiz için üzüldüğünü, buranın büyük bir cehennem olduğunu ama bunun bile bir lütuf olduğunu bildiğini söylüyor. İstediği şu: Bu cehennemde daha fazla yanılsamalı ıstırap çekmeyelim. Saçma ve anlamsız acılardan kurtulduğumuzda, gerçek acıları olgunlukla, zihnimizle değil kalbimizle yaşayabiliriz. Çünkü zihinle yaşanan duygular, en güzelleri bile olsa saplantıya dönüşür; harika başlayan aşkların saçma kavgalara dönmesi bundandır. Kalple yaşanan üzüntüde ise yalnızca üzülürüz; depresif ya da nevrotik olmayız.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/kalple-yasanan-duygular.mp4</video:content_loc>
<video:player_loc>https://www.youtube.com/embed/iYt0V_OqwaU</video:player_loc>
<video:duration>78</video:duration>
<video:publication_date>2026-09-26</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-09-26</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/yildiz-tozu/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/yildiz-tozu.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Yıldız tozu</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/yildiz-tozu.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu'na göre bu evrende yapayalnızız: Tanrı'ya dua edersin, Tanrı sana cevap vermez; çünkü biz burada onun halifesiyiz. Halife yönetici demek değildir, “Yerime koydum” demektir. Neden böyle olduğunu, öncesini ve sonrasını bilmiyoruz; bu, inancın ve imanın konusudur. Ama gördüğümüz bir nitelik farkı var: Hepimiz yıldız tozuyuz; ama biz, yıldız tozu olduğunun farkında olabilen ve bunu seslendirebilen yıldız tozlarıyız. Bu farkı görmezden gelip “Hepimiz sincabız, tavşanız” demek, ona göre akla ve insanlığa hakarettir.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/yildiz-tozu.mp4</video:content_loc>
<video:player_loc>https://www.youtube.com/embed/Koj-D1P7Ci0</video:player_loc>
<video:duration>107</video:duration>
<video:publication_date>2026-09-26</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-09-26</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/godot-gelmeyecek/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/godot-gelmeyecek.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Godot gelmeyecek</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/godot-gelmeyecek.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu'na göre kavga etmemize gerek yok; insanlık olarak hepimiz varoluş soru ve sorunlarının pençesinde inliyoruz ve bu evrende yapayalnızız. Mehdileri, mesihleri, Godot'ları bekliyoruz; ama on bin yıldır gelmediler ve gelmeyecekler. Bilinçte herkes kendi mesihi, kendi mehdisi olmak zorundadır. Halife olacaksak, Tanrı'nın bize bahşettiği bütün yetkinlikleri sonuna kadar kullanacağız; yanlış şeyler söyleyecek, kavgalar edeceğiz, çünkü burası diyalektik bir evrendir. Umudu şu: Aklımıza ihanet etmeden sakince yolumuzda yürürsek, çocuklarımız ve torunlarımız, küçük kız çocuklarının yataklarına bomba düşecek diye korkmadan uyuduğu bir dünya kurabilir. Sözlerini şöyle bağlıyor: “Biz dayanamayız, ağlarız. Bizim kalbimiz yufkadır.”</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/godot-gelmeyecek.mp4</video:content_loc>
<video:player_loc>https://www.youtube.com/embed/MUYq0rZYy2c</video:player_loc>
<video:duration>154</video:duration>
<video:publication_date>2026-09-26</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-09-26</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/bosluk-diye-bir-sey-yok/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/bosluk-diye-bir-sey-yok.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Boşluk diye bir şey yok</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/bosluk-diye-bir-sey-yok.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Yayının sonunda Avcıoğlu, hayatı olgunlukla karşılamamız gerektiğini söylüyor: Zor bir dünyada yaşıyoruz; olabildiğince sakin kalmaya, büyük acılarda birbirimizle paydaş olmaya, yakınlarımızla ve dostlarımızla hep iyilikten, esenlikten ve şefkatten yana olmaya çalışalım. Ona göre bu içsel yolculuk, içimizdeki boşluğu başka insanlarla ya da eşyalarla dolduramayacağımızı fark etme yolculuğudur. Bir süre devam edince, aslında boşluk diye bir şey olmadığını da fark ederiz. Aynı yolculukta, bunu insan kardeşliği içinde paylaştığımızda biraz rahatlayıp nefes alabildiğimizi de görürüz.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/bosluk-diye-bir-sey-yok.mp4</video:content_loc>
<video:player_loc>https://www.youtube.com/embed/UlOHl5WD6Ss</video:player_loc>
<video:duration>60</video:duration>
<video:publication_date>2026-09-26</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-09-26</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/saygi-bir-titresimdir/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/saygi-bir-titresimdir.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Saygı bir titreşimdir</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/saygi-bir-titresimdir.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>“Hocam”, “üstat” gibi hitaplar masum görünür; ama insan zihninde bilinç dışı bir hiyerarşi kurar ve karşımızdakini her konuda bizden üstün sanmamıza yol açar. Sonra onun gerçeklikle uyuşmayan bir sözü karşısında kendi daha doğru görüşümüzden bile şüpheye düşeriz. Bu yolun yolcuları bu yüzden birbirlerine adlarıyla hitap eder. Avcıoğlu'na göre saygı kelimelerle olmaz; saygı bir titreşimdir, nezakettir, letafettir.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/saygi-bir-titresimdir.mp4</video:content_loc>
<video:player_loc>https://www.youtube.com/embed/rsABDNzMioM</video:player_loc>
<video:duration>93</video:duration>
<video:publication_date>2026-09-25</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-09-25</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/asiklar-yurdu/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/asiklar-yurdu.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Âşıklar yurdu</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/asiklar-yurdu.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu'na sorarlardı: Türklerden neden dünya çapında bir peygamber, bilim insanı, filozof ya da büyük bir mistik çıkmıyor? Cevabı, her şeyin her yerden çıkmadığıdır. Anadolu'dan bin yıldır gerçek âşıklar, vahdet âşıkları, aşk yoluyla giden deneyimci mistikler çıkmış: Yunus Emre, Hacı Bektaş Veli, Celaleddin Rumi, ardından Hacı Bayram Veli, Aziz Mahmud Hüdayi, Niyazi Mısri, Üftade. Bugün vahdet ilgisinin dünyada en çok Anadolu'da yükselmesini buna bağlıyor.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/asiklar-yurdu.mp4</video:content_loc>
<video:player_loc>https://www.youtube.com/embed/hZUu8veT5n0</video:player_loc>
<video:duration>82</video:duration>
<video:publication_date>2026-09-25</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-09-25</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/bir-anda-aydinlanirsiniz/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/bir-anda-aydinlanirsiniz.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Bir anda aydınlanırsınız</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/bir-anda-aydinlanirsiniz.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu'na göre aydınlanma ya da uyanış, vahdeti, non-dualiteyi, yani birliği fark etmektir. Bu, varlıkların kendinde bir töz olmadığını, varlığımızı kendimizden almadığımızı ve bütün görünümlerin kökünde tek bir hakikat bulunduğunu görmektir; o hakikate Tanrı, Hak ya da varoluş denebilir. Bu fark ediş birikimlerin ardından ansızın gelir. Zen'in büyük satori dediği bu an, yıllarca çabalayana da gelebilir, yatağında uyuyana da.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/bir-anda-aydinlanirsiniz.mp4</video:content_loc>
<video:player_loc>https://www.youtube.com/embed/lvxtJGQ0NXU</video:player_loc>
<video:duration>120</video:duration>
<video:publication_date>2026-09-25</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-09-25</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/aydinlandim-peki-simdi/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/aydinlandim-peki-simdi.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Aydınlandım, peki şimdi?</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/aydinlandim-peki-simdi.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu burada, kendi deyişiyle ironik ve acıtıcı bir cümle kuruyor: Keşke aydınlandıktan üç saniye sonra ölseydik. Çünkü ömrümüz varsa bu aydınlanmayla birlikte on, yirmi, belki elli yıl daha bu dünyada yaşayacağız. O zaman asıl soru ortaya çıkar. Ona göre bu yolda çabalayan herkes için kritik eşik şu cümledir: “Peki, aydınlandım. Bundan sonra ne yapacağız?”</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/aydinlandim-peki-simdi.mp4</video:content_loc>
<video:player_loc>https://www.youtube.com/embed/MRA6ZMLn1is</video:player_loc>
<video:duration>68</video:duration>
<video:publication_date>2026-09-25</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-09-25</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/insanligi-deneyimlemeye-geldik/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/insanligi-deneyimlemeye-geldik.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>İnsanlığı deneyimlemeye geldik</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/insanligi-deneyimlemeye-geldik.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Aydınlanan insan ertesi sabah yine bu dünyada uyanır: televizyonda savaş ve enflasyon, içeride bağıran bir çocuk, bekleyen bir patron, ödenecek kira. Avcıoğlu'na göre asıl hedef aydınlanmak değildir; aydınlanma ilk adımdır, asıl kazanılacak olan tekâmüldür. Çoğu ekol, bu dünyaya tanrısallığı deneyimlemeye gelmiş insanlar olduğumuza inanır; Avcıoğlu ve yol arkadaşları ise tam tersine, insanlığı deneyimlemeye gelmiş tanrısal varlıklar olduğumuza inanır. Dünya kelimesi Arapçada “en aşağı” demektir; ilkokulu burada bitirip başka bilinç seviyelerinde ortaokula ve liseye gideceğimize inanıyorlar.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/insanligi-deneyimlemeye-geldik.mp4</video:content_loc>
<video:player_loc>https://www.youtube.com/embed/B51Ve_ZnC8E</video:player_loc>
<video:duration>157</video:duration>
<video:publication_date>2026-09-25</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-09-25</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/fayda-olmadan-adim-atilmaz/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/fayda-olmadan-adim-atilmaz.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Fayda olmadan adım atılmaz</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/fayda-olmadan-adim-atilmaz.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Hepimiz huzur ve mutluluk arıyor, acıdan ve ıstıraptan kaçıyoruz; Avcıoğlu'na göre insan faydası olmadan bir adım bile atmaz. Bu kadar anlatıp karşılığında bir şey istemediğini söyleyen dostlarına, bir şey istememenin fayda sağlamamak demek olmadığını, bundan kendisinin de büyük fayda gördüğünü söylemiş. Yetimhanelere elbise alan bir kadına da, maddi bir karşılık beklemese de erdemli bir insan olmanın ve Tanrı'ya yakın olmanın faydasını aradığını anlatmış. İnsanı tanımayan, yarı hayal âleminde yaşar.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/fayda-olmadan-adim-atilmaz.mp4</video:content_loc>
<video:player_loc>https://www.youtube.com/embed/GpWRcmO2fSk</video:player_loc>
<video:duration>110</video:duration>
<video:publication_date>2026-09-25</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-09-25</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/aydinlanma-bir-anda-olur/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/aydinlanma-bir-anda-olur.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Aydınlanma bir anda olur</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/aydinlanma-bir-anda-olur.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu'nun erkenden “Açtım abi” diye gezen bir dostu vardı. Ona aydınlanmanın bir anda olduğunu, bunun davranışa dönüşmesinin ve karakter benlikle özdeşleşmekten kurtulmanın ise ortalama on beş yirmi yıl aldığını söylemiş. Üç gündür aynı elbiseyle gezip insanların alaylarını umursamamak kolaydır; ama eşin seni aldatabilir, iflas edebilirsin, en sevdiğin biri gözünün önünde acı çekebilir. Bunlar hepimizin başına gelebilecek hayat gerçekleridir ve “Akışa bırakıyorum” demenin yetmeyeceği anlar vardır.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/aydinlanma-bir-anda-olur.mp4</video:content_loc>
<video:player_loc>https://www.youtube.com/embed/alraVzbK18k</video:player_loc>
<video:duration>81</video:duration>
<video:publication_date>2026-09-25</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-09-25</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/vazodaki-plastik-cicek/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/vazodaki-plastik-cicek.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Vazodaki plastik çiçek</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/vazodaki-plastik-cicek.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Varoluşsal benliğimiz için birlik farkındalığı harika bir şeydir; ama biz burada sapiensle bütünleşik yaşıyor, onun travmalarını, arzularını, korkularını birebir hissediyoruz. Avcıoğlu zihnini saatlerce, günlerce durdurabildiğini söylüyor; ama ıstırabı durdurursanız onun eşi olan huzur ve mutluluk da gider, vazodaki plastik bir çiçeğe dönersiniz. Bu bir tercihtir ve bunu seçenlere saygı duyar; kendisi ise insanlığı deneyimlemeye geldiğimize inandığı için bu yolu seçmemiş.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/vazodaki-plastik-cicek.mp4</video:content_loc>
<video:player_loc>https://www.youtube.com/embed/TTbTi7VGSuo</video:player_loc>
<video:duration>121</video:duration>
<video:publication_date>2026-09-25</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-09-25</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/sen-beni-terk-edemezsin/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/sen-beni-terk-edemezsin.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Sen beni terk edemezsin</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/sen-beni-terk-edemezsin.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Akışa bırakıp gözlemleyerek hiçbir şeyden etkilenmediğini söyleyenler olabilir; Avcıoğlu'nun gözlemine göre bu, insanların yüzde doksan beşinde olmuyor. Büyük sarsıntılar gelince insanlar dağılıyor, depresyona giriyor, ilaçlara bağımlı hâle geliyor. “Açtım” diyen dostunun karısı bir gün onu artık sevmediğini ve terk ettiğini söylemiş; dostunun ilk tepkisi “Sen beni terk edemezsin, çünkü ben diye bir şey yok” olmuş. Ertesi sabah evde yalnız uyandığında ne olduğunu tahmin edebilirsiniz.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/sen-beni-terk-edemezsin.mp4</video:content_loc>
<video:player_loc>https://www.youtube.com/embed/DKz_CaW00tE</video:player_loc>
<video:duration>80</video:duration>
<video:publication_date>2026-09-25</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-09-25</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/insan-nedir/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/insan-nedir.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>İnsan nedir?</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/insan-nedir.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Tanımadığın bir şeyi anlayamaz, derinlemesine bilemez ve kontrol altına alamazsın; önce tanımalısın. Avcıoğlu'na göre yeryüzündeki en zor soru “İnsan nedir?” sorusudur. Zorluğu, cevabının zor olmasından değil, sabit bir cevabı olmamasından gelir; kendimiz için bile sabit bir cevap yoktur. Koordinatlar değişince kahkahalar atarken kederlere boğulan, yas içindeyken bir haberle cennetlere uçan garip bir yaratığız.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/insan-nedir.mp4</video:content_loc>
<video:player_loc>https://www.youtube.com/embed/9qSTn0gULPM</video:player_loc>
<video:duration>55</video:duration>
<video:publication_date>2026-09-25</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-09-25</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/kendini-tani/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/kendini-tani.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Kendini tanı</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/kendini-tani.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Tarih boyunca bu yolu benimseyen ekoller dergâhlarının, aşramlarının, okullarının kapısına hep aynı cümleyi yazdı. Yunanlar, Latinler, Sanskritçe konuşanlar, Japonlar ve alt kıtadakiler kendi dillerinde “Kendini tanı” dediler. Avcıoğlu'na göre akıl da bunu söyler: Yarın ne yapacağını kestiremediğin bir varlığı, nasıl işlediğini tanımadan yönetemezsin. Tanımadan yaşayan, mayın tarlasına salınmış gibi, nerede patlayacağını bilmeden gider.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/kendini-tani.mp4</video:content_loc>
<video:player_loc>https://www.youtube.com/embed/LdDID28WVz8</video:player_loc>
<video:duration>87</video:duration>
<video:publication_date>2026-09-25</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-09-25</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/yolun-sonu-yok/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/yolun-sonu-yok.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Yolun sonu yok</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/yolun-sonu-yok.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Bu yolculuğun dünyada bir sonu yoktur; diyalektik uğraklar geçilir ama yol bitmez. Avcıoğlu bunu kendi yaşadığıyla anlatıyor: On yedi yıldır titizlikle yürüdüğü bu yolda, birkaç hafta önce hiç yaşamadığı bir durumla yüzleşmiş; o yönünün ne kadar zayıf kaldığını, farkında bile olmadığı bilinç dışı dalların ona nasıl bir hata yaptırdığını görmüş. Bu yüzden insanın, birebir deneyimlemediği konularda yalnızca tahmin modunda konuşması gerektiğini söylüyor.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/yolun-sonu-yok.mp4</video:content_loc>
<video:player_loc>https://www.youtube.com/embed/wm8-sxoLgDs</video:player_loc>
<video:duration>120</video:duration>
<video:publication_date>2026-09-25</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-09-25</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/sapiens-aski-sevmez/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/sapiens-aski-sevmez.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Sapiens aşkı sevmez</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/sapiens-aski-sevmez.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Mutluluk arayan onu bir gün bulabilir; ama bu, sandığı gibi bir şey değildir. Avcıoğlu'na göre mutluluk senin için harika, sapiens için ise korkunçtur; çünkü gerçeklik ve aşk onu en büyük korkusuyla, karakter benliğin yok olmasıyla yüzleştirir. Aşkta ego olmaz; birbirini sevdiğini söyleyenlerin sözleri sonra ego savaşlarına döner. Sapiens yalnızlığı da sevmez: Bir filmde ıssız adaya düşen Tom Hanks, çıldırmamak için bir voleybol topuna yüz çizip onunla konuşmuştu.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/sapiens-aski-sevmez.mp4</video:content_loc>
<video:player_loc>https://www.youtube.com/embed/OxMtsPYtX4o</video:player_loc>
<video:duration>106</video:duration>
<video:publication_date>2026-09-25</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-09-25</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/vahsi-bir-kaplan/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/vahsi-bir-kaplan.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Vahşi bir kaplan</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/vahsi-bir-kaplan.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu'na göre sapiensi kimse değiştiremez; evcilleştirilemez, yalnızca eğitilebilir. Tıpkı vahşi bir kaplan gibi: Sirkte on beş yıl kendisine bakan bakıcısını bir ters anda öldürebilir. İnsandaki bilinç ve farkındalığı çıkarırsanız geriye doğanın vahşi bir çocuğu kalır; aynı korunma, yeme, üreme içgüdüleri, aynı saldırganlık ve savunma. Onu ancak büyük ve bilinçli bir farkındalıkla güzelce tanırsak eğitip kendimize tabi kılabiliriz.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/vahsi-bir-kaplan.mp4</video:content_loc>
<video:player_loc>https://www.youtube.com/embed/03PbWCUtcTM</video:player_loc>
<video:duration>84</video:duration>
<video:publication_date>2026-09-25</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-09-25</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/yolcusunu-doyurmayan-yol-yuruyene-yuktur/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/yolcusunu-doyurmayan-yol-yuruyene-yuktur.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Yolcusunu doyurmayan yol yürüyene yüktür</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/yolcusunu-doyurmayan-yol-yuruyene-yuktur.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Tutulabilecek pek çok yol ve metot var; Avcıoğlu'nun tavsiyesi, arada bir kendimize şunu sormamızdır: Bu yol beni doyuruyor mu? Her geçen gün beni biraz daha farkındalıklı yapıyor, olaylardan daha az etkilenir hâle getiriyor mu? Bu sönmeyen cehennemin ortasında, içimdeki küçük cennete her gün bir tuğla daha döşememe yardım ediyor mu? Cevap dürüstçe “evet” ise yürümeye devam edilir; hakikate varan pek çok yol vardır. Cevap “hayır” ise ya metotta bir sorun vardır ya da acele ediliyordur.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/yolcusunu-doyurmayan-yol-yuruyene-yuktur.mp4</video:content_loc>
<video:player_loc>https://www.youtube.com/embed/VrJJdI9Af4o</video:player_loc>
<video:duration>87</video:duration>
<video:publication_date>2026-09-25</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-09-25</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/sukur-ne-demek/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/sukur-ne-demek.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Şükür ne demek?</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/sukur-ne-demek.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu'na göre şükür, Arapçada bir şeyin karşılığını dosdoğru vermek demektir; dille söylenen bir teşekkür değil. Bir baba, derslerinde başarılı olsun diye çocuğuna bir bilgisayar alır; çocuk “Teşekkür ederim, baba” der, yatmadan Allah'a şükreder. Ama asıl şükür henüz gerçekleşmemiştir. Çocuk ertesi gün o bilgisayarı alınış amacına uygun olarak dersleri için kullanırsa, hem babasına teşekkür etmiş hem de Rabbine şükretmiş olur.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/sukur-ne-demek.mp4</video:content_loc>
<video:player_loc>https://www.youtube.com/embed/pIwrNBWLZMY</video:player_loc>
<video:duration>109</video:duration>
<video:publication_date>2026-09-25</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-09-25</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/kimin-malini-kime-satiyorsun/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/kimin-malini-kime-satiyorsun.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Kimin malını kime satıyorsun?</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/kimin-malini-kime-satiyorsun.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, uyanışa ve aydınlanmaya vesile olmak için para isteyenlerden uzak durulmasını öğütlüyor. Birlikte bir otelde kamp yapmak için masrafı eşit bölüşmek başka; kendisine lütfedildiğini söylediği bir şeyi Tanrı'nın öbür kullarına parayla satmak başka. Yirmi yıl önce Kur'an meali satanlara da aynı şeyi söylermiş: Kur'an'ın müellifi sen değilsin. Ona göre bu zehirli bir ekmektir; kendisi ise söylemesi gerekeni söylemiş olmanın huzuruyla uyuyor.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/kimin-malini-kime-satiyorsun.mp4</video:content_loc>
<video:player_loc>https://www.youtube.com/embed/7ZSKDi6NPrc</video:player_loc>
<video:duration>125</video:duration>
<video:publication_date>2026-09-25</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-09-25</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/perde-inince/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/perde-inince.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Perde inince</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/perde-inince.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, hakikat boyutundan bakınca bütün bu tartışmaların, herkese söyletilen ve yaşatılanların üzerimizde bir lütuf olduğunu söylüyor. Bunu bir tiyatro oyununa benzetiyor: Sahnede biri ötekini sırtından vurur, seyirci ona kızar; perde inince oyuncular kuliste sarılıp birbirlerini tebrik eder, yönetmen de “Bravo!” der. Hakikatte aramızda ayrı gayrı yoktur; ama fark boyutunda, tekâmül etmek için didişeceğiz: kırmadan, hakaret etmeden, nezaketle.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/perde-inince.mp4</video:content_loc>
<video:player_loc>https://www.youtube.com/embed/Ae0ROfDXXIE</video:player_loc>
<video:duration>126</video:duration>
<video:publication_date>2026-09-25</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-09-25</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/hapsirmak-gibi/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/hapsirmak-gibi.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Hapşırmak gibi</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/hapsirmak-gibi.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Yayının sonunda Avcıoğlu, sert sözleri için af diliyor ve bunların bilerek, hepimizi geçici rahatlamalardan kurtarmak ümidiyle söylendiğini anlatıyor. Ona göre birçok metot hapşırmak gibidir: Yalnızca geçici bir rahatlama verir. Sorunun köküne inilmezse bu hapşırık, yakında gelecek bir gribin ya da nezlenin habercisi olabilir.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/hapsirmak-gibi.mp4</video:content_loc>
<video:player_loc>https://www.youtube.com/embed/6zaHqeLk7Pc</video:player_loc>
<video:duration>42</video:duration>
<video:publication_date>2026-09-25</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-09-25</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/varolusa-iman/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/varolusa-iman.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Varoluşa iman</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/varolusa-iman.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu'nun Tanrı kavramı klasik tek tanrılı dinlerinkinden çok uzaktır: O varoluşa iman eder ve varoluştan büyük bir Tanrı olmadığını söyler. İnsanın karakter benliğini aşıp varoluşsal benliğini deneyimledikten sonra, hayatın ona verdiği rollerde olgunlaştığına inanır; öldüğünde karakter benlik yok olacak, varoluşsal benlik ise başka deneyimlerde başka lütuflara gark olacaktır. Herkesi Tanrı'nın bir tecellisi olarak görünce kimse ayrı gayrı kalmaz; insanın içinde şefkat doğar.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/varolusa-iman.mp4</video:content_loc>
<video:player_loc>https://www.youtube.com/embed/TeIFzMuQA74</video:player_loc>
<video:duration>117</video:duration>
<video:publication_date>2026-09-24</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-09-24</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/gizemin-cevabi-olmaz/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/gizemin-cevabi-olmaz.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Gizemin cevabı olmaz</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/gizemin-cevabi-olmaz.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Mistik kelimesi kökünde gizem demektir ve gizem bir bilmece değildir: Bilmecenin cevabı vardır, gizemin yoktur. Bir grup mistik, Tanrı'nın, sonsuzluğun, anlamın, insanın, hayatın ve aşkın bilinecek şeyler olmadığını, ancak içsel deneyimle yaşanabileceğini söyledi. Buradaki aşk bir insan duygusu değildir. Avcıoğlu bu yolda yürüyenlere deneyimci mistikler diyor.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/gizemin-cevabi-olmaz.mp4</video:content_loc>
<video:player_loc>https://www.youtube.com/embed/rIb8KTit4sg</video:player_loc>
<video:duration>82</video:duration>
<video:publication_date>2026-09-24</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-09-24</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/yastiga-basini-koydugunda/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/yastiga-basini-koydugunda.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Yastığa başını koyduğunda</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/yastiga-basini-koydugunda.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>İnsanı bu sönmeyen cehennemin ortasında huzurlu ve mutlu yaşatan sayısız yol vardır. Ölçü, akşam yastığa başımızı koyduğumuzda kendi içimizde yaptığımız muhasebedir; çünkü herkesi kandırabiliriz ama kendimizi kandıramayız. Kimseye zarar vermeden kendine huzurlu bir hayat kurabilen ve bunu başkasına dayatmayan biri eleştirilmez. Avcıoğlu böyle birinin ayaklarına dokunup suyunu çayını getireceğini söylüyor; çünkü bu gerçekten zor ve büyük bir başarıdır.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/yastiga-basini-koydugunda.mp4</video:content_loc>
<video:player_loc>https://www.youtube.com/embed/R2U98m65n2o</video:player_loc>
<video:duration>104</video:duration>
<video:publication_date>2026-09-24</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-09-24</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/herkes-ayni-kitaptan-okur/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/herkes-ayni-kitaptan-okur.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Herkes aynı kitaptan okur</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/herkes-ayni-kitaptan-okur.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Tarihin büyük insanlarının, peygamber denenler de dâhil, kitap yazmak ya da din kurmak gibi bir amacı olmadı; onlar ümmülkitap denen ana kitaptaki bilgiyi dosdoğru okuyup toplumlarını yükseltmeye çalıştılar. Avcıoğlu'na göre bu okuma onlara özgü değil: Kendinde bir şey olmayan hiçbirimiz bir söz yaratamayız, ancak yazılmış olanı okuyabiliriz. O kitapta yalnızca güzel sözler değil, bütün sözler yazılıdır. Sonra gelenlerin bu öğretileri kurumsallaştırması ise ne iyidir ne kötü.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/herkes-ayni-kitaptan-okur.mp4</video:content_loc>
<video:player_loc>https://www.youtube.com/embed/nK9jShYWTuw</video:player_loc>
<video:duration>123</video:duration>
<video:publication_date>2026-09-24</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-09-24</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/sebepsiz-bir-lutuf/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/sebepsiz-bir-lutuf.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Sebepsiz bir lütuf</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/sebepsiz-bir-lutuf.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Vahdet yolunda sık duyulan bir açıklama vardır: Tanrı gizli bir hazineydi, bilinmek istedi ve kendini bizim üzerimizden deneyimliyor. Avcıoğlu buna saygı duyar ama katılmaz. İnsanın ürettiği Tanrı kavramı, tanımı gereği hiçbir ihtiyacı ve eksiği olmayanı anlatır; bilinmeye ya da deneyime ihtiyaç duyan bir şey bu kavrama sığmaz. Öyleyse burada yaşanan her şey bizimle ilgilidir: Bir karşılığı olan ödül değil, padişahın yol kenarındakilere sebepsizce altın saçması gibi bir lütuftur.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/sebepsiz-bir-lutuf.mp4</video:content_loc>
<video:player_loc>https://www.youtube.com/embed/SdJ5cjSuuE4</video:player_loc>
<video:duration>259</video:duration>
<video:publication_date>2026-09-24</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-09-24</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/bir-gunes-sayisiz-ayna/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/bir-gunes-sayisiz-ayna.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Bir güneş, sayısız ayna</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/bir-gunes-sayisiz-ayna.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Bu konularla ilgilenmeyenlere ne olacak diye sorulur; Avcıoğlu'na göre bu yanlış bir sorudur. Çocukluktan beri kurtuluş fikriyle şartlandırıldık. Oysa kimsenin kurtulması gereken bir durumu yoktur; ortada herkesin ihtiyacına göre kendini geliştirebileceği zengin bir tecelliler havuzu vardır ve kimse seçilmiş değildir. Bir güneşi milyonlarca aynaya tutsanız da ortada hâlâ tek bir güneş vardır; aynaların çerçevelerinin farklı olması, hepsinin onun görünümü olduğunu değiştirmez.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/bir-gunes-sayisiz-ayna.mp4</video:content_loc>
<video:player_loc>https://www.youtube.com/embed/k6Pn4OqqCbY</video:player_loc>
<video:duration>54</video:duration>
<video:publication_date>2026-09-24</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-09-24</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/tanitim-filmi/</loc>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/neden-sevgili-insan/</loc>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/anlam-bir-yoldur/</loc>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/hakkimda/</loc>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/duyurular/</loc>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/iletisim/</loc>
</url>
</urlset>
