İçeriğe geç
Sevgili İnsan

Konular › Ölüm ve sonrasındaki bilinmezlik

Ölüm ve sonrasındaki bilinmezlik

Ölümden sonrası bilinmiyor. İnsan ölümden ve ölüm sonrası bilinmezlikten neden bu kadar korkuyor, konuşmacı bilinmeyene nasıl bakıyor? Durak durak dinle. Sırayla dinleyebilir, istediğin an durup bırakabilirsin.

0 / 7 durakHenüz başlamadın
Durak 1 · Şimdi buradasın

Hiçliğe karışmak istemiyor

“Yokluğa değil, hiçliğe karışmak istemiyor.”

Avcıoğlu, insanın çevresindeki canlıların oluşa geldiğini, büyüdüğünü ve bir süre sonra öldüğünü gözlemlediğini, klasik mantıkla kendisinin de öleceğini hem mantıksal olarak hem akli sezgiyle bildiğini anlatıyor. İnsanın en diplerdeki temel motor güdülerinden biri hep varlıkta kalmak, varlığını her koşulda sürdürmek istemesidir; gerçeklik böyle olmadığı için ölüm varoluş sorunu ve ölüm sonrası bilinemezlik doğuyor. İnsan öldükten sonra bile varoluşunu sürdürmek istiyor; yokluğa değil, hiçliğe karışmak istemiyor.

Durak 2

İki tür ölüm sorunu

“Yani iki tür ölüm varoluş sorunu var.”

Durak 3

Ölümsüz olsan ne olurdu?

“Hepsini birlikte düşündüğünde, dışında ölenler ve içinde öldürdüklerinle yeryüzünde dolaşan devasa bir mezarlık gibi oluyorsun.”

Durak 4

Kapsayarak aşmak

“İnsan her şeyi kapsayarak aşabiliyor.”

Durak 5

Varoluşa iman

“Varoluştan daha büyük bir Tanrı yoktur.”

Durak 6

Ben kimim?

“Hafızanı tamamen kaybetsen de varoluşu kaybedemezsin.”

Durak 7

Sebepsiz bir lütuf

“Bir sebebi yok. İşte lütuf böyle bir şeydir.”

Bir sonraki yol

Anlamsızlık

Yolu aç