Anlamsızlık
Murat Avcıoğlu, anlamsızlık varoluş sorununu, anlam arayışı ve Beckett’ın “Godot’yu Beklerken” eseri üzerinden anlatıyor: bizi hayal kırıklığına uğratmayacak tek Godot, henüz gelmemiş olandır.
Bu videoda
Varoluş sorunlarına daha yakından bakan serinin bu videosunda anlamsızlık varoluş sorunu ele alınır. İnsanın nedensellik yasasını milyonlarca yıllık evrimiyle genel bir yasa olarak kabul ettiği, buradan kendi varlığının ve evrenin bir nedeni olması gerektiği sonucuna vardığı ve “Benim anlamım ne, bu evrenin anlamı ne?” diye sorduğu anlatılır. On bin yıldır verilen cevapların hiçbiri doğrulanamadığı ya da yanlışlanamadığı için nesnel, mutlak bir anlam bulunamamıştır; bu, insanlıkta büyük bir varoluş sorunu olarak sürer. Varoluşçuluk felsefesi, özellikle Sartre ve Camus, bu sorunu öne çıkarmıştır. Samuel Beckett’ın “Godot’yu Beklerken” eseri anlamı beklemenin bir betimlemesi olarak önerilir.
Godot’yu beklerken kendimizi oyalamak, bir şeyler yapmak ve onlara anlam yüklemek zorunda olduğumuz söylenir; bütün bilinmezlikler bir gün açılıverseydi ne yapacağımız sorusu bırakılır. Bizi hayal kırıklığına uğratmayacak tek Godot’nun, tek Mesih ve Mehdi’nin henüz gelmemiş olan olduğu, çünkü ulaştığımız her şeyin bir süre sonra sıradanlaştığı anlatılır. Bunun sebebi, sapiensin “büyük eksik” dediği, aslında bir eksik olmayan, tamamlayıcı yönüdür; bu farkındalığın kişiyi birçok yanılsamasından ve bağımlılığından kurtaracağı söylenir. Son olarak, bir şey binlerce yıldır bulunamıyorsa ihtimallerden birinin, nesnel bir anlamın olmadığı ve bunun kişiye bırakılmış olabileceği olduğu not edilir. Sonraki videoda istediği gibi yaşayamamak varoluş sorununa bakılacaktır.