Uyanış sonrası akıl ve kalp dengesi › Kesit
İlahî ve mecazi aşk ayrılmaz
“Hem sen lâ mevcûde illâ Hû deyip hem ilahi aşk, mecazi aşk diye bölemezsin.”
Avcıoğlu, Muhyiddin İbn Arabî’nin Nizam’a duyduğu aşkı örnek vererek, “lâ mevcûde illâ Hû” deyip bir yandan ilahî aşk, bir yandan mecazi aşk diye ayırmanın dualiteyi kabul etmek olduğunu söylüyor. Tanrı’ya aşkın nasıl duyulacağını soruyor: eski dinlerin dünyaya aşkın Tanrı’sı bulunamaz; vahdet inancında çevredeki her şey Tanrı’nın görünen yüzüdür ve depreme karşı mühendislik hesabı yapmak da Tanrı’ya sığınmaktır. Aşkı, önceliği kendi egosuna değil sevilene akıtmak, onu olduğu gibi sevmek diye tarif ediyor.