Hakkımda
İsmim Enes Savaşçı. İstanbul doğumluyum. Herkes gibi ben de hayatım boyunca varoluşsal soruların ve sorunların sarsıcı etkilerinden kurtulmak, anlam arayışımı neticelendirmek için çeşitli yollardan geçtim.
Hayatımın bir bölümünü Sünni Müslüman olarak, bir bölümünü Sünni tasavvuf ekolüne tabi olarak, bir bölümünü ise “only Kur’an” (Kur’ancılık) anlayışı etrafında şekillendirerek yaşadım. Kutsal metinleri (mushafları) okurken karşılaştığım çelişkileri, “Burada ne demek istiyor?”, “Hangisi doğru?” gibi soruları zihnimde bir şekilde tevil edip farklı anlamlara yorarak çözmeye çalışsam da, günün sonunda bu yaklaşımların hiçbiri beni tam anlamıyla tatmin etmedi.
Artık Kur’ancılık anlayışının da yetersiz geldiği, kısa süreli deizm ve sonrasında kısa süreli ateizm süreçlerini deneyimlediğim bir dönemin ardından, 2011-2012 yıllarında sevgili Murat Avcıoğlu ile tanıştım. Onun “Temiz Fikir” adlı web sayfasıyla karşılaşmam benim için gerçek bir dönüm noktası oldu.
Sayfada özellikle “kıble” ve “salât” kavramları üzerine okuduklarım beni derinden etkiledi. Yıllardır aradığım o doğruluğu ve bütünlüğü hissetmek kalbimde adeta bir yangın başlattı. Duyduğum tarifsiz sevinçle “Gerçekten bu kadar şahane olabilir mi!” diyerek neredeyse takla atacaktım.
Fakat siteyi ilk incelediğimde Murat Avcıoğlu’nun “Ben bir Müslüman değilim” ifadesini görmem bende büyük bir şok yarattı. İnsan zihni şartlanmıştır ve her zaman kendini güvende hissettiği bir etiketin altına sığınmak ister. O dönemde, o isimden ve etiketten sıyrılma fikri, cehennem korkusu ve güven alanımı kaybetme kaygısıyla birleşince geri adım attım. “Müslüman değilim diyen biri Kur’an kavramlarını nasıl açıklar?” diye düşünüp bunu kabullenemedim ve korkuyla sayfayı kapatıp yaklaşık altı ay boyunca o siteden uzak durdum.
Ancak o tadı bir kere almıştım. Okuduklarımın hakikatine ve her türlü soruma orada tatmin edici cevaplar bulabildiğime şahit olmuştum. Altı ayın sonunda yolum yeniden “Temiz Fikir” ile kesişti. Sonrasında sevgili Murat Avcıoğlu’nun (o dönem Paltalk üzerinden) yaptığı canlı yayın oturumlarının tamamına katıldım. Benden önceki kayıtları da bulup defalarca dinledim.
O günden bugüne, sevgili Murat Avcıoğlu’nun paylaştığı deneyimleri önce kendi kalbimde, zihnimde, dış dünyada ve Tanrı’nın bize lütfettiği o büyük evren kitabında (ana ölçü diyebileceğimiz fenomenin içinde) ölçüp tartarak değerlendirdim. Kendi süzgecimden geçirdikten sonra, ben de kendime yepyeni bir yol çizdim. Artık kendi deneyimimi yaşıyor, varoluş soru ve sorunlarını kapsayarak aşmış bir hayat yaşıyorum. Seviniyor, üzülüyorum ama bunlar beni depresif yapmıyor; kendime kurduğum küçük cennetimde yaşıyorum ve “bütüne” iman ediyorum.
Peki bu siteyi neden hazırladım?
Sevgili Murat Avcıoğlu bu paylaşımlarını bir YouTube kanalında yayımlamaya başladığında, bu değerli içerikleri nasıl daha derli toplu hâle getirebileceğimi düşündüm. Her bir videoyu tasnifleyebileceğim, altında vurucu kısa videolar ve metinler sunabileceğim bir platform oluşturma fikri böylece doğdu. Bu sitenin varoluş amacı tam olarak budur.
Kendi yolculuğum ve bu sitenin hikâyesiyle ilgili şimdilik aktaracaklarım bunlar.
Bu sitede yayımlanan ve Murat Avcıoğlu’na ait olan videolar, YouTube’daki içeriğin ziyaretçiler için daha anlaşılır olması amacıyla kendi kararımla oluşturduğum bir seçkidir. Burada yer alan videoların tamamına ve çok daha fazlasına, sevgili Murat Avcıoğlu’nun kendi YouTube kanalından erişebilirsiniz. Kendisiyle iletişime geçmek isterseniz gerekli bilgilere sitenin İletişim sayfasından ulaşabilirsiniz.