<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<urlset xmlns="http://www.sitemaps.org/schemas/sitemap/0.9" xmlns:image="http://www.google.com/schemas/sitemap-image/1.1" xmlns:video="http://www.google.com/schemas/sitemap-video/1.1">
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/</loc>
<lastmod>2026-10-08</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/butun-videolar/</loc>
<lastmod>2026-10-08</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/sozluk/</loc>
<lastmod>2026-10-08</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/konu/olum-ve-sonrasi/</loc>
<lastmod>2026-10-08</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/konu/anlamsizlik/</loc>
<lastmod>2026-10-08</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/konu/istedigi-gibi-yasayamamak/</loc>
<lastmod>2026-10-08</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/konu/yalnizlik/</loc>
<lastmod>2026-10-08</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/konu/bilmek-guvenmek-sezmek/</loc>
<lastmod>2026-10-08</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/konu/ben-kimim/</loc>
<lastmod>2026-10-08</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/konu/huzur-ve-mutluluk/</loc>
<lastmod>2026-10-08</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/konu/aci-ve-duygular/</loc>
<lastmod>2026-10-08</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/konu/tanri/</loc>
<lastmod>2026-10-08</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/konu/kendini-tanimak/</loc>
<lastmod>2026-10-08</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/konu/cevap-arayisi/</loc>
<lastmod>2026-10-08</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/jargon-ve-kavramlar-sozlugu/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/videolar/jargon-ve-kavramlar-sozlugu.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Jargon ve kavramlar sözlüğü</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/videolar/jargon-ve-kavramlar-sozlugu.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Jargon ve kavramlar sözlüğü, Avcıoğlu’nun video serisi boyunca çok sık kullandığı ve çoğuna aşina olunmayan kavramların kısa açıklamalarından oluşur; amaç, ana konu videolarına geçmeden önce bir kulak aşinalığı oluşturmak ve iletişim kaybını azaltmaktır. İlk kavramlar insanı anlatır: nitelikli benlik farkındalığı, en dipteki temel motor iki güdü, şartlandırılmış zihin, sapiensin üç tip benliği, bilinç ve farkındalık, bilgi, inanç ve sezgi, anlamlı bilinçli farkındalık ve anlamlı bilinçli farkındalıklı agnostik hâl.</video:description>
<video:player_loc>https://www.youtube.com/embed/wj1-QBvWArc</video:player_loc>
<video:duration>13941</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-08</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-08</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/mistisizm-temel-kavramlari-1/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/videolar/mistisizm-temel-kavramlari-1.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Mistisizm temel kavramları - 1</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/videolar/mistisizm-temel-kavramlari-1.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Mistisizmin temel kavramlarına ayrılan iki videonun ilkinde, kavramlara geçmeden önce bir zemin kurulur. Din, felsefe, mistisizm ve bilimin insanın varoluş sorularına cevap ve varoluş sorunlarına çözüm arayışının ürünleri olduğu, kullandıkları bilgi aracına göre ayrıldıkları hatırlatılır; bildiklerimiz ve bilmediklerimiz matrisi verilir. Mistik kelimesinin gizem, gizemin de insanın hiçbir yetisiyle bilemeyeceği alan demek olduğu anlatılır. Sezgiyi kullanan mistikler en başta ikiye ayrılır: sezgiyle ve birtakım metotlarla bilinemez alanların bilgisine ulaşılabileceğini söyleyen malumatçı mistikler ve o alanların bilinemeyeceğini ama öznel olarak deneyimlenebileceğini söyleyen deneyimci mistikler. Gnostisizm, ezoterizm, spiritüalizm ve okültizm gibi kavramlar bu genel başlığın altında yerine oturtulur.</video:description>
<video:player_loc>https://www.youtube.com/embed/D1E5evHW3hM</video:player_loc>
<video:duration>6825</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-07</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-07</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/mistisizm-temel-kavramlari-2/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/videolar/mistisizm-temel-kavramlari-2.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Mistisizm temel kavramları - 2</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/videolar/mistisizm-temel-kavramlari-2.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Mistisizm temel kavramlarının ikinci ve son bölümü, bir izleyicinin hatırlatması üzerine Osho’yu deneyimci mistiklerin büyük örneklerinden biri olarak anlatmakla başlar: Tanrı yok diye söze başlayan ama aslında bütüncü olan, zühdü paranın cebe değil kalbe girmemesi olarak yaşayarak gösteren, mezar taşına “hiç doğmadı, hiç ölmedi” yazdıran bir mürşit. Ardından kavramlara geçilir: deneyimci mistiklerin Tanrı kavramı uzaktaki bir zat değil, dışında hiçbir şey kalmayan bütündür; batıl, bütünün tamlığının eksik ya da fazla olmasıdır; farkındalık ve bilinç tanımlanamaz, hep totolojiye düşülür; bilinci bir şey olarak değil evrenin bir ilkesi olarak ele almak önerilir.</video:description>
<video:player_loc>https://www.youtube.com/embed/-AQELBTGsEo</video:player_loc>
<video:duration>6200</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-07</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-07</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/varolus-sorulari-dort-temel-soru/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/videolar/varolus-sorulari-dort-temel-soru.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Varoluş soruları: dört temel soru</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/videolar/varolus-sorulari-dort-temel-soru.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Varoluş sorunlarına daha yakından bakmadan önce onlarca, hatta yüzlerce varoluş sorusu dört başlıkta toplanır: ben ve bu evren nasıl var olduk, neden varız ve bir anlamımız var mı, ölüm ve ölüm sonrasındaki bilinmezlik, bireysel ve toplumsal olarak huzur ve mutluluk içinde nasıl yaşamalıyız. İlk üç soru, Tanrı kavramı bütün ana kategorilerini kapsayacak biçimde kullanılarak “Tanrı var mı yok mu?” sorusuna indirgenir; bu soruya verilecek cevabın diğer soruların cevabına da referans olacağı söylenir. Dinler, felsefeler, mistisizmler ve bilimin bu soruya verdiği cevaplar doğrulanamadığı ve yanlışlanamadığı için konu bilinemezlik ve inanç alanında kalır.</video:description>
<video:player_loc>https://www.youtube.com/embed/6QvzuS1dMqY</video:player_loc>
<video:duration>655</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-05</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-05</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/olum-ve-sonrasindaki-bilinmezlik/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/videolar/olum-ve-sonrasindaki-bilinmezlik.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Ölüm ve sonrasındaki bilinmezlik</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/videolar/olum-ve-sonrasindaki-bilinmezlik.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Varoluş sorunlarına daha yakından bakan dört videonun ilkinde, insanın en büyük kategoriyi oluşturan varoluş sorunu olarak ölüm ve sonrasındaki bilinmezlik ele alınır. İnsan, çevresindeki canlıların oluşa gelip bir süre sonra öldüğünü gözlemleyerek kendisinin de öleceğini bilir; ama en diplerdeki temel motor güdüsü yüzünden hep varlıkta kalmak, ölümden sonra bile hiçliğe karışmamak ister ve bu çatışmadan ölüm varoluş sorunu doğar. Sorun iki türtir: kişinin kendi ölümüyle ve derin duygusal bağlar kurduğu yakınlarının ölümüyle ilgili. Ölümsüzlüğün bir müjde mi felaket mi olduğu tartışılır; asıl korkunun ölmenin kendisinden değil, tam istediği gibi yaşayamamış olmaktan geldiği, yakınlarının ölümünün ise insanın en zayıf yerlerinden biri olduğu anlatılır.</video:description>
<video:player_loc>https://www.youtube.com/embed/2JXpur4EWdY</video:player_loc>
<video:duration>1432</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-05</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-05</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/anlamsizlik/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/videolar/anlamsizlik.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Anlamsızlık</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/videolar/anlamsizlik.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Varoluş sorunlarına daha yakından bakan serinin bu videosunda anlamsızlık varoluş sorunu ele alınır. İnsanın nedensellik yasasını milyonlarca yıllık evrimiyle genel bir yasa olarak kabul ettiği, buradan kendi varlığının ve evrenin bir nedeni olması gerektiği sonucuna vardığı ve “Benim anlamım ne, bu evrenin anlamı ne?” diye sorduğu anlatılır. On bin yıldır verilen cevapların hiçbiri doğrulanamadığı ya da yanlışlanamadığı için nesnel, mutlak bir anlam bulunamamıştır; bu, insanlıkta büyük bir varoluş sorunu olarak sürer. Varoluşçuluk felsefesi, özellikle Sartre ve Camus, bu sorunu öne çıkarmıştır. Samuel Beckett’ın “Godot’yu Beklerken” eseri anlamı beklemenin bir betimlemesi olarak önerilir.</video:description>
<video:player_loc>https://www.youtube.com/embed/j4h1puyvctQ</video:player_loc>
<video:duration>1236</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-05</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-05</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/istedigi-gibi-yasayamamak/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/videolar/istedigi-gibi-yasayamamak.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>İstediği gibi yaşayamamak</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/videolar/istedigi-gibi-yasayamamak.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>İstediği gibi yaşayamamak varoluş sorununun nasıl ortaya çıktığı anlatılır: insan zihni yapmak istediği her şeyi yaparak, yapmak istemediği hiçbir şeyi yapmayarak yaşamak ister; gerçek hayatta ise çeşitli sebeplerden bunu yapamaz. Bu sorunun literatürde özgürlük ya da sorumluluk başlığıyla anıldığı, ama bu kavramların yetersiz kaldığı için “özgümlülük” kavramının icat edildiği söylenir. Özgürlük dendiğinde “neyden, ne için özgür olmak istiyorum, ve bunun zincirleme sonuçlarına ve sorumluluklarına hazır mıyım?” üç sorusu önerilir; hayatın izole anlardan değil zincirleme sonuçlardan oluştuğu anlatılır. Sorunun çocuklukta, ebeveynlerin engellemeleriyle başladığı, nevrozlar ve depresif hâllerle bağlantısı olduğu söylenir.</video:description>
<video:player_loc>https://www.youtube.com/embed/nMQ1J3XS5Zc</video:player_loc>
<video:duration>1925</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-05</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-05</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/her-turden-yalnizlik/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/videolar/her-turden-yalnizlik.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Her türden yalnızlık</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/videolar/her-turden-yalnizlik.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>İnsanın sosyal bir varlık olduğu, mutlak güvende hissetme güdüsü nedeniyle yalnız kalmak istemediği; ama hayatın gerçekliğinde insanların bazen gerçekten yalnız kaldığı ve en sevdiklerimizi hiç beklemediğimiz anda kaybedebileceğimizi bildiğimiz anlatılır. Bu çatışmadan doğan sorun “her türden yalnızlık varoluş sorunu” diye adlandırılır ve dört alt başlıkta incelenir. Sosyal yalnızlıkta insan birileriyle olmak, güvende hissetmek ister; sevdiklerini kaybetme korkusu büyük bir gizli ızdıraptır. Varoluşsal yalnızlıkta kalabalıkların içinde, en kaliteli ilişkilerde bile insanın varoluşu olarak yapayalnız olduğunun, hayatının bütün sorumluluğunun omuzlarında olduğunun ve yapayalnız ölüneceğinin farkında olduğu söylenir; hesap verme şartlandırmasının bu tedirginliği artırdığı anlatılır.</video:description>
<video:player_loc>https://www.youtube.com/embed/SfLKOodfIlE</video:player_loc>
<video:duration>1940</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-05</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-05</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/bilmek-guvenmek-sezmek/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/videolar/bilmek-guvenmek-sezmek.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Bilmek, güvenmek, sezmek</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/videolar/bilmek-guvenmek-sezmek.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Varoluş soruları ve sorunları varsa cevapların ve çözümlerin aranacağı, insanın doğası gereği bilmek istediği (Aristoteles) söylenir. İlk farkındalıksızlığın insanın her şeyi bilmenin konusu zannetmesi, ikincisinin bilinç dışında kendisini rahatsız eden konularda her şeyin bilinebileceğini sanması olduğu anlatılır. Bilmek ve bilginin ne olduğu sorulur; Platon’un diyagramına göre kat’i bilgi (episteme), zan (doksa) ve cehalet (amatya) ayrımı yapılır, “eminim ama bilmiyorum” örneğiyle zan alanı anlatılır. Bilmediğini bilmemek (cehli mürekkep) anılır; bu seride “Bilmek” kat’i bilgi anlamında kullanılır.</video:description>
<video:player_loc>https://www.youtube.com/embed/FcBF7Q3najY</video:player_loc>
<video:duration>2040</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-05</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-05</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/varolus-sorularina-cevap-arayisinin-sonuclari/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/videolar/varolus-sorularina-cevap-arayisinin-sonuclari.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Varoluş sorularına cevap arayışının sonuçları</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/videolar/varolus-sorularina-cevap-arayisinin-sonuclari.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Dört ana alan, yani dinler, felsefeler, mistisizmler ve bilimler yakından tanıtılmaya başlanır. Son buzul çağından sonra avcı toplayıcı sapiens gruplarının yerleşik düzene geçtiği, bu yaklaşık beş bin yıllık geçiş sırasında nitelikli benliklerinin farkında olan sapienslerin varoluş sorularına ve sorunlarına cevap ve çözüm aradığı anlatılır. Bu sorular kat’i bilgiye ulaşamadığı için, temel araç olarak neyi kabul ettiklerine göre dört büyük alan oluşur: inanç temelli cevapların çevresinde kümelenen dinler, rasyonel düşünce ve mantığı referans alan felsefe, sezgiyi bilgi imkânı sayan mistisizm. Mistisizmin literatürdeki sıralamanın aksine ilk cevap aracı olduğu görüşü ve mistisizmin deneyimci ve malumatçı olarak ikiye ayrıldığı anlatılır.</video:description>
<video:player_loc>https://www.youtube.com/embed/6VaQz0Ghm6c</video:player_loc>
<video:duration>1300</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-05</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-05</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/temel-kavramlar-2/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/videolar/temel-kavramlar-2.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Temel kavramlar - 2</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/videolar/temel-kavramlar-2.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Temel kavramlar çalışmasının felsefe bölümü sürdürülür. Din, felsefe, mistisizm ve bilimin önsel birer kendinde şey olmadığı, insanın on bin yıllık varoluş sorularına cevap ve çözüm arayışında kabul ettiği temel referansa göre verilen cevapların kümelendiği alanlar olduğu hatırlatılır. Varoluş sorularına cevap aranırken önce “kesin bilgi mümkün müdür?” sorusu sorulmuş, kesin bilginin mümkün olduğunu söyleyenlere dogmatik, mümkün olmadığını söyleyenlere skeptik denmiştir; mistik ise bilinemeyecek alanlar olduğunu kabul edip o alanların deneyimlenebileceğini savunan olarak tanımlanır. Felsefenin dört ana alanı (ontoloji, epistemoloji, etik, teoloji) sayılır; bilgi alanındaki rasyonalizm ile empirizm, apriori ile aposteriori, varlık alanındaki idealizm ile materyalizm tanımlanır ve Marx ile Engels’in diyalektik materyalizmi anlatılır.</video:description>
<video:player_loc>https://www.youtube.com/embed/8LaobIFiM0Y</video:player_loc>
<video:duration>6496</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-04</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-04</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/temel-kavramlar-1/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/videolar/temel-kavramlar-1.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Temel kavramlar - 1</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/videolar/temel-kavramlar-1.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Din, felsefe, mistisizm ve bilim, yani “hakikatin dört yetimi” ile psikolojinin temel kavramları basit ve kısa tanımlarla ele alınır; çünkü her alanın akademisyenleri bile bu kavramların çoğunu yanlış ya da eksik biliyor, hatta hiç bilmiyor. İnsan, benliğinin farkında olan tek tür olduğu için varoluş soruları sorar; bu sorular sorunlara evrilir ve insan bunlara akıl, inanç ve sezgi gibi yetileriyle cevap arar. Sorun ile açmazın tanımı, dört varoluş sorunu (ölüm ve sonrası, yalnızlık, anlamsızlık, istediği gibi yaşayamamak), her şeyin bilmenin konusu olmadığı ve din, felsefe, mistisizm ile bilimin tanımları bu bölümün ilk konularıdır.</video:description>
<video:player_loc>https://www.youtube.com/embed/AdMblwiLiBI</video:player_loc>
<video:duration>5194</video:duration>
<video:publication_date>2026-09-30</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-09-30</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/insan-mutlulugu-bulabilir-mi/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/videolar/insan-mutlulugu-bulabilir-mi.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>İnsan mutluluğu bulabilir mi?</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/videolar/insan-mutlulugu-bulabilir-mi.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>İnsan mutluluğu bulamaz; ama biz bulabiliriz. Bu ayrımın temelinde iki benlik anlayışı yatar: Sapiens, karakter benliği ve şartlandırılmış zihniyle tekâmül deneyimi için muhteşem bir araçtır; asıl varoluşumuz ise onun arkasındaki varoluşsal benliktir. Mutluluk dendiğinde tek bir durum varmış gibi konuşulur; oysa en az iki durum vardır. Zevk, zihnin dıştaki nesnelerle kurduğu ilişkiden doğan, eşi ıstırap olan, gelip geçici bir duygu durumudur. Mutluluk ise zihinle ve nesnelerle ilgisi olmayan, içsel ve varoluşsal, doğal bir hâldir; bu yüzden ömür boyu hapiste kalan bazı insanlar bile mutlu yaşayabilir.</video:description>
<video:player_loc>https://www.youtube.com/embed/XDkkWrqkkJk</video:player_loc>
<video:duration>5754</video:duration>
<video:publication_date>2026-09-28</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-09-28</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/kim-bu-gozlerindeki-yabanci/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/videolar/kim-bu-gozlerindeki-yabanci.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Kim bu gözlerindeki yabancı?</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/videolar/kim-bu-gozlerindeki-yabanci.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Depresyonun, nevrozun ve huzursuzluğun en dibinde “Ben kimim?” sorusuna verilen yanlış cevap yatar; bu, yeryüzündeki en eski ve en büyük yanılsamadır. Kendimizi tanıtırken saydığımız ad, cinsiyet, millet, din, ideoloji ve değer yargılarının hiçbirini kendimiz seçmedik; bunlarla bizi anne babamız, çevremiz, devlet, toplum ve insanlık şartlandırdı. Bu insan yapımı kimliğin adı karakter benliktir. “Ego” yerine bu kavramın kullanılması hem Freud'un kişilik modelinden hem de dinlerin standart ruh anlayışından ayrılmayı yansıtır. İnsanda karakter benliğin ve organizmal benliğin yanında bir de varoluşsal benlik vardır.</video:description>
<video:player_loc>https://www.youtube.com/embed/Vje5epmeJAQ</video:player_loc>
<video:duration>5688</video:duration>
<video:publication_date>2026-09-26</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-09-26</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/kendini-tanimak-nedir-neye-yarar/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/videolar/kendini-tanimak-nedir-neye-yarar.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Kendini tanımak nedir, neye yarar?</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/videolar/kendini-tanimak-nedir-neye-yarar.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Son yıllarda Anadolu'da hızla yükselen vahdet, non-dualite ve uyanış ilgisine bir uyarı: Aydınlanma, varlıkların kendinde bir töz olmadığını ve her şeyin tek bir bütünün görünümü olduğunu fark etmektir; bu fark ediş bir anda gelebilir. Ama aydınlanan insan ertesi sabah yine bu dünyada uyanır ve asıl soru o zaman başlar: “Aydınlandım, bundan sonra ne yapacağım?” “Akışa bırakıyorum” ya da “Biz zaten hiçiz” cevapları hayatın büyük sarsıntılarında çoğu insanı taşımaz; zihni tamamen durdurmak ise ıstırapla birlikte mutluluğu da götürür.</video:description>
<video:player_loc>https://www.youtube.com/embed/sytPl_eYvRU</video:player_loc>
<video:duration>5912</video:duration>
<video:publication_date>2026-09-25</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-09-25</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/tanri-kavrami/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/videolar/tanri-kavrami.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Tanrı kavramı</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/videolar/tanri-kavrami.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Bugün birbirinin yerine kullanılan tasavvuf, tarikat, sufizm ve teozofi kavramları birbirinden ayrılır. İnsan bilgiye akıl, inanç ve sezgiyle ulaşmaya çalışır; mistikler de ikiye ayrılır: Bilinemeyeni içsel deneyimle yaşayan deneyimci mistikler ve gizli bilgiye ulaşılabileceğini söyleyen malumatçı mistikler. Avcıoğlu'na göre mistisizm yerleşik düzen kadar eskidir; dinlerin içinde anılması, baskı altında bulunduğu dinin kimliğine bürünmesinden kaynaklanır. Tasavvuf kelimesini yünden değil, teozofiden türetir; bugünkü tarikatları Nizamiye medreselerindeki Sünnilik ve teozofi sentezine, Anadolu'nun vahdet damarını ise Halaçlı Mansur, Ahmet Yesevi ve Horasan erenlerine bağlar.</video:description>
<video:player_loc>https://www.youtube.com/embed/RYh4jYIvTBk</video:player_loc>
<video:duration>7115</video:duration>
<video:publication_date>2026-09-24</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-09-24</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/nitelikli-benlik-farkindaligi/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/nitelikli-benlik-farkindaligi.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Nitelikli benlik farkındalığı</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/nitelikli-benlik-farkindaligi.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, sapiensin nitelikli benlik farkındalığı derken neyi kastettiğini sayıyor: öz benliğinin farkında olma yetisi; ben merkezli, sürdürülebilir bir fenomenel dünya kurup bunun farkında yaşayabilmesi; özgeçmişçi ve özgelecekçi bellek; simgesel düşünme ve üçüncü dereceden soyutlama yapabilme. Örnek olarak “ay yüzlü sevgilim” sözünü veriyor: karşısındaki bunun yalnızca ayın yüzeyine benzeyen bir yüz değil, çok parlak, çok güzel bir yüz demek olduğunu anlıyor. Bu özelliğin dünyadaki diğer türlerde görülmediğini söylüyor.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/nitelikli-benlik-farkindaligi.mp4</video:content_loc>
<video:duration>150</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-08</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-08</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/en-dipteki-temel-motor-iki-gudu-ve-icguduleri/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/en-dipteki-temel-motor-iki-gudu-ve-icguduleri.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>En dipteki temel motor iki güdü ve içgüdüleri</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/en-dipteki-temel-motor-iki-gudu-ve-icguduleri.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, sapiensin bütün düşünsel, eylemsel ve tepkisel davranışlarının kaynaklandığı en dipteki iki temel güdüden söz ediyor: mutlak güvende hissetmek ve mutlak değerli hissetmek. Hayvanlarda da olan korunma, barınma, yeme içme ve üreme içgüdülerinin üstüne, nitelikli benlik farkındalığı sayesinde ölümden sonra da varlığını sürdürme arzusunun ve sevilme, beğenilme, takdir edilme isteğinin eklendiğini anlatıyor. Davranışların nedenine “niye böyle yapıyorsun?” diye aşağı doğru inildiğinde bu iki güdüye ulaşıldığını belirtiyor.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/en-dipteki-temel-motor-iki-gudu-ve-icguduleri.mp4</video:content_loc>
<video:duration>180</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-08</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-08</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/sartlandirilmis-zihin/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/sartlandirilmis-zihin.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Şartlandırılmış zihin</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/sartlandirilmis-zihin.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, şartlandırılmış zihin derken, insanın iki üç yaşında nitelikli benlik farkındalığına ulaşmasından 18-20 yaşına kadar önce ebeveynleri, sonra yakın çevresi, toplum, devlet ve insanlık tarafından kodlanmasını kastettiğini söylüyor: kimliklerimiz, dinimiz ya da inançsızlığımız, ideolojimiz, doğru yanlış, güzel çirkin yargılarımız, davranış kalıplarımız, başarı ve mutluluk modellerimiz. 15-18 yaşına geldiğimizde “sen kimsin?” sorusuna verdiğimiz cevabın çoğunu kendimiz araştırıp belirlememişizdir. Bu kavramı, varoluş soru ve sorunlarını kapsayarak aşmanın en kritik kavramlarından biri olarak görüyor.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/sartlandirilmis-zihin.mp4</video:content_loc>
<video:duration>194</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-08</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-08</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/sapiensin-uc-tip-benligi/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/sapiensin-uc-tip-benligi.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Sapiensin üç tip benliği</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/sapiensin-uc-tip-benligi.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, sapiensin üç tip benliğini anlatıyor. Organizmal benlik, beynimizdeki organizmal benlik haritasıyla ben demeyi, üç boyutlu ve zamanlı bu evrende deneyimlememizi sağlayan, bedenle ilgili bütüncül benliktir; zihin-beden ikiliği demek değildir. Karakter benlik, aile, çevre, devlet ve toplumun şartlandırmasıyla oluşan, “sen kimsin?” denince tarif ettiğimiz insan yapımı benliktir. Gözlemci benlik ise içimize yöneldiğimizde bizi izleyen, hiçbir zihin durumunun ulaşamadığı, 5 yaşındaki ile 95 yaşındaki hâlimizde değişmeden duran bendir.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/sapiensin-uc-tip-benligi.mp4</video:content_loc>
<video:duration>182</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-08</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-08</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/bilinc-ve-farkindalik/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/bilinc-ve-farkindalik.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Bilinç ve farkındalık</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/bilinc-ve-farkindalik.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, bilinç ve farkındalığın uzun yüzyıllardır üzerinde düşünülen, hâlâ tanımlanamayan kavramlar olduğunu, tanımlamaya çalışınca totolojiye düşüldüğünü söylüyor: bilinç yapıp ettiklerimizin bilincinde olmak, farkındalık bir şeyin farkında olmak. Bu videoların tamamında, tanımlanamayan bu insana özgü hâli kastettiğini, ikisini aynı şeyin iki farklı görünümü olarak kullandığını belirtiyor.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/bilinc-ve-farkindalik.mp4</video:content_loc>
<video:duration>105</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-08</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-08</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/bilgi-inanc-sezgi/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/bilgi-inanc-sezgi.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Bilgi, inanç, sezgi</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/bilgi-inanc-sezgi.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, bu videolarda bilmek ve bilgi derken kesin, yüzde yüz bilgiyi, yani episteme ya da burhani bilgiyi; inanç derken yalnızca dinî inancı değil, tamamen öznel yeterli sebeplerle bir şeyi doğru kabul etmeyi; sezgi derken akıl yürütme, mantık, duyu ve gözlemin dışındaki, sezerek bilme ve yaşayarak deneyimleme imkânını kastettiğini söylüyor. İmanın da dinî inancın kristalleşmiş ifadesi olduğunu, güvenmek anlamında kullandığını belirtiyor.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/bilgi-inanc-sezgi.mp4</video:content_loc>
<video:duration>167</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-08</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-08</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/anlamli-bilincli-farkindalik/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/anlamli-bilincli-farkindalik.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Anlamlı bilinçli farkındalık</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/anlamli-bilincli-farkindalik.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, anlamlı bilinçli farkındalıkla yapmaktan, bir düşünme eylemini, davranışı ya da söylemi o anda bilinçli bir farkındalıkla ve rastgele değil, kendi biçtiği bir anlam ekseninde yapmayı kastettiğini söylüyor. Ne yaptığının, ne yapmadığının, ne istediğinin ve ne istemediğinin farkında olarak karar vermiş olmak gerekir. Sinemaya gitmek gibi küçük bir işte de, varoluş soruları üzerine meditasyon yapmak gibi büyük bir işte de aynı şeyi kastediyor.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/anlamli-bilincli-farkindalik.mp4</video:content_loc>
<video:duration>105</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-08</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-08</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/anlamli-bilincli-farkindalikli-agnostik-hal/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/anlamli-bilincli-farkindalikli-agnostik-hal.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Anlamlı bilinçli farkındalıklı agnostik hâl</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/anlamli-bilincli-farkindalikli-agnostik-hal.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, bazen ABF diye kısalttığı bu ifadede agnostik sözcüğünü bir etiket isim olarak değil, bir hâl, bir davranış modeli olarak kullandığını söylüyor: “ben agnostiğim” demek bir etiket beyanıdır; kastettiği, bilmediği ya da yeni fark ettiği bir konuya o anda önyargısız, tam nötr bir hâlde yaklaşmaktır. Tüm yetileri kullanılır, ama hiçbir ön yargı ya da ön inanç, inançsızlık dogmatik bir şekilde engel olmaz.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/anlamli-bilincli-farkindalikli-agnostik-hal.mp4</video:content_loc>
<video:duration>154</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-08</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-08</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/can-egrisi-olcusu/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/can-egrisi-olcusu.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Çan eğrisi ölçüsü</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/can-egrisi-olcusu.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, çocukluğundan beri gözlemlediği ve yaklaşık 40 yıldır bilinçli olarak izlediği bir ölçüden söz ediyor: bu evrende her şey çan eğrisine uygun bir dağılım gösterir, iki uç ve ağırlıklı bir ortalama vardır. Örnek olarak, çalıştığı 200 bin tavuklu bir çiftlikte yumurtaların boyutlarını anlatıyor: birkaçı fındık, birkaçı armut kadar, neredeyse hepsi 60-100 gram. Hiçbir şeyin yüzde sıfır ya da yüzde yüz tek tip olmadığını, dinleyicinin de kendi içindeki ve çevresindeki her şeye bakıp bunu gözlemleyebileceğini söylüyor.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/can-egrisi-olcusu.mp4</video:content_loc>
<video:duration>207</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-08</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-08</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/algida-ve-yargida-gorecelik-olcusu/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/algida-ve-yargida-gorecelik-olcusu.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Algıda ve yargıda görecelik ölçüsü</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/algida-ve-yargida-gorecelik-olcusu.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, insanların aynı olayı gördüklerinde aynı şeyi algılayıp aynı yargıya varacağını sanarak yaşadığını, oysa aynı zamanda ve mekânda aynı olayı gözlemleyen kişilerin bambaşka algılar ve yargılar ürettiğini söylüyor. Bu yanılsamanın hem küçük hayatlarımızda sorun çıkardığını hem de varoluşsal konuları düşünürken yanlış yollara götürdüğünü belirtiyor. Algının beş duyudan gelen verilerin zihnin ilk işleminde bütünleşmesi, yargının ise bunun ikinci işlemde doğru-yanlış, iyi-kötü, güzel-çirkin diye değerlendirilmesi olduğunu açıklıyor.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/algida-ve-yargida-gorecelik-olcusu.mp4</video:content_loc>
<video:duration>128</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-08</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-08</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/diyalektik-zevc-uzay-zaman-madde-enerji-olcusu/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/diyalektik-zevc-uzay-zaman-madde-enerji-olcusu.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Diyalektik, zevç, uzay, zaman, madde, enerji ölçüsü</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/diyalektik-zevc-uzay-zaman-madde-enerji-olcusu.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, neden zevç sözcüğünü seçtiğini anlatıyor. Zevç, eski Arapçada eşler, aynı nitelikleri gösteren gruplar ve ikisi bir aradayken bir bütünü tanımlayan zıtlar anlamlarında kullanılıyor. Türkçede “zıt” denince yalnızca birbirine zıt iki şey anlaşıldığını, oysa zevçte iki tarafın yalıtılmış ayrı şeyler olmadığını, birlikte ikisinden de farklı ama ikisini de içeren bir durumun farklı görünümleri olduğunu söylüyor.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/diyalektik-zevc-uzay-zaman-madde-enerji-olcusu.mp4</video:content_loc>
<video:duration>133</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-08</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-08</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/duygu-durumu-hal-makam/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/duygu-durumu-hal-makam.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Duygu durumu, hâl, makam</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/duygu-durumu-hal-makam.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, duygu durumu, hâl ve makam kavramlarının aralarında nitelik farkı olduğunu söylüyor. Duygu durumu, zihnin dış nesnelerle ya da kendi düşünceleriyle etkileşiminden doğan, geçici ve sürekli değişen duygulardır: üzülmek, sevinmek, nefret etmek. Hâl ise kişinin anlamlı bilinçli farkındalıkla yaşayarak kendisinde oluşturduğu uzun süreli ana mihver yaşam tarzı ve yaşam hissidir. Öfke bir duygu durumudur; ama bazı insanlar için öfke, bütün ilişkilerinde sürekli olan bir hâle dönüşmüştür.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/duygu-durumu-hal-makam.mp4</video:content_loc>
<video:duration>197</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-08</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-08</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/haz-huzur-mutluluk-hali/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/haz-huzur-mutluluk-hali.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Haz, huzur, mutluluk hâli</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/haz-huzur-mutluluk-hali.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, huzurun bir duygu durumu ya da hâl olmadığını, bir alarm sistemi olduğunu söylüyor: insanın bir konuda yanılsamalara ve bağımlılıklara ne kadar özdeşleştiğini, gerçeklikten ne kadar uzak yaşadığını haber verir. Bunu, hastalık olmayıp vücutta bir şeylerin yolunda gitmediğini bildiren ateşe benzetiyor. Huzursuzluk gerçeklikten uzaklaşmanın, huzur ise yanılsamalardan kurtulup gerçekliğe uygun davranmanın göstergesidir.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/haz-huzur-mutluluk-hali.mp4</video:content_loc>
<video:duration>144</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-08</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-08</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/ideolojik-cinnet/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/ideolojik-cinnet.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>İdeolojik cinnet</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/ideolojik-cinnet.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, ideolojiye sahip olmanın sorun olmadığını, farkındalıksızlıkla yaşayan herkesin bir ya da birkaç ideolojisi olacağını söylüyor. Asıl soru, bunu normal bir ideoloji olarak mı yoksa ideolojik cinnet hâlinde mi yaşadığımızdır. İdeolojik cinnetten kastı, yaşanan gerçeklikten kopmuş, kendi ideolojisinin aleyhine apaçık gerçekler ortaya çıksa bile bunları kabul etmeyen ve kendi ideolojisi dışındaki her şeyi kötülüğün kaynağı sayan sürekli bir hâldir.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/ideolojik-cinnet.mp4</video:content_loc>
<video:duration>104</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-08</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-08</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/ozgumluluk-ozgumlu/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/ozgumluluk-ozgumlu.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Özgümlülük, özgümlü</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/ozgumluluk-ozgumlu.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, özgürlük sözcüğünün insan zihinlerinde büyük bir yanılsama ve indirgeme içerdiğini, çünkü özgürlüğün tek başına var olmadığını, yapışık bir ikiz kardeşi olan sorumlulukla birlikte düşünülmesi gerektiğini söylüyor. İnsanın anlamlı bilinçli farkındalıkla varoluş soru ve sorunlarını kapsayarak aşma yolculuğunda ulaştığı hâli “özgür” ya da yalnızca “sorumlu” diye adlandıramadığı için iki sözcüğü birleştirerek özgümlülüğü ve ona sıfat olan özgümlüyü kullandığını anlatıyor.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/ozgumluluk-ozgumlu.mp4</video:content_loc>
<video:duration>98</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-08</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-08</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/sevgi-ve-ask/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/sevgi-ve-ask.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Sevgi ve aşk</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/sevgi-ve-ask.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, bu jargonda sevgi ile aşkın nitelik farklı iki kavram olduğunu, birbirinin yerine kullanılamayacağını söylüyor. Sevgi, insanın en dipteki temel motor iki güdüsüne uygun olarak kendi faydasına olanı tercih ettiği, zarar vereceğini düşündüğünden kaçtığı bir zihin durumudur, yani hub sevgisidir. Bunun ne aşağılanması ne de ilahi bir anlama büründürülmesi gerektiğini, anne sevgisi gibi en kutsal sayılan örneklerde bile çocuk büyüdükçe koşullu sevgiye dönüşebildiğini ve her duygu durumu gibi sevginin de bir zevci, nefretin bulunduğunu belirtiyor.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/sevgi-ve-ask.mp4</video:content_loc>
<video:duration>138</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-08</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-08</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/selam-ve-esenlik/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/selam-ve-esenlik.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Selam ve esenlik</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/selam-ve-esenlik.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, selamın Sami dil ailesinden gelen, kök anlamıyla barış ve esenlik demek olan bir sözcük olduğunu anlatıyor. Eskiden insan toplulukları sağ ellerini kaldırıp avuç içlerini göstererek “bak benden sana zarar, ziyan, kötülük gelmez” demek istiyordu. Selamın özünün esenlik ve barış hâli, kötülük ve zarar gelmemesi olduğunu; söylendiğinde bir temenni, bir vaat, bir söz olduğunu belirtiyor.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/selam-ve-esenlik.mp4</video:content_loc>
<video:duration>113</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-08</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-08</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/merhamet-ve-sefkat/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/merhamet-ve-sefkat.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Merhamet ve şefkat</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/merhamet-ve-sefkat.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, sevgi, iyilik ve merhametin güzel ama birer zihin durumu olduğunu, bu yüzden ortam, algı ve fayda zarar değiştiğinde zevçlerine dönüşebildiğini söylüyor: iyilik kötülüğe, merhamet zorbalığa, sevgi nefrete. Esenlik, şefkat ve aşk ise zihinle yaşanmayan, insanın varoluşsal benliğiyle ilgili bir hâl, bir bilinç seviyesi olduğu için dış nesnelerden etkilenmez, değişmez. Temennisini de bu üçüyle dile getirdiğini belirtiyor.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/merhamet-ve-sefkat.mp4</video:content_loc>
<video:duration>86</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-08</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-08</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/akil-zihin-zihin-durumlari/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/akil-zihin-zihin-durumlari.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Akıl, zihin, zihin durumları</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/akil-zihin-zihin-durumlari.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, akıl, zihin ve zihin durumlarının farklı şeyler olduğunu söylüyor. Akıl dediğinde insanın rasyonel düşünce ve mantık yönünü; zihin dediğinde duyumlamaların, düşüncelerin, yargıların ve duyguların üretildiği alanı; zihin durumları dediğinde ise bildiğimiz duygu durumlarını kastediyor. Geçmişte ruh, anima, psyche gibi sözcüklerle de karıştırılan bu kavramları birinci katman videolarında ayrıntılı ele alacağını belirtiyor.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/akil-zihin-zihin-durumlari.mp4</video:content_loc>
<video:duration>155</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-08</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-08</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/celiski-ve-paradoks/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/celiski-ve-paradoks.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Çelişki ve paradoks</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/celiski-ve-paradoks.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, çelişki ile paradoksun aslında aynı anlamda da kullanıldığını ama bu jargonda aralarında fark olduğunu söylüyor. Çelişki, söylem ile eylemin taban tabana zıt olması durumudur: yarın diyete başlıyorum diyen birinin ertesi gün büyük boy pizza, kola ve kaymaklı ekmek kadayıfı sipariş etmesi. Paradoks ise aynı konu hakkındaki iki söylemin zıt olmasıdır; burada davranış yoktur. Örnek olarak Tanrı’nın “şah damarımızdan daha yakın” ve aynı zamanda “ulaşılamayacak kadar uzak ve aşkın” olduğunu söyleyen iki cümleyi veriyor.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/celiski-ve-paradoks.mp4</video:content_loc>
<video:duration>211</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-08</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-08</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/butun-varolus-tanri-zahirhu-batinhu/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/butun-varolus-tanri-zahirhu-batinhu.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Bütün, varoluş, Tanrı, Zâhirhû Bâtınhû</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/butun-varolus-tanri-zahirhu-batinhu.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, Tanrı kavramının dinlerin Tanrısı ve filozofların Tanrısı dışında üçüncü bir ana kategorisi olduğunu anlatıyor: bazı deneyimci mistiklerin akıl ve zihnin ötesinde, yalnızca yaşayarak deneyimlenebilen Tanrı’sı. Bunların bir grubunun çok kullandığı “Zâhirhû Bâtınhû” kavramı birçok kutsal kitapta geçiyor: hem görünen, duyumlamaya açık olan hem de gizli, duyumlamaya açık olmayan. Bunun bir çelişki değil, bir paradoks cümlesi olduğunu söylüyor.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/butun-varolus-tanri-zahirhu-batinhu.mp4</video:content_loc>
<video:duration>134</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-08</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-08</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/varolus-hiclik-yokluk-varlik/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/varolus-hiclik-yokluk-varlik.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Varoluş-hiçlik, yokluk-varlık</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/varolus-hiclik-yokluk-varlik.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, varlık, yokluk, varoluş ve hiçlik sözcüklerinin farklı kaynaklarda farklı anlamlarda kullanıldığını, kendisinin bunları bu video serisine özel bir matris olarak kurduğunu söylüyor. Varoluş ile hiçlik en genel, en büyük zevçtir; varlık ve yokluk ise oluş ve hareket evrenindeki nesnelerin geçici durumlarıdır. Kiraz ağacı örneğini veriyor: ağaç 500 milyon yıl önce bir yokluğa sahipti, ama hiçliğe değil; bugün çiçek açtığında görebiliyoruz.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/varolus-hiclik-yokluk-varlik.mp4</video:content_loc>
<video:duration>136</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-08</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-08</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/kapsayarak-asmak/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/kapsayarak-asmak.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Kapsayarak aşmak</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/kapsayarak-asmak.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, bu evrende hiçbir şeyin hiçliğe gönderilemediğini, her şeyin değişip dönüştüğünü, bu yüzden varoluş soru ve sorunlarını “yenmek” ya da “yok etmek” demeyip “kapsayarak aşmak” dediğini söylüyor. Yok ettiğini, kaçtığını ya da bastırdığını sanan insan, en zayıf anında bunlarla yeniden karşılaşabilir. Kapsayarak aşıldığında ise o şey yeni hâlin içinde yaşar, derin bir kavrayış geliştirilmiştir; artık zamanını çalamaz.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/kapsayarak-asmak.mp4</video:content_loc>
<video:duration>119</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-08</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-08</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/ispatlamak-temellendirmek/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/ispatlamak-temellendirmek.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>İspatlamak, temellendirmek</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/ispatlamak-temellendirmek.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, ispatlamak ile temellendirmenin nitelik farklı iki kavram olduğunu söylüyor. Nesnel, somut konular ispatın konusudur. Öznel konularda ise, yani inançta (tamamen öznel yeterli sebeplerle bir şeyi doğru kabul etmek), ispatlamaya çalışmanın kavgaya ve gerginliğe yol açtığını belirtiyor. Öznel bir konuda yapılması gereken, yeterli sebeplerini güzelce ortaya koyarak temellendirmektir. Kendisi de deneyimini anlatırken ispat etmeye çalışmıyor, neden öyle düşündüğünü temellendiriyor.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/ispatlamak-temellendirmek.mp4</video:content_loc>
<video:duration>169</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-08</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-08</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/realite-hakikat-gerceklik/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/realite-hakikat-gerceklik.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Realite-hakikat, gerçeklik</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/realite-hakikat-gerceklik.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, gerçeklik sözcüğünü, bir olayın ya da şeyin tüm yorumlardan, pazarlıklardan ve şartlanmış zihne uydurma çabalarından arındırılmış hâliyle “neyse o olması” anlamında kullandığını söylüyor. Bir konunun gerçekliği apaçık belli olduktan sonra, aleyhimize olsa da hoşumuza gitmese de büyük bir olgunlukla kabullenmek gerektiğini, çünkü yanılsamaların kapsayarak aşılamayacağını, ancak gerçeklikler kapsanarak aşılabileceğini belirtiyor.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/realite-hakikat-gerceklik.mp4</video:content_loc>
<video:duration>88</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-08</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-08</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/kapanmayan-yarik/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/kapanmayan-yarik.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Kapanmayan yarık</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/kapanmayan-yarik.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, kapanmayan yarığı, şu anda olduğumuz kişinin tüm özellikleri ve nitelikleriyle, kafamızda olmak istediğimiz ideal kişi arasındaki fark olarak tanımlıyor. “Boyum şöyle olsaydı, şu diplomaya sahip olsaydım, şu kişi bana âşık olsaydı” diye düşündüğümüz bu kurgusal ben, mutlak değerli hissetme güdümüzün doyuma ulaşacağını sandırıyor. Bunun bir yanılsama olduğunu, ama insana büyük ızdırap, nevroz ve depresyon yaşattığını söylüyor.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/kapanmayan-yarik.mp4</video:content_loc>
<video:duration>180</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-08</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-08</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/buyuk-eksik-the-arzu/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/buyuk-eksik-the-arzu.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Büyük eksik, The ARZU</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/buyuk-eksik-the-arzu.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, 2,5-3 yaşında nitelikli benlik farkındalığına vardığımızda “ben” ve “ötekiler” demeye başladığımız için bütünden koptuğumuzu, bunun ömür boyu en dipte bir şeylerin eksik olduğu duygusu olarak aktığını anlatıyor. Bu eksikliği tamamlayacağını sandığımız nesnelere duyduğumuz büyük arzuya “The Arzu” diyor. Oysa bu, nesnesi olmayan bir eksiktir; benlik farkındalığına sahip bir varlığın doğal hâlidir ve onu tamamlayacak tek şey kendi benlik farkındalığından kurtulmaktır.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/buyuk-eksik-the-arzu.mp4</video:content_loc>
<video:duration>208</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-08</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-08</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/kanitin-teslimiyet/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/kanitin-teslimiyet.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Kanitin teslimiyet</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/kanitin-teslimiyet.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, “teslimiyet” sözcüğünü neden tek başına kullanmadığını anlatıyor: birçok çeşit teslimiyet var, vuruşa vuruşa, direne direne, ikinci planlar yaparak teslim olmak gibi. Kanitin teslimiyet, Arapça “kânit” sözcüğünden, bunların hiçbiri değil: gökten düşen bir taş gibi, direnmeden, baştan, önden, proaktif bir şekilde, hiçbir hesap kitap yapmadan teslim olmak. Bunu, değiştirilemeyeceği anlaşılan şeyler için bu video serisine özel kullandığını belirtiyor.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/kanitin-teslimiyet.mp4</video:content_loc>
<video:duration>96</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-08</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-08</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/alim-arif-asik/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/alim-arif-asik.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Âlim, ârif, âşık</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/alim-arif-asik.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, âşığın tanımını yapıyor: önce arif olmak gerekir; âşık, gerçekliğin ve kendi hakikatinin gerçeklerini fark etmiş, esenlik, şefkat, aşk hâlini yaşamının ana mihveri yapmış kişidir. Bunu dışarıdan bakarak tanımanın zor olduğunu, tanımlamaya çalıştıkça eksiltildiğini, “sustuk” demenin kelimelerle konuşulamayacak alana girmek olduğunu söylüyor. Âlim bilen, ârif tanıyan, âşık ondan da geçmiştir; âşık olmak biraz da cesaret işidir.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/alim-arif-asik.mp4</video:content_loc>
<video:duration>223</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-08</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-08</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/nereye-gitmek-istiyorsun/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/nereye-gitmek-istiyorsun.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Nereye gitmek istiyorsun?</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/nereye-gitmek-istiyorsun.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, Alice Harikalar Diyarında’daki bir sahneyi hatırlatıyor: tavşan deliğine düşüp kaybolan Alice kediye hangi yöne gitmesi gerektiğini sorar; kedi ona nereye gitmek istediğini sorar, Alice “Bilmiyorum.” deyince kedi “Öyleyse gittiğin yolun bir önemi yok ki.” der. Avcıoğlu’na göre öncelikli farkındalık budur: nereye gitmek, ne olmak, nasıl bir hayat yaşamak istediğini bilmek. Diyalektik bir zevç âleminde olduğumuz için zevç soruları da sorulmalıdır: Neler yapmak istemiyorum, nerelere gitmek istemiyorum? Bu farkındalığın yalnızca bu işlerde değil, her alanda işe yaradığını söylüyor.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/nereye-gitmek-istiyorsun.mp4</video:content_loc>
<video:duration>124</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-07</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-07</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/yasanmis-bir-deneyimi-aktariyorum/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/yasanmis-bir-deneyimi-aktariyorum.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Yaşanmış bir deneyimi aktarıyorum</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/yasanmis-bir-deneyimi-aktariyorum.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, din, bilim, felsefe ve mistisizmin insanın varoluş sorularına cevap ve varoluş sorunlarına çözüm bulma çabasının ürünleri olduğunu, bu gerçekliği bir kez görüp basiret edince olayların çok daha net hâle geldiğini söylüyor. “Nasıl böyle bir insan hâline geldin?” sorusuna yalnızca kendi deneyimini anlatabileceğini, bunları fark etmenin onu kaybolduğu yollardan bulup çıkardığını belirtiyor. Oradaki farkındalıkları, işe yarayan gerçeklikleri ve yanılsamaları fark edip güzelce kullanan kişinin kendi yolunu ve anlamını yapabileceğini düşünüyor.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/yasanmis-bir-deneyimi-aktariyorum.mp4</video:content_loc>
<video:duration>88</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-07</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-07</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/bildiklerim-ve-bilmediklerim/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/bildiklerim-ve-bilmediklerim.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Bildiklerim ve bilmediklerim</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/bildiklerim-ve-bilmediklerim.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, kendini ve insanı tanıma yolunda işe yarayan bir matris veriyor: bildiklerimiz ve bilmediklerimiz, her birinin de iki kategorisi var. Kendi yüzünü, adını, Türkiye’nin başkentini bildiğini bilirsin; Çince konuşmayı ya da uçak kullanmayı bilmediğini bilirsin. Bildiğini bilmediklerin de vardır: bilinç dışına bastırdıkların ya da Sokrates ve Platon’un iddia ettiği gibi doğuştan gelip deneyim ve eğitimle açığa çıkan bilgi. Son kategori bilmediğini bilmediklerindir; örnek verilemez, çünkü onları ancak senin bilmediğini bilen birileri bilebilir. Bu matrisi deftere yazmayı tavsiye ediyor.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/bildiklerim-ve-bilmediklerim.mp4</video:content_loc>
<video:duration>247</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-07</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-07</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/gizem-bilinemez-alan/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/gizem-bilinemez-alan.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Gizem: bilinemez alan</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/gizem-bilinemez-alan.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, mistik kelimesinin gizem demek olduğunu, ama gizemin çoğu zaman yanlış anlaşıldığını söylüyor: gizem, bilinen bir cevabı olup da şu an senin bilemediğin bir durum değildir. “Mahmut, neden böyle gizemli davranıyorsun?” derken kelime yanlış kullanılır, çünkü Mahmut neden öyle davrandığını bilir; söylediği anda sen de bilirsin, bu bir bilmece bulmacadır. Gizem, insanın bu dünyada hiçbir yetisiyle bilemeyeceği konular ve alanlar, yani bilinemez alan demektir. Kelime Grekçede dudakları ve gözleri kapatmak anlamındaki kökten gelir; Türkçede sır bilinen bir şeyin gizlenmesidir, mistisizmi karşılayan tek kelime gizemdir.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/gizem-bilinemez-alan.mp4</video:content_loc>
<video:duration>176</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-07</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-07</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/hangi-tip-mistiksin/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/hangi-tip-mistiksin.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Hangi tip mistiksin?</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/hangi-tip-mistiksin.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, deneyimci mistiklerin bilinemez alanların bilgisine değil, içsel sezgi yoluyla buldukları metotlarla o alanların öznel deneyimine ulaşılabileceğini söylediklerini anlatıyor: bir odada sessizlikte ya da karanlıkta zihnini durdurup içsel merkezine düşmeye çalışanlar, Lao Tzu’nun yaptırdığı gibi burnunun ucuna bakarak yıllar sonunda bütünle bütünleşme deneyimini yaşayabileceğini söyleyenler. İkisini birlikte kullanan sentezci gruplar da olmuştur. Kendisine “Ben bir mistiğim.” diyen birine hangi tip mistik olduğunu sorduğunu, kişinin bu ayrımı ilk kez duyduğunu; hem tarot falına bakmayı öğrenen hem zihnini durdurmaya çalışan sentezci biri olduğunu ve bu zeminin farkında olmadığı için çok zaman harcadığını anlatıyor.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/hangi-tip-mistiksin.mp4</video:content_loc>
<video:duration>163</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-07</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-07</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/ozgur-irade-var-mi/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/ozgur-irade-var-mi.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Özgür irade var mı?</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/ozgur-irade-var-mi.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, yaklaşık beş bin yıldır süren bir tartışmayı ele alıyor: İnsanın özgür iradesi var mı, yoksa tamamen bir kukla mıyız, mutlak bir determinizmin altında mıyız? Cevabını iki kısa cümleyle veriyor: Hem evet hem hayır; bazı kişiler için öyle, bazıları için böyle, bazıları için ikisi birlikte. Bunun şaka olmadığını, özgür iradenin malumat bilgisine imkân olmayan, herkesin kendi tekâmül yolculuğunda öznel ve içsel olarak deneyimleyeceği gizemli alanlardan biri olduğunu söylüyor; kelimelere döküldüğünde söylenen her şey yanlış ya da her şey doğru olur. Ariflerin tarih boyunca söylediği bir bilgeliği hatırlatıyor.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/ozgur-irade-var-mi.mp4</video:content_loc>
<video:duration>150</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-07</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-07</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/kendi-bilinc-disina-inmek/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/kendi-bilinc-disina-inmek.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Kendi bilinç dışına inmek</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/kendi-bilinc-disina-inmek.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, insanın kendi bilinç dışına ulaşmasının çok zor ve zahmetli olduğunu, bunu kendi üzerinden deneyen çok az insan bulunduğunu söylüyor; biri Carl Gustav Jung’dur ve çıldırmanın eşiğine gelmiştir. Kendisinin de onun kadar zorlanmasa da çok ıstıraplı günler geçirdiğini anlatıyor. Bu yüzden bilinç dışına bu işi bilen birinin yardımıyla bakmanın daha emniyetli göründüğünü, ama bu metoda göre bilinç dışını keşfetmenin çok gerekli olmadığını belirtiyor: karakter benliğiyle özdeşleşmekten ve şartlandırılmış zihinden kurtulup hakikati keşfetmek ve marifetle güzel bir hayat kurmak için, birkaç ekstrem durum dışında elzem değildir.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/kendi-bilinc-disina-inmek.mp4</video:content_loc>
<video:duration>91</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-07</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-07</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/gnostisizm-ve-irfan/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/gnostisizm-ve-irfan.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Gnostisizm ve irfan</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/gnostisizm-ve-irfan.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, mistisizm, gnostisizm, ezoterizm, okültizm ve spiritüalizm gibi sık duyulan ve birbirine karıştırılan kavramların hepsinin genel mistisizm başlığının altında olduğunu, tarz ve metot farklılıklarını ifade ettiğini söylüyor; mistisizm, yani gizemcilik en tepedeki ana kavramdır. Gnostisizm Grekçe gnosis kelimesinden gelir; Türkçede tam karşılığı yoktur, Arapçada irfan karşılar: rasyonel düşünceyle ya da deney ve gözlemle edinilmeyen, içsel sezgi, kalp gözü yoluyla edinilen bilgi. Arif kökünden gelir ve tanımakla ilgilidir. Bazı konulardaki bilgilere ya da deneyimlere içsel sezgi yoluyla ulaşan gruplara gnostikler denmiştir.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/gnostisizm-ve-irfan.mp4</video:content_loc>
<video:duration>114</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-07</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-07</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/ezoterik-ogreti/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/ezoterik-ogreti.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Ezoterik öğreti</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/ezoterik-ogreti.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, ezoterizmin mistik konularda eğitim ve öğretimin genele açık olarak değil, özel seçilmiş kişilere yapılması metodunun adı olduğunu anlatıyor: ezoterikseniz çıkıp bir video serisi yapmazsınız; özel seçilmiş adaylar bulur, onlara eğitim verirsiniz.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/ezoterik-ogreti.mp4</video:content_loc>
<video:duration>48</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-07</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-07</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/gizemcilik-ve-gizlicilik/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/gizemcilik-ve-gizlicilik.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Gizemcilik ve gizlicilik</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/gizemcilik-ve-gizlicilik.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, okültizmin gizlicilik demek olduğunu, mistisizmin ise gizemcilik olduğunu hatırlatıyor: okült gizlenmiş demektir ve gizlenmiş bir şey bulunabilir. Gizlenmiş konuların ve bilgilerin çeşitli metotlarla, pratiklerle, öğretilerle bulunabileceğini iddia eden mistik alt alana okültizm denir.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/gizemcilik-ve-gizlicilik.mp4</video:content_loc>
<video:duration>46</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-07</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-07</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/musa-ve-ilim-verilen-kul/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/musa-ve-ilim-verilen-kul.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Musa ve ilim verilen kul</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/musa-ve-ilim-verilen-kul.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, Musa kıssasının Kur’an’da olup Tevrat’ta olmayan bölümünü, Musa’nın kendisine ilim verilen kulla iki denizin birleştiği yerde buluşmasını ele alıyor. Ona göre bu konuda yazıp çizenlerin çoğu bir anakronizm yapıyor: olayı Musa peygamber olduktan sonra yaşanmış sanıp ulü’l-azm bir peygamberden daha çok şey bilen bir kulun nasıl olabileceğini tartışıyorlar. Oysa Musa, bir Mısırlıyı öldürüp çöle kaçtığında gencecik bir adamdır; Medyen’de evlenir, yıllar sonra Mısır’a dönerken çalıdan seslenilir. Avcıoğlu’na göre ilim verilen kulla buluşma, meraklı ve arayıştaki genç Musa’nın inisiyelerin mekânında girdiği ön sınavdır; üç soruda da sabredemediği için inisiyelerin arasına alınmamıştır.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/musa-ve-ilim-verilen-kul.mp4</video:content_loc>
<video:duration>255</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-07</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-07</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/mistikler-neden-dinlerin-icinde-saklandi/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/mistikler-neden-dinlerin-icinde-saklandi.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Mistikler neden dinlerin içinde saklandı?</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/mistikler-neden-dinlerin-icinde-saklandi.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, mistiklerin tarih boyunca büyük dinlerin baskısı ve takibatı altında kaldığı için kendilerini o dinlerin altında ifade ettiklerini söylüyor; kabalistler, normalde İsrailoğullarının kurumsal diniyle ilgisi olmayan mistiklerdir. İslam coğrafyalarında da aynısı yaşanmış; “Enel Hak” diyen Hallac-ı Mansur yıllarca hapsedilmiş, ağır işkencelerle öldürülmüş, külleri Dicle’ye savrulmuştur. Bu yüzden mistikler çoğunlukla içinde yaşadıkları kurumsal dinin içindeymiş gibi konuşmak zorunda kalmıştır. Deneyimci bir mistik için “Müslümanım” ya da “Hristiyanım” demek ilkesel olarak büyük bir sorun değildir; çünkü vahdeti görmüş biridir. Mistisizmin dinlerin bir şubesiymiş gibi görülmesinin bir sebebi de budur.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/mistikler-neden-dinlerin-icinde-saklandi.mp4</video:content_loc>
<video:duration>178</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-07</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-07</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/zumrut-tablet-ve-talak-suresi/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/zumrut-tablet-ve-talak-suresi.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Zümrüt Tablet ve Talak suresi</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/zumrut-tablet-ve-talak-suresi.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, mistisizmin kurumsal dinleri çok etkilediğini bir örnekle anlatıyor: Hermesçiliğin Zümrüt Tablet’indeki baş ilke şudur: “Yerde olan gökte olan gibidir, gökte olan da yerde olan gibidir ve birlikte o tekin, o bütünün mucizesini gerçekleştirirler.” Ona göre bunun aynısı Kur’an’da, boşanma hukukunu anlatan on iki ayetlik Talak suresinin son ayetinde vardır: Allah yedi göğü ve yerde de onların benzerini yaratmıştır; emir bunların arasında iner durur. Müslümanların çoğunun bunun farkında olmadığını söylüyor.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/zumrut-tablet-ve-talak-suresi.mp4</video:content_loc>
<video:duration>142</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-07</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-07</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/tanri-ile-yuruyen-adam/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/tanri-ile-yuruyen-adam.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Tanrı ile yürüyen adam</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/tanri-ile-yuruyen-adam.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, Sümer metinlerinden Orta Doğu, Hindistan, Uzak Doğu ve Amerika uygarlıklarına kadar dünyanın birçok yerinde ortak bir anlatıdan söz ediyor: bir adam gelir, insanlara hayvanları evcilleştirmeyi, tarımı, dikiş dikmeyi, okuma yazmayı, alet yapmayı, yani medeniyet sıçramasını öğretir. Grekler ona Hermes, Mısırlılar Thoth, Sümerler Enki, İbraniler Hanok demiş; Müslümanlığın jargonunda İdris diye geçer ve adı çok ders veren, çok öğreten anlamına gelir. Mayalar, Mecusiler, Hindular, Nordikler ve Japonlar da ona kendi adlarını vermiştir. İsimleri farklıdır ama sıfatı bütün toplumlarda aynıdır.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/tanri-ile-yuruyen-adam.mp4</video:content_loc>
<video:duration>203</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-07</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-07</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/simya-insani-altina-cevirmek/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/simya-insani-altina-cevirmek.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Simya: insanı altına çevirmek</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/simya-insani-altina-cevirmek.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, simyanın bugün eksik bilindiğini söylüyor: değersiz madenleri altına çevirme sanatı sanılır. Oysa en başta bu sembolik bir anlatıydı: uyurgezer, hırslı, kinci zihninin ve karakter benliğinin esaretinde bencilce, savruk bir hayat yaşayan bir insanı alıp bütün farkındalıkları ona vererek, güzel metotlarla kendini tanıtıp sonunda harika yaşayan bir insana dönüştürme sanatıydı. Geçen yüzyıllar içinde bu, demirden, bakırdan altın yapmaya dönüştü.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/simya-insani-altina-cevirmek.mp4</video:content_loc>
<video:duration>69</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-07</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-07</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/bunlar-at-ustunun-cocuklari/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/bunlar-at-ustunun-cocuklari.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Bunlar at üstünün çocukları</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/bunlar-at-ustunun-cocuklari.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, Buda’nın anlatısının Hindistan’da kabul görmeyince Çin’e, Japonya’ya ve Orta Asya’ya yayıldığını, bir Göktürk kağanının da neredeyse Budist olacağını anlatıyor. Bilge vezir Tonyukuk ona, at üstünde özgür yaşayan bu topluluğa Budist tapınakları kurarsa attan ineceklerini, attan inerlerse de yok olacaklarını söylemiş; kağan ona hak vermiş ve vazgeçmiş.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/bunlar-at-ustunun-cocuklari.mp4</video:content_loc>
<video:duration>60</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-07</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-07</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/nirvana-otede-bir-yer-degildir/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/nirvana-otede-bir-yer-degildir.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Nirvana ötede bir yer değildir</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/nirvana-otede-bir-yer-degildir.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, Siddhartha Gautama’nın insanın altı duyusu olduğuna inandığını söylüyor: göz, kulak, burun, dil, deri ve sezgi. Buda bir deneyimci mistisizm yolu tarif etmişti: insan benliğinden ve egosundan özgürleşerek bütünü deneyimleyebilir; tüm sıfatlar ve sahte etiketler düşer, okyanusa düşmüş bir damla gibi aslına döner. Avcıoğlu’na göre nirvana, insanın büyük dönüşümlerle marifete çıkması, vahdet hakikatini görmesi ve ondan sonra kendine güzel, yaşanabilir bir hayat kurmasını anlatır.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/nirvana-otede-bir-yer-degildir.mp4</video:content_loc>
<video:duration>73</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-07</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-07</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/sehvet-aska-donusur/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/sehvet-aska-donusur.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Şehvet aşka dönüşür</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/sehvet-aska-donusur.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, deneyimci bir mistik metot olarak tantrizmi anlatıyor: tantrikler insanın içindeki enerjinin en güçlü yüzünün şehvet olduğunu, şehvet bir metot eşliğinde dönüştürülüp kontrol altına alınırsa aşka dönüşeceğini söylemişlerdir. Burada aşk bir insan duygusu değil, bütünde erimek ve benlikten geçme hâlidir. Bu evrene hiçbir şey hiçten getirilemez, hiçbir şey hiçliğe de gönderilemez, ama her şey dönüştürülebilir; burası her an her şeyin değişip dönüştüğü bir evrendir, bütünde ise hiçbir şey değişmez. Bu yüzden ona göre hem Herakleitos hem Parmenides haklıdır.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/sehvet-aska-donusur.mp4</video:content_loc>
<video:duration>82</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-07</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-07</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/bruno-bir-mistikti/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/bruno-bir-mistikti.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Bruno bir mistikti</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/bruno-bir-mistikti.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, Batı Avrupa’da Hristiyan mistisizmi içinde Meister Eckhart’ın ve Giordano Bruno’nun çok büyük mistikler, gnostikler olduğunu söylüyor. Bilimciler ile dinciler arasındaki yüz yıllık kavgada kendini akılcı ve bilimci sayanlar, kilise yaktı diye Bruno’yu bir kahraman ilan etmiş; oysa Bruno seküler bir akıl savunucusu değil, sezgici bir mistikti. Düşmanım onu yaktı diye birini kahraman yapmanın uyurgezer yanılsamalar ve ideolojik bir sarhoşluk olduğunu, Bruno’nun fikirlerini birkaç satır okumanın bile bunu göstereceğini söylüyor.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/bruno-bir-mistikti.mp4</video:content_loc>
<video:duration>117</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-07</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-07</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/dorduncu-yol/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/dorduncu-yol.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Dördüncü yol</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/dorduncu-yol.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, Gurdjieff’in insanda beden, zihin ve duygu olmak üzere üç merkez olduğunu söylediğini, bu üç merkezin aynı anda çalıştığı deneyimci, mistik bir dördüncü yol tarif ettiğini anlatıyor: bunun için önce karakter benliğinin sahte olduğunu fark edip onunla özdeşleşmekten kurtulmak, bunun için de önce onu tanımak gerekir.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/dorduncu-yol.mp4</video:content_loc>
<video:duration>55</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-07</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-07</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/tasavvuf-tek-bir-sey-degil/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/tasavvuf-tek-bir-sey-degil.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Tasavvuf tek bir şey değil</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/tasavvuf-tek-bir-sey-degil.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, tasavvuf kelimesinin yaklaşık bin yıldır çok yanlış bilindiğini söylüyor: biri bir cemaate de, İbn Arabi’yi takip ettiğini söyleyen bir ekole de “tasavvufçu” deyince nitelikçe farklı iki şeye evet demiş olur. Ona göre tasavvufun bir bölümü, Büyük Selçuklu veziri Nizamülmülk’ün Nizamiye medreseleri ve Gazali’nin çabasıyla kurulan bir devlet projesidir: parçalanmış Müslüman coğrafyalarını bir arada tutmak için Sünni Müslümanlık ile sufilik sentezlenmiştir. Sultana bu projeye neden bu kadar altın harcadığını soranlara Nizamülmülk, tutarsa Bizans’ın kulelerinin bile önlerinde secde edeceğini söylemiş. Bu yüzden Sünni tasavvuf ile vahdetçi tasavvufu ayırmak gerekir.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/tasavvuf-tek-bir-sey-degil.mp4</video:content_loc>
<video:duration>210</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-07</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-07</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/gerisini-saymaya-gerek-yok/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/gerisini-saymaya-gerek-yok.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Gerisini saymaya gerek yok</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/gerisini-saymaya-gerek-yok.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, vahdet-i vücutçular ile vahdet-i şuhutçular arasında Tanrı kavramında büyük bir fark olduğunu bir hikâyeyle anlatıyor: savaşın en kızgın anında komutan topçu bataryasına ateş emri verir; yüzbaşı ateş edemeyeceklerini, altı eksikleri olduğunu söyler. “Say bakalım.” der komutan; “Bir, barut.” der yüzbaşı. Komutan gerisini saymasına gerek olmadığını söyler. İki insan arasında Tanrı kavramında bu kadar büyük bir fark varsa onlar bambaşka inançlara sahip insanlardır.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/gerisini-saymaya-gerek-yok.mp4</video:content_loc>
<video:duration>47</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-07</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-07</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/hakikat-hepimizi-ciplak-birakir/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/hakikat-hepimizi-ciplak-birakir.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Hakikat hepimizi çıplak bırakır</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/hakikat-hepimizi-ciplak-birakir.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, bu ayrımı netleştirmek gerektiğini söylüyor: hakikat hiç kimseyle uzlaşmaz, hiç kimseye şirin görünmeye çalışmaz, kimseyi özel hissettirmez; burada konuşan dahil hepimizi çıplak bırakır, öyle olmayan bir şey hakikat olamaz. Bunu konfor ya da güvenlik kaygısıyla yapanlara bir şey demediğini, ama aymazlıkta olanların ayılması için söylediğini belirtiyor: bir tarikattaki, bir dergâhtaki ya da İbn Arabici bir dernekteki kişiler aynı tasavvuf başlığının altında değildir; en başta Tanrı kavramında birbirlerinden çok farklı inançlara sahiptirler.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/hakikat-hepimizi-ciplak-birakir.mp4</video:content_loc>
<video:duration>64</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-07</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-07</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/mistisizm-ve-tasavvuf-ayni-sey-degil/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/mistisizm-ve-tasavvuf-ayni-sey-degil.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Mistisizm ve tasavvuf aynı şey değil</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/mistisizm-ve-tasavvuf-ayni-sey-degil.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, işin bam teli dediği ikinci farkındalığı veriyor: bugün bu topraklarda mistisizm ve tasavvuf eş anlamlıymış gibi kullanılıyor, oysa çok farklı iki şeyden söz ediliyor. Tasavvufun altındaki deneyimci ve vahdetçi ekoller, sufiler mistiklerin altına girer; Sünni tasavvufçular ise mistisizmin değil dinin altına girer: kurumsal Sünni Müslümanlığın şeriat ve tarikat boyutlarında yaşayan kişilerdir. Onlar vahdet-i vücutçu değil vahdet-i şuhutçudur ve aradaki fark çok büyüktür. Dinleyiciye bu iki kavramı araştırma görevi veriyor.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/mistisizm-ve-tasavvuf-ayni-sey-degil.mp4</video:content_loc>
<video:duration>90</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-07</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-07</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/kafan-neden-karisiyor/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/kafan-neden-karisiyor.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Kafan neden karışıyor?</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/kafan-neden-karisiyor.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, arınmak, tekâmül etmek, marifete çıkmak ve ölmeden önce ölmek gibi bir yolculuğa çıkanlar için bu temel farkındalıkların çok önemli olduğunu söylüyor. “Kafam o kadar karışıyor ki.” diyen bir dostuna, bunun çok sayıda insanı dinlemekten değil, bir zemin üzerinden temel farkındalıklar ve temel kavramlar olmadan kitaplara, videolara dalmaktan kaynaklandığını söylemiş. Temel kavramlar çalışmasını entelektüel bir bilgi için yapmadığını; bunlar fark edilmezse insanın “vahdet” diye anlatılan metotlara kapılıp zaman, para ve enerji kaybedeceğini, sonunda da hayal ettiklerinin çoğuna ulaşamayacağını belirtiyor.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/kafan-neden-karisiyor.mp4</video:content_loc>
<video:duration>94</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-07</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-07</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/yanilsamalar-asilamaz/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/yanilsamalar-asilamaz.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Yanılsamalar aşılamaz</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/yanilsamalar-asilamaz.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, tek referansının gerçeklik olduğunu, gerçekliğin önünde diz çöktüğünü söylüyor. Yanılsamalar ne kadar tatlı gelse de onları aşamayacağını, gerçeklikler ne kadar acı olsa da yalnızca gerçekliklerin kapsanarak aşılabileceğini öğrendiğini anlatıyor. Yanılsamaların peşinde bir süre sonra zihin yorulur: dinlemekten, okumaktan, bir nefes alamamaktan, hâlâ aynı şeyleri yaşayıp aynı şeyleri hissetmekten yorulan insan “Hiçbirinin bir anlamı yokmuş.” der ve nihilizme sürüklenir. Son tahlilde herkesin kendi bildiğini yapmakta serbest olduğunu da ekliyor.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/yanilsamalar-asilamaz.mp4</video:content_loc>
<video:duration>86</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-07</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-07</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/bilmediler-mollalar/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/bilmediler-mollalar.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Bilmediler mollalar</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/bilmediler-mollalar.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, Anadolu’ya en sıkı deneyimci mistiklerin Horasan erenleri üzerinden geldiğini söylüyor ve Ahmet Yesevi’nin divanındaki bir dörtlüğü okuyor: “Bilmediler mollalar Enel Hakk’ın manasın / Kal ehline hal ilmin Hak görmedi münasip.” Vahdetçinin böyle konuştuğunu, Enel Hak demekten korkmadığını, çünkü bunun onun inancı olduğunu anlatıyor. Tevhidin tek tanrılı dinlerin kavramı olduğunu, “La ilahe illallah” demenin iyi bir mertebe olduğunu ve ilk çağ peygamberlerinin insanlığı oraya getirmek için çaba harcadığını söylüyor; ama vahdetçiye bu yetmez, o “La mevcude illallah” der. Bunun bir üstünlük meselesi olmadığını vurguluyor.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/bilmediler-mollalar.mp4</video:content_loc>
<video:duration>139</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-07</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-07</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/molladan-asiga/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/molladan-asiga.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Molladan âşığa</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/molladan-asiga.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, bütün dünyayı etkilemiş olan Celaleddin Rumi’nin babasının dizinin dibinde bir molla olarak yetiştiğini, Anadolu Selçuklu’nun en büyük mollalarından biri olmak üzereyken kaderin buna izin vermediğini anlatıyor: karşısına bir arif âşık, Tebrizli Şems çıkar ve tam molla oldum derken onu bir hâl ehline çevirir. Ondan sonra gelen Mevlevilik damarı Anadolu’da hep bir dip akıntısı olarak bugüne kadar gelmiştir. Bugünkü Mevleviliğin bazılarında hafif bir sentez görüldüğünü, onlara bu dikkatle bakmayı tavsiye ediyor.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/molladan-asiga.mp4</video:content_loc>
<video:duration>85</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-07</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-07</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/tanri-yok-diyen-butuncu/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/tanri-yok-diyen-butuncu.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Tanrı yok diyen bütüncü</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/tanri-yok-diyen-butuncu.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, Osho’nun konuşmalarına “Tanrı yok” diye başladığını, bu yüzden dinleyenin onu ateist sanabildiğini, ama yeterince dinleyen ya da okuyanın tam bir bütüncü olduğunu görebileceğini söylüyor. Osho’nun reddettiği, kurumsal dinlerin uzaklardaki, insan biçimli Tanrı’sıdır. Bütünü anlatırdı, ama çok karmaşık bir dille anlatırdı.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/tanri-yok-diyen-butuncu.mp4</video:content_loc>
<video:duration>45</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-07</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-07</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/paranin-kalbe-girmemesi/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/paranin-kalbe-girmemesi.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Paranın kalbe girmemesi</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/paranin-kalbe-girmemesi.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, Osho’nun doksan üç limuzine bindiğinin söylendiğini hatırlatıyor ve Osho’nun bunu, anlattığı şeyi yaşayarak göstermek için yaptığını söylüyor: zühd, zahitlik, paranın cebe girmemesi değil kalbe girmemesidir. Bu makama ulaşmış biri bir gün doksan üç limuzine ve milyarlarca dolara sahipken ertesi gün hepsini kaybetse, içsel huzurunda ve mutluluğunda bir değişiklik olmaz; kalbine para girmiş biri ise on lira için bile depresyona girebilir. İnsanın o tekamül seviyesine gelip gelmediğini bu şekilde test edebileceğini belirtiyor.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/paranin-kalbe-girmemesi.mp4</video:content_loc>
<video:duration>88</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-07</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-07</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/hic-dogmadi-hic-olmedi/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/hic-dogmadi-hic-olmedi.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Hiç doğmadı, hiç ölmedi</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/hic-dogmadi-hic-olmedi.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, Osho’nun mezar taşına “Never born, never died” (“Hiç doğmadı, hiç ölmedi”) yazdırdığını anlatıyor ve bunu, karakter benliğin insan yapımı olduğunu göstermek için giderken söylenmiş, gerçek bir mürşide yakışır son bir söz olarak yorumluyor. Osho’nun tam bir deneyimci mistik olduğunu, malumata karşı çıkıp gizemi savunduğunu, mistiklerin insanın asla bilemeyeceği ama çeşitli metotlarla bir kısmını deneyimleyebileceği alanlardan söz ettiğini hatırlatıyor.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/hic-dogmadi-hic-olmedi.mp4</video:content_loc>
<video:duration>56</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-07</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-07</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/pazarlamaci-mistisizm/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/pazarlamaci-mistisizm.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Pazarlamacı mistisizm</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/pazarlamaci-mistisizm.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, yeni bir arayışa giren herkesin kavram üretmek zorunda olduğunu, mistisizmin de dünyanın her yerinde kendi dillerinde kavramlar ürettiğini söylüyor. Zorluğun, son on beş yılda pazarlamacı mistisizmin dünyada ve özellikle Türkiye’de çok moda olmasından geldiğini belirtiyor: gurular, şifa satanlar, kuantum terapistleri, astral seyahatçiler, enerjiciler, astrologlar, reikiciler. İnternet ve akıllı telefonlar sayesinde geçmişin bilgisine kolayca ulaşan insanlar, Çince, Sanskritçe, Pali ve Arapça kavramların bolluğu karşısında kavramlar çokmuş izlenimine kapılıyor.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/pazarlamaci-mistisizm.mp4</video:content_loc>
<video:duration>113</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-07</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-07</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/butun/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/butun.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Bütün</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/butun.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, mistiklerin “bütün” kavramını anlatıyor: Türkçede bütün, sınırları olan ama kendi içinde tam bir şey, örneğin hiç dokunulmamış bir pasta gibi anlaşılıyor; oysa varoluş için kullanıldığında bütün, sonsuzca ve sınırsızca her şeyi kapsar. Maddi ya da soyut, iyi ya da kötü, doğru ya da yanlış, insan zihninin olumlu ya da olumsuz dediği hiçbir şey dışında kalamaz.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/butun.mp4</video:content_loc>
<video:duration>130</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-07</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-07</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/batil-nedir/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/batil-nedir.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Batıl nedir?</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/batil-nedir.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, batılın yüzde yüz yanlış demek olmadığını, çünkü bu evrende öyle bir şey bulunmadığını söylüyor: batıl, o konudaki bütünün tamlığının ya biraz eksik ya biraz fazla olması hâlidir; hakikat ise tam olmasıdır, ne bir gram eksik ne bir gram fazla. Fazla olunca da batıl olduğunu, bu inceliği anlayanların varoluşsal anlamda “bütün” dendiğinde neyin kastedildiğini kavramaya başlayacağını belirtiyor.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/batil-nedir.mp4</video:content_loc>
<video:duration>74</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-07</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-07</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/tanri-yerine-varolus-butun-bir/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/tanri-yerine-varolus-butun-bir.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Tanrı yerine varoluş, bütün, bir</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/tanri-yerine-varolus-butun-bir.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, bütün kavramı üzerine beş dakikalık meditatif bir çalışma öneriyor ve deneyimci mistiklerin büyük çoğunluğunun Tanrı terimini çoğunlukla kullanmadığını, bunun yerine varoluş, bütün ve bir dediklerini söylüyor. Bu vahdetçi mistiklerin Tanrı kavramının uzaklarda bir zat, evrene aşkın bir Tanrı olmadığını; klasik dinlerin Tanrı anlayışından burada ayrıldıklarını vurguluyor.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/tanri-yerine-varolus-butun-bir.mp4</video:content_loc>
<video:duration>64</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-07</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-07</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/farkindalik-tanimlanamiyor/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/farkindalik-tanimlanamiyor.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Farkındalık tanımlanamıyor</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/farkindalik-tanimlanamiyor.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, farkındalığı ve bilinci tanımlamaya çalışınca hep totolojiye düşüldüğünü söylüyor: “farkında olmak”, “haberinde olmak”, “bilincinde olmak” kavramı yine kendisiyle açıklıyor. Zamanın da Aristoteles’ten beri tanımlanamayan bir kavram olduğunu, Einstein’ın uzay ile zamanı tek bir doku olarak göstermesiyle bakışın değiştiğini hatırlatıyor. Tanımlanamamanın mistikler için bir müjde olduğunu söylüyor ve dinleyenlere, “bir şeyin ilkesi olmak ne demektir?” sorusunu araştırmalarını öneriyor.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/farkindalik-tanimlanamiyor.mp4</video:content_loc>
<video:duration>118</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-07</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-07</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/bilinc-bir-ilke-olabilir-mi/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/bilinc-bir-ilke-olabilir-mi.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Bilinç bir ilke olabilir mi?</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/bilinc-bir-ilke-olabilir-mi.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, bilincin ve farkındalığın nasıl ortaya çıktığının 400 yıldır tartışıldığını, fizikalist kanadın bilinci beyindeki nöronların elektrokimyasal etkileşiminden çıkan bir yan ürün saydığını, Descartes’ın ise insanı beden ve zihin adlı iki töz olarak düşündüğünü, Bohemya Prensesi Elisabeth’in de fiziksel olmayanla fiziksel olanın nasıl etkileştiğini sorarak onu aciz bıraktığını anlatıyor. Çözümün, bilinci “bir şey” gibi değil, Maxwell’in elektromanyetik alanda, Einstein’ın uzay zamanda yaptığı gibi evrenin bir ilkesi olarak ele almak olabileceğini söylüyor. Bunu anlayınca bilincin de bugün kumandayla kanal değiştirir gibi düşünmeden kullanılabileceğini belirtiyor.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/bilinc-bir-ilke-olabilir-mi.mp4</video:content_loc>
<video:duration>223</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-07</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-07</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/biliyorum-dedigin-seyler/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/biliyorum-dedigin-seyler.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Biliyorum dediğin şeyler</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/biliyorum-dedigin-seyler.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, “biliyorum” dediğimiz şeylerin büyük kısmının eksik ve yanlış olduğunu, çünkü çoğunu yapay zekâdan, sosyal medyadaki hocalardan okuyup dinleyerek edindiğimizi söylüyor; bu işi kendisi deneyimleyerek anlatan çok az kişi vardır. Baraj sorusu şudur: kibrini aşıp egonun bilmediğini kabul edebilecek misin? Örnek olarak Gurdjieff’in, kendisiyle tanışmak isteyen Ouspensky’den bir kâğıdın bir yüzüne bildiklerini, öbür yüzüne bilmediklerini yazmasını istediğini anlatıyor. Ouspensky bildiklerini yazmaya kalkınca çoğunun okunmuş ve kabul edilmiş şeyler olduğunu, hiçbirinin kesin bilgisine sahip olmadığını fark etmiş.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/biliyorum-dedigin-seyler.mp4</video:content_loc>
<video:duration>233</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-07</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-07</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/zihin-kotuluk-tanrisi-degil/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/zihin-kotuluk-tanrisi-degil.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Zihin kötülük tanrısı değil</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/zihin-kotuluk-tanrisi-degil.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, zihnin moda olduğu söylemlerde kötülük tanrısı ilan edildiğini, oysa zihinden kurtulunamayacağını söylüyor: onu Zen ya da Taocu hocaların yanında yıllarca, günde saatlerce çalışarak durdurabilirsin, ama bıraktığın anda geri gelir. Gerçek mistikler zihne, duygulanımların ve zihin durumlarının merkezi, beş milyon yıllık adaptasyonla türü ayakta tutmak için gelişmiş çok güçlü bir araç olarak bakar. Tanrısallık dediğimiz nitelikli benlik farkındalığını çıkarırsan geriye saf bir doğa hayvanı kalır; zihin yerleşik düzende de aynı kaygıyla, seni koruma derdiyle çalışır.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/zihin-kotuluk-tanrisi-degil.mp4</video:content_loc>
<video:duration>140</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-07</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-07</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/zihin-ahlak-bilmez/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/zihin-ahlak-bilmez.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Zihin ahlak bilmez</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/zihin-ahlak-bilmez.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, zihnin yaşattığı endişe, korku, panik atak, bencillik ve çıkarcılığın özünde insanı bu cangılda yaşatma çabası olduğunu söylüyor: zihin ahlak, politika, siyaset bilmez; efendisini yaşatmak üzere programlanmıştır. Bencillik, ikiyüzlülük, yalancılık, hırs, kıskançlık gibi kötü zihin durumları, yerleşik düzenden sonra efendisini zarar görmeden en kârlı biçimde çıkarmak için geliştirdiği uyumlardır. Akılla zihni karıştırmamak gerekir. Mistikler zihni sessizleştirmeye çalışır, ama gerçek bir mürşit onu düşman ilan etmez, ondan mutlak kurtuluş vaat etmez; dönüştürülüp kontrol altına alınabileceğini ve eğitilebileceğini söyler.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/zihin-ahlak-bilmez.mp4</video:content_loc>
<video:duration>160</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-07</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-07</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/tekamul-nedir/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/tekamul-nedir.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Tekamül nedir?</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/tekamul-nedir.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, tekamülün mistisizmin en başta gelen ortak kavramlarından olduğunu, Türkçesinin pozitif evrim olduğunu söylüyor: pozitife yönelik değişim ve dönüşüme tekamül denir. Deneyimci mistikler, bu dünyada yaşanan tüm deneyimlerle bireysel, grupsal, toplumsal ve insanlık olarak sürekli pozitife doğru bir tekamülde olduğumuzu, bilincin bizde yansıyan kısmının da tekamül ettiğini söyler. Avcıoğlu’na göre tarih de değişimin kaçınılmaz olduğunu ve genel olarak daha yüksek bir farkındalığa doğru gidildiğini gösteriyor; ama zevç prensibi gereği, bu yükselişle birlikte zihin harika araçları zulüm gibi işlerde de kullanabiliyor.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/tekamul-nedir.mp4</video:content_loc>
<video:duration>135</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-07</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-07</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/uc-tip-benlik/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/uc-tip-benlik.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Üç tip benlik</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/uc-tip-benlik.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, üç tür benlikten söz ediyor. Karakter benlik: anne baba, çevre, toplum, devlet ve insanlık tarafından sonradan üzerimize giydirilen benlik; adımız, milliyetimiz, dinimiz, değer yargılarımız, başarı ve mutluluk ölçütlerimiz. Organizmal benlik: sapiensin yalnızca bedeni değil, nöronlarla işlenmiş bir organizmal benlik duygusu da vardır; beden ile zihin ayrı şeyler değil, aynı şeyin farklı görünümleridir. Varoluşsal benlik: bilinç, farkındalık, Tanrı’nın ruhu ya da öz benlik denen, sapiense bitişmiş, insanı diğer türlerden ayıran taraf. Onu çıkarırsan geriye bir bonobodan beş dakika sonra doğmuş bir canlı kalır.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/uc-tip-benlik.mp4</video:content_loc>
<video:duration>215</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-07</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-07</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/benlikten-degil-ozdeslesmekten-kurtulmak/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/benlikten-degil-ozdeslesmekten-kurtulmak.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Benlikten değil, özdeşleşmekten kurtulmak</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/benlikten-degil-ozdeslesmekten-kurtulmak.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, işi bilen mistiklerin “karakter benlikten kurtulmak” demediğini, “onunla özdeşleşmekten kurtulmak” dediğini söylüyor; çünkü karakter benlikten mutlak anlamda kurtulmak, kimseyle bir kelime bile konuşmamak ve biyolojik olarak iflas etmeyi beklemek demek olurdu. Özdeşleşmekten kurtulan kişi karakter benliği kendi denetimi altına alıp istediği gibi yeniden üretir ve onu bilinçle kullanır. Kendisinin karakter benliğinden rahatsız olmadığını, onu yönettiğini; bir film izlemek için bile karakter benliğe ihtiyaç duyulduğunu örnek veriyor.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/benlikten-degil-ozdeslesmekten-kurtulmak.mp4</video:content_loc>
<video:duration>144</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-07</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-07</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/olmeden-once-olmek/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/olmeden-once-olmek.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Ölmeden önce ölmek</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/olmeden-once-olmek.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, fena fillah, bekabillah, mokşa ve nirvanayı birbiriyle ilişkili kavramlar olarak anıyor; fena yokluk demektir. Karakter benlikle özdeşleşmekten kurtulanlar için “ölmeden önce ölünüz” denir; bu birçok anlama gelse de ilk anlamı, insan yapımı benlikle özdeşleşmekten kurtulacak bir uyanışa, bir bilinç seviyesine gelmektir. Bu, “Ondan başka varlık yoktur” hakikatini aklıyla ve kalbiyle idrak edip içselleştirmek, onu her an her yerde bir yaşam biçimi hâline getirmektir.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/olmeden-once-olmek.mp4</video:content_loc>
<video:duration>65</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-07</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-07</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/tanri-adem-alem/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/tanri-adem-alem.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Tanrı, Âdem, âlem</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/tanri-adem-alem.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, işi bilen mistiklerin “ondan başka varlık yoktur, ondan başka fail de yoktur” dedikten sonra Tanrı ile âlem ilişkisini yalnız bırakmadığını, ortaya varoluşsal benliğe bitişmiş sapiensi koyduğunu anlatıyor; adına Âdem diyor. Âdem bir yönüyle âlemin bir nesnesidir, organizmal benliği, zihni ve içgüdüleriyle değişime tabidir; öbür yönüyle bilinç ve nitelikli benlik farkındalığı sayesinde bir tanrısallık yönü taşır. Bu yüzden “Tanrı ve onun atadığı halife” denmiştir; halife yalnızca yönetici değil, yerini alan demektir; bütün kavramları belirleyen onun aklı, bütün duygu durumlarını belirleyen onun zihnidir.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/tanri-adem-alem.mp4</video:content_loc>
<video:duration>101</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-07</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-07</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/tanrinin-zati-mi-tanri-kavrami-mi/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/tanrinin-zati-mi-tanri-kavrami-mi.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Tanrı’nın zatı mı, Tanrı kavramı mı?</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/tanrinin-zati-mi-tanri-kavrami-mi.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, fena fillah diyenlerin “ben gerçekte yokum” dediğini, nedenini sorunca tek bir cümle söylediklerini aktarıyor: bilmiyoruz; buna “biliyorum” diyen yalan söyler, çünkü Tanrı’nın zatı hakkında bir harf bile konuşulamaz. Tanrı kavramı insanın aklının ve zihninin ürünüdür. Tanrı’dan söz edenlere sorulması gereken, Tanrı’nın zatından mı yoksa insanlığın oluşturduğu sekiz milyar Tanrı kavramından mı bahsettikleridir.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/tanrinin-zati-mi-tanri-kavrami-mi.mp4</video:content_loc>
<video:duration>67</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-07</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-07</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/damla-denizde/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/damla-denizde.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Damla denizde</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/damla-denizde.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, mutasavvıfların “fena fillah” dediğini, insanın kendi benliğini yok saydığını, yani zaten olmadığını, bir tecelli olduğunu idrak edip içselleştirdiğini anlatıyor; “bekabillah” ise Tanrı’da kalıcı olmak demektir. Bunu elindeki bir damla suyu denize atmaya benzetiyor: damla denizde fena olur, artık göremez, çekip ayıramazsın; ama hiçliğe gitmemiştir, denizde beka olmuş, kalıcı olmuştur.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/damla-denizde.mp4</video:content_loc>
<video:duration>73</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-07</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-07</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/nirvana-ates-sondu/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/nirvana-ates-sondu.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Nirvana: ateş söndü</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/nirvana-ates-sondu.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, mokşanın Budizmde, Hindistan’da ve Çin’de Buda’dan sonraki anlatımlarda bütün sahte yanılsamalardan kurtulup yok olduğunu fark etmek, onların etkisinden çıkmış bir bilinç hâline gelmek olduğunu söylüyor. Nirvana ise Sanskritçe ve Pali dilinde “ateş söndü” demektir; ölümden sonra gidilecek uzak bir yer değil, bu dünyada yaşarken mokşalardan ve fenalardan geçtikten sonra bütünde huzuru deneyimlemektir. Buda’nın “öldükten sonra Nirvana’ya gideceğiz” demediğini, öyle diyenlerin ona iftira attığını belirtiyor.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/nirvana-ates-sondu.mp4</video:content_loc>
<video:duration>91</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-07</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-07</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/zihne-tesekkur-etmek/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/zihne-tesekkur-etmek.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Zihne teşekkür etmek</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/zihne-tesekkur-etmek.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, zihnin beş milyon yıllık adaptasyonla bizi doğadaki tehlikelerden korumak için çalıştığını, en büyük güvenlik zedelenmesinin ölüm kavramıyla ilgili olduğunu söylüyor. Bunu fark eden kişi meditatif bir hâlde zihnine şöyle diyebilir: “Seni anlıyorum, beni korumak istiyorsun; ama bunları artık farkındalıkla ele alabiliyorum, bu kadar panik yapmana gerek yok.” Bir süre sonra zihnin geri çekileceğini, beş dakikalık meditasyonların bunu sağlayabileceğini belirtiyor.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/zihne-tesekkur-etmek.mp4</video:content_loc>
<video:duration>66</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-07</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-07</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/beden-ve-zihin-ayni-seyin-iki-yuzu/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/beden-ve-zihin-ayni-seyin-iki-yuzu.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Beden ve zihin aynı şeyin iki yüzü</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/beden-ve-zihin-ayni-seyin-iki-yuzu.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, organizmal benlik hastalanınca zihinsel benliğin neden bu kadar etkilendiği sorusuna, ikisinin ayrı şeyler olmadığını söyleyerek cevap veriyor: vahdetçiler, madde ile enerjinin aynı şeyin iki farklı görünümü olduğunu (E = mc²) bildiği gibi beden ile zihnin de aynı şeyin iki farklı görünümü olduğunu bilir. Bu yüzden beden hastalanınca zihin, zihin hastalanınca beden etkilenir; zihin rahatlayınca beden sağlıklanır, zihin depresifleşince beden de kendini salıverir.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/beden-ve-zihin-ayni-seyin-iki-yuzu.mp4</video:content_loc>
<video:duration>99</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-07</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-07</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/tovbe-farkindaliktir/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/tovbe-farkindaliktir.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Tövbe farkındalıktır</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/tovbe-farkindaliktir.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, geçmişte farkında olmadan yaptığı hataları fark edenlere, bunları başkalarına itiraf etmenin anlamı olmadığını, kendi içlerinde çözebileceklerini söylüyor. Farkındalığa gelip “ah” demenin en güzel tövbe olduğunu, tövbenin farkındalık demek olduğunu; iyi niyetli bir insanın bir şeyi fark ettiğinde otomatik olarak tövbe etmiş sayılacağını belirtiyor. Hepimizin karakter benliğinin geçmişte büyük hatalar yaptığını, kefaretleri ödeyip yola devam edeceğimizi ekliyor.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/tovbe-farkindaliktir.mp4</video:content_loc>
<video:duration>54</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-07</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-07</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/fena-ve-bekayi-burada-yasamak/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/fena-ve-bekayi-burada-yasamak.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Fena ve bekayı burada yaşamak</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/fena-ve-bekayi-burada-yasamak.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, bekabillah hâlinde artık onu deneyimleyecek bir ben kalmadığını söylüyor. Tasavvufçuların fena ve bekayı öldükten sonra varılacak bir hâl olarak anlattığını, kendisinin ise bunları burada, bilinç seviyesi olarak kullanmayı tercih ettiğini belirtiyor, tıpkı Siddhartha Gotama’nın Nirvana’yı kullandığı gibi. Benlik yoksa ve hepimiz tek bir varlığın görünümleriysek, görünüm çekildiğinde bütün varlıklar bütüne dönüp karışır ve beka olur; bunu bütün yetileriyle kontrol edip içselleştirdiğini, bu yüzden bir yerlere gitmeye gerek görmediğini anlatıyor. Öldükten sonra başka bilinç seviyelerine ve varoluş katmanlarına gideceğine dair öznel bir imanı olduğunu da ekliyor.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/fena-ve-bekayi-burada-yasamak.mp4</video:content_loc>
<video:duration>134</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-07</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-07</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/kurumsal-dinlerin-tanrisi/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/kurumsal-dinlerin-tanrisi.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Kurumsal dinlerin Tanrı’sı</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/kurumsal-dinlerin-tanrisi.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, bugün kurumsal bir dinin içinde olduğunu söyleyen birine “Tanrı’nı tarif et” dendiğinde, genellikle klasik tarifle karşılaşılacağını söylüyor: aşkın, ilim, irade ve kudret sahibi, insan biçimli özellikler gösteren bir zat; öfkelenir, ödüllendirir, cezalandırır, insanı imtihan eder, sonucuna göre cennete ya da cehenneme yollar.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/kurumsal-dinlerin-tanrisi.mp4</video:content_loc>
<video:duration>47</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-07</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-07</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/inisiyasyon/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/inisiyasyon.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>İnisiyasyon</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/inisiyasyon.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, ezoteriklerin çok kullandığı inisiyasyon ve inisiye kavramlarını anlatıyor: ezoterik, genele kapalı anlatısını özel seçilmişlere yapan demektir; inisiye mürşit de mürit de olabilir, genelde mürit; inisiyasyon, birini seyrisülûklerden geçirip bir mürşit eşliğinde ezoterik öğretinin hakikat saydığı şeyleri ve pratikleri bir yaşam biçimine dönüştürmesini öğretme süreçlerinin toplamıdır. Türkçesi rüşte erdirme ya da kâmilliğe ulaştırma diye çevrilebilir.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/inisiyasyon.mp4</video:content_loc>
<video:duration>67</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-07</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-07</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/seriat-tarikat-hakikat-marifet/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/seriat-tarikat-hakikat-marifet.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Şeriat, tarikat, hakikat, marifet</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/seriat-tarikat-hakikat-marifet.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, mutasavvıfların dini dört katmanlı gördüğünü anlatıyor: şeriat ve tarikat, dinin yüzeysel farzları, haramları, helâlleri, ritüelleri ve ibadetleriyle yaşanan katmanıdır; hakikat, varlığın birliğini, bunun dışındaki her şeyin bir görünüm olduğunu fark etmektir; marifet ise dördüncü katta kalıcı olunan statik bir hâl değil, hakikati görüp arif olduktan sonra her şeyi onunla yeniden anlamlandırarak tekrar farkta, büyük farkındalıkla yaşamaya inmektir. Geçen videodaki Sünni tasavvuf ile vahdetçi tasavvuf ayrımını da hatırlatıyor.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/seriat-tarikat-hakikat-marifet.mp4</video:content_loc>
<video:duration>150</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-07</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-07</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/halvet-celvet-zevk-vecd/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/halvet-celvet-zevk-vecd.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Halvet, celvet, zevk, vecd</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/halvet-celvet-zevk-vecd.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, tasavvufta bilgi edinme yollarından müşahede (şahitlik) ve keşfi; halveti, yani üç, yedi, on, kırk gün gibi sürelerle insanlardan ve birçok nesneden kendini çekip bir tas su ve bir parça yemekle içsel olarak baş başa kalmayı; celveti, yani o irfanla halkın içine dönmeyi anlatıyor. Zevkin (zavk), onların dilinde kemâl hâlinin bilgisi ya da deneyimi demek olduğunu; vecdin ise esrime, coşma hâli olduğunu, insanın kendini kaybedip yığılabileceğini, coşkuyla dans edebileceğini söylüyor.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/halvet-celvet-zevk-vecd.mp4</video:content_loc>
<video:duration>104</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-07</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-07</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/yedi-nefs-mertebesi/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/yedi-nefs-mertebesi.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Yedi nefs mertebesi</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/yedi-nefs-mertebesi.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, Hermes’ten tasavvufçulara birçok mistik topluluğun yedi mertebeden söz ettiğini anlatıyor: uyur gezer, kendi çıkarının peşindeki nefs-i emmare; kendini kınayan nefs-i levvame; ilham olunan nefs-i mülhime; hakikatleri içselleştirmiş nefs-i mutmainne; razıye ve marziyye; en sonunda insan-ı kâmil olunan nefs-i kâmile. Kendisinin bunlara katılmadığını söylüyor: mertebeler uzay gemisi kapsülleri gibi geride bırakılıyormuş gibi anlatılıyor; oysa mertebelere çıkmış insanların nefs-i emmarenin bile aşağılarına düştüğünü defalarca gördü. Ayrıca bunlar karakter benliğin varoluşumuzu temsil ettiğini varsayıyor; oysa insan bu dünyanın çocuğudur. Bunların güzel temenniler olabileceğini, ama insanı iki yüzlü hissettirdiğini belirtiyor.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/yedi-nefs-mertebesi.mp4</video:content_loc>
<video:duration>167</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-07</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-07</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/insani-degistiremezsin/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/insani-degistiremezsin.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>İnsanı değiştiremezsin</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/insani-degistiremezsin.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, insan-ı kâmil diye anlatılanların yüzde doksanını gözlediğini, insanın sabunlu bir zeminde olduğunu, bir saniyede koordinatların değişip kişinin ne olduğunu bile anlayamayacağını söylüyor. Bu yüzden Buda’nınkini daha gerçekçi buluyor: Nirvana burada ulaşılabilir bir şeydir ve karakter benlikten değil, onunla özdeşleşmekten kurtularak deneyimlenir. 124 bin peygamberin, milyonlarca bilim insanı, filozof ve mistiğin, cennet ödülünün ve cehennem tehditlerinin insanı değiştirmeyi başaramadığını söylüyor; insanı değiştirmeye kalkan her hareketin tarih boyunca yenildiğini, insanı iyi tanırsak eğitebileceğimizi ama evcilleştiremeyeceğimizi belirtiyor.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/insani-degistiremezsin.mp4</video:content_loc>
<video:duration>140</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-07</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-07</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/yedi-cakra/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/yedi-cakra.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Yedi çakra</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/yedi-cakra.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, uzak doğuda insanın çakralar üzerinden tanımlandığını anlatıyor: kök çakra güvenlik ve içgüdülerin tatminiyle, cinsel çakra duygular ve yaratımla, göbek altındaki çakra irade ve özgüvenle, kalp çakrası esenlik, şefkat ve aşkla, boğaz çakrası iletişimle, üçüncü göz çakrası sezgi ve içgörüyle, tepedeki taç çakrası evrensel bilincin açılmasıyla ilgilidir. Çakraları, madde ile mananın, deneyimin, bilginin ve insan hâllerinin aktığı solucan delikleri gibi hayal edebileceğimizi söylüyor.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/yedi-cakra.mp4</video:content_loc>
<video:duration>75</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-07</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-07</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/yedi-mertebe/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/yedi-mertebe.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Yedi mertebe</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/yedi-mertebe.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, çakraları açarak insanı tekamül ettirme fikrini Hermes’in yedi boyutu geçerek Tanrı’nın katına girme öğretisine bağlıyor: yığma tutkusu (tekâsür), kurnazlık, şehvet, arzular, acelecilik, lüks ve şöhret, kötülük mertebelerinden sonra nur mertebesi. Bu hâlleri fiziksel, eterik, astral, mental, kozal (saf akıl), buti (saf sezgi) ve atma (saf irade, evrensel kozmik bilinç) bedenleri olarak anlatanlar da olduğunu, hepsinin hemen hemen aynı şeyi tarif ettiğini söylüyor.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/yedi-mertebe.mp4</video:content_loc>
<video:duration>85</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-07</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-07</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/celal-cemal-kemal/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/celal-cemal-kemal.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Celal, cemal, kemal</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/celal-cemal-kemal.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, tasavvufun celal, cemal ve kemal kavramlarını anlatıyor: Tanrı celaliyle de tecelli eder, bize zorlu, üzücü, korkunç deneyimler yaşatır; cemaliyle de tecelli eder, iyilikler, zevkler, hoşluklar ve keyifler yaşatır. Diyalektik evrende bu ikisinin dengesiyle bizi kemale, yani farkındalığa, arifliğe ulaştırır. Ardından fark, cem ve cemü’l-cem kavramlarını açıklıyor: fark çokluk âlemi, birbirimizi farklı kendinde şeyler sandığımız gerçekliktir; cem, bunun üstündeki “ondan başka varlık yoktur” düzeyidir; cemü’l-cemde ise kelimelerin ve bir şeyi toplayacak öznenin bile kalmadığını söylüyor.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/celal-cemal-kemal.mp4</video:content_loc>
<video:duration>80</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-07</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-07</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/mistik-ama-ruhcu-degil/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/mistik-ama-ruhcu-degil.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Mistik ama ruhçu değil</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/mistik-ama-ruhcu-degil.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, yeni dönem ruhçuların “spiritüel dünya” diyerek bütün mistisizmi kastetmesini yanlış buluyor: spiritüalizm ruhçuluk demektir ve mistisizmin altındaki bir gruptur. Kendisinin mistik olduğunu ama spiritüalist olmadığını, ruhçuların temel görüşlerine katılmadığını söylüyor; mistik, bu evrende kesin bilgiyle bilinemeyecek alanlar olduğuna, bir kısmının yaşayarak deneyimlenebileceğine inanır. Ruhçulara göre ruh asıl varlıktır, maddeye deneyim almak için bağlanır; beden ölünce ruh dinlenir, sonra yeni bir bedene girer. Avcıoğlu, onların hâlâ karakter benliğin maceralar yaşadığını varsaymasında ve Tanrı’yı uzaklarda, ulaşılamaz bir yerde görmesinde ayrıldığını söylüyor.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/mistik-ama-ruhcu-degil.mp4</video:content_loc>
<video:duration>122</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-07</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-07</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/dort-temel-soru/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/dort-temel-soru.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Dört temel soru</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/dort-temel-soru.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, onlarca, hatta yüzlerce varoluş sorusunu dört başlıkta topluyor: ben ve bu evren nasıl var olduk, nasıl ortaya çıktık ya da hep var mıydık; neden varız, yani bizim ve bu evrenin bir anlamı var mı; ölüm, yani kendimizin ve çok sevdiğimiz yakınlarımızın ölümü ve ölüm sonrasındaki bilinmezlik; bireysel ve toplumsal olarak huzuru, mutluluğu ve refahı yaşayabilmek için ne yapmalı, nasıl yaşamalıyız. Diğer bütün soruların bu dört sorunun altına girdiğini, bunlara bir yanıt bulunduğunda onlara da otomatik olarak yanıt bulunmuş olacağını söylüyor.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/dort-temel-soru.mp4</video:content_loc>
<video:duration>102</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-05</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-05</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/tanri-var-mi-yok-mu/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/tanri-var-mi-yok-mu.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Tanrı var mı yok mu?</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/tanri-var-mi-yok-mu.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, dört sorudan ilk üçünü tek bir soruya indirgiyor: Tanrı var mı yok mu? Tanrı kavramını belirli bir anlamda değil, insanlığın bugüne kadar ürettiği bütün ana kategorilerini kapsayacak biçimde kullanıyor: kendimizin, bu evrenin ve içindeki bütün nesnelerin nitelik olarak çok üzerinde yüce bir güç, enerji, zat ya da varlık; ya da klasik teistik dinlerin söylediği gibi âlemin yaratıcısı ve yöneticisi. Bu soruya verilecek cevabın diğer üç sorunun cevabına da referans olacağını düşünüyor. Dinler, felsefeler, mistisizmler, hatta bilim bu soruya olumlu ya da olumsuz çok çeşitli cevaplar üretmiş; ama hiçbiri doğrulanamadığı ve yanlışlanamadığı için konu yine bilinemezlik ve inanç alanında kalıyor.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/tanri-var-mi-yok-mu.mp4</video:content_loc>
<video:duration>174</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-05</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-05</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/iki-soru/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/iki-soru.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>İki soru</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/iki-soru.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, bu video serisine özel olarak bütün varoluş sorularını iki soruya indirgiyor: Tanrı var mıdır yok mudur, varsa nasıl bir Tanrı’dır; ve bireysel ve toplumsal olarak huzur, mutluluk, neşe ve refah içinde yaşayabilmemiz için ne yapmalıyız, ne yapmamalıyız, nasıl yaşamalıyız. İkinci sorunun içine aile, toplum, devlet, yasa, hukuk, ahlak, cinsiyetler ve cinsiyet rolleri gibi her şeyin girdiğini, tarih boyunca bu sorulara çok sayıda cevap verildiğini ve arayışın sürdüğünü anlatıyor.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/iki-soru.mp4</video:content_loc>
<video:duration>126</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-05</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-05</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/tanri-varsa-sorun-yoksa-daha-buyuk-sorun/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/tanri-varsa-sorun-yoksa-daha-buyuk-sorun.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Tanrı varsa sorun, yoksa daha büyük sorun</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/tanri-varsa-sorun-yoksa-daha-buyuk-sorun.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, tarihte söylenmiş bir sözü anıyor: bir Tanrı varsa bu insan için bir sorundur, ama bir Tanrı yoksa bu daha büyük bir sorundur. Voltaire de buna, bir Tanrı olmasa da insanın bir Tanrı icat etmek zorunda olduğunu eklemiş. Avcıoğlu bu sözü dinî inanç anlamında değil, insanın varoluş soruları ve sorunları konusunda söylenmiş bir söz olarak alıyor. Birinci kısımda Tanrı’yı tanımaya çalışmayı, onun hakkında söylenenlere göre nasıl yaşanacağını ve ona hesap vermeyi bir sorun olarak görüyor; ikinci kısımda ise inanç ya da zan bazlı bile olsa bağlanılabilecek bir referansın ortadan kalkmasını çok daha dehşetli bir varoluş sorunu olarak anlatıyor.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/tanri-varsa-sorun-yoksa-daha-buyuk-sorun.mp4</video:content_loc>
<video:duration>117</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-05</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-05</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/hepimiz-oyle-bir-gucu-arzulariz/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/hepimiz-oyle-bir-gucu-arzulariz.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Hepimiz öyle bir gücü arzularız</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/hepimiz-oyle-bir-gucu-arzulariz.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, insanın bütün yetilerine ve bu gezegenin efendisi olmasına rağmen varoluşsal olarak çok naif, kırılgan ve zayıf bir varlık olduğunu söylüyor. Bu yüzden, birkaç istisna dışında insanların büyük çoğunluğunun, inansın ya da inanmasın, kabul etsin ya da reddetsin, benliğinin en derinlerinde dünya denen cehennemin bir rüya olduğunu müjdeleyecek, bütün korku ve kaygılardan kurtaracak, olduğu gibi kabullenip şefkat ve aşkla bağrına basacak, tam istediği gibi bir hayat sunabilecek bir Tanrı’nın, öyle bir gücün olmasını arzuladığını düşünüyor.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/hepimiz-oyle-bir-gucu-arzulariz.mp4</video:content_loc>
<video:duration>111</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-05</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-05</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/hiclige-karismak-istemiyor/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/hiclige-karismak-istemiyor.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Hiçliğe karışmak istemiyor</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/hiclige-karismak-istemiyor.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, insanın çevresindeki canlıların oluşa geldiğini, büyüdüğünü ve bir süre sonra öldüğünü gözlemlediğini, klasik mantıkla kendisinin de öleceğini hem mantıksal olarak hem akli sezgiyle bildiğini anlatıyor. İnsanın en diplerdeki temel motor güdülerinden biri hep varlıkta kalmak, varlığını her koşulda sürdürmek istemesidir; gerçeklik böyle olmadığı için ölüm varoluş sorunu ve ölüm sonrası bilinemezlik doğuyor. İnsan öldükten sonra bile varoluşunu sürdürmek istiyor; yokluğa değil, hiçliğe karışmak istemiyor.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/hiclige-karismak-istemiyor.mp4</video:content_loc>
<video:duration>83</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-05</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-05</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/iki-tip-olum-sorunu/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/iki-tip-olum-sorunu.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>İki tür ölüm sorunu</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/iki-tip-olum-sorunu.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, ölüm varoluş sorununun iki bölümlü olduğunu söylüyor: biri kişinin kendi ölümüyle, öteki bu dünyada yaşarken derin duygusal bağlar kurduğu, çok sevdiği ve çok sevildiği yakınlarının ölümüyle ilgili. Çoğu insanın, özellikle belli bir yaşa kadar yaşadıysa, kendi ölümü konusunda bir noktadan sonra daha az nevrotik ve depresif olabildiğini; ama çocuklarımızın, anne babamızın, kardeşlerimizin, eşimizin, yakın arkadaşlarımızın ölümüyle çabuk uzlaşamadığımızı, onları her an kaybedebilmenin bir dip akıntısı gibi korkutucu bir ihtimal olduğunu anlatıyor.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/iki-tip-olum-sorunu.mp4</video:content_loc>
<video:duration>101</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-05</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-05</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/olumsuz-olsan-ne-olurdu/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/olumsuz-olsan-ne-olurdu.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Ölümsüz olsan ne olurdu?</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/olumsuz-olsan-ne-olurdu.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, bir arkadaşının İsviçreli bilim adamlarının ölümsüzlüğü bulacağı haberine, bunun bir müjde mi yoksa bir felaket haberi mi olduğunun düşünülmesi gerektiğini söylediğini anlatıyor: biyolojik olarak ölümsüzlüğe sahip olabilsek bile bu bizim onun dışındaki her şeyimizi öldürür. Yeşilyol filmini ve José Saramago’ya ait olduğunu düşündüğü bir romanı anıyor; tek başına ölümsüz olsan yakınlarının hep ölmesini izleyeceğini, bir de yaşarken içimizde öldürdüklerimizi düşününce yeryüzünde yürüyen devasa bir mezarlığa dönüşeceğini söylüyor.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/olumsuz-olsan-ne-olurdu.mp4</video:content_loc>
<video:duration>182</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-05</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-05</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/asil-korku-yeterince-yasayamamak/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/asil-korku-yeterince-yasayamamak.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Asıl korku: yeterince yaşayamamak</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/asil-korku-yeterince-yasayamamak.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, ölümün kendisinden korkmayan insanlar olabileceğini, insanı en diplerde dehşete düşüren şeyin ise ölmenin kendisi değil, tam istediği gibi yaşayamamış olmak olduğunu söylüyor. Doyurucu hayatlar yaşamış insanlarda bu varoluş sorunu oldukça minimuma iniyor. Belli bir yaşı geçmiş insanların sağlığına, yeme içmesine ve sporuna gösterdiği özenin altında da yaşayamadıklarını bir gün yaşayabileceği umudunu görüyor; bunu ayıp ya da günah değil, çok doğal bir istek sayıyor. Ölüm varoluş sorununun kendi ölümümüzle ilgili kısmı, bu yüzden en çok istediği gibi yaşayamamış olmakla ilgili.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/asil-korku-yeterince-yasayamamak.mp4</video:content_loc>
<video:duration>199</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-05</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-05</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/en-zayif-yerimiz/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/en-zayif-yerimiz.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>En zayıf yerimiz</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/en-zayif-yerimiz.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, ölüm varoluş sorununun ikinci kısmının, yani çok sevdiklerimizin ölümünün tamamen kendisiyle ilgili olduğunu ve insanın en zayıf yerlerinden biri olduğunu söylüyor. İnsan kendisi hakkında cehennemlere bile olgunluk ve soğukkanlılıkla dayanabilir, hatta bazen o cehennemler umurunda bile olmaz; ama derin duygusal bağlar kurduklarının başına bir şey geldiğinde ya da onlar zarara uğradığında buna o kadar hazır ve güçlü değildir. Ölüm varoluş sorununu bu yüzden dipte iki biçimde hissediyoruz: kendi ölümümüze dair kaygılarımızda, çoğunlukla istediğimiz gibi yaşayamamış olmaktan; ve çok sevdiklerimizi, hele ki zamansız, kaybetme korkusunda.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/en-zayif-yerimiz.mp4</video:content_loc>
<video:duration>108</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-05</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-05</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/belirsizlik-insani-yipratir/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/belirsizlik-insani-yipratir.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Belirsizlik insanı yıpratır</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/belirsizlik-insani-yipratir.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, belirsizlik ve bilinemezliğin insanı çok yıpratan bir durum olduğunu söylüyor; çünkü insan zihni bundan hiç hoşlanmıyor, mutlak güvende hissetmek temel motor güdüsü bundan büyük darbe alıyor. Bir konudaki en kötü ihtimalin bile net bir biçimde ortaya çıkmasının insana belirsizlikten daha iyi geldiğini, belirsizliğe uzun süre dayanabilmenin gerçekten zor olduğunu anlatıyor. İkili ilişkilerde, aile, gönül, iş, ticaret ve arkadaşlık ilişkilerinde ortamların bozulmasının çoğu zaman sebebinin, taraflardan birinin ya da ikisinin bu belirsizliğe daha fazla katlanamayıp onu bilinebilir bir duruma çevirmek için yaptığı hamleler olduğunu söylüyor.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/belirsizlik-insani-yipratir.mp4</video:content_loc>
<video:duration>111</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-05</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-05</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/anlatilan-deneyim-kalici-olmaz/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/anlatilan-deneyim-kalici-olmaz.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Anlatılan deneyim kalıcı olmaz</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/anlatilan-deneyim-kalici-olmaz.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu bir düşünce deneyi yapıyor: gerçekten ölmüş çok sayıda insan geri gelseydi ve ölüm sonrası deneyimlerini tek tek anlatsalardı, bunlar ilk anda ilginç gelir ve rahatlatırdı; ama bir süre sonra anlattıkları selin üzerinde giden bir köpük gibi gider, insan yine ölüm sonrası bilinemezlik varoluş sorunuyla baş başa kalırdı. Çünkü insan kendisinin deneyimlemediği bir şeyden, kim ne mucizeler göstererek anlatırsa anlatsın, ilk anda etkilenir ama bu kalıcı olmaz; onu ikna edip bir daha sorun olarak karşısına getirmeyecek olan yalnızca kendi deneyimleridir.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/anlatilan-deneyim-kalici-olmaz.mp4</video:content_loc>
<video:duration>132</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-05</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-05</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/anlam-nedensellige-verilmis-bir-cevaptir/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/anlam-nedensellige-verilmis-bir-cevaptir.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Anlam, nedenselliğe verilmiş bir cevaptır</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/anlam-nedensellige-verilmis-bir-cevaptir.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, insanın zihninin bazı şeylerin birbirinin peşi sıra geldiğini, bazılarının bazılarının nedeni olduğunu gözlemleyip milyonlarca yıllık evrimiyle bunu genel bir yasa olarak kabul ettiğini anlatıyor. Nitelikli benliğinin farkında olan insan, kendisinin ve bu evrenin var olmasının da bir nedeni olması gerektiğini aynı benzetmeyle kurar ve “Benim anlamım ne, bu evrenin anlamı ne?” diye sorar. On bin yıldır verilen cevapların hiçbiri doğrulanamadığı ya da yanlışlanamadığı için nesnel, mutlak bir anlam bulunamamış ve anlamsızlık büyük bir varoluş sorunu olarak sürmektedir.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/anlam-nedensellige-verilmis-bir-cevaptir.mp4</video:content_loc>
<video:duration>83</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-05</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-05</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/insan-anlamli-hissetmek-ister/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/insan-anlamli-hissetmek-ister.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>İnsan anlamlı hissetmek ister</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/insan-anlamli-hissetmek-ister.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, 20. yüzyılın ikinci yarısından sonra kimilerince bir moda, kimilerince bir düşünme eğlencesi sayılan varoluşçuluk felsefesinin, özellikle Sartre ve Camus ile Fransa’da ikinci dünya savaşından sonra insanın, evrenin ve insan hayatının anlamı ya da anlamsızlığını büyük bir sorun olarak öne çıkardığını söylüyor. İnsan gerçekten anlamlı hissetmek ister; bunun en üst derecede görüldüğü alan, kişinin kendi anlamını ve bu evrenin, bu varoluşun anlamını arayışıdır. Ama binlerce yıldır doğrulanmış, muhalifleri yanlışlanmış nesnel, mutlak bir anlam bulunamamıştır.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/insan-anlamli-hissetmek-ister.mp4</video:content_loc>
<video:duration>82</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-05</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-05</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/godotu-beklerken/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/godotu-beklerken.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Godot’yu beklerken</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/godotu-beklerken.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, Samuel Beckett’ın “Godot’yu Beklerken” adlı eserini, anlam arayışını anlatan bir şaheser olarak öneriyor. Absürt kelimesinin Fransız varoluşçuların, özellikle Camus’nün kullandığı bir kavram olduğunu, Godot’yu en genel anlamıyla anlam olarak, yani insanın kendi anlamını ve bu evrenin nesnel, mutlak anlamını beklemesi olarak okuyabileceğimizi söylüyor. Eserde Vladimir ve Estragon, yani Didi ve Gogo, Godot’yu bekler; Godot gelmez, yani nesnel, mutlak bir anlam bulunamaz.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/godotu-beklerken.mp4</video:content_loc>
<video:duration>156</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-05</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-05</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/kendimizi-oyalamak-zorundayiz/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/kendimizi-oyalamak-zorundayiz.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Kendimizi oyalamak zorundayız</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/kendimizi-oyalamak-zorundayiz.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, kendimizin ve evrenin mutlak anlamını ararken, ölüm ve ölüm sonrasını bilmeye çalışırken, istediğimiz gibi yaşamaya çalışırken, her türden yalnızlıktan kurtulup güvende hissetmek isterken bir şeyler yapmak, kendimizi oyalamak zorunda olduğumuzu söylüyor. Bu kadar büyük bilinemezlikler ve belirsizlikler alanında yalnızca onlara konsantre olmuş bir zihnin muhtemelen birkaç günde çıldırabileceğini, ya da buna katlanamayıp hayatına son vermek isteyebileceğini belirtiyor. Bu yüzden Godot’yu beklerken bir şeyler yapmalı ve onlara anlam yüklemeliyiz.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/kendimizi-oyalamak-zorundayiz.mp4</video:content_loc>
<video:duration>51</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-05</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-05</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/ya-godot-gelseydi/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/ya-godot-gelseydi.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Ya Godot gelseydi?</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/ya-godot-gelseydi.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, gerçekten bir gün bir mucize olsaydı ve hepimiz kendi anlamımızı ve bu evrenin, bu varoluşun anlamını kat’i bilgiyle biliverseydik ne olurdu diye soruyor: bütün bilinmezlikler gözlerimizin önüne açılsaydı, zihnimiz, aklımız, duyularımız kat’i bilgiyle doyuverseydi, ertesi sabah uyandığımızda ne yapardık, ne düşünür, ne hissederdik? Bunu çok değerli bir soru olarak bırakıyor.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/ya-godot-gelseydi.mp4</video:content_loc>
<video:duration>76</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-05</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-05</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/henuz-gelmemis-olan/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/henuz-gelmemis-olan.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Henüz gelmemiş olan</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/henuz-gelmemis-olan.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, insanı, yani karakter benliğini hayal kırıklığına uğratmayacak tek Godot’nun henüz gelmemiş olan olduğunu söylüyor; bunu Terry Eagleton’un söyleyişiyle “bizi hayal kırıklığına uğratmayacak tek Mesih, Mehdi henüz gelmemiş olandır” diye de ifade ediyor. İnsanlığın tarih boyunca hemen hemen bütün toplumlarında bir Mesih ya da Mehdi beklentisi olduğunu, onun gelip bizi eski şaşaalı günlerimize döndüreceği, bütün sorunları çözeceği ve adaleti, refahı getireceği umulduğunu anlatıyor.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/henuz-gelmemis-olan.mp4</video:content_loc>
<video:duration>81</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-05</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-05</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/kavusunca-siradanlasir/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/kavusunca-siradanlasir.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Kavuşunca sıradanlaşır</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/kavusunca-siradanlasir.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, mehdilerin, mesihlerin geldiğini ya da öyle olduğunu iddia edenlerin toplumlara yaklaştığını, ama sonra ne olduğunu soruyor. Kendi küçük hayatlarımızda da çok arzuladığımız bir kişiye, şöhrete, makama, servete ulaştığımızda ilk anda sevinçten çıldırırız; ama bir süre sonra sıradanlaşır, heyecan kaybolur, yine bir şeyler eksikmiş gibi hissetmeye başlarız. Bunun sebebinin o kişi, makam ya da servetin kendisi değil, insanın büyük eksiği olduğunu söylüyor.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/kavusunca-siradanlasir.mp4</video:content_loc>
<video:duration>97</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-05</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-05</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/buyuk-eksik-tamamlanmaz/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/buyuk-eksik-tamamlanmaz.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Büyük eksik tamamlanmaz</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/buyuk-eksik-tamamlanmaz.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, büyük eksik konusunun bu metodda fark edilip derinlemesine kavrandığında insanı birçok yanılsamasından, onlardan doğan bağımlılıklarından, anlamsız ızdıraplarından, nevrozlarından ve depresif hâllerinden kurtaracak çok büyük bir farkındalık olduğunu söylüyor. Büyük eksik, bütünden bir kere koptuğunda, yani ben ve ötekiler dediğinde, bu varoluşun ortasında bir parça olmanın eksiğidir. İnsan bunun farkında olmadığında kendini tamamlayacak nesneler arar; ama kendi benliğinin farkında olduğu sürece bu tamamlanmaz, çünkü o bir eksik değil, sapiensin tamamlayıcı parçasıdır.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/buyuk-eksik-tamamlanmaz.mp4</video:content_loc>
<video:duration>141</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-05</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-05</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/anlam-kisiye-birakilmis-olabilir/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/anlam-kisiye-birakilmis-olabilir.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Anlam kişiye bırakılmış olabilir</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/anlam-kisiye-birakilmis-olabilir.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, anlamsızlık varoluş sorununu, kişinin kendi öznel anlamını ya da bütün bu varoluşun mutlak, nesnel anlamını arama yolculuğu olarak özetliyor; bulunamadığı ve bilinemediği için büyük bir varoluş sorunu yaşandığını, Beckett’ın eserinin bunu en güzel betimleyen örneklerden biri olduğunu söylüyor. Bir şey binlerce yıldır bulunamıyor ve bilinemiyorsa, gerçeğin ihtimallerinden birinin, dışarıda öyle nesnel ya da mutlak bir şeyin olmadığı, bunun kişiye bırakılmış olabilme ihtimali olduğunu da şimdiden not etmeyi öneriyor.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/anlam-kisiye-birakilmis-olabilir.mp4</video:content_loc>
<video:duration>82</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-05</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-05</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/tam-istedigi-gibi-yasamak-istiyor/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/tam-istedigi-gibi-yasamak-istiyor.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Tam istediği gibi yaşamak istiyor</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/tam-istedigi-gibi-yasamak-istiyor.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, insan zihninin bütün çalışma mekanizmasının aşağıdan yukarıya doğru çalışmasının bir sonucu olarak yapmak istediği her şeyi yaparak, yapmak istemediği hiçbir şeyi yapmayarak yaşamak istediğini, bunun onu mutlu edeceğini düşündüğünü anlatıyor. Gerçek hayata bakınca yapmak istediğimiz birçok şeyi çeşitli sebeplerden dolayı yapamadığımızı, yapmak istemediğimiz birçok şeyi de yapmak zorunda kaldığımızı görüyoruz. Bu çatışma bir hayatı kapladığında bir varoluş sorunu oluyor.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/tam-istedigi-gibi-yasamak-istiyor.mp4</video:content_loc>
<video:duration>57</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-05</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-05</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/ozgurluk-kavrami-neden-yetersiz/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/ozgurluk-kavrami-neden-yetersiz.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Özgürlük kavramı neden yetersiz?</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/ozgurluk-kavrami-neden-yetersiz.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, bu varoluş sorununun literatürde özgürlük ya da sorumluluk başlığıyla geçtiğini, ama bu iki kelimeyi tek başına kullanmayı tercih etmediğini söylüyor. Özgürlük kavramı insanlığın genel zihninde neyi kapsadığı tam fark edilemeyen, bin yıllardır çok yüce ve kutsal sayılan ama çok farklı anlamlarda kullanılan bir kavram; çağrıştırdığı şeyler bütüncül değil, bu yüzden uğruna yapılan eylemlerin sonuçları insanın pek beklemediği gibi çıkabiliyor. Bu varoluş sorununa bu yüzden daha net bir başlık olarak “istediği gibi yaşayamamak” demeyi tercih ediyor.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/ozgurluk-kavrami-neden-yetersiz.mp4</video:content_loc>
<video:duration>139</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-05</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-05</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/ozgurluk-icin-uc-soru/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/ozgurluk-icin-uc-soru.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Özgürlük için üç soru</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/ozgurluk-icin-uc-soru.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, özgürlük dendiğinde tarih boyunca arifler tarafından önerilen iki soruyu hatırlatıyor: Neyden özgür olmak istiyorum, ve ne yapmak için özgür olmak istiyorum? Bu video serisine özel olarak bir üçüncüsünü ekliyor: İstediğim bu özgürlüğün tüm zincirleme sonuçlarına ve onların sorumluluklarına hazır mıyım? Özgürlük kavramı bir konuda geçtiğinde, dışarıdan telkin edildiğinde ya da içimizden yükseldiğinde bu üç soruyu kendimize sormamızı öneriyor.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/ozgurluk-icin-uc-soru.mp4</video:content_loc>
<video:duration>138</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-05</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-05</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/her-eylemin-zincirleme-sonuclari-var/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/her-eylemin-zincirleme-sonuclari-var.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Her eylemin zincirleme sonuçları var</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/her-eylemin-zincirleme-sonuclari-var.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, insan zihninin bir eylemin çoğunlukla yalnızca ilk sonucuyla hesabı yaptığını, o ilk sonucu kaldırabileceğini ya da ondan fayda sağlayabileceğini fark ettiği anda eylemi gerçekleştirdiğini anlatıyor. Hayat ise izole anlardan değil, bir zincir gibi akıyor; her eylemimizin ve söylemimizin arkasında iki, üç, beş, on ya da çok daha fazla zincirleme sonuç olabiliyor. Anlamlı, bilinçli farkındalıkla yaşamak için ilk gereken şeylerden biri bunu fark etmek.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/her-eylemin-zincirleme-sonuclari-var.mp4</video:content_loc>
<video:duration>120</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-05</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-05</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/ozgurluk-ile-sorumluluk-yapisik-ikizdir/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/ozgurluk-ile-sorumluluk-yapisik-ikizdir.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Özgürlük ile sorumluluk yapışık ikizdir</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/ozgurluk-ile-sorumluluk-yapisik-ikizdir.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, özgürlüğün yalnız bir kavram olmadığını, onun ayrılamayan bir yapışık ikizi olan sorumluluğu olduğunu söylüyor. Zihnimizle bölsek de gerçeklikte ayrılamıyorlar; özgürlük ve sorumluluk diye iki kavramla tanımlamaya çalıştığımız tek bir hâl, tek bir durum var. Bu yüzden iki kelimeden bir sentez yaparak “özgümlülük” kavramını icat ettiğini, bu video serisinde bunu kullandığını anlatıyor.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/ozgurluk-ile-sorumluluk-yapisik-ikizdir.mp4</video:content_loc>
<video:duration>73</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-05</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-05</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/cocukluktan-gelen-sorun/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/cocukluktan-gelen-sorun.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Çocukluktan gelen sorun</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/cocukluktan-gelen-sorun.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, istediği gibi yaşayamamanın en yoğun dört beş yaşından on on bir yaşına kadar yaşandığını anlatıyor: yapmak istediğimiz birçok şey çoğunlukla ebeveynlerimiz tarafından engellenir, yapmak istemediğimiz birçok şeyi yapmak zorunda kalırız. Soğuk bir sabah en tatlı uykumuzdan kalkıp okula gitmek ya da arkadaşlarımızla neşe içinde oynarken çağrılıp götürülmek gibi. Bunu hayatın bütün alanlarında düşününce, bu varoluş sorunu çok daha büyük ve önemli konularda derin ızdıraplara, birçok nevroza ve depresif hâle yol açabiliyor.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/cocukluktan-gelen-sorun.mp4</video:content_loc>
<video:duration>158</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-05</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-05</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/icimizdeki-yaptirimcilar/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/icimizdeki-yaptirimcilar.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>İçimizdeki yaptırımcılar</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/icimizdeki-yaptirimcilar.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, istediğimiz gibi yaşayamamamızın birçok dışsal sebebi olduğunu, toplumun, devletin, kanunların, genel ahlak yasalarının bunda payı olduğunu kabul ediyor; ama sadece onlar olmadığını söylüyor. İçimizde de istediğimiz gibi yaşayamamamızı sağlayan şeyler var ve çoğu zaman dıştakilerden çok daha güçlüler: dışsal olarak tam istediğimiz gibi yaşayabileceğimiz bir ortam olsa bile içimizdeki engelleyiciler yüzünden öyle yaşamayı tercih etmeyebiliyoruz.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/icimizdeki-yaptirimcilar.mp4</video:content_loc>
<video:duration>156</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-05</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-05</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/disariyi-degil-icimizdekini-donusturebiliriz/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/disariyi-degil-icimizdekini-donusturebiliriz.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Dışarıyı değil, içimizdekini dönüştürebiliriz</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/disariyi-degil-icimizdekini-donusturebiliriz.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, durumları, şartları, olayları ya da insanların kalplerini ve beyinlerini çevirecek güce sahip bir Tanrı olmadığımızı söylüyor. Ama çoğu zaman farkında olmadığımız içimizdeki yaptırımcıları ve zorlayıcıları fark edip onları derinlemesine kavrayarak bazı durumlar için, hem de oldukça önemli durumlar için dönüştürebilmemiz elimizde; çünkü onların çoğu bir yanılsamadan ve onun sonuçları olan bağımlılıklarımızdan kaynaklanıyor. Bu video serisindeki kapsayarak aşma yöntemi buna dayanıyor.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/disariyi-degil-icimizdekini-donusturebiliriz.mp4</video:content_loc>
<video:duration>82</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-05</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-05</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/ozgurlugu-aslinda-sevmeyiz/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/ozgurlugu-aslinda-sevmeyiz.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Özgürlüğü aslında sevmeyiz</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/ozgurlugu-aslinda-sevmeyiz.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, insanın uğruna şarkılar ve şiirler yazılan, bedeller ödenen, kutsal sayılan özgürlük kavramını aslında çok sevmediğini söylüyor. Sezen Aksu’nun “ne böyle seninle ne de sensiz” sözü gibi: onsuzken ona derin bir özlem duyar, bütün dertlerimizin çaresi olduğunu düşünürüz; ama avucumuza konduğunda ondan çok korktuğumuzu fark ederiz, çünkü özgürlük her zaman yapışık ikiz kardeşi sorumlulukla birlikte gelir ve sorumluluk insanın en sevmediği kavramlardan biridir.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/ozgurlugu-aslinda-sevmeyiz.mp4</video:content_loc>
<video:duration>120</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-05</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-05</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/onlari-ayiramazsin/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/onlari-ayiramazsin.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Onları ayıramazsın</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/onlari-ayiramazsin.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, işlerin istediğimiz gibi olmasını istediğimiz bütün durumlarda yalıtılmış, hayallerimizdeki gibi bir özgürlük de, tek başına bir sorumluluk da olmadığını söylüyor: birinin omuzlarına bütün sorumluluğu yükleyip ona o konudaki özgürlükleri ve yetkileri vermezseniz yine işler istendiği gibi olmaz. Zihnimiz ayırabilir; ama geçmiş hayatımıza baktığımızda saf özgürlük ya da saf sorumluluk gibi bir şeye girdiğimiz ve sonra işin öyle olmadığını öğrendiğimiz durumları hepimiz yaşamışızdır.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/onlari-ayiramazsin.mp4</video:content_loc>
<video:duration>62</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-05</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-05</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/ogrenilmis-caresizlik/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/ogrenilmis-caresizlik.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Öğrenilmiş çaresizlik</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/ogrenilmis-caresizlik.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, davranışların ve eylemlerin sonuçlarla bir nedensellik bağı içermediğini düşündüğümüz, çok sık tekrarlanan aynı konudaki durumlarda öğrenilmiş çaresizlikler yaşadığımızı, bunun bir koşullanmaya dönüştüğünü anlatıyor. Klasik mantıkla geçerli bir kıyas kurarız, ama hayatın gerçekliğinde beklediğimiz sonuçlar çıkmaz ve bu tekrarlanır; özellikle küçük çocuklukta içimize oturan bu çaresizliği sonra unuturuz ve bilinç dışı olarak ızdıraplar, nevrozlar, hatta depresyonlar yaşatabilir. Bu metodda çok kullanılacak bir kavram olarak not etmemizi istiyor.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/ogrenilmis-caresizlik.mp4</video:content_loc>
<video:duration>113</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-05</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-05</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/asil-sorun-sorumlulugu-omuzlamak/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/asil-sorun-sorumlulugu-omuzlamak.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Asıl sorun: sorumluluğu omuzlamak</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/asil-sorun-sorumlulugu-omuzlamak.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, insanın aslında özgürlüğü pek sevmediğini, onun yapışık ikiz kardeşi sorumlulukla birlikte olduğunu bilinç dışı bir şekilde bildiğini, bu yüzden zihninde özgürlüğe oyunlar düzdüğünü söylüyor: istediği her şeyi yaptığı, istemediği hiçbir şeyi yapmadığı, ama hiçbir bedele, yargıya ya da kınamaya uğramadığı bir özgürlük ister; gerçeklik ise öyle değil. Asıl varoluş sorunumuz tek yüzlü değil: istediği gibi yaşayamamak yalnızca küçük bir kısmı, asıl ve farkında olunmayan büyük sorun, istediği gibi yaşadığında hayatının bütün sorumluluğunu tek başına omuzlarına almak.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/asil-sorun-sorumlulugu-omuzlamak.mp4</video:content_loc>
<video:duration>124</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-05</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-05</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/insan-yalniz-kalmak-istemez/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/insan-yalniz-kalmak-istemez.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>İnsan yalnız kalmak istemez</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/insan-yalniz-kalmak-istemez.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, insanın sosyal bir varlık olduğunu, uzun zamanlara dayanan evrimi sonucu izole bir hâlde yalnız yaşayabilen bir varlık olmadığını, gruplar ve toplumlar içinde yaşadığını söylüyor. Bunun en dipteki temel güvenlik güdümüzle, yani mutlak güvende hissetmekle ilgisi var; üst hayvanların çoğu da sürüler hâlinde yaşıyor, çünkü dış tehditlere karşı birlikte daha iyi savunma kurabiliyorlar. İnsan da yüz binlerce yıllık biyolojik ve kültürel evriminde hep bir arada yaşamak istedi; özellikle derin duygusal bağlar kurduklarıyla bir arada olmak onu güvende hissettiriyor.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/insan-yalniz-kalmak-istemez.mp4</video:content_loc>
<video:duration>121</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-05</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-05</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/hayvan-ya-da-tanri/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/hayvan-ya-da-tanri.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Hayvan ya da tanrı</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/hayvan-ya-da-tanri.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, insanın hayatın zorluklarına karşı çok sevdiği ve derin duygusal bağlar kurduğu kişilerle birlikte daha rahat karşı konulabileceğini düşündüğünü, çoğunlukla da haklı olduğunu söylüyor. Tarihte söylenmiş bir sözü hatırlatıyor: mutlak yalnız yaşayabilen birinin içinde ya bir hayvan vardır ya bir tanrı. Ama dıştaki gerçekliğe bakınca insanların bazen gerçekten yalnız kaldığını, güven ortamındayken bile en sevdiklerimizi hiç beklenmedik anlarda kaybedebileceğimizi sezgisel olarak bildiğimizi, bu çatışmanın büyük bir varoluş sorununa yol açtığını anlatıyor.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/hayvan-ya-da-tanri.mp4</video:content_loc>
<video:duration>85</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-05</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-05</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/her-turden-yalnizlik-dort-tip/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/her-turden-yalnizlik-dort-tip.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Her türden yalnızlık: dört tür</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/her-turden-yalnizlik-dort-tip.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, bu sorunu “her türden yalnızlık varoluş sorunu” diye adlandırıyor ve dört türde inceliyor: herkesin bildiği sosyal yalnızlık, varoluşsal yalnızlık, kişinin kendine yalnızlığı ve anlamında tek başınalık. Sosyal yalnızlıkta insan birileriyle olmak, güvende hissetmek, hayatı birlikte yaşamak ister; derin duygusal bağ kurduğu kişilerle özel dünyasında çok daha zevkli yaşadığını, toplum hâlinde daha büyük tehditlere karşı daha güvenli olduğunu hisseder. Dertleşecek birini bile bulamadığında çok yalnız hisseder ya da bir gün o duruma düşmekten büyük bir kaygı ve korku duyar.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/her-turden-yalnizlik-dort-tip.mp4</video:content_loc>
<video:duration>118</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-05</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-05</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/sevdiklerimizi-kaybetme-korkusu/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/sevdiklerimizi-kaybetme-korkusu.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Sevdiklerimizi kaybetme korkusu</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/sevdiklerimizi-kaybetme-korkusu.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, en güvende hissettiğimiz anda, en sevdiklerimizle yan yana iken bile hayatın gerçekliğinin bir anda her şeyi tersine çevirebileceğini, sevdiklerimizi kaybedebileceğimizi, örneğin aniden ölebileceklerini ya da bizim elimizde olmayan sebeplerle bir gün bizi terk edip gidebileceklerini düşünerek zihnimizin korkularla dolduğunu anlatıyor. Bunun büyük bir gizli ızdırap olduğunu, nevrozlar üretebildiğini, gerçekleştiğinde depresyona sokabildiğini, bazen öyle büyük bir korkuya dönüşebildiğini ki gerçekleşme ihtimalinin bile insanı çok nevrotik ve depresif yaşattığını, paranoyalara kadar gidebildiğini söylüyor.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/sevdiklerimizi-kaybetme-korkusu.mp4</video:content_loc>
<video:duration>88</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-05</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-05</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/kalabalikta-bile-yapayalniz/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/kalabalikta-bile-yapayalniz.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Kalabalıkta bile yapayalnız</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/kalabalikta-bile-yapayalniz.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, sosyal yalnızlığın bir kat altında, en yakınlarımızla bile bazen her şeyi paylaşamadığımızı, her konuda onlardan yardım isteyemediğimizi anlatıyor; bu da varoluşsal yalnızlığa sirayet ediyor. Varoluşsal yalnızlığı şöyle tanımlıyor: ne kadar kalabalık içinde olursak olalım, ne kadar kaliteli ilişkilerimiz olursa olsun, insan son tahlilde varoluşu olarak yapayalnız olduğunun farkındadır. Ben kimim, bunun anlamı ne, nereden geldik, nereye gidiyoruz gibi alanlarda mutlak izole olduğunu, hiç kimsenin onunla aynı şeyleri hissedemediğini ya da onu tam anlayamayacağını bilir.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/kalabalikta-bile-yapayalniz.mp4</video:content_loc>
<video:duration>141</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-05</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-05</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/yapayalniz-geldik-yapayalniz-gidecegiz/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/yapayalniz-geldik-yapayalniz-gidecegiz.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Yapayalnız geldik, yapayalnız gideceğiz</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/yapayalniz-geldik-yapayalniz-gidecegiz.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, varoluşsal yalnızlığın en zirvesinde insanın, dıştaki şartları, kişileri ve olayları ne kadar suçlasa da, sonuçlar bazında hayatının bir bütün olarak topyekün sorumluluğunun yapayalnız omuzlarında olduğunun farkında olduğunu söylüyor; bu, hayatının tüm sorumluluğunu omuzlarına almak zorunda kalmak, çoğu zaman yetkilerin de elinde olmadığını fark etmek demek. Hiç kimsenin bizimle birlikte ölemeyeceğini, bir uçak düştüğünde üç yüz kişi aynı anda ölse bile varoluşsal anlamda ölümün yalnız yaşandığını anlatıyor.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/yapayalniz-geldik-yapayalniz-gidecegiz.mp4</video:content_loc>
<video:duration>154</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-05</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-05</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/hesap-verme-sartlandirmasi/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/hesap-verme-sartlandirmasi.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Hesap verme şartlandırması</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/hesap-verme-sartlandirmasi.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, üç dört bin yıldır bazı dinlerin, özellikle Semitik dinlerin insanlığın zihnine yerleştirdiği şartlandırmayı anlatıyor: bizi Tanrı yarattı, burada imtihan ediyor, ölümden sonra diriltilip yaptığımız her şeyin hesabını verecek ve karşılığında ödül ya da ceza göreceğiz. Bunun binlerce yıl boyunca kuşaklar üzerinde büyük bir şartlanma oluşturduğunu, mutlak manada inkâr edenlerde bile bilinç dışında derinlerde bir tedirginlik bıraktığını söylüyor; bunu doğru ya da yanlış diye değil, bir sorunun kaynağı olarak anlatıyor.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/hesap-verme-sartlandirmasi.mp4</video:content_loc>
<video:duration>119</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-05</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-05</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/tek-bir-karakter-benligimiz-yok/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/tek-bir-karakter-benligimiz-yok.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Tek bir karakter benliğimiz yok</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/tek-bir-karakter-benligimiz-yok.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, kendine yalnızlığı anlatırken kendimizden kendimizi çıkardığımızda sıfır kalmadığımızı, yani tek tip bir benlik olmadığımızı söylüyor: bir organizmal benliğimiz, bir karakter benliğimiz (adım, dinim, ideolojim, değer yargılarım gibi tanımlamalarla kendimizi özdeş zannettiğimiz o ben) var. Karakter benliğimiz de tek değil; patronun yanında, sevdiceğimizin yanında, düşmanımızın karşısında, sosyal medyada ayrı ayrı sergiliyoruz. Bir de bizi bir yabancı gibi dışarıdan gözlemleyebilen, kendimizle konuşabilen gözlemci benliğimiz var.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/tek-bir-karakter-benligimiz-yok.mp4</video:content_loc>
<video:duration>198</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-05</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-05</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/kendimizle-tam-birlikte-olamamak/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/kendimizle-tam-birlikte-olamamak.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Kendimizle tam birlikte olamamak</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/kendimizle-tam-birlikte-olamamak.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, işin başka bir yönünde “kapanmayan yarığımız” olduğunu söylüyor: şu anda olduğumuz kişiyle, tüm özellikleriyle olmak istediğimiz kişi arasındaki farklar; fiziksel farklar, yetenek farkları. İnsanların çok seveceği, beğeneceği, takdir edeceği ve kendimizden çok memnun olabileceğimiz ideal benliğimizle şu anki gerçek benliğimiz arasındaki bu fark yüzünden kendimizden kendimizi çıkardığımızda sıfır kalmıyor; ya bir şeyler eksik kalıyor ya bir şeyler fazla. Bu da kendimizle tam birlikte olamamamızı sağlıyor.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/kendimizle-tam-birlikte-olamamak.mp4</video:content_loc>
<video:duration>77</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-05</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-05</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/kendimize-yabanciyiz/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/kendimize-yabanciyiz.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Kendimize yabancıyız</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/kendimize-yabanciyiz.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, kendimize yabancılaşmış hâlde yaşadığımızı anlatıyor. Çoğu kişinin Karl Marx ve Friedrich Engels’i bir ekonomik teori ortaya atan kişiler sandığını, oysa Marx’ın gençken Hegel’in öğretisinden sonra varoluş soru ve sorunlarıyla ilgili rasyonel düşünce ve mantıkla bir felsefe geliştirmeye çalıştığını, orada ilk fark ettiği şeyin insanın kendine yabancılaşması olduğunu söylüyor: insan aslında olmak istediği biri gibiyken bambaşka bir hayat yaşadığının, doğasına ters bir hayat yaşadığının farkında değil. Bu, kişinin kendine yalnızlığı; kendisiyle sürekli çatışmalar yaşaması ve çoğu zaman bunun nereden kaynaklandığını bilememesi.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/kendimize-yabanciyiz.mp4</video:content_loc>
<video:duration>161</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-05</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-05</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/kendi-anlamini-bicince-yalniz-kalmak/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/kendi-anlamini-bicince-yalniz-kalmak.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Kendi anlamını biçince yalnız kalmak</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/kendi-anlamini-bicince-yalniz-kalmak.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, dördüncü alt kategori olan “anlamında tek başınalığı” anlatıyor: insan toplumun genel geçer kurallarına, kendi zihninin şartlandırmalarındaki yanılsamalara ya da insanlıktaki bazı yanılgılara net bir görüş sağlayarak onları fark ettiğinde en azından bir kısmını değiştirebilir. Ama kendine kendi belirlediği kriterler altında bir yaşam biçip öyle yaşamaya başladığında, genel geçer kabulleri bir güvenlik alanı sayan toplumdan ve yakınlarından tepki alır; izole edilebilir, terk edilebilir, olumsuz sıfatlarla anılabilir, hatta yaptırımlara uğrayabilir.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/kendi-anlamini-bicince-yalniz-kalmak.mp4</video:content_loc>
<video:duration>158</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-05</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-05</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/herkes-konfor-alanindan-mutludur/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/herkes-konfor-alanindan-mutludur.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Herkes konfor alanından mutludur</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/herkes-konfor-alanindan-mutludur.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, küçücük bir değişiklik yaptığımızda bile anne babamızın, eşimizin, sevgilimizin, dostlarımızın bizi yalnız bırakacağı korkusunun pek de haksız olmadığını söylüyor; çünkü herkes konfor alanından mutludur ve radikal değişimler, o konforun değerleriyle ters düşen düşünsel, kavramsal ya da pratik değişimler insanları tehdit eder. İnsanlar tehdit algıladığında içgüdüsel olarak, az bir grup hariç, değişimi yapan özneye büyük tepki gösterir; en azından onu izole etmek, dışlamak, ilişkilerini kesmek isterler.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/herkes-konfor-alanindan-mutludur.mp4</video:content_loc>
<video:duration>84</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-05</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-05</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/yalnizlik-gercekten-zor-bir-sey/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/yalnizlik-gercekten-zor-bir-sey.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Yalnızlık gerçekten zor bir şey</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/yalnizlik-gercekten-zor-bir-sey.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, bu dört alt başlıkta tanımladığı yalnızlığın insanın önemli derecede ızdıraplarının, bazı nevrozlarının ve depresif hâllerinin kaynağı olduğunu, yalnızlığın insan için gerçekten zor, kolay olmayan bir şey olduğunu söylüyor; bundan ya da yalnızlıkların sonuçlarından kolayca kurtulunabileceğini vaat edenlerin çok iyimser konuştuğunu belirtiyor. Bu video serisinin amacı içimizde bir hayvan ya da tanrı yaratmak değil; bu varoluş sorununu kapsayarak aşabileceğimiz bazı yanılsamaları ve gerçekleri fark etmek, sahte acılardan, kaygılardan ve korkulardan uzaklaşmak. Yalnızlığın bize yaşattığı, çoğu zaman farkında olmadığımız varoluşsal sorunların büyükçe bir kısmı kapsanarak aşılabilir.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/yalnizlik-gercekten-zor-bir-sey.mp4</video:content_loc>
<video:duration>100</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-05</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-05</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/insan-dogasi-geregi-bilmek-ister/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/insan-dogasi-geregi-bilmek-ister.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>İnsan doğası gereği bilmek ister</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/insan-dogasi-geregi-bilmek-ister.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, varoluş sorunları varsa, sorular ve sorunlar varsa doğal olarak cevapların ve çözümlerin aranacağını, insanın soru ve cevap olan yerde bilmek isteyeceğini söylüyor. Aristoteles’in “Metafizik” başlığı altında toplanan eserlerinin girişinde “İnsan doğası gereği doğal olarak bilmek ister” dediğini hatırlatıyor ve bilmekten kastın ne olduğunu düşünmemizi istiyor; bu tür konularda dünya üzerinde iletişim kurduğu insanların büyük çoğunluğunda çok büyük bir farkındalıksızlık gözlemlediğini anlatıyor.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/insan-dogasi-geregi-bilmek-ister.mp4</video:content_loc>
<video:duration>73</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-05</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-05</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/her-sey-bilmenin-konusu-degil/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/her-sey-bilmenin-konusu-degil.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Her şey bilmenin konusu değil</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/her-sey-bilmenin-konusu-degil.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, ilk farkındalıksızlığın insanın bu evrendeki her şeyi, her konuyu, her alanı bilmenin konusu zannetmesi, ikincisinin ise bilinç dışında kendisini rahatsız eden bütün konularda her şeyin bilinebileceğini, kendisinde bir bilgi eksikliği olduğu için mutsuz yaşadığını zannetmesi olduğunu söylüyor. Bilmek ve bilgi derken ne kastettiğimizi fark etmenin önemini, “Ahmet’i biliyor musun?” örneğiyle anlatıyor: yalnızca ismini mi, kim olduğunu mu, bütün özelliklerini mi, onu ne kadar yakından biliyoruz? Bu farkındalığın varoluş sorunlarını kapsayarak aşmakta önem taşıdığını söylüyor.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/her-sey-bilmenin-konusu-degil.mp4</video:content_loc>
<video:duration>102</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-05</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-05</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/kati-bilgi-zan-cehalet/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/kati-bilgi-zan-cehalet.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Kat’i bilgi, zan, cehalet</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/kati-bilgi-zan-cehalet.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, bilmenin on bin yıldır tarif edilmeye çalışıldığını, hepsinin ortak noktasının bir çan eğrisinin üç noktası gibi üç durum olduğunu söylüyor: bir uçta bir konudaki mutlak kat’i bilgi, öbür uçta mutlak cehalet, ortada zan bölümü. Bunların övgü ya da yargı sıfatları değil, durum tespiti olduğunu vurguluyor. Platon’un bu diyagramı çizdiğini, kat’i bilgiye “episteme” dendiğini, epistemoloji alanının oradan geldiğini, İslam coğrafyasının filozofları ve kelamcılarının ise buna kat’i, burhani bilgi dediğini anlatıyor.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/kati-bilgi-zan-cehalet.mp4</video:content_loc>
<video:duration>128</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-05</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-05</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/eminim-ama-bilmiyorum/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/eminim-ama-bilmiyorum.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Eminim ama bilmiyorum</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/eminim-ama-bilmiyorum.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, ortadaki geniş alanın zan durumu olduğunu, Eski Yunanca’da “doksa” dendiğini anlatıyor ve “pek doğru olmayan ama güzel bir analojiyle” yüzde sıfır cehalet, yüzde yüz kat’i bilgi, arada kuvvetli zan, ümit, emin olmak, şüphe ve umutsuzluk bulunduğunu söylüyor. Birinin “seni seviyorum” demesinin bilmenin konusu olup olmadığını soruyor: bunu kat’i bilgiyle bilebilir miyiz, yoksa zan alanında mıyız? Eminim diyebiliriz, ama bilemeyiz; çünkü bu, insan zihninin, aklının ve yetilerinin ötesinde bir durum.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/eminim-ama-bilmiyorum.mp4</video:content_loc>
<video:duration>117</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-05</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-05</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/bilmedigini-bilmemek/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/bilmedigini-bilmemek.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Bilmediğini bilmemek</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/bilmedigini-bilmemek.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, bir bilmek matrisi kurduğumuzda bildiğimizi bildiğimiz şeylerin, bilmediğimizi bildiğimiz şeylerin, bildiğimizi bilmediğimiz şeylerin ve bilmediğimizi bilmediğimiz şeylerin bulunduğunu söylüyor. Bilmediğini bilmemeye eskilerin “cehli mürekkep” dediğini, Erasmus’un “cehalet mutluluktur” sözüne şaka yollu “cehli mürekkep başa bela” diye eklediğini anlatıyor; bu video serisinde “bilmek” derken büyük harflerle “Bilmek”i, yani kat’i bilgiyi kastettiğini belirtiyor.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/bilmedigini-bilmemek.mp4</video:content_loc>
<video:duration>85</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-05</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-05</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/bilemediklerimiz-ve-bilinemeyenler/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/bilemediklerimiz-ve-bilinemeyenler.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Bilemediklerimiz ve bilinemeyenler</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/bilemediklerimiz-ve-bilinemeyenler.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, bu evrende her şeyin bilmenin konusu olmadığını söylerken iki durum ayırıyor: o an için kişiye ya da insanlığa özel, henüz bilemediğimiz ama bilinebilecek şeyler (beş yüz yıl önce kimse elektromanyetik alanı, Higgs alanını, yer çekimini bilmiyordu ama hepsi vardı); ve insan zihninin, aklının ve duyularının ötesinde bilmenin konusu olmayan alanlar. Önce her şeyin bilmenin konusu olmadığını fark etmek gerektiğini söylüyor.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/bilemediklerimiz-ve-bilinemeyenler.mp4</video:content_loc>
<video:duration>163</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-05</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-05</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/kapsayarak-asmak-icin-her-seyi-bilmek-gerekmez/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/kapsayarak-asmak-icin-her-seyi-bilmek-gerekmez.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Kapsayarak aşmak için her şeyi bilmek gerekmez</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/kapsayarak-asmak-icin-her-seyi-bilmek-gerekmez.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, bu video serisinin amacının her şeyi bilmek ya da her şeyi bilmenin yolunu bulmak olmadığını, varoluş sorularını ve sorunlarını “bilmek, çözmek” değil “kapsayarak aşmak” diye tabir ettiğini söylüyor. Amaç dış dünyadaki ızdıraplardan, nevrozlardan ve depresyonlardan bir ölçüde kurtulup daha huzurlu, mutlu, neşeli bir hayat kurmaksa, birçok şeyi bilerek buna ulaşabileceğini zanneden kişinin önce her şeyi bilmek zorunda olmadığını fark etmesi gerekiyor. Kendisinin de her şeyi bilerek bu hâle ulaşmadığını, ilk farkındalığının bu olduğunu anlatıyor.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/kapsayarak-asmak-icin-her-seyi-bilmek-gerekmez.mp4</video:content_loc>
<video:duration>99</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-05</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-05</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/bilgi-imkanlari-duyu-akil-deney-akli-sezgi/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/bilgi-imkanlari-duyu-akil-deney-akli-sezgi.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Bilgi imkânları: duyu, akıl, deney, akli sezgi</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/bilgi-imkanlari-duyu-akil-deney-akli-sezgi.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, insanlığın bilgi imkânları olarak neleri kabul ettiğini sıralıyor: beş duyumuzla bilgi edinmek, rasyonel düşünce ve mantıkla bilgiye ulaşmak (felsefenin referansı), deney ve gözlemle bilgiye ulaşmak (bilimin referansı), Sokrates ve Platon’un içinde olduğu bir grubun görüşü olarak bilginin en baştan insana yüklenmiş olduğu ve yaşadıklarımızın o apriori bilgiyi hatırlamak olduğu iddiası, ve akli sezgi. Örnek olarak insanın kendi ölümünü akli sezgiyle bildiğini, deney gözlemle bilemeyeceğini söylüyor.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/bilgi-imkanlari-duyu-akil-deney-akli-sezgi.mp4</video:content_loc>
<video:duration>135</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-05</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-05</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/vahiy-ilham-ve-kesf/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/vahiy-ilham-ve-kesf.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Vahiy, ilham ve keşf</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/vahiy-ilham-ve-kesf.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, dinler alanındakilerin vahiy dediği bir bilgi imkânından bahsettiğini anlatıyor: Tanrı’nın insanlar içinden seçtiği bazı özel kullarına, yani peygamberlere bilgi aktarması, peygamberlerin de aldıkları bilgileri diğer insanlara iletmesi; vahiy ve nübüvvet. İlhamın da vahyin biraz değişiği olduğunu, daha çok spontane durumlarda Tanrı’nın insanlara verdiği, o anda ne yapılması gerektiğine ya da durumun ne olduğuna dair parçacık bir bilgi olduğunu söylüyor. Deneyimci mistiklerin de bir bilgi imkânı olarak “keşf”i, yani kalbî sezgiyi ortaya sürdüğünü ekliyor. Bunları insanlığın on bin yıldır verdiği cevaplar olarak aktardığını, kendi öznel durumu olarak olumlama ya da yadsıma kullanmadığını belirtiyor.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/vahiy-ilham-ve-kesf.mp4</video:content_loc>
<video:duration>133</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-05</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-05</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/ask-da-bir-bilgi-imkanidir/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/ask-da-bir-bilgi-imkanidir.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Aşk da bir bilgi imkânıdır</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/ask-da-bir-bilgi-imkanidir.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, tamamen öznel bir iddia olarak ve deneyimlediği için aşkın da bir bilgi imkânı olduğunu söylüyor. Burada kastettiği, insanlar arasındaki hoşlanma, sevgi ya da duygusal ilişkiler değil; geçmişte bazı mistikler ya da tasavvuf grupları tarafından tanımlanan ilahi aşk da değil; onlardan farklı bir deneyim olduğunu, yeri geldiğinde detaylı açıklayacağını belirtiyor. Aşkla da ulaşılmış bilgiler olabileceğini, bunu deneyimlediği için rahatça söyleyebildiğini, ama bunun tamamen öznel olduğunu vurguluyor.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/ask-da-bir-bilgi-imkanidir.mp4</video:content_loc>
<video:duration>65</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-05</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-05</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/sence-her-sey-bilmenin-konusu-mu/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/sence-her-sey-bilmenin-konusu-mu.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Sence her şey bilmenin konusu mu?</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/sence-her-sey-bilmenin-konusu-mu.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, bu videoda bizden farkına varmamızı ve kendimize bu gözle bakmamızı istediği şeyi soruyor: bilmek, bilgi dendiğinde ne düşünüyoruz? Her şey bu dünyada bilmenin konusu mu olabilir? Bir insan her şeyi bilmeyi bir ömre sığdırabilir mi, ya da bazı şeyler bilmenin konusu değil mi, güvenmek ya da sezmek alanlarına giren konular olabilir mi? Albert Einstein’ın zeki insanların en belirgin özelliklerinden birinin bu dünyada bilmemenin de alanları olduğunu bilmeleri olduğunu söylediğini hatırlatıyor.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/sence-her-sey-bilmenin-konusu-mu.mp4</video:content_loc>
<video:duration>79</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-05</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-05</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/cahil-kimdir/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/cahil-kimdir.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Cahil kimdir?</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/cahil-kimdir.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, Mustafa Kemal Atatürk’ün çok beğendiği bir sözünü aktarıyor: cahil dediğimizde mektep okumamış olmayı değil, ilim ve hakikat bilmemeyi, olayların gerçekliğinin farkında olmamayı kastediyoruz; nice mektep okumuşlar arasından cahiller çıktığı gibi hiç mektep okumamış olanlar arasından nice âlimler çıkmıştır. Bunun bir aşağılama ya da yüceltme değil, kat’i bilgi, zan, cehalet ayrımına denk bir durum tespiti olduğunu söylüyor; büyük okullar bitirmiş bazı insanların hayatın somut gerçekliğine zıt sözleri öznel olduğunu belirtmeden “mutlak hakikat” diye söylediğinde o konuda cahil olacağını anlatıyor.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/cahil-kimdir.mp4</video:content_loc>
<video:duration>145</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-05</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-05</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/kendimizi-ne-kadar-iyi-kandiriyoruz/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/kendimizi-ne-kadar-iyi-kandiriyoruz.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Kendimizi ne kadar iyi kandırıyoruz?</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/kendimizi-ne-kadar-iyi-kandiriyoruz.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, bu öznel deneyime “kendi içinde bir hayal dünyası kurmuşsun, kendini kandırıyorsun” diye gelen eleştiriye saygıyla karşıladığını, “haklısın” dediğini, ama bu varoluş sorunları konusunda asıl sorunun kendimizi kandırıp kandırmadığımız olmadığını söylüyor. Bir insanın kendi mutluluğunu kurabilmesinin önce kendini tanımakla olduğunu, bu yüzden tapınaklarda, mistik ekollerde, felsefe okullarının kapılarında hep “kendini tanı, kendini bil” yazdığını anımsatıyor.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/kendimizi-ne-kadar-iyi-kandiriyoruz.mp4</video:content_loc>
<video:duration>64</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-05</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-05</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/yerlesik-duzen-ve-ilk-cevap-arayisi/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/yerlesik-duzen-ve-ilk-cevap-arayisi.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Yerleşik düzen ve ilk cevap arayışı</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/yerlesik-duzen-ve-ilk-cevap-arayisi.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, son buzul çağından sonra avcı toplayıcı sapiens gruplarının hızla, özellikle büyük su havzalarındaki verimli topraklarda yerleşik düzene geçtiğini, M.Ö. 4000-5000’lere gelindiğinde çok büyük bir bölümünün yerleşik düzene geçmiş olduğunu anlatıyor. On beş, yirmi, otuz kişilik gezgin klanların yerine belli bir merkezde toplaşmış büyük gruplar oluşuyor; hem göçer hem tarıma dayalı köy tipi yerleşik düzen görülüyor ve bu geçiş yaklaşık beş bin yıl sürüyor. Bu sırada nitelikli benliklerinin farkında olan, bilinci, aklı, iletişimi ve dili gelişen sapiensler varoluş sorularına ve sorunlarına belli seviyelerden başlayarak cevap ve çözüm arıyor. Bu sorular kat’i bilgiye ulaşamadığı için, temel araç olarak neyi kabul ettiklerine göre dört büyük alan oluşuyor.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/yerlesik-duzen-ve-ilk-cevap-arayisi.mp4</video:content_loc>
<video:duration>161</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-05</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-05</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/dinler-inanca-dayali-cevap/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/dinler-inanca-dayali-cevap.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Dinler: inanca dayalı cevap</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/dinler-inanca-dayali-cevap.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, ilk alanın inanç temelli olduğunu söylüyor: tamamen öznel yeterli sebeplerle bir şeyi doğru kabul etme tanımına uygun olarak, varoluş sorularına inanç referanslı verilen cevapların ve çözüm önerilerinin çevresinde kümelenen grupların ürettiği alana dinler diyoruz. Yerleşik düzenle ortaya çıkan özel mülkiyet, kent, devlet, kanun ve genel ahlak gibi konularda “nasıl yaşamalıyız?” sorusuna da dinler cevap verdi. Örneğin “Tanrı bizi yeniden diriltecek” diyen birinin bunu deneyimlemesi de, onu dinleyenin deneyimlemesi de mümkün değil; vahiy yoluyla bildirildiği söylenen bu cevaba güvenebiliyorsan, öznel yeterli sebeplerle doğru kabul edebiliyorsan bir cevap almışsındır, ama bu inanca dayalı bir cevaptır.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/dinler-inanca-dayali-cevap.mp4</video:content_loc>
<video:duration>184</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-05</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-05</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/felsefe-rasyonel-dusunce-ve-mantik/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/felsefe-rasyonel-dusunce-ve-mantik.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Felsefe: rasyonel düşünce ve mantık</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/felsefe-rasyonel-dusunce-ve-mantik.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, M.Ö. 1000 ile 200 arasındaki eksen çağında İndus havzası, Mezopotamya, Ege çevresi ve Nil havzası gibi bölgelerde yeni bir bilgi imkânının, rasyonel düşünce ve mantığın fark edildiğini, onu referans araç kabul edenlerin ve devamında oluşan alanın felsefe diye anıldığını söylüyor. Felsefenin ayırt edici özelliği, ilgilendiği soruya ya da alana rasyonel düşünce ve mantık, çoğunlukla klasik mantık uygulayarak bilgiye ve çözüme ulaşma ilkesinden hareket etmesidir. Eksen çağında hızla yükselen felsefe, milattan sonra devasa, müstakil bir alan hâline gelmiş ve bugün de dinler gibi sürüyor.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/felsefe-rasyonel-dusunce-ve-mantik.mp4</video:content_loc>
<video:duration>107</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-05</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-05</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/mistisizm-sezgiye-dayali-ilk-cevap/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/mistisizm-sezgiye-dayali-ilk-cevap.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Mistisizm: sezgiye dayalı ilk cevap</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/mistisizm-sezgiye-dayali-ilk-cevap.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, mistisizmin literatürde genellikle üçüncü sırada zikredildiğini, ama kendisinin bunun yerini değiştirmek istediğini söylüyor: sezgiyi bir bilgi imkânı sayan bu alan, yerleşik düzene geçiş döneminde unutulduğu için sanki sonradan dinlerin içinden çıkmış gibi görünüyor. Ona göre dinlerin bir kısmının ilham aldığını iddia ettiği mistisizm, daha tam avcı toplayıcılıktan kurtulmamış sapienslerin varoluş soru ve sorunlarına ilk cevap ve çözüm aracı, referansıydı; bunun temellendirmesini birinci katmanda mistisizm bölümünde anlatacağını söylüyor.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/mistisizm-sezgiye-dayali-ilk-cevap.mp4</video:content_loc>
<video:duration>92</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-05</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-05</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/deneyimci-ve-malumatci-mistikler/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/deneyimci-ve-malumatci-mistikler.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Deneyimci ve malumatçı mistikler</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/deneyimci-ve-malumatci-mistikler.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, çoğu kişinin bilmediği, literatürde de pek yer almayan bir ayrımı aktarıyor: mistisizm ikiye ayrılır. Deneyimci mistikler, bu soruların ve sorunların bir kısmının asla bilinemeyecek konular olduğunu, bunların yaşanarak deneyimleneceğini ve bu sayede varoluş soru ve sorunlarının bireyler tarafından kapsanarak aşılabileceğini söyler; bir noktadan sonra malumatı bırakıp sezgisel olarak fark ettiklerini yaşayarak deneyimlemeyi yol tutarlar. Malumatçı mistikler ise bilinemez alanların bile başka bilgi imkânlarıyla bilinebileceğini iddia ederek cevap ve çözüm aramaya devam eder; çeşitli yollarla bilgiye ulaştığını ya da ulaşılabileceğini söylerler. İkisi de temel olarak sezgiyi esas alır.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/deneyimci-ve-malumatci-mistikler.mp4</video:content_loc>
<video:duration>161</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-05</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-05</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/felsefe-ile-kelamin-farki/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/felsefe-ile-kelamin-farki.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Felsefe ile kelamın farkı</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/felsefe-ile-kelamin-farki.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, felsefe ile kelamın farkını bir örnekle anlatıyor: ikisi de aklın, rasyonel düşüncenin ve kıyasın bir bilgi imkânı olduğunu, doğru kullanılırsa insanı bilgiye ulaştırabileceğini kabul eder. Tek fark, akli faaliyetin sonucunun vahyin ve nübüvvetin bilgisiyle çelişmesi durumunda ortaya çıkar: kelamcılar vahyin bilgisini tercih eder ve akli delilin ona uygun olarak tevil edilmesini ister; filozoflar ise rasyonel düşünce ve mantıkla ulaşılan sonucun doğru kabul edilmesini, vahyin bilgisinin ona uygun yorumlanmasını ister. Her şeyin kullanılan son referansa göre belirlendiğini söylüyor.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/felsefe-ile-kelamin-farki.mp4</video:content_loc>
<video:duration>124</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-05</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-05</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/dort-alan-ic-icedir/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/dort-alan-ic-icedir.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Dört alan iç içedir</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/dort-alan-ic-icedir.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, dört alan arasında kesin bir ayrım olmadığını, hepsinin iç içe geçmiş olduğunu söylüyor: kimi yadsıyan, kimi kabul eden var. Bilimde rasyonel düşünce ve mantığı tamamen yadsıyıp saf deney ve gözlemdir diyenler de var; olayların, deney ve gözlemlerin, özellikle kuramların rasyonel düşünce ve mantık ekseninde kurulması gerektiğini söyleyen ekoller de. Mistikler arasında da çoğu kişi rasyonel düşünce, mantık, inanç, deney ve gözlemle belli bir noktaya kadar bilgi edinilebileceğini, ama bilinemez konular hakkında bir noktadan sonra sezgisel bilginin cevap ve çözüm sağlayacağını söylüyor.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/dort-alan-ic-icedir.mp4</video:content_loc>
<video:duration>63</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-05</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-05</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/vatikan-bilimler-akademisi/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/vatikan-bilimler-akademisi.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Vatikan Bilimler Akademisi</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/vatikan-bilimler-akademisi.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, dünyadaki ilk bilimler akademisini kuran kurumun Katolik Vatikan olduğunu, bunun 1603’te kurulan Vatikan Bilimler Akademisi olduğunu söylüyor ve amacını, Reform ve Rönesans’ın baskısıyla kutsal kitaptaki bazı anlatıların gerçek hayatta fark edilen şeylerle ters düşmesinin ya da düşüyormuş gibi görünmesinin önüne geçerek her şeyin kutsal kitapta anlatıldığı gibi olduğunu ispatlamak olarak anlatıyor.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/vatikan-bilimler-akademisi.mp4</video:content_loc>
<video:duration>60</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-05</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-05</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/insan-aramaya-devam-ediyor/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/insan-aramaya-devam-ediyor.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>İnsan aramaya devam ediyor</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/insan-aramaya-devam-ediyor.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, hayatın gerçekçi bir şekilde akıp gittiğini, insanın aramaya devam ettiğini, insandaki potansiyelin sürekli bir devinim hâlinde değişip dönüşerek geliştiğini, yeni alanlar, yeni araçlar, yeni yorumlar ve yeni keşifler bulduğunu söylüyor. Böylece dört büyük alan oluştuğunu, bu tartışmanın bugün de bütün canlılığıyla sürdüğünü, özellikle son on beş yirmi yılda internetin çok daha büyük insan grupları arasında olağanüstü bir iletişim hızı ve bilgi alışverişi imkânı sağladığını anlatıyor. Birinci katmanda on bin yıldır bu dört alanın bu sorular ve sorunlar hakkında ne dediğini özetle bir arada anarak, ikinci katman, yani varoluş soru ve sorunlarını kapsayarak aşma yolculuğu için bir zemin oluşturmaya çalışacaklarını söylüyor.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/insan-aramaya-devam-ediyor.mp4</video:content_loc>
<video:duration>100</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-05</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-05</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/bunlari-insanlar-uretti/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/bunlari-insanlar-uretti.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Bunları insanlar üretti</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/bunlari-insanlar-uretti.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, bu alanlardaki akademisyenlerin, hocaların, guruların bile çoğunun farkında olmadığı çok temel bir tanımı hatırlatıyor: din, felsefe, mistisizm ve bilim önsel birer kendinde şey değil; insanın on bin yıllık varoluş sorularına cevap ve çözüm bulma çabasında kabul ettiği temel referansa göre verdiği cevapların kümelendiği alanlardır. Bu tanım anlaşılınca bu alanların karışık kavramlarının yerine oturacağını söylüyor.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/bunlari-insanlar-uretti.mp4</video:content_loc>
<video:duration>65</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-04</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-04</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/kesin-bilgi-mumkun-mu/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/kesin-bilgi-mumkun-mu.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Kesin bilgi mümkün mü?</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/kesin-bilgi-mumkun-mu.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Varoluş sorularına cevap aranırken önce “kesin bilgi mümkün müdür?” sorulmuş ve insanlık burada ikiye ayrılmış: kesin bilginin insan için mümkün olduğunu, hakikatin bulunamasa bile var olduğunu söyleyenlere dogmatik; ne olursa olsun mümkün olmadığını söyleyenlere skeptik, yani şüpheci denmiş. Avcıoğlu bunun felsefe literatüründe hep böyle anlatıldığını belirtiyor.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/kesin-bilgi-mumkun-mu.mp4</video:content_loc>
<video:duration>117</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-04</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-04</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/etik-nasil-yasamaliyiz/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/etik-nasil-yasamaliyiz.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Etik: nasıl yaşamalıyız?</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/etik-nasil-yasamaliyiz.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Varlıklar ve bilgi sorularından sonra gelen üçüncü soru, bireysel, grupsal, toplumsal ve insanlık olarak huzurlu, mutlu, dingin nasıl yaşanacağıdır. Rasyonel düşünce ve mantıkla verilen cevapların oluştuğu alana etik denir. Avcıoğlu, Türkçede ahlaka indirgenmiş gelen bu kavramın felsefedeki gerçek anlamını anlatıyor; siyaset, aile, bireysel ilişkiler, ticaret, hukuk ve adalet konuları da bu alanın altında toplanır.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/etik-nasil-yasamaliyiz.mp4</video:content_loc>
<video:duration>104</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-04</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-04</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/apriori-ve-aposteriori/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/apriori-ve-aposteriori.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Apriori ve aposteriori</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/apriori-ve-aposteriori.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Sokrates ve Platon’un, insanın bilgiye önsel olarak sahip olduğu görüşünden hareketle Avcıoğlu iki kavramı tanımlıyor: apriori deneyimden önce gelen, akılla ulaşılan bilgidir; aposteriori deneyimden sonra oluşan, gözleme dayanan bilgidir. “İki artı iki dört” ve “üçgenin iç açılarının toplamı 180 derecedir” apriori; “bu sabah yağmur yağdı” ise pencereden bakıp görülen, yani aposteriori bir bilgidir.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/apriori-ve-aposteriori.mp4</video:content_loc>
<video:duration>105</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-04</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-04</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/idealizm-mi-materyalizm-mi/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/idealizm-mi-materyalizm-mi.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>İdealizm mi, materyalizm mi?</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/idealizm-mi-materyalizm-mi.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Ontoloji alanında “bu gördüğümüz evrendeki bütün nesnelerin hakikati göründükleri gibi midir, yoksa bunlar yalnızca görünümler midir?” sorusundan iki ana grup doğmuş. Platon’un mağara alegorisinde anlattığı gibi nesnelerin hakikatinin göründükleri gibi olmadığını, onların ideaları, özleri olduğunu savunanlara idealist; hakikatin tıpkı göründükleri gibi olduğunu, ideaların olmadığını savunanlara materyalist denmiş. Avcıoğlu “idealizm” adının ideadan geldiğine dikkat çekiyor.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/idealizm-mi-materyalizm-mi.mp4</video:content_loc>
<video:duration>124</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-04</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-04</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/sabitlik-tanrinin-vasfidir/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/sabitlik-tanrinin-vasfidir.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Sabitlik Tanrı’nın vasfıdır</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/sabitlik-tanrinin-vasfidir.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, Marx’ın Fransız tipi materyalistlere itirazını anlatıyor: evrendeki varlıklar ezelden ebede hep aynı kalmaz, değişim ve dönüşüm vardır. Beş milyon yıl önce kiraz ağacı diye bir şey yoktu, beş milyon yıl sonra da muhtemelen olmayacak. Kütlenin ve enerjinin korunumu ispatlandığı için evrene hiçlikten bir şey eklenemez ve evrendeki bir şey hiçliğe gönderilemez; ama çokluk âlemindeki nesneler sürekli değişir ve dönüşür.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/sabitlik-tanrinin-vasfidir.mp4</video:content_loc>
<video:duration>117</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-04</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-04</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/duygular-zevctir/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/duygular-zevctir.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Duygular zevçtir</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/duygular-zevctir.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu eskiden dostlarına, içlerindeki duygulardan en çok kurtulmak istediklerini yazdırdığı bir anket yaptığını; öfke, kin, haset, kıskançlık yazanların hepsine sıfır verdiğini anlatıyor, çünkü zevçlerin birliği ilkesini bilmiyorlar: duygular hep zevçtir. Kurtulmak istenen öfke sakinliğin, nefret sevginin, bencillik diğerkâmlığın zevcidir; birini yok edersen öbürü de otomatik olarak yok olur.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/duygular-zevctir.mp4</video:content_loc>
<video:duration>104</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-04</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-04</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/hic-kimse-baharin-gelisini-an-an-gozlemez/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/hic-kimse-baharin-gelisini-an-an-gozlemez.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Hiç kimse baharın gelişini an an gözlemez</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/hic-kimse-baharin-gelisini-an-an-gozlemez.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Diyalektik mantığın ilkelerinden biri olan nicel yığılmaların nitel değişimlere yol açtığını Avcıoğlu günlük örneklerle anlatıyor: bir konuyla uğraşırken ilerleyemiyormuş gibi hissederiz, çabayı sürdürürüz; bir gün ani bir sıçramayla nitel bir dönüşüme uğramışızdır ve konuyu rahatça bilir hâle gelmişizdir. İlkbahar da böyledir: kış sonrasında soğuk yavaş yavaş düşer, bir sabah bakarız ki bahar gelmiş, doğa yemyeşil olmuştur.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/hic-kimse-baharin-gelisini-an-an-gozlemez.mp4</video:content_loc>
<video:duration>102</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-04</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-04</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/diyalektik-butunsellik/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/diyalektik-butunsellik.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Diyalektik bütünsellik</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/diyalektik-butunsellik.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Diyalektik mantığın beşinci ilkesi bütünselliktir: olayları ve olguları anlık, kendiliğinden verilere göre değil, tarihselliği içinde, onu oluşturan bütün parçaların ve alt grupların birbiriyle bağlantıları gözetilerek incelemeyi savunur. Avcıoğlu bir toplumu örnek veriyor: yalnızca bugünkü konuşmalarına, değerlerine ve kültürüne bakarak yargıya varılmaz; bilinebilen bütün tarihsel ve toplumsal şartları, geçirdiği dönüşümler ve sıçramalarıyla birlikte incelendikten sonra argüman getirilir.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/diyalektik-butunsellik.mp4</video:content_loc>
<video:duration>98</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-04</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-04</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/demir-carikli-evliya/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/demir-carikli-evliya.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Demir çarıklı evliya</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/demir-carikli-evliya.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, dağın başında denk geldiği, demirden çarıklarla gezen bir evliyayı anlatıyor: evliya olduğunu sanıp hatasız yaşarken bir gün “öyle bir mayına bastım ki” diyerek kendini de çevresini de paramparça ettiğini, bunu hak ettiği için bu eziyeti çektiğini anlatıyor. Avcıoğlu’na göre insan ne yapılırsa yapılsın değiştirilemez; ama gerçek varoluş insanın yöneticisi hâline getirilebilir ve tekâmül bu demektir.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/demir-carikli-evliya.mp4</video:content_loc>
<video:duration>57</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-04</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-04</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/normalde-hiclik-olmaliydi/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/normalde-hiclik-olmaliydi.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Normalde hiçlik olmalıydı</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/normalde-hiclik-olmaliydi.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu’na göre insanlığın üzerinde ittifak ettiği dört konudan biri şudur: Normalde hiçlik olmalıydı, varoluş diye bir şey hiç olmamalıydı; burada kastettiği yokluk değil, hiçliktir. Bunu aylarca rasyonel düşünceyle, klasik ve diyalektik mantıkla dibine kadar incelediğini, bu konuya bakmış insanları okuduğunu, yapay zekâlarla tartıştığını anlatıyor. Yoklukla hiçliğin, varlıkla varoluşun farkı anlaşılıp bu ikililerin arasına diyalektik konduğunda, insanın kocaman okyanusların üzerinde sörf yapacağını söylüyor.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/normalde-hiclik-olmaliydi.mp4</video:content_loc>
<video:duration>69</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-04</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-04</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/sartlandirmaya-mahkum-degiliz/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/sartlandirmaya-mahkum-degiliz.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Şartlandırmaya mahkûm değiliz</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/sartlandirmaya-mahkum-degiliz.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, kavramların zihnin değil rasyomuzun, aklımızın araçları olduğunu hatırlatıyor. Çocukluktan 17-18 yaşına kadar kavramlarımız başkaları tarafından verilir; ama buna mahkûm değiliz: belli bir yaştan sonra yetilerimiz açılır, bu kavramları gözden geçirir, gerçekliğe uymayanları eleyebilir, kendimiz doğruya yakın tanımlara ulaşabiliriz. Kavramlara düşman olmanın da gerekmediğini, onları incelememiş olsak şartlandırmanın gerçeklik olmadığını nasıl fark edeceğimizi soruyor.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/sartlandirmaya-mahkum-degiliz.mp4</video:content_loc>
<video:duration>68</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-04</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-04</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/canimizi-acitan-tendeki-yaradir/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/canimizi-acitan-tendeki-yaradir.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Canımızı acıtan tendeki yaradır</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/canimizi-acitan-tendeki-yaradir.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Uzak Doğu’nun eski arifleri, canımızı acıtanın tenimizdeki yara olduğunu, ona dışarıdan bastıran parmak olmadığını söylermiş; yarayı iyileştirirsen dışarıdaki parmaklar artık canını acıtamaz. Avcıoğlu’na göre bir şeyler bizi vuruyorsa, henüz önünde diz çöküp teslim olmadığımız gerçeklikler ve sürdürdüğümüz yanılsamalar var demektir. Asıl uğraşılacak şey o yaradır, çünkü dünyayı düzeltemeyiz, değiştiremeyiz.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/canimizi-acitan-tendeki-yaradir.mp4</video:content_loc>
<video:duration>69</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-04</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-04</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/anlamin-bulunamamasi-bir-mujde/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/anlamin-bulunamamasi-bir-mujde.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Anlamın bulunamaması bir müjde</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/anlamin-bulunamamasi-bir-mujde.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, on bin yıldır nitelikli beyinlerin ve kalplerin bireyin ve evrenin mutlak, nesnel bir anlamını bulamamasının kendilerine göre bir müjde olduğunu söylüyor. Üç hâl olabilir: anlam vardır ve hâlâ bulunamamıştır; yoktur; ya da bulunamıyor olması her birimize, bu gezegendeki nitelik bakımından farklı varlığa bırakılmıştır. Avcıoğlu üçüncüsünü tercih ettiklerini söylüyor. Böyle bakınca bunu bir kötülük ya da varoluş sorunu olarak değil, kendisini deli gibi bir tutku ve coşkuyla yaşatan bir şey olarak görüyor.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/anlamin-bulunamamasi-bir-mujde.mp4</video:content_loc>
<video:duration>93</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-04</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-04</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/halife-robot-degildir/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/halife-robot-degildir.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Halife robot değildir</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/halife-robot-degildir.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, “Kendi anlamımı kendim biçebilirim; bana bırakılmış” diyor. Halife yalnızca yönetici demek değil, “replacement” (yerine geçen) demektir; Tanrı’nın halifesine bütün talimatlar birebir verilip “bunları uygula” denirse o bir robot olur, halife olmaz; halifeye alanlar bırakılmıştır. Bütün anlamın kendilerine bırakıldığına inanıyorlar. Gökler yarılıp melekler altın levhalarla bu dünyanın anlamını okusalar, hepimiz ilk on dakika heyecanlanırız ama on gün sonra sıradanlaşır ve bu dünyada yaşamak tat vermez, diyor.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/halife-robot-degildir.mp4</video:content_loc>
<video:duration>78</video:duration>
<video:publication_date>2026-10-04</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-10-04</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/temel-kavramlari-dogru-ve-tam-bilmeye-calisin/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/temel-kavramlari-dogru-ve-tam-bilmeye-calisin.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Temel kavramları doğru ve tam bilmeye çalışın</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/temel-kavramlari-dogru-ve-tam-bilmeye-calisin.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, insandaki yetilerin en önemlisinin akıl olduğunu söylüyor; ama bu yayını izleyenlerin yüzde 95'inden fazlasının aklın tanımını, akılla zihin arasındaki farkı bilmediğini ekliyor. Bunu bir eleştiri olarak değil, bir tespit olarak söylüyor ve dinleyene, alanı ya da ilgisi ne olursa olsun, insanlığın on bin yılda ürettiği hakikatin dört yetimi denen alanların temel kavramlarını doğru ve tam bilmeye çalışmasını öğütlüyor. Kendisi de bir dost olarak bu kavramları basit ve net biçimde tanımlayacak; bunu zaman kazandırsın diye bir altlık olarak veriyor.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/temel-kavramlari-dogru-ve-tam-bilmeye-calisin.mp4</video:content_loc>
<video:duration>94</video:duration>
<video:publication_date>2026-09-30</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-09-30</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/bilim-mi-teknoloji-mi/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/bilim-mi-teknoloji-mi.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Bilim mi, teknoloji mi?</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/bilim-mi-teknoloji-mi.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, bugün bu toplumda bilimi ve aklı övmenin sosyal bir statü sağlayan bir retoriğe dönüştüğünü, oysa içi biraz deşildiğinde çoğunun bu konularda bilgisiz olduğunu söylüyor. Bir zamanlar sokakta ve internette, bu işin erbabı sayılabilecek insanlara bilimin tanımını sormuş; yüz kişiden elli altmışa yakını bilim diyerek aslında teknolojinin tanımını yapmış. Oysa teknoloji ile bilim nitelik bakımından birbirinden farklı iki şeydir.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/bilim-mi-teknoloji-mi.mp4</video:content_loc>
<video:duration>78</video:duration>
<video:publication_date>2026-09-30</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-09-30</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/benliginin-farkinda-olmak-tanrisal-bir-niteliktir/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/benliginin-farkinda-olmak-tanrisal-bir-niteliktir.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Benliğinin farkında olmak tanrısal bir niteliktir</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/benliginin-farkinda-olmak-tanrisal-bir-niteliktir.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, felsefenin ne olduğunu anlatırken insanın on bin yıldır varoluş soruları sorduğunu, çünkü bu gezegende benliğinin nitelikli olarak farkında olan tek tür olduğunu söylüyor. Ben diyebilen, ben merkezli bir fenomenal dünya kurup yaşayabilen, altı katmanlı dil kullanan, üçüncü dereceden soyutlama yapan bu varlığın ne kadar olağanüstü olduğunu on yedi yıldır yalnızca birkaç avuç insana fark ettirebildiğini anlatıyor. Tanrı'yı arayanlara ise Tanrı'yı deneyimlemenin en basit yollarından birinin bunu fark edebilmek olduğunu söylüyor; çünkü bir şeyin kendi benliğinin farkında olabilmesi bir tanrısallık niteliğidir.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/benliginin-farkinda-olmak-tanrisal-bir-niteliktir.mp4</video:content_loc>
<video:duration>109</video:duration>
<video:publication_date>2026-09-30</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-09-30</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/sorun-ve-acmaz-nedir/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/sorun-ve-acmaz-nedir.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Sorun ve açmaz nedir?</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/sorun-ve-acmaz-nedir.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, benliğinin farkında olan insanın sorduğu varoluş sorularının varoluş sorunlarına evrildiğini söylüyor ve temel kavramlar dersinin ilk maddesi olarak sorunu tanımlıyor: Sorun, insanın aklında ve zihninde planladıklarıyla dıştaki gerçekliğin çatışmasından doğan durumdur; çözümü bulunamayan duruma ise açmaz denir. Ardından insanlığın bugüne kadar topladığı dört varoluş sorununu sayıyor: ölüm ve sonrasının bilinemezliği, her türden yalnızlık, anlamsızlık ve istediği gibi yaşayamamak.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/sorun-ve-acmaz-nedir.mp4</video:content_loc>
<video:duration>77</video:duration>
<video:publication_date>2026-09-30</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-09-30</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/her-sey-bilmenin-konusu-degildir/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/her-sey-bilmenin-konusu-degildir.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Her şey bilmenin konusu değildir</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/her-sey-bilmenin-konusu-degildir.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu'na göre kuşaklar, her şeyin bilmenin konusu olduğu inancıyla, yani şartlandırılmış zihinlerle ve ona uygun bir eğitim sistemiyle büyütüldü; bu yüzden Tanrı'yı, huzuru ya da mutluluğu arayanlar kendilerini her şeyi bilmek zorunda hissediyor. Oysa bu evrende her şey bilmenin konusu değil: Seni doğuran kadının gerçekten biyolojik annen olup olmadığını ya da “seni seviyorum” diyen birinin gerçekte seni sevip sevmediğini yüzde yüz bilemezsin, ama bu sende bir sorun yaratmıyor. Bunu fark etmek insanı en başta rahatlatıyor.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/her-sey-bilmenin-konusu-degildir.mp4</video:content_loc>
<video:duration>69</video:duration>
<video:publication_date>2026-09-30</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-09-30</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/daha-ilk-dugmeyi-yanlis-ilikliyorsun/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/daha-ilk-dugmeyi-yanlis-ilikliyorsun.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Daha ilk düğmeyi yanlış ilikliyorsun</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/daha-ilk-dugmeyi-yanlis-ilikliyorsun.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, varoluşsal bir aydınlanma yolculuğuna çıkıp yepyeni bir hayat kurmak, ıstıraplı hayattan kurtulup iç dünyasında huzuru aramak isteyenlere seslenerek şunu söylüyor: Kendi yetilerinin tanımını bile bilmeyen ya da yanlış bilen kişi daha ilk düğmeyi yanlış ilikliyordur; bundan sonra kafası karışır, hiçbir şeyi ayıklayamaz ve kaybolur. Bunu bir eleştiri olarak değil, bir tespit olarak söylüyor.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/daha-ilk-dugmeyi-yanlis-ilikliyorsun.mp4</video:content_loc>
<video:duration>51</video:duration>
<video:publication_date>2026-09-30</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-09-30</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/nicelik-ve-nitelik/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/nicelik-ve-nitelik.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Nicelik ve nitelik</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/nicelik-ve-nitelik.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, hayatta çok önemli iki alan olduğunu söylüyor: nicelik ve nitelik. Nicelik ölçülebilen, sayılabilen dış yön; nitelik ise bir şeyi o şey yapan, onu diğerlerinden ayıran, ölçülemeyen içsel yöndür. Örnek olarak kuyruksuz maymunlarla insan arasındaki genetik farkın yüzde bir olduğunun söylenmesinin yüzdelerle yapılmış nicel bir kıyas olduğunu, nitelik farkını bilmeyenlerin bunu tek fark sandığını, insanların boyları arasındaki farkın da bir nicelik farkı olduğunu anlatıyor.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/nicelik-ve-nitelik.mp4</video:content_loc>
<video:duration>122</video:duration>
<video:publication_date>2026-09-30</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-09-30</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/ceylan-gozlu-sevgilim/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/ceylan-gozlu-sevgilim.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Ceylan gözlü sevgilim</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/ceylan-gozlu-sevgilim.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu'na göre sapiensin bu gezegendeki bütün diğerlerinden tek nitelik farkı, benliğinin nitelikli olarak farkında olması ve bunun ona kazandırdığı dokuz on yetidir; üçüncü dereceden soyutlama yapabilmek bunlardan biridir. Hayvanların zihni ve aklı yalnızca birinci ve ikinci derece soyutlama yapabilir: Kurdu görüp kokusunu alan ceylan ikisini birleştirir ve kaçar. Biz ise “ceylan gözlü sevgilim” diyebiliriz; bunu duyan kimse sevgilinin gözlerinin birebir ceylan gözü olduğunu düşünmez, çok güzel gözlü biri anlatıldığını anlar.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/ceylan-gozlu-sevgilim.mp4</video:content_loc>
<video:duration>85</video:duration>
<video:publication_date>2026-09-30</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-09-30</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/toz-nedir/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/toz-nedir.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Töz nedir?</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/toz-nedir.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, en çok kullandığı kavramlardan biri olan tözü tanımlıyor: İslam felsefesinde cevher, Kant'ta kendinde şey denen töz, var olmak ve varlığını sürdürmek için başka hiçbir şeye muhtaç olmayan, varlığını kendinden alan şeydir. Zıddı olan ilinek ya da araz ise var olmak için başka şeylere muhtaçtır. Spinoza'nın da tek tözün Tanrı olabileceğini, Tanrı'dan başka her şeyin var olmak ve varlığını sürdürmek için başka bir şeye ihtiyaç duyduğunu söylediğini aktarıyor.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/toz-nedir.mp4</video:content_loc>
<video:duration>95</video:duration>
<video:publication_date>2026-09-30</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-09-30</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/en-dibe-gittigimizde-hepimiz-ayniyiz/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/en-dibe-gittigimizde-hepimiz-ayniyiz.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>En dibe gittiğimizde hepimiz aynıyız</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/en-dibe-gittigimizde-hepimiz-ayniyiz.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, atomu ve elektronları parçaladığımızda kuantum dünyasının keşfedildiğini, oradan da iki yüze yakın kuantum parçacığın birbirine dönüşerek atomları oluşturduğunu anlatıyor. En dipte kütle sahibi bütün cisimlerin kuarklardan ve leptonlardan oluştuğunu, bunların Higgs alanıyla etkileşerek yavaşladığını ve böylece kütle kazandığını söylüyor. Bir yıldızı, bedenimizi, bir ağacı ya da çiçeği atom altı parçalara kadar kırabildiğimizde hepimizin aynı olduğunu; varlığın birliğinin maddesel olarak da böyle olduğunu vurguluyor.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/en-dibe-gittigimizde-hepimiz-ayniyiz.mp4</video:content_loc>
<video:duration>85</video:duration>
<video:publication_date>2026-09-30</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-09-30</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/aklimiz-klasik-mantiga-uyumlanmistir/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/aklimiz-klasik-mantiga-uyumlanmistir.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Aklımız klasik mantığa uyumlanmıştır</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/aklimiz-klasik-mantiga-uyumlanmistir.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, insanın yaklaşık beş milyon yıllık evrimsel uyumunda aklın klasik mantığa uyumlandığını, bu yüzden farkında olmasak bile neredeyse bütün olayları klasik mantıkla otomatik olarak yorumlayıp bilgi ve yargı ürettiğimizi anlatıyor. Örnek olarak, sabah pencereden kapkara bulutlar ve şimşekler görüp evden çıkacak birinin durup bulutlardaki su buharını ve yoğuşmayı düşünmediğini; nedensellik ve klasik mantık aklın neredeyse ilkesi olduğu için yağmur yağacağını ve şemsiye ya da kapşonlu bir şey almak gerektiğini bir anda bildiğini söylüyor.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/aklimiz-klasik-mantiga-uyumlanmistir.mp4</video:content_loc>
<video:duration>92</video:duration>
<video:publication_date>2026-09-30</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-09-30</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/diyalektik-sicramalarla-ilerler/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/diyalektik-sicramalarla-ilerler.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Diyalektik sıçramalarla ilerler</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/diyalektik-sicramalarla-ilerler.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, kabul edilmiş evrim kuramına göre çekirdeksiz hücrenin çekirdekli hücreye dönüşmesinin yaklaşık bir milyar sekiz yüz milyon yıl sürdüğünü, bu süre boyunca dış görünüşte hiçbir değişiklik gözlenmezken dönüşümün birdenbire, ani bir sıçrayışla olduğunu anlatıyor. Evrimcilerle yaratılışçıların ara formlar üzerine kavgasında iki tarafın da klasik mantıkla baktığını, oysa tür patlamalarının ve çöküşlerin diyalektik mantığın konusu olduğunu söylüyor: Diyalektik çöküşler ve sıçramalarla ilerler; nicel yığılmalar nitel çöküşlere ve sıçramalara yol açar.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/diyalektik-sicramalarla-ilerler.mp4</video:content_loc>
<video:duration>126</video:duration>
<video:publication_date>2026-09-30</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-09-30</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/klasik-mantiga-esir-kalmayin/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/klasik-mantiga-esir-kalmayin.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Klasik mantığa esir kalmayın</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/klasik-mantiga-esir-kalmayin.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, klasik mantığın yanında diyalektik mantığı da öğrenmeyi büyük bir kalple tavsiye ediyor. Atom üstü dünyada bile her şeyin klasik mantığa uymadığının görüldüğünü, insanla ilgili konularda, kendiyle ilgili tekâmülde ve yeni bir hayat kurarken yalnızca klasik mantığa esir kalınmaması gerektiğini söylüyor. Çünkü bu evren mana yönünde oldukça diyalektik, insan da çoğu zaman klasik mantığa uymuyor; tekâmül yolunda hata yapanlar, aradıkları şeylerin büyük çoğunluğu diyalektik çalışan bir evrenin ürünü olduğu hâlde yalnızca klasik mantıkla çözüm aramaktadır.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/klasik-mantiga-esir-kalmayin.mp4</video:content_loc>
<video:duration>81</video:duration>
<video:publication_date>2026-09-30</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-09-30</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/akil-sana-niye-verildi/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/akil-sana-niye-verildi.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Akıl sana niye verildi?</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/akil-sana-niye-verildi.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, tekâmül yolculuğuna çıkıp benliğini aşacağını ve yeni bir hayat kuracağını söyleyen herkesin temel kavramları bilmek zorunda olduğunu söylüyor. Felsefe tarihini ezberlemeyi ya da derin analizler yapmayı istemediğini; her gün kullandığımız on beş yirmi temel kavramın tanımını doğru bilmenin yeteceğini anlatıyor. Bunu yapmayanın kafasının karışacağını, üç gün önce kendisiyle ilgili söylediği bir şeyle üç gün sonra çelişkiye düşeceğini, çünkü kavramları bilmediğini söylüyor ve soruyor: Bunu da yapmayacaksan akıl sana niye verildi?</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/akil-sana-niye-verildi.mp4</video:content_loc>
<video:duration>67</video:duration>
<video:publication_date>2026-09-30</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-09-30</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/meshur-kibir/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/meshur-kibir.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Meşhur kibir</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/meshur-kibir.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, bir şeyi bilmemenin sorun olmadığını, çünkü bilmediğini bilenin öğrenmeye çalıştığını söylüyor; asıl belâ bilmediğini bilmemek, hele bilmediğini bilmediğini bilmemektir. O kuyudan çıkmak için çok uzun iplere ihtiyaç vardır ve bunun adı kibirdir: Kişiyi kuyunun dibinden çıkarmayan meşhur kibir. Böyle biri hakikati aramıyor, hakikate sahip olmak istiyor; hakikati bulanın kendisi olmasını istiyor, hakikate köle olmak istemiyor.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/meshur-kibir.mp4</video:content_loc>
<video:duration>59</video:duration>
<video:publication_date>2026-09-30</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-09-30</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/laptopla-tost-yapilmaz/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/laptopla-tost-yapilmaz.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Laptopla tost yapılmaz</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/laptopla-tost-yapilmaz.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, asıl meselenin araçları karıştırmak olduğunu söylüyor: Sana harika bir laptop hediye ediyorum, sen onunla tost yapmaya çalışıyorsun. Laptopta tablolar, grafikler hazırlanır; tost, tost makinesiyle yapılır. İnancın, imanın, sezgilerin ve kalbî sezgilerin alanlarına akılla girmeye kalkarsan Kant'ın sana çok sert tostlar yapacağını, teknik bir hesapta sezgisel alanlara girersen de binayı çökertip trafoyu patlatacağını anlatıyor. Mesele, bize lütfedilmiş araçlardan hangisini nerede ve hangi sırayla kullanacağımızı önce keşfetmektir.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/laptopla-tost-yapilmaz.mp4</video:content_loc>
<video:duration>75</video:duration>
<video:publication_date>2026-09-30</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-09-30</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/kullanimi-bize-birakilmistir/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/kullanimi-bize-birakilmistir.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Kullanımı bize bırakılmıştır</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/kullanimi-bize-birakilmistir.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, dinleyenlere çocukluktan beri yapılmış şartlandırmalardan, zincirlerden kurtulmalarını söylüyor. Bunları ağır bulanlara, sakin ve meditatif bir hâlde, kendilerini vererek dinlemelerini, birkaç destekleyici okuma, dinleme ve kendi düşünmeleriyle her şeyin yerine oturacağını anlatıyor. Sonunda Tanrı'nın lütfunun hepimizin üzerinde olduğunu, kullanımının bize bırakıldığını söyleyip esenlik, şefkat ve aşk diliyor.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/kullanimi-bize-birakilmistir.mp4</video:content_loc>
<video:duration>41</video:duration>
<video:publication_date>2026-09-30</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-09-30</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/ne-mutlak-ozgur-ne-kukla/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/ne-mutlak-ozgur-ne-kukla.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Ne mutlak özgür ne kukla</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/ne-mutlak-ozgur-ne-kukla.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu'nun inancına göre insanın mutlak bir özgür iradesi olması imkânsızdır; çünkü “Lâ mevcûde illâ Hû” ve “Lâ fâile illâ Hû” diyen vahdetçi, bütüncü bir inançta tek töz ve tek irade vardır. Ama insan mutlak bir kukla da değildir: Tavşanlar, sincaplar ve yıldızlar gibi değiliz; ikisinin tam ortasındayız. Bunu bir teşbihle anlatıyor: Bütün programı yazan, bazı satırlara “Murat'ın dediği gibi olsun, Mine'nin seçtiği gibi olsun” diye yazmıştır. Bu yüzden çok kritik anlarda, çok dar bir alanda ve kendimizle ilgili konularda irademizi kullanabiliriz. Kendisi de o anki farkındalığıyla bu yönü seçmiş, eski karakter benliği öldürüp kendine yepyeni bir karakter benlik imal etmiştir.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/ne-mutlak-ozgur-ne-kukla.mp4</video:content_loc>
<video:player_loc>https://www.youtube.com/embed/kE6yUC_0lUw</video:player_loc>
<video:duration>86</video:duration>
<video:publication_date>2026-09-28</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-09-28</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/insan-bulamaz-biz-bulabiliriz/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/insan-bulamaz-biz-bulabiliriz.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>İnsan bulamaz, biz bulabiliriz</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/insan-bulamaz-biz-bulabiliriz.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, sonda söyleyeceği cümleyi en başta söylüyor: İnsan mutluluğu bulamaz; ama biz bulabiliriz. Burada bir ayrım yapıyor. İnsan dediğimiz sapiens, bu dünyadaki tekâmül deneyimimiz için bize yapıştırılmış muhteşem bir araçtır; karakter benlik, şartlandırılmış zihin ve organizmal benlik de bu araca aittir. Onun arkasında ise hepimizin gerçek varoluşunu temsil eden varoluşsal benlik vardır. Bu ayrımın dayanağı da şudur: Kendimizin dışına çıkıp kendimizi gözlemleyebiliyoruz. Bir şeyin kendi benliğinin farkında olabilmesi için o şey olmaması gerekir; o şey olan bir şey kendini gözlemleyemez.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/insan-bulamaz-biz-bulabiliriz.mp4</video:content_loc>
<video:player_loc>https://www.youtube.com/embed/XMNArgFkTbI</video:player_loc>
<video:duration>87</video:duration>
<video:publication_date>2026-09-28</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-09-28</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/zevk-mi-mutluluk-mu/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/zevk-mi-mutluluk-mu.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Zevk mi, mutluluk mu?</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/zevk-mi-mutluluk-mu.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Mutluluk dendiğinde tek bir durum varmış gibi konuşuruz; oysa en az iki durum vardır ve bütün dillerde bunlar için iki ayrı kavram bulunur: zevk, yani haz, ve mutluluk. Avcıoğlu zevki, zihnin dıştaki nesnelerin nitelikleriyle kurduğu iletişimin sonucunda oluşan bir duygu durumu, bir zihin durumu olarak tanımlıyor. Örnek veriyor: Evde yalnızız, canımız sıkılıyor; kapı çalıyor ve çok sevdiğimiz biri geliyor. “Çok mutlu oldum” diyoruz. Oysa mutlu olmadık: Zihnimiz dıştan gelen bir nesneyi tanıdı, onunla ilgili hatıraları ve yargıları hafızadan çekti, biz de çok haz duyduk. Zevk ile mutluluğu aynı şey sayarsak, yaşanan, deneyimlenen başka bir gerçekliğe ne diyeceğiz?</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/zevk-mi-mutluluk-mu.mp4</video:content_loc>
<video:player_loc>https://www.youtube.com/embed/Q1yIgKiGec0</video:player_loc>
<video:duration>161</video:duration>
<video:publication_date>2026-09-28</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-09-28</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/mutluluk-bir-haldir/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/mutluluk-bir-haldir.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Mutluluk bir hâldir</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/mutluluk-bir-haldir.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Hikâyelerini bildiğimiz ya da yakından tanıdığımız bazı insanlar ömür boyu hapse girmiş, idama götürülmüş ya da ölümcül bir hastalığa yakalandığını ve birkaç ayı kaldığını öğrenmiştir. Böyle bir anda zevk duygu durumu yaşanamaz; ama bütün bunlara rağmen mutlu yaşadığını söyleyen insanlar tanıyoruz. Demek ki onların mutluluk dediği şey, zihnin dıştaki nesnelerle kurduğu ilişkinin sonucu değildir. Avcıoğlu'na göre mutluluk, zihinle, dolayısıyla dıştaki nesne, ortam, olay ve olgularla hiçbir ilgisi olmayan, bu varlığın tamamen içsel, varoluşsal ve doğal bir hâlidir. Bu hâl, zaman zaman kendi içimizde de bir işaret fişeği gibi açığa çıkar.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/mutluluk-bir-haldir.mp4</video:content_loc>
<video:player_loc>https://www.youtube.com/embed/s25O7Pw9hlI</video:player_loc>
<video:duration>117</video:duration>
<video:publication_date>2026-09-28</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-09-28</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/tatilde-calan-telefon/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/tatilde-calan-telefon.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Tatilde çalan telefon</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/tatilde-calan-telefon.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Duygu durumları zihne ve dıştaki nesnelere bağlıdır; bu yüzden gelip geçicidir. Avcıoğlu bunu hepimizin yaşadığı bir sahneyle anlatıyor: Tatildeyiz, deniz kenarında güneşleniyor, buz gibi içeceğimizi içiyoruz ve “Çok mutluyum” diyoruz. Telefon çalıyor, iş yerinden bir sorunu haber veriyorlar. Yirmi saniye önce çok mutlu olduğumuzu söylerken şimdi öfkeleniyor, ayağa kalkıyor, o kadar yolu geri dönmeye hazırlanıyoruz. Telefon yeniden çalıyor: “Abi, pardon, yanlışlık olmuş.” Duygumuz bir anda yine değişiyor. Zihin durumları böyledir; bizden bağımsız olarak değişip dururlar ve insan onlara uyarak yaşar.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/tatilde-calan-telefon.mp4</video:content_loc>
<video:player_loc>https://www.youtube.com/embed/klMAyPBMxUM</video:player_loc>
<video:duration>69</video:duration>
<video:publication_date>2026-09-28</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-09-28</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/hem-uzgun-hem-mutlu/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/hem-uzgun-hem-mutlu.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Hem üzgün hem mutlu</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/hem-uzgun-hem-mutlu.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu duygu durumunu hâlden ayırıyor ve hâl ile makam meselesini en güzel İslam mutasavvıflarının anlattığını söylüyor. Hâl, insanın zihinle ve dıştaki nesnelerle çabucak değişmeyen ana mihver durumudur. İçinde mutluluğu açığa çıkarmış biri, çocuğunun sınavda açıkta kaldığı haberini alınca insan yönüyle üzülür; ama on beş, yirmi saniye sonra büyük bir farkındalıkla mihver hâline döner ve sorunu nasıl çözeceğiyle duygusuzca uğraşmaya başlar. Bu ikisi aynı anda yaşanabilir. Ömür boyu hapse düşmüş böyle bir insan, işkence gördüğünde insan yönüyle bağırır, acı çeker, korkar; ama farkındalığını toplayınca içinde hâlâ mutludur. Çünkü mutluluk bir hâldir.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/hem-uzgun-hem-mutlu.mp4</video:content_loc>
<video:player_loc>https://www.youtube.com/embed/IM5FY2gzZy4</video:player_loc>
<video:duration>135</video:duration>
<video:publication_date>2026-09-28</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-09-28</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/tek-gercek-yuva/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/tek-gercek-yuva.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Tek gerçek yuva</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/tek-gercek-yuva.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Yerleşik düzenle birlikte insan sürüden topluma evrildi ve temel ihtiyaçlar birer fenomene dönüştü. Beslenme içgüdüsü sofraya dönüştü: Artık yalnızca karnımızı doyurmuyor; çatallar, kaşıklar, mum ışığı ve sevdiklerimizle birlikte yemek yiyoruz. Ağaç kovuklarındaki ve mağaralardaki güvenli uyku yeri de yuvaya dönüştü: dört duvardan ve bir çatıdan fazlası, ailenin sıcaklığı, kendimizi huzurlu bulduğumuz bir yer. Avcıoğlu, elli yıllık araştırmasının sonunda bu evrendeki tek gerçek yuvanın ne olduğunu söylüyor ve onu bulabilmeyi bir mucize sayıyor.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/tek-gercek-yuva.mp4</video:content_loc>
<video:player_loc>https://www.youtube.com/embed/57ZC-MSyg80</video:player_loc>
<video:duration>117</video:duration>
<video:publication_date>2026-09-28</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-09-28</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/ilk-yabancilasma/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/ilk-yabancilasma.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>İlk yabancılaşma</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/ilk-yabancilasma.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Karl Marx, yerleşik düzenle gelen özel mülkiyet ve onun zincirleme sonuçlarıyla insanın kendisine yabancılaştığını söylemişti. Avcıoğlu ona sonuna kadar hak veriyor; ama bunun insanın ikinci yabancılaşması olduğunu söylüyor. Marx'ın materyalist olduğu için geçiştirdiği ilk yabancılaşma, nitelikli benlik farkındalığımızdır: sapiensin “ben” diyebildiği an. Beş milyon yıl önce yollarımızın ayrıldığı kuyruksuz maymun amcaoğullarımız doğada yer, içer, ürer ve ıstırap çekmez. Biz ise bir anda “ben” ve “ötekiler” diyen; hayatı, evreni, her şeyi anlamlandırabilen bir varlığa dönüştük. Ona göre bundan daha büyük bir yabancılaşma olamaz.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/ilk-yabancilasma.mp4</video:content_loc>
<video:player_loc>https://www.youtube.com/embed/SeVK5ykARxU</video:player_loc>
<video:duration>87</video:duration>
<video:publication_date>2026-09-28</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-09-28</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/neden-yalniz-kalamiyoruz/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/neden-yalniz-kalamiyoruz.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Neden yalnız kalamıyoruz?</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/neden-yalniz-kalamiyoruz.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu'na göre insan mutlu olamaz; çünkü insan dediğimiz şey zihin, şartlandırılmış davranış kodları ve karakter benliktir. Karakter benlik, en dipte mutlak güvende ve mutlak değerli hissetmek isteyen bir güdüyle sürülür: Üreme, yeme, içme, barınma ve varlıkta kalma içgüdülerinin yanında sürekli beğenilme, sevilme ve takdir edilme açlığıyla yaşar. Bu karakter benliği ötekiler ürettiği için ötekiler olmadan o çıldırır; insanların yalnız kalamamasının sebebi budur. Avcıoğlu burada bir hafta kamp yapmaktan ya da tatil köyündeki yalnızlıktan söz etmiyor; varoluşsal yalnızlığı ve sosyal yalnızlığı aynı anda yaşamaktan söz ediyor.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/neden-yalniz-kalamiyoruz.mp4</video:content_loc>
<video:player_loc>https://www.youtube.com/embed/QjMQzB9uq20</video:player_loc>
<video:duration>72</video:duration>
<video:publication_date>2026-09-28</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-09-28</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/asil-mucize/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/asil-mucize.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Asıl mucize</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/asil-mucize.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu'na göre içimizdeki varoluş hâli açığa çıktığında bu, kelebekler arasında dans eden bir Polyanna hâli değildir. O gün de bu hâlin bir mucizesine şahit olduğunu anlatıyor: Kendisine sunulan maddi fırsatları, herkesin arzulayabileceği avantajları ya da ilişkileri “Bunlar beni yolumdan döndürür, kendimle barışamam” diyerek bir dakikada elinin tersiyle itebilen insanlar vardır. Onu bu gezegende yalnızca böyle şeyler heyecanlandırır. Biri kendi anlamına ihanet etmemek için büyük konforları geri çevirdi dendiğinde gider, onun ayaklarına dokunur, çayını suyunu getirir. Ona göre bu, en büyük zevklerden nitelikçe farklı bir hâldir; Tanrı o insanın kalbine bir saniyeliğine dokunur.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/asil-mucize.mp4</video:content_loc>
<video:player_loc>https://www.youtube.com/embed/Ju9KM29rQkQ</video:player_loc>
<video:duration>149</video:duration>
<video:publication_date>2026-09-28</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-09-28</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/atesten-nura/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/atesten-nura.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Ateşten nura</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/atesten-nura.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu sözlerini bir teşbihle bağlıyor: İnsan ateşi bularak hayvanlıktan kurtulmuştu; bizler de nuru bularak insanlıktan kurtulabiliriz. Diyalektikte bir son yoktur; sonsuz bir akış ve uğraklar vardır. İnsanlık da güzel bir bilinç seviyesi, uğranması gereken bir uğraktı ve varoluşsal benliklerimize büyük bir tekâmül kazandırdı; ama bir son değildir. Trilyon dolarlık bütçeleri yöneten politikacıların hâlâ birbirine füze ve bomba yağdırdığı, küçücük çocukların öldürüldüğü bir zamanda insanlık kapsanarak aşılması gereken bir şeydir. Bu olduğunda karakter benlik ve şartlandırılmış zihinle özdeşleşme bırakılacak, o ağır kayalar kalkacak ve gelecek kuşaklarda varoluşsal mutluluk hâli açığa çıkacaktır.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/atesten-nura.mp4</video:content_loc>
<video:player_loc>https://www.youtube.com/embed/5m7IElhR6oY</video:player_loc>
<video:duration>92</video:duration>
<video:publication_date>2026-09-28</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-09-28</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/iki-milyon-dolar/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/iki-milyon-dolar.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>İki milyon dolar</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/iki-milyon-dolar.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Bu konu böyle anlatıldığında haklı bir itiraz gelir: “Bırak boş konuşmayı, ver bana iki milyon doları, bak nasıl mutlu olunuyor.” Avcıoğlu buna ünlü komedi oyuncusu Jim Carrey'nin hikâyesiyle cevap veriyor. Anlattığına göre Carrey, mesleğinin zirvesindeyken iki üç yıl ortadan kaybolmuş; döndüğünde herkesin paraya, şana, şöhrete ve arzuladığı her şeye kavuşmasını ve asıl aranan cevabın bunlar olmadığını anlamasını dilemiş. Paranın alabileceği her şeye sahip olan bu adam, Jim Carrey denen sahte karakter benliği öldürüp gömdüğünü ve hayatında ilk kez güvende ve mutlu hissettiğini söylemiş. Avcıoğlu da itiraz edene iki değil yirmi milyon dolar veriyor ve çok zevkli bir hayat yaşayacağını söylüyor. Dikkat edin: mutlu değil, zevkli.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/iki-milyon-dolar.mp4</video:content_loc>
<video:player_loc>https://www.youtube.com/embed/9bnIWtrI-Bw</video:player_loc>
<video:duration>143</video:duration>
<video:publication_date>2026-09-28</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-09-28</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/en-eski-yanilsama/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/en-eski-yanilsama.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>En eski yanılsama</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/en-eski-yanilsama.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Depresyonun, nevrozun, hayattan keyif alamamanın ve huzuru bulamamanın yüzeyde onlarca makul sebebi vardır. Avcıoğlu'na göre ise hepsinin en dibinde, insanın “Ben kimim?” sorusuna verdiği yanlış cevap yatar. İnsan, elli ila yetmiş bin yıl önce kendi benliğinin farkına vardığında ilk yanılsamasını da yaşamıştır; yeryüzündeki en eski ve en büyük yanılsama budur. Bir soruya yanlış cevap verdiyseniz, onun üzerinde on bin yıl da uğraşsanız sorunu çözemezsiniz; çünkü tarlada kaybettiğinizi evin mutfağında arıyorsunuzdur.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/en-eski-yanilsama.mp4</video:content_loc>
<video:player_loc>https://www.youtube.com/embed/PCiapoQ_Dac</video:player_loc>
<video:duration>151</video:duration>
<video:publication_date>2026-09-26</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-09-26</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/aynadaki-yabanci/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/aynadaki-yabanci.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Aynadaki yabancı</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/aynadaki-yabanci.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Kendimizi hiç tanımayan birine anlatırken adımızdan başlarız; cinsiyetimizi, milletimizi, dinimizi, ideolojimizi, değer yargılarımızı sayar ve sonunda “İşte ben buyum” deriz. Avcıoğlu'nun da içinde bulunduğu küçük grup, binlerce yıldır bu cevabın kökten yanlış olduğunu söyler: Varoluşsal olarak biz, o saydıklarımız değiliz. Videonun adı da buradan gelir: Sabah aynaya baktığımızda gözlerinden bize bakan kişi, varoluşsal olarak biz değiliz. Avcıoğlu'na göre öfkemizin, depresyonlarımızın, mutluluklardan bile doya doya keyif alamayışımızın kökünde de bu yanlış cevap vardır.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/aynadaki-yabanci.mp4</video:content_loc>
<video:player_loc>https://www.youtube.com/embed/zfmYjUmH2Wk</video:player_loc>
<video:duration>103</video:duration>
<video:publication_date>2026-09-26</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-09-26</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/kimligimizi-biz-secmedik/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/kimligimizi-biz-secmedik.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Kimliğimizi biz seçmedik</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/kimligimizi-biz-secmedik.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Karakter benliği önce anne babamız, sonra yakın çevremiz, okul ve devlet, toplum ve en sonunda insanlığın on bin yıllık kabulleri şekillendirir. Avcıoğlu'na göre on üç ila on beş yaşına geldiğimizde, hiçbirini kendimiz seçmediğimiz ve doğruluğunu kendimiz araştırmadığımız bir kimliğe bürünmüş oluruz. Adımızı bile anne babamız koyar; milletimiz, inancımız, doğrularımız ve yanlışlarımız da bize hazır verilir. Dört beş yaşındaki bir çocuk, annesi babası ne derse onu doğru kabul eder; buna karşı savunmasızdır.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/kimligimizi-biz-secmedik.mp4</video:content_loc>
<video:player_loc>https://www.youtube.com/embed/r0QmK3gnRrc</video:player_loc>
<video:duration>83</video:duration>
<video:publication_date>2026-09-26</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-09-26</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/bilmek-degil-tanimak/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/bilmek-degil-tanimak.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Bilmek değil, tanımak</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/bilmek-degil-tanimak.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>“Men arefe nefsehu fekad arefe rabbehu”: Kim kendini tanırsa, şüphesiz Rabbini de tanımıştır. Orta Doğu'daki deneyimci mistiklerin bu sözü o kadar etkiliydi ki sonradan hadis kitaplarına bile girdi. Avcıoğlu dikkat çekiyor: Söz, “bilmek” anlamındaki “alleme” ile değil, “tanımak” anlamındaki “arefe” ile kurulmuştur. Evrende kesin bilginin konusu olan şeyler vardır; ama “İnsan nedir?” sorusunun sabit bir cevabı yoktur, insan şartlar değişince kendini bile tanıyamayabilir. Bu yüzden “Ben kimim?” bilmenin değil, tanımanın konusudur.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/bilmek-degil-tanimak.mp4</video:content_loc>
<video:player_loc>https://www.youtube.com/embed/LAWqvTaKmac</video:player_loc>
<video:duration>97</video:duration>
<video:publication_date>2026-09-26</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-09-26</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/ben-kimim/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/ben-kimim.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Ben kimim?</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/ben-kimim.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu'na göre karakter benliğin insan yapımı olduğunun en somut delili tam hafıza kaybıdır. Tam hafıza kaybı yaşayan biri iyileşip kalktığında adını bile söyleyemez; ama bir şey kalmıştır, “Ben kimim?” diye sorar. Şartlanmalar silinmiştir, yine de “ben” diyebilen bir şey hâlâ oradadır. Avcıoğlu varoluşsal benlik dediği şeyin bu olduğunu söylüyor: İnsan yaşlanır, hastalanır, ölür; ama varoluş yaşlanmaz, hastalanmaz, ölmez. Varoluş dediği, insanların Tanrı adını verdiği bütündür.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/ben-kimim.mp4</video:content_loc>
<video:player_loc>https://www.youtube.com/embed/LR8uyLqHhmo</video:player_loc>
<video:duration>148</video:duration>
<video:publication_date>2026-09-26</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-09-26</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/kimi-iyilestireceksin/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/kimi-iyilestireceksin.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Kimi iyileştireceksin?</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/kimi-iyilestireceksin.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, nefes terapisiyle on beş günde, kuantum terapiyle üç ayda şifa vaat edenlerin kimsenin kötülüğünü istemediğini söylüyor; “Ücretlerini de alsınlar, helal hoş olsun” diyor. Ama onlar da aynı yanılsamanın içindedir; zihni ve karakter benliği bu kadar basit bir şey sanırlar. Oysa bu, elli ila yetmiş bin yıllık en büyük yanılsamadır. Peki kimi iyileştirecekler? Terapist karşısında Murat Bey'i görür; oysa Avcıoğlu varoluşsal olarak Murat Bey değildir. O kimliği annesi, babası ve toplum yapmıştır.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/kimi-iyilestireceksin.mp4</video:content_loc>
<video:player_loc>https://www.youtube.com/embed/UWvdE4nlf6Q</video:player_loc>
<video:duration>51</video:duration>
<video:publication_date>2026-09-26</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-09-26</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/kalple-yasanan-duygular/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/kalple-yasanan-duygular.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Kalple yaşanan duygular</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/kalple-yasanan-duygular.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu hakikat boyutundan konuşuyor: Aramızda ayrı gayrı yoktur. Hepimiz için üzüldüğünü, buranın büyük bir cehennem olduğunu ama bunun bile bir lütuf olduğunu bildiğini söylüyor. İstediği şu: Bu cehennemde daha fazla yanılsamalı ıstırap çekmeyelim. Saçma ve anlamsız acılardan kurtulduğumuzda, gerçek acıları olgunlukla, zihnimizle değil kalbimizle yaşayabiliriz. Çünkü zihinle yaşanan duygular, en güzelleri bile olsa saplantıya dönüşür; harika başlayan aşkların saçma kavgalara dönmesi bundandır. Kalple yaşanan üzüntüde ise yalnızca üzülürüz; depresif ya da nevrotik olmayız.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/kalple-yasanan-duygular.mp4</video:content_loc>
<video:player_loc>https://www.youtube.com/embed/iYt0V_OqwaU</video:player_loc>
<video:duration>78</video:duration>
<video:publication_date>2026-09-26</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-09-26</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/yildiz-tozu/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/yildiz-tozu.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Yıldız tozu</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/yildiz-tozu.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu'na göre bu evrende yapayalnızız: Tanrı'ya dua edersin, Tanrı sana cevap vermez; çünkü biz burada onun halifesiyiz. Halife yönetici demek değildir, “Yerime koydum” demektir. Neden böyle olduğunu, öncesini ve sonrasını bilmiyoruz; bu, inancın ve imanın konusudur. Ama gördüğümüz bir nitelik farkı var: Hepimiz yıldız tozuyuz; ama biz, yıldız tozu olduğunun farkında olabilen ve bunu seslendirebilen yıldız tozlarıyız. Bu farkı görmezden gelip “Hepimiz sincabız, tavşanız” demek, ona göre akla ve insanlığa hakarettir.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/yildiz-tozu.mp4</video:content_loc>
<video:player_loc>https://www.youtube.com/embed/Koj-D1P7Ci0</video:player_loc>
<video:duration>107</video:duration>
<video:publication_date>2026-09-26</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-09-26</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/godot-gelmeyecek/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/godot-gelmeyecek.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Godot gelmeyecek</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/godot-gelmeyecek.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu'na göre kavga etmemize gerek yok; insanlık olarak hepimiz varoluş soru ve sorunlarının pençesinde inliyoruz ve bu evrende yapayalnızız. Mehdileri, mesihleri, Godot'ları bekliyoruz; ama on bin yıldır gelmediler ve gelmeyecekler. Bilinçte herkes kendi mesihi, kendi mehdisi olmak zorundadır. Halife olacaksak, Tanrı'nın bize bahşettiği bütün yetkinlikleri sonuna kadar kullanacağız; yanlış şeyler söyleyecek, kavgalar edeceğiz, çünkü burası diyalektik bir evrendir. Umudu şu: Aklımıza ihanet etmeden sakince yolumuzda yürürsek, çocuklarımız ve torunlarımız, küçük kız çocuklarının yataklarına bomba düşecek diye korkmadan uyuduğu bir dünya kurabilir. Sözlerini şöyle bağlıyor: “Biz dayanamayız, ağlarız. Bizim kalbimiz yufkadır.”</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/godot-gelmeyecek.mp4</video:content_loc>
<video:player_loc>https://www.youtube.com/embed/MUYq0rZYy2c</video:player_loc>
<video:duration>154</video:duration>
<video:publication_date>2026-09-26</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-09-26</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/bosluk-diye-bir-sey-yok/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/bosluk-diye-bir-sey-yok.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Boşluk diye bir şey yok</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/bosluk-diye-bir-sey-yok.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Yayının sonunda Avcıoğlu, hayatı olgunlukla karşılamamız gerektiğini söylüyor: Zor bir dünyada yaşıyoruz; olabildiğince sakin kalmaya, büyük acılarda birbirimizle paydaş olmaya, yakınlarımızla ve dostlarımızla hep iyilikten, esenlikten ve şefkatten yana olmaya çalışalım. Ona göre bu içsel yolculuk, içimizdeki boşluğu başka insanlarla ya da eşyalarla dolduramayacağımızı fark etme yolculuğudur. Bir süre devam edince, aslında boşluk diye bir şey olmadığını da fark ederiz. Aynı yolculukta, bunu insan kardeşliği içinde paylaştığımızda biraz rahatlayıp nefes alabildiğimizi de görürüz.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/bosluk-diye-bir-sey-yok.mp4</video:content_loc>
<video:player_loc>https://www.youtube.com/embed/UlOHl5WD6Ss</video:player_loc>
<video:duration>60</video:duration>
<video:publication_date>2026-09-26</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-09-26</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/saygi-bir-titresimdir/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/saygi-bir-titresimdir.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Saygı bir titreşimdir</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/saygi-bir-titresimdir.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>“Hocam”, “üstat” gibi hitaplar masum görünür; ama insan zihninde bilinç dışı bir hiyerarşi kurar ve karşımızdakini her konuda bizden üstün sanmamıza yol açar. Sonra onun gerçeklikle uyuşmayan bir sözü karşısında kendi daha doğru görüşümüzden bile şüpheye düşeriz. Bu yolun yolcuları bu yüzden birbirlerine adlarıyla hitap eder. Avcıoğlu'na göre saygı kelimelerle olmaz; saygı bir titreşimdir, nezakettir, letafettir.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/saygi-bir-titresimdir.mp4</video:content_loc>
<video:player_loc>https://www.youtube.com/embed/rsABDNzMioM</video:player_loc>
<video:duration>93</video:duration>
<video:publication_date>2026-09-25</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-09-25</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/asiklar-yurdu/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/asiklar-yurdu.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Âşıklar yurdu</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/asiklar-yurdu.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu'na sorarlardı: Türklerden neden dünya çapında bir peygamber, bilim insanı, filozof ya da büyük bir mistik çıkmıyor? Cevabı, her şeyin her yerden çıkmadığıdır. Anadolu'dan bin yıldır gerçek âşıklar, vahdet âşıkları, aşk yoluyla giden deneyimci mistikler çıkmış: Yunus Emre, Hacı Bektaş Veli, Celaleddin Rumi, ardından Hacı Bayram Veli, Aziz Mahmud Hüdayi, Niyazi Mısri, Üftade. Bugün vahdet ilgisinin dünyada en çok Anadolu'da yükselmesini buna bağlıyor.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/asiklar-yurdu.mp4</video:content_loc>
<video:player_loc>https://www.youtube.com/embed/hZUu8veT5n0</video:player_loc>
<video:duration>82</video:duration>
<video:publication_date>2026-09-25</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-09-25</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/bir-anda-aydinlanirsiniz/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/bir-anda-aydinlanirsiniz.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Bir anda aydınlanırsınız</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/bir-anda-aydinlanirsiniz.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu'na göre aydınlanma ya da uyanış, vahdeti, non-dualiteyi, yani birliği fark etmektir. Bu, varlıkların kendinde bir töz olmadığını, varlığımızı kendimizden almadığımızı ve bütün görünümlerin kökünde tek bir hakikat bulunduğunu görmektir; o hakikate Tanrı, Hak ya da varoluş denebilir. Bu fark ediş birikimlerin ardından ansızın gelir. Zen'in büyük satori dediği bu an, yıllarca çabalayana da gelebilir, yatağında uyuyana da.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/bir-anda-aydinlanirsiniz.mp4</video:content_loc>
<video:player_loc>https://www.youtube.com/embed/lvxtJGQ0NXU</video:player_loc>
<video:duration>120</video:duration>
<video:publication_date>2026-09-25</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-09-25</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/aydinlandim-peki-simdi/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/aydinlandim-peki-simdi.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Aydınlandım, peki şimdi?</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/aydinlandim-peki-simdi.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu burada, kendi deyişiyle ironik ve acıtıcı bir cümle kuruyor: Keşke aydınlandıktan üç saniye sonra ölseydik. Çünkü ömrümüz varsa bu aydınlanmayla birlikte on, yirmi, belki elli yıl daha bu dünyada yaşayacağız. O zaman asıl soru ortaya çıkar. Ona göre bu yolda çabalayan herkes için kritik eşik şu cümledir: “Peki, aydınlandım. Bundan sonra ne yapacağız?”</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/aydinlandim-peki-simdi.mp4</video:content_loc>
<video:player_loc>https://www.youtube.com/embed/MRA6ZMLn1is</video:player_loc>
<video:duration>68</video:duration>
<video:publication_date>2026-09-25</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-09-25</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/insanligi-deneyimlemeye-geldik/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/insanligi-deneyimlemeye-geldik.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>İnsanlığı deneyimlemeye geldik</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/insanligi-deneyimlemeye-geldik.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Aydınlanan insan ertesi sabah yine bu dünyada uyanır: televizyonda savaş ve enflasyon, içeride bağıran bir çocuk, bekleyen bir patron, ödenecek kira. Avcıoğlu'na göre asıl hedef aydınlanmak değildir; aydınlanma ilk adımdır, asıl kazanılacak olan tekâmüldür. Çoğu ekol, bu dünyaya tanrısallığı deneyimlemeye gelmiş insanlar olduğumuza inanır; Avcıoğlu ve yol arkadaşları ise tam tersine, insanlığı deneyimlemeye gelmiş tanrısal varlıklar olduğumuza inanır. Dünya kelimesi Arapçada “en aşağı” demektir; ilkokulu burada bitirip başka bilinç seviyelerinde ortaokula ve liseye gideceğimize inanıyorlar.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/insanligi-deneyimlemeye-geldik.mp4</video:content_loc>
<video:player_loc>https://www.youtube.com/embed/B51Ve_ZnC8E</video:player_loc>
<video:duration>157</video:duration>
<video:publication_date>2026-09-25</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-09-25</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/fayda-olmadan-adim-atilmaz/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/fayda-olmadan-adim-atilmaz.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Fayda olmadan adım atılmaz</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/fayda-olmadan-adim-atilmaz.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Hepimiz huzur ve mutluluk arıyor, acıdan ve ıstıraptan kaçıyoruz; Avcıoğlu'na göre insan faydası olmadan bir adım bile atmaz. Bu kadar anlatıp karşılığında bir şey istemediğini söyleyen dostlarına, bir şey istememenin fayda sağlamamak demek olmadığını, bundan kendisinin de büyük fayda gördüğünü söylemiş. Yetimhanelere elbise alan bir kadına da, maddi bir karşılık beklemese de erdemli bir insan olmanın ve Tanrı'ya yakın olmanın faydasını aradığını anlatmış. İnsanı tanımayan, yarı hayal âleminde yaşar.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/fayda-olmadan-adim-atilmaz.mp4</video:content_loc>
<video:player_loc>https://www.youtube.com/embed/GpWRcmO2fSk</video:player_loc>
<video:duration>110</video:duration>
<video:publication_date>2026-09-25</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-09-25</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/aydinlanma-bir-anda-olur/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/aydinlanma-bir-anda-olur.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Aydınlanma bir anda olur</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/aydinlanma-bir-anda-olur.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu'nun erkenden “Açtım abi” diye gezen bir dostu vardı. Ona aydınlanmanın bir anda olduğunu, bunun davranışa dönüşmesinin ve karakter benlikle özdeşleşmekten kurtulmanın ise ortalama on beş yirmi yıl aldığını söylemiş. Üç gündür aynı elbiseyle gezip insanların alaylarını umursamamak kolaydır; ama eşin seni aldatabilir, iflas edebilirsin, en sevdiğin biri gözünün önünde acı çekebilir. Bunlar hepimizin başına gelebilecek hayat gerçekleridir ve “Akışa bırakıyorum” demenin yetmeyeceği anlar vardır.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/aydinlanma-bir-anda-olur.mp4</video:content_loc>
<video:player_loc>https://www.youtube.com/embed/alraVzbK18k</video:player_loc>
<video:duration>81</video:duration>
<video:publication_date>2026-09-25</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-09-25</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/vazodaki-plastik-cicek/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/vazodaki-plastik-cicek.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Vazodaki plastik çiçek</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/vazodaki-plastik-cicek.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Varoluşsal benliğimiz için birlik farkındalığı harika bir şeydir; ama biz burada sapiensle bütünleşik yaşıyor, onun travmalarını, arzularını, korkularını birebir hissediyoruz. Avcıoğlu zihnini saatlerce, günlerce durdurabildiğini söylüyor; ama ıstırabı durdurursanız onun eşi olan huzur ve mutluluk da gider, vazodaki plastik bir çiçeğe dönersiniz. Bu bir tercihtir ve bunu seçenlere saygı duyar; kendisi ise insanlığı deneyimlemeye geldiğimize inandığı için bu yolu seçmemiş.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/vazodaki-plastik-cicek.mp4</video:content_loc>
<video:player_loc>https://www.youtube.com/embed/TTbTi7VGSuo</video:player_loc>
<video:duration>121</video:duration>
<video:publication_date>2026-09-25</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-09-25</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/sen-beni-terk-edemezsin/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/sen-beni-terk-edemezsin.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Sen beni terk edemezsin</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/sen-beni-terk-edemezsin.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Akışa bırakıp gözlemleyerek hiçbir şeyden etkilenmediğini söyleyenler olabilir; Avcıoğlu'nun gözlemine göre bu, insanların yüzde doksan beşinde olmuyor. Büyük sarsıntılar gelince insanlar dağılıyor, depresyona giriyor, ilaçlara bağımlı hâle geliyor. “Açtım” diyen dostunun karısı bir gün onu artık sevmediğini ve terk ettiğini söylemiş; dostunun ilk tepkisi “Sen beni terk edemezsin, çünkü ben diye bir şey yok” olmuş. Ertesi sabah evde yalnız uyandığında ne olduğunu tahmin edebilirsiniz.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/sen-beni-terk-edemezsin.mp4</video:content_loc>
<video:player_loc>https://www.youtube.com/embed/DKz_CaW00tE</video:player_loc>
<video:duration>80</video:duration>
<video:publication_date>2026-09-25</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-09-25</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/insan-nedir/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/insan-nedir.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>İnsan nedir?</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/insan-nedir.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Tanımadığın bir şeyi anlayamaz, derinlemesine bilemez ve kontrol altına alamazsın; önce tanımalısın. Avcıoğlu'na göre yeryüzündeki en zor soru “İnsan nedir?” sorusudur. Zorluğu, cevabının zor olmasından değil, sabit bir cevabı olmamasından gelir; kendimiz için bile sabit bir cevap yoktur. Koordinatlar değişince kahkahalar atarken kederlere boğulan, yas içindeyken bir haberle cennetlere uçan garip bir yaratığız.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/insan-nedir.mp4</video:content_loc>
<video:player_loc>https://www.youtube.com/embed/9qSTn0gULPM</video:player_loc>
<video:duration>55</video:duration>
<video:publication_date>2026-09-25</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-09-25</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/kendini-tani/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/kendini-tani.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Kendini tanı</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/kendini-tani.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Tarih boyunca bu yolu benimseyen ekoller dergâhlarının, aşramlarının, okullarının kapısına hep aynı cümleyi yazdı. Yunanlar, Latinler, Sanskritçe konuşanlar, Japonlar ve alt kıtadakiler kendi dillerinde “Kendini tanı” dediler. Avcıoğlu'na göre akıl da bunu söyler: Yarın ne yapacağını kestiremediğin bir varlığı, nasıl işlediğini tanımadan yönetemezsin. Tanımadan yaşayan, mayın tarlasına salınmış gibi, nerede patlayacağını bilmeden gider.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/kendini-tani.mp4</video:content_loc>
<video:player_loc>https://www.youtube.com/embed/LdDID28WVz8</video:player_loc>
<video:duration>87</video:duration>
<video:publication_date>2026-09-25</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-09-25</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/yolun-sonu-yok/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/yolun-sonu-yok.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Yolun sonu yok</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/yolun-sonu-yok.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Bu yolculuğun dünyada bir sonu yoktur; diyalektik uğraklar geçilir ama yol bitmez. Avcıoğlu bunu kendi yaşadığıyla anlatıyor: On yedi yıldır titizlikle yürüdüğü bu yolda, birkaç hafta önce hiç yaşamadığı bir durumla yüzleşmiş; o yönünün ne kadar zayıf kaldığını, farkında bile olmadığı bilinç dışı dalların ona nasıl bir hata yaptırdığını görmüş. Bu yüzden insanın, birebir deneyimlemediği konularda yalnızca tahmin modunda konuşması gerektiğini söylüyor.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/yolun-sonu-yok.mp4</video:content_loc>
<video:player_loc>https://www.youtube.com/embed/wm8-sxoLgDs</video:player_loc>
<video:duration>120</video:duration>
<video:publication_date>2026-09-25</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-09-25</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/sapiens-aski-sevmez/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/sapiens-aski-sevmez.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Sapiens aşkı sevmez</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/sapiens-aski-sevmez.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Mutluluk arayan onu bir gün bulabilir; ama bu, sandığı gibi bir şey değildir. Avcıoğlu'na göre mutluluk senin için harika, sapiens için ise korkunçtur; çünkü gerçeklik ve aşk onu en büyük korkusuyla, karakter benliğin yok olmasıyla yüzleştirir. Aşkta ego olmaz; birbirini sevdiğini söyleyenlerin sözleri sonra ego savaşlarına döner. Sapiens yalnızlığı da sevmez: Bir filmde ıssız adaya düşen Tom Hanks, çıldırmamak için bir voleybol topuna yüz çizip onunla konuşmuştu.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/sapiens-aski-sevmez.mp4</video:content_loc>
<video:player_loc>https://www.youtube.com/embed/OxMtsPYtX4o</video:player_loc>
<video:duration>106</video:duration>
<video:publication_date>2026-09-25</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-09-25</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/vahsi-bir-kaplan/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/vahsi-bir-kaplan.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Vahşi bir kaplan</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/vahsi-bir-kaplan.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu'na göre sapiensi kimse değiştiremez; evcilleştirilemez, yalnızca eğitilebilir. Tıpkı vahşi bir kaplan gibi: Sirkte on beş yıl kendisine bakan bakıcısını bir ters anda öldürebilir. İnsandaki bilinç ve farkındalığı çıkarırsanız geriye doğanın vahşi bir çocuğu kalır; aynı korunma, yeme, üreme içgüdüleri, aynı saldırganlık ve savunma. Onu ancak büyük ve bilinçli bir farkındalıkla güzelce tanırsak eğitip kendimize tabi kılabiliriz.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/vahsi-bir-kaplan.mp4</video:content_loc>
<video:player_loc>https://www.youtube.com/embed/03PbWCUtcTM</video:player_loc>
<video:duration>84</video:duration>
<video:publication_date>2026-09-25</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-09-25</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/yolcusunu-doyurmayan-yol-yuruyene-yuktur/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/yolcusunu-doyurmayan-yol-yuruyene-yuktur.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Yolcusunu doyurmayan yol yürüyene yüktür</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/yolcusunu-doyurmayan-yol-yuruyene-yuktur.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Tutulabilecek pek çok yol ve metot var; Avcıoğlu'nun tavsiyesi, arada bir kendimize şunu sormamızdır: Bu yol beni doyuruyor mu? Her geçen gün beni biraz daha farkındalıklı yapıyor, olaylardan daha az etkilenir hâle getiriyor mu? Bu sönmeyen cehennemin ortasında, içimdeki küçük cennete her gün bir tuğla daha döşememe yardım ediyor mu? Cevap dürüstçe “evet” ise yürümeye devam edilir; hakikate varan pek çok yol vardır. Cevap “hayır” ise ya metotta bir sorun vardır ya da acele ediliyordur.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/yolcusunu-doyurmayan-yol-yuruyene-yuktur.mp4</video:content_loc>
<video:player_loc>https://www.youtube.com/embed/VrJJdI9Af4o</video:player_loc>
<video:duration>87</video:duration>
<video:publication_date>2026-09-25</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-09-25</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/sukur-ne-demek/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/sukur-ne-demek.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Şükür ne demek?</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/sukur-ne-demek.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu'na göre şükür, Arapçada bir şeyin karşılığını dosdoğru vermek demektir; dille söylenen bir teşekkür değil. Bir baba, derslerinde başarılı olsun diye çocuğuna bir bilgisayar alır; çocuk “Teşekkür ederim, baba” der, yatmadan Allah'a şükreder. Ama asıl şükür henüz gerçekleşmemiştir. Çocuk ertesi gün o bilgisayarı alınış amacına uygun olarak dersleri için kullanırsa, hem babasına teşekkür etmiş hem de Rabbine şükretmiş olur.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/sukur-ne-demek.mp4</video:content_loc>
<video:player_loc>https://www.youtube.com/embed/pIwrNBWLZMY</video:player_loc>
<video:duration>109</video:duration>
<video:publication_date>2026-09-25</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-09-25</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/kimin-malini-kime-satiyorsun/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/kimin-malini-kime-satiyorsun.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Kimin malını kime satıyorsun?</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/kimin-malini-kime-satiyorsun.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, uyanışa ve aydınlanmaya vesile olmak için para isteyenlerden uzak durulmasını öğütlüyor. Birlikte bir otelde kamp yapmak için masrafı eşit bölüşmek başka; kendisine lütfedildiğini söylediği bir şeyi Tanrı'nın öbür kullarına parayla satmak başka. Yirmi yıl önce Kur'an meali satanlara da aynı şeyi söylermiş: Kur'an'ın müellifi sen değilsin. Ona göre bu zehirli bir ekmektir; kendisi ise söylemesi gerekeni söylemiş olmanın huzuruyla uyuyor.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/kimin-malini-kime-satiyorsun.mp4</video:content_loc>
<video:player_loc>https://www.youtube.com/embed/7ZSKDi6NPrc</video:player_loc>
<video:duration>125</video:duration>
<video:publication_date>2026-09-25</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-09-25</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/perde-inince/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/perde-inince.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Perde inince</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/perde-inince.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu, hakikat boyutundan bakınca bütün bu tartışmaların, herkese söyletilen ve yaşatılanların üzerimizde bir lütuf olduğunu söylüyor. Bunu bir tiyatro oyununa benzetiyor: Sahnede biri ötekini sırtından vurur, seyirci ona kızar; perde inince oyuncular kuliste sarılıp birbirlerini tebrik eder, yönetmen de “Bravo!” der. Hakikatte aramızda ayrı gayrı yoktur; ama fark boyutunda, tekâmül etmek için didişeceğiz: kırmadan, hakaret etmeden, nezaketle.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/perde-inince.mp4</video:content_loc>
<video:player_loc>https://www.youtube.com/embed/Ae0ROfDXXIE</video:player_loc>
<video:duration>126</video:duration>
<video:publication_date>2026-09-25</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-09-25</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/hapsirmak-gibi/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/hapsirmak-gibi.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Hapşırmak gibi</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/hapsirmak-gibi.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Yayının sonunda Avcıoğlu, sert sözleri için af diliyor ve bunların bilerek, hepimizi geçici rahatlamalardan kurtarmak ümidiyle söylendiğini anlatıyor. Ona göre birçok metot hapşırmak gibidir: Yalnızca geçici bir rahatlama verir. Sorunun köküne inilmezse bu hapşırık, yakında gelecek bir gribin ya da nezlenin habercisi olabilir.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/hapsirmak-gibi.mp4</video:content_loc>
<video:player_loc>https://www.youtube.com/embed/6zaHqeLk7Pc</video:player_loc>
<video:duration>42</video:duration>
<video:publication_date>2026-09-25</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-09-25</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/varolusa-iman/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/varolusa-iman.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Varoluşa iman</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/varolusa-iman.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Avcıoğlu'nun Tanrı kavramı klasik tek tanrılı dinlerinkinden çok uzaktır: O varoluşa iman eder ve varoluştan büyük bir Tanrı olmadığını söyler. İnsanın karakter benliğini aşıp varoluşsal benliğini deneyimledikten sonra, hayatın ona verdiği rollerde olgunlaştığına inanır; öldüğünde karakter benlik yok olacak, varoluşsal benlik ise başka deneyimlerde başka lütuflara gark olacaktır. Herkesi Tanrı'nın bir tecellisi olarak görünce kimse ayrı gayrı kalmaz; insanın içinde şefkat doğar.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/varolusa-iman.mp4</video:content_loc>
<video:player_loc>https://www.youtube.com/embed/TeIFzMuQA74</video:player_loc>
<video:duration>117</video:duration>
<video:publication_date>2026-09-24</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-09-24</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/gizemin-cevabi-olmaz/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/gizemin-cevabi-olmaz.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Gizemin cevabı olmaz</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/gizemin-cevabi-olmaz.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Mistik kelimesi kökünde gizem demektir ve gizem bir bilmece değildir: Bilmecenin cevabı vardır, gizemin yoktur. Bir grup mistik, Tanrı'nın, sonsuzluğun, anlamın, insanın, hayatın ve aşkın bilinecek şeyler olmadığını, ancak içsel deneyimle yaşanabileceğini söyledi. Buradaki aşk bir insan duygusu değildir. Avcıoğlu bu yolda yürüyenlere deneyimci mistikler diyor.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/gizemin-cevabi-olmaz.mp4</video:content_loc>
<video:player_loc>https://www.youtube.com/embed/rIb8KTit4sg</video:player_loc>
<video:duration>82</video:duration>
<video:publication_date>2026-09-24</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-09-24</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/yastiga-basini-koydugunda/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/yastiga-basini-koydugunda.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Yastığa başını koyduğunda</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/yastiga-basini-koydugunda.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>İnsanı bu sönmeyen cehennemin ortasında huzurlu ve mutlu yaşatan sayısız yol vardır. Ölçü, akşam yastığa başımızı koyduğumuzda kendi içimizde yaptığımız muhasebedir; çünkü herkesi kandırabiliriz ama kendimizi kandıramayız. Kimseye zarar vermeden kendine huzurlu bir hayat kurabilen ve bunu başkasına dayatmayan biri eleştirilmez. Avcıoğlu böyle birinin ayaklarına dokunup suyunu çayını getireceğini söylüyor; çünkü bu gerçekten zor ve büyük bir başarıdır.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/yastiga-basini-koydugunda.mp4</video:content_loc>
<video:player_loc>https://www.youtube.com/embed/R2U98m65n2o</video:player_loc>
<video:duration>104</video:duration>
<video:publication_date>2026-09-24</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-09-24</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/herkes-ayni-kitaptan-okur/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/herkes-ayni-kitaptan-okur.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Herkes aynı kitaptan okur</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/herkes-ayni-kitaptan-okur.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Tarihin büyük insanlarının, peygamber denenler de dâhil, kitap yazmak ya da din kurmak gibi bir amacı olmadı; onlar ümmülkitap denen ana kitaptaki bilgiyi dosdoğru okuyup toplumlarını yükseltmeye çalıştılar. Avcıoğlu'na göre bu okuma onlara özgü değil: Kendinde bir şey olmayan hiçbirimiz bir söz yaratamayız, ancak yazılmış olanı okuyabiliriz. O kitapta yalnızca güzel sözler değil, bütün sözler yazılıdır. Sonra gelenlerin bu öğretileri kurumsallaştırması ise ne iyidir ne kötü.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/herkes-ayni-kitaptan-okur.mp4</video:content_loc>
<video:player_loc>https://www.youtube.com/embed/nK9jShYWTuw</video:player_loc>
<video:duration>123</video:duration>
<video:publication_date>2026-09-24</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-09-24</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/sebepsiz-bir-lutuf/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/sebepsiz-bir-lutuf.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Sebepsiz bir lütuf</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/sebepsiz-bir-lutuf.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Vahdet yolunda sık duyulan bir açıklama vardır: Tanrı gizli bir hazineydi, bilinmek istedi ve kendini bizim üzerimizden deneyimliyor. Avcıoğlu buna saygı duyar ama katılmaz. İnsanın ürettiği Tanrı kavramı, tanımı gereği hiçbir ihtiyacı ve eksiği olmayanı anlatır; bilinmeye ya da deneyime ihtiyaç duyan bir şey bu kavrama sığmaz. Öyleyse burada yaşanan her şey bizimle ilgilidir: Bir karşılığı olan ödül değil, padişahın yol kenarındakilere sebepsizce altın saçması gibi bir lütuftur.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/sebepsiz-bir-lutuf.mp4</video:content_loc>
<video:player_loc>https://www.youtube.com/embed/SdJ5cjSuuE4</video:player_loc>
<video:duration>259</video:duration>
<video:publication_date>2026-09-24</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-09-24</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/bir-gunes-sayisiz-ayna/</loc>
<image:image>
<image:loc>https://sevgiliinsan.com/levha/bir-gunes-sayisiz-ayna.jpg</image:loc>
</image:image>
<video:video>
<video:title>Bir güneş, sayısız ayna</video:title>
<video:thumbnail_loc>https://sevgiliinsan.com/levha/bir-gunes-sayisiz-ayna.jpg</video:thumbnail_loc>
<video:description>Bu konularla ilgilenmeyenlere ne olacak diye sorulur; Avcıoğlu'na göre bu yanlış bir sorudur. Çocukluktan beri kurtuluş fikriyle şartlandırıldık. Oysa kimsenin kurtulması gereken bir durumu yoktur; ortada herkesin ihtiyacına göre kendini geliştirebileceği zengin bir tecelliler havuzu vardır ve kimse seçilmiş değildir. Bir güneşi milyonlarca aynaya tutsanız da ortada hâlâ tek bir güneş vardır; aynaların çerçevelerinin farklı olması, hepsinin onun görünümü olduğunu değiştirmez.</video:description>
<video:content_loc>https://video.sevgiliinsan.com/bir-gunes-sayisiz-ayna.mp4</video:content_loc>
<video:player_loc>https://www.youtube.com/embed/k6Pn4OqqCbY</video:player_loc>
<video:duration>54</video:duration>
<video:publication_date>2026-09-24</video:publication_date>
<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
</video:video>
<lastmod>2026-09-24</lastmod>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/tanitim-filmi/</loc>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/neden-sevgili-insan/</loc>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/anlam-bir-yoldur/</loc>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/hakkimda/</loc>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/duyurular/</loc>
</url>
<url>
<loc>https://sevgiliinsan.com/iletisim/</loc>
</url>
</urlset>
