İçeriğe geç
Sevgili İnsan
Giriş

Videolar › Bilimin temel kavramları

Bilimin temel kavramları

Murat Avcıoğlu, bilimin tanımını, hipotezden yasaya basamakları, tümevarım ve tümdengelimi, bilimsellik ölçütlerini, nedenselliği, determinizm ve kuantumu, dogmatizmi ve sahte bilimi anlatıyor.

Videonun bölümleri27 bölüm
Kesitler videonun neresinde?34 kesit · 27 bölüm
Şeritte parmağını gezdir ya da dokun: video o kesitten çalmaya başlar. Aşağıdaki düğmelerle kesitten kesite de geçebilirsin.

Bu videoda

Temel kavramlar serisinin dördüncü bölümünde Murat Avcıoğlu, hakikatin dört yetiminden sonuncusu olan bilimin temel kavramlarını anlatır. Bilimin teknolojiden ayrı olduğunu, evrendeki nesne ve olguların nasıllıklarını ve aralarındaki ilişkileri deney ve gözleme dayalı yöntemlerle araştıran kurallar bütünü olduğunu söyler; bilimin erken dönemde felsefenin içinde bir şube iken reform, rönesans, aydınlanma ve sanayi devrimleriyle müstakil hâle geldiğini, bilim ile din arasındaki çatışmanın bu süreçte doğduğunu anlatır. Ardından hipotez, tez, kuram ve yasa basamaklarını, kuramın zayıf değil çok güçlü bir açıklama olduğunu, deney, gözlem ve veriyi, bilimin konusunun ne olması gerektiği tartışmasını (bilimcilik ve tarihselcilik), matematiğin bilim olup olmadığını, tümevarım ve tümdengelimi, bir şeyin bilimsel sayılma ölçütlerini ve nedensellik üzerine Hume’un itirazını açıklar.

Özetin devamını oku (1 paragraf)Özeti kısalt

Sonra bilimcilerin de ön kabulleri olduğunu, dinlerin, felsefenin, mistisizmin ve bilimin hiçbirinin insanı her şeyden kurtaracak bir tanrı olmadığını, vahdet inancında nedensellik yerine vesileciliğin geçerli olduğunu anlatır. Newton’un mekanik evreni ile determinizmi, atom altı dünyada kuantumun getirdiği değişikliği, kuantumu anladım diyenlere itibar edilmemesini ve gözlemci kavramı üzerine eleştirilerini aktarır. Son bölümde bilimin eleştirel ve kuşkucu olması gerektiğini, dogmatikliğin kaynağının ideolojik cinnet olduğunu, öznel ve nesnel alanı ayırabilmenin önemini ve sahte bilimin tanımını anlatır. Videonun devamında canlı yayındaki izleyicilerin soruları yanıtlanır: vahdet inancı ile kurumsal dinlerin Tanrı kavramı, yerleşik düzene geçişin insanı değiştirmesi, Buda’nın yeniden doğuşu ile reenkarnasyon farkı ve bir sonraki bölümün konusu olan sapiensin psikolojisi.

Bu videodan 34 kesit

2 dk
Bilim nedir, nasıl çalışır?

Bilim kavramının tanımı nedir?

Avcıoğlu, bilim kavramının tanımını yapıyor. Çok sayıda insanın bilim nedir diye sorulduğunda teknolojiyi, yani üretilmiş araçları ya da onların üretim süreçlerini anlattığını, oysa teknolojinin ayrı, bilimin apayrı bir kavram olduğunu belirtiyor. Bilimi, evrendeki nesne ve olguların nasıl olduklarını ve aralarındaki ilişkileri araştıran yöntemlerle, bu yöntemlerden elde edilen sonuçları doğrulamaya ya da yanlışlamaya yarayan temel kuralların bütünü olarak tanımlıyor.

“Bilim, evrendeki nesne ve olguları kurallı biçimde, deney ve gözleme dayanarak açıklamaya çalışan kurallar bütünüdür.”

Videonun 1:56 anından
Kesiti aç
1 dk
Bilim nedir, nasıl çalışır?

Bilimin temel amacı evrendeki nesne ve olguları açıklamaktır

Avcıoğlu, bilimin ana amacının evrendeki nesne ve olguları kesin, sağlam bilgiyle açıklamak olduğunu söylüyor. İnsanı buna iten şeyin, en erken dönemlerden beri hep aynı sorular olduğunu anlatıyor: ben kimim, bu evren nasıl ve neden var oldu, gördüğümüz varlıklar nereden geldi, bunların ardındaki gizem nedir.

“Bilim, nesne ve olguları kesin ve sağlam bilgiyle açıklamaya çalışır.”

Videonun 4:44 anından
Kesiti aç
3 dk
Bilim nedir, nasıl çalışır?

Bilim, felsefenin içinden doğdu

Avcıoğlu, bilimin erken dönemlerde felsefenin içinde bir şube gibi var olduğunu, filozofların varlık ve bilgi alanlarında deney, gözlem ve ölçüm yaptığını, ama o zaman adının bilim olmadığını anlatıyor. İngilizce sözlüklere science sözcüğünün 17. ve 18. yüzyıllarda girdiğini, bilimin reform, rönesans, aydınlanma ve sanayi devrimleriyle birlikte felsefeden ayrılıp müstakil bir alan olduğunu söylüyor.

“Bilim, erken dönemlerde felsefenin içinde bir şube gibi var olmuştu.”

Videonun 5:44 anından
Kesiti aç
1 dk
Cevap arayışı: din, felsefe, mistisizm

Bilim ile din kavgası

Avcıoğlu, hakikatin dört yetiminin referansları farklı olduğu için birbiriyle hep didişmek zorunda kaldığını söylüyor. Bunun en dramatik örneğinin Avrupa’da reform, rönesans ve aydınlanma sürecinde kiliseye karşı cephe açan bilimcilerin yaşadığı bilim ve din çatışması olduğunu, bugün de fizikalist ya da materyalist bilimcilerle dindar ya da metafizikçi grupların çatışmasının sürdüğünü, bu kavganın son 400 yıldır hemen hemen bütün toplumlara sirayet ettiğini anlatıyor.

“Hakikatin dört yetimi, referansları farklı olduğu için birbiriyle hep didişmek zorundaydı.”

Videonun 9:12 anından
Kesiti aç
2 dk
Bilim nedir, nasıl çalışır?

Hipotez ve tez

Avcıoğlu, bilimsel alanda hipotez, tez, kuram ve yasa sıralamasının ilk iki basamağını anlatıyor. Hipotez, bir konu hakkında araştırma yapılacaksa önden söylenen geçici ve henüz kanıtlanmamış çözüm önerisidir, yani varsayımdır; henüz deney ve gözlem yapılmamıştır. Ölçümler, deneyler ve gözlemler yapıldıktan sonra ön kanıtlarla desteklenen, daha olgunlaşmış hâline ise tez, yani iddia denir.

“Hipotez, bir konu hakkında araştırma yapılacaksa önden söylenen geçici ve henüz kanıtlanmamış bir çözüm önerisidir.”

Videonun 11:53 anından
Kesiti aç
2 dk
Bilim nedir, nasıl çalışır?

Kuram (Teori) nedir?

Avcıoğlu, kuramın, yani teorinin bilimde üçüncü basamak olduğunu ve Türkçede “teoride iyisin ama pratikte zayıfsın” gibi kullanımlar yüzünden zayıf bir şeymiş gibi anlaşıldığını söylüyor. Bilimin kendi jargonunda kuram, hipotez ve tez aşamasını geçmiş, çok sayıda deney, gözlem ve hakemli denetimden geçmiş çok güçlü bir açıklama demektir; evrim teorisi de bu anlamda güçlü kanıtlara dayanan bir kuramdır.

“Bilimin kendi jargonunda teori ya da kuram, çok güçlü bir açıklama demektir.”

Videonun 14:17 anından
Kesiti aç
Kalan 28 kesiti gösterKesitleri topla
1 dk
Bilim nedir, nasıl çalışır?

Yasa en üst basamaktır

Avcıoğlu, sıralamanın dördüncü ve son basamağı olan yasayı, yani kanunu anlatıyor: yasa, kuramı da aşmış, yanlışlanabilirlik, doğrulanabilirlik, sınanabilirlik ve tekrarlanabilirlik gibi bütün ölçütlerden ve hakemli denetimlerden geçmiş, ilgili alanda matematiksel modellerle de ispatlanmış kesin bilgidir. Basamakları aşağıdan yukarı, zayıftan güçlüye doğru sıralıyor.

“Aşağıdan yukarı, zayıftan güçlüye doğru: hipotez, tez, kuram ve en yukarıda yasa.”

Videonun 17:03 anından
Kesiti aç
1 dk
Bilim nedir, nasıl çalışır?

Deney, gözlem ve veri

Avcıoğlu, deney, gözlem ve veriyi şöyle tanımlıyor: deney, incelenen nesne ya da olgu hakkında insanın beş duyusu eşliğinde yapılan düzenek ve araştırmaların tamamıdır; gözlem, bunların herkesin görebileceği biçimde nesnel olarak izlenmesidir; veri de elde edilen ölçüm ve gözlem sonuçlarının bütünüdür.

“Deney, gözlem ve veri, bilimin önemli kavramlarındandır.”

Videonun 18:19 anından
Kesiti aç
3 dk
Bilim nedir, nasıl çalışır?

Bilimin konusu ne olmalı?

Avcıoğlu, bilimin konusunun ne olduğu tartışmasının bugün hâlâ sürdüğünü ve bilim felsefesinin bir konusu olduğunu söylüyor. Kabaca iki buçuk görüş sayıyor: yalnızca beş duyuya hitap eden fizik nesne ve olayların bilimin konusu olduğunu savunan bilimcilik; sosyal, beşeri ve insanın iç dünyasına ait konuların da bilimsel yöntemlerle incelenmesini savunan tarihselcilik; bu ikisi arasında orta yol arayan görüş.

“Bilimin konu alanının ne olduğu tartışması bugün hâlâ sürmektedir; bilim felsefesinin bir konusudur.”

Videonun 19:50 anından
Kesiti aç
1 dk
Bilim nedir, nasıl çalışır?

Matematik bilim midir?

Avcıoğlu, eskiden bilim felsefesinde öğrencilere sorulan “matematik bir bilim midir?” sorusunu ele alıyor. Bilimcilere göre matematiğin bilim olmadığını, bilimin kullandığı en güçlü yöntemlerden biri olduğunu; bir hipotezin, tezin ya da kuramın yasa olabilmesi için matematiksel modellerle de ispat edilmiş olması gerektiğini anlatıyor.

“Bilimcilere göre matematik bir bilim değil, bilimin kullandığı en güçlü metotlardan biridir.”

Videonun 22:49 anından
Kesiti aç
1 dk
Bilim nedir, nasıl çalışır?

Tarihin yasaları var mı?

Avcıoğlu, bilimin geniş alanlarını sayıyor: doğa bilimleri, formal bilimler, sosyal ve beşeri bilimler ile uygulamalı bilimler. Sosyal ve beşeri bilimlerde, Marx ve Engels’in “tarihin sarsılmaz yasaları vardır ve tarih mutlak bir determinizmle bu yasalara göre ilerler” önermesinin 19. yüzyılda büyük bir tartışma çıkardığını, başta Karl Popper olmak üzere itiraz edenlerin bulunduğunu ve tartışmanın sürdüğünü anlatıyor.

“Tarihin yasaları olup olmadığı tartışması hâlâ sürmektedir.”

Videonun 24:29 anından
Kesiti aç
2 dk
Bilim nedir, nasıl çalışır?

Tümevarım: özelden genele

Avcıoğlu, bilimin tartışmalı olarak kullandığı yöntemlerden tümevarımı, yani özel olaylardan genele giderek bir yasa bulmaya çalışmayı anlatıyor. Alüminyum, bakır ve demirin ısıtıldığında genleştiği üç özel gözlemden “tüm metaller ısıtıldığında genleşir” kuralını çıkarmayı örnek veriyor.

“Bakırı ısıttık, genleşti; demiri ısıttık, genleşti; alüminyumu ısıttık, genleşti. Demek ki tüm metaller ısıtıldığında genleşir.”

Videonun 26:46 anından
Kesiti aç
2 dk
Bilim nedir, nasıl çalışır?

Bütün kuğular beyaz mıdır?

Avcıoğlu, tümevarımın sınırını “bütün kuğular beyazdır” örneğiyle anlatıyor: evrendeki bütün kuğular tek tek gözlemlenmeden bu önermenin gerçek sayılamayacağını, Karl Popper’ın da bilimin yalnızca doğrulanabilirlikle değil, yanlışlanabilirlikle de çalışması gerektiğini söylediğini aktarıyor. Ankara’daki Kuğulu Park’tan siyah bir kuğunun çalınmasını, bu önermenin çöküşüne örnek olarak anlatıyor.

““Bütün kuğular beyazdır” önermesi çökmüştür.”

Videonun 28:35 anından
Kesiti aç
2 dk
Bilim nedir, nasıl çalışır?

Tümdengelim: genelden özele

Avcıoğlu, tümdengelimi, yani genelden özele inmeyi anlatıyor. Bir hükmü öncül olarak kabul edip (“bütün insanlar ölümlüdür”) özel bir olay hakkında bilgiye ulaşmanın (“David Hume da bir insandır, dolayısıyla ölümlüdür”) klasik mantığın uygulanışı olduğunu, bilim camiasında bunun çok daha karmaşık hipotezlerle kullanıldığını söylüyor.

“Tümdengelim, genelden özele inmektir.”

Videonun 30:32 anından
Kesiti aç
2 dk
Bilim nedir, nasıl çalışır?

Bir şeye bilimsel denmesi için

Avcıoğlu, bilimde yöntem ve ölçüt tartışmalarının sonucunda bugün bir şeyin bilimsel sayılması için aranan koşulları sıralıyor: yanlışlanabilir, doğrulanabilir, sınanabilir ve gözlemlenebilir olmak; tekrarlanabilir ve yeniden üretilebilir olmak; akran denetiminden ve hakemli dergilerden geçmek; yöntemsel doğallık ve mantıksal tutarlılık içermek; değişime açık olmak ve herkesin ulaşabileceği veriler sunmak.

“Bilimsel sayılan bir şey yanlışlanabilir, doğrulanabilir, sınanabilir ve gözlemlenebilir olmalıdır.”

Videonun 32:50 anından
Kesiti aç
2 dk
Bilim nedir, nasıl çalışır?

Güneş her sabah doğacak mı?

Avcıoğlu, bilimin her sonucun bir nedeni olduğu önermesini, yani nedenselliği çok sıkı savunduğunu, ama David Hume’un buna itirazı olduğunu anlatıyor: güneşin her sabah doğudan doğup batıdan batmasını sürekli gözlemlemiş olmamız bunun yasa, yani kesin bilgi olduğunu göstermez; çünkü gözlem süremiz sınırlıdır. Doğmak ve batmak sözcüklerinin de bilimsel jargona göre yanlış olduğunu, hareketin Dünya’dan geldiğini söylüyor.

“Güneşin her sabah doğması bunun yasa olduğunu göstermez; çünkü biz sınırlı sürede gözlem yapan varlıklarız.”

Videonun 34:47 anından
Kesiti aç
2 dk
Bilim nedir, nasıl çalışır?

Bilimcilerin de ön kabulleri var

Avcıoğlu, bilimcilerin din, felsefe ve mistisizme “inanç referansı alıyorsunuz” diye yönelttiği eleştirinin, bilimin kendi ön kabulleri ortaya çıkınca bilime de yöneltildiğini anlatıyor: fizik evrenin tamamının fizikle açıklanabileceği bir inançtır; insandaki bilinç gibi henüz bilinmeyen çok konu vardır. Bilimcilerin buna “inanç değil, ön kabul” diye karşılık verdiğini, ön kabulün de zaten inanç demek olduğunu söylüyor.

“Ön kabul zaten inanç demektir.”

Videonun 37:04 anından
Kesiti aç
1 dk
Tanrı var mı, yok mu?

Hiçbiri bizi kurtaracak bir tanrı değil

Avcıoğlu, dinlerin, felsefelerin, mistisizmlerin ve bilimlerin insanlığı her şeyden kurtaracak, ona aradığı cenneti verecek birer tanrı olmadığını söylüyor. Bunların varoluş soru ve sorunlarına cevap bulma yolunda insanın tekamülüne hizmet eden harika araçlar olduğunu, ama hiçbirinin tek başına kusursuz olmadığını, bu kavganın ilahî kaosun bir parçası olduğunu anlatıyor.

“Din, felsefe, mistisizm ve bilimin hiçbiri, insanlığa aradığı cenneti verebilecek birer tanrı değildir.”

Videonun 38:36 anından
Kesiti aç
2 dk
Tanrı var mı, yok mu?

Nedensellik yerine vesilecilik

Avcıoğlu, bilimin nedenselliği kabul ettiğini, ona karşı eş zamanlılık kavramının ortaya konduğunu, vahdet inancındaki deneyimci mistiklerin ise ikisini de kabul etmeyip Tanrı’nın her an, her olay ve nesnede tecellisini sürdürdüğünü söylediğini anlatıyor. Gazali’nin, ateşin pamuğu her seferinde yakmasının ateşte bir yakma gücü bulunduğunu göstermediğini söylediğini, bu görüşe vesilecilik denildiğini; vahdet inancına sahip birinin iç tutarlılığı için en uygun açıklamanın vesilecilik olduğunu belirtiyor.

“Tanrı her an, zerreden küreye her olay ve nesnede tecellisini devam ettirmektedir.”

Videonun 39:42 anından
Kesiti aç
2 dk

Newton hangi Hristiyandı?

Avcıoğlu, Newton’un bir Hristiyan olduğunu ama Katolik, Ortodoks ya da Protestan olmadığını, inanç esasları bakımından onlardan ayrıldığını söylüyor. Newton’un, İsa’nın Tanrı’nın kendisi ya da çift tabiatlı bir Tanrı olduğunu reddettiğini, İsa’yı Tanrı’nın çok sevgili bir kulu ve tamamen insan saydığını, bunun Hristiyanlığın büyük çoğunluğuna göre sapkın sayılan bir mezhep olduğunu anlatıyor. İbrani çocuklarının jargonunda “Tanrı’nın oğlu”nun, takvada, erdemde ve günahsızlıkta zirveye çıkmış, Tanrı’ya en yakın kişi anlamına geldiğini belirtiyor.

“Eski çağlarda İbrani çocuklarının arasında “Tanrı’nın oğlu” denince, takvada, erdemde ve günahsızlıkta zirve yaşayan, Tanrı’ya en yakın kişi kastedilirdi.”

Videonun 43:42 anından
Kesiti aç
3 dk
Bilim nedir, nasıl çalışır?

Newton’un mekanik evreni

Avcıoğlu, Newton’un evreni muhteşem bir mekanik düzen, kusursuz bir saat gibi yaratılıp tıkır tıkır işler hâlde bırakılmış olarak tanımladığını anlatıyor. Determinizmi, her şeyin bir formülle önceden belirlenmiş olması ve nedensellik zincirinin hiçbir şey tarafından engellenememesi diye açıklıyor. Tanrı’ya inananın “Tanrı böyle yaptı”, ateistin “evrenin doğası böyle” diyeceğini, ikisinin de aynı deterministik evreni kabul ettiğini ekliyor; atom üstü dünyanın Newton’un dünyası olduğunu söylüyor.

“Deterministik evrende her şey bir formülle önceden belirlenmiştir ve o formüle göre ezelden ebede kadar gider.”

Videonun 45:26 anından
Kesiti aç
1 dk
Bilim nedir, nasıl çalışır?

Kuantumu anladım diyen anlamamıştır

Avcıoğlu, kuantum evreninin kapıları açıldıktan sonra hiçbir şeyin eskisi gibi olmadığını; eski bilim insanlarının “kuantumu anladım diyenin anlamadığından emin olabilirsiniz” dediğini aktarıyor. Üç boyutlu ve doğrusal zamanla çalışan zihnin ve rasyonel, diyalektik mantıkla çalışan aklın kuantumu kuşatamayacağını söylüyor.

“Kuantumu anladım diyenin anlamadığından emin olabilirsiniz.”

Videonun 48:06 anından
Kesiti aç
1 dk
Bilim nedir, nasıl çalışır?

Higgs parçacığı ve klasik mantık

Avcıoğlu, atom altı dünyayı anlatan standart modelde Higgs parçacığının kütle sahibi olmayan ama evrendeki bütün cisimlere kütle kazandıran parçacık olarak arandığını, bu parçacık formüle konunca sonsuzlukların çıktığını anlatıyor. Bir şeyin hem kütle sahibi olup hem de diğer parçacıklara karşı kütle sahibi değilmiş gibi davranmasının klasik mantıkla açıklanamayacağını söylüyor. Peter Higgs’in parçacığa “God damn particle” dediğini, basının bunu “tanrı parçacığı”na çevirdiğini belirtiyor.

“Kuantum dünyasını klasik mantıkla açıklayamazsınız.”

Videonun 49:21 anından
Kesiti aç
1 dk
Bilim nedir, nasıl çalışır?

Elektronun yerini bilemezsin

Avcıoğlu, bir elektronun pozisyonunu bilmek için ona bakmanın gerektiğini, ama bakmak için gönderilen ışığın (fotonun) çarptığı elektronun momentumunu ya da yerini değiştirdiğini anlatıyor; bir bilardo topuna çarpan bilardo topu benzetmesini kullanıyor. Bu yüzden elektronun yerinin, bir gözlemci onu gözlemleyene kadar bilinemediğini söylüyor.

“Sen bir elektronun yerini bile bu evrende bilemiyorsun.”

Videonun 51:23 anından
Kesiti aç
2 dk
Bilim nedir, nasıl çalışır?

Olasılıkları çöktüren gözlemci

Avcıoğlu, olasılık bulutlarını çöktürmekten, “sen bakarsan oraya çöker” demekten söz eden kişilere karşı çıkıyor. Sonsuz olasılıklardan oluşan bir kümeyi çöktürebilmek için sonsuz olasılıkları aynı anda gözlemleyebilen bir aklın, her zerre için resmin ve filmin tamamını her an gözlemleyebilen bir gözlemcinin gerektiğini; sınırlı mesafelerle ve zamanla kayıtlı insan zihinlerinin bunu yapamayacağını söylüyor.

“Sonsuz olasılıkları çöktürebilmek için, sonsuz olasılıkları aynı anda gözlemleyebilen bir akıl gerekir.”

Videonun 53:19 anından
Kesiti aç
2 dk
Bilim nedir, nasıl çalışır?

Dogmatik olmak ideolojik cinnetten gelir

Avcıoğlu, bilimin eleştirel ve kuşkucu olması, dogmatik olmaması gerektiğini söylüyor. Bugün en büyük dogmatiklerin ne dinden, ne felsefeden, ne mistisizmden, ne de bilimden çıktığını; hangi referansı kullanırsa kullansın, dogmatik olmanın önceki şartının ideolojik cinnete düşmek olduğunu belirtiyor. İdeolojik cinnete düşenin, unvanları ne olursa olsun, herkesin kendisi gibi düşünmesini isteyen totaliter biri olduğunu, hakikat önüne inse bile onu göremeyeceğini anlatıyor.

“Bir insan ideolojik cinnete düştüyse totaliter ve dogmatiktir.”

Videonun 56:03 anından
Kesiti aç
1 dk
Bilim nedir, nasıl çalışır?

Dogmatik ve ideolojik olan hakikati bulamaz

Avcıoğlu, bilimcilerin dinler yüzünden savaşlar çıktığını söylemesine karşılık, bütün dinlerin öldürdüğü insan sayısından yüzlerce, binlerce kat fazlasını bilim sonuçlu savaşların çok kısa sürede halletmiş olduğunu hatırlatıyor ve başkalarının camdan evlerini taşlamak isteyenlerin kendi sırça köşklerinin farkında olması gerektiğini söylüyor. İzleyicilerine ideolojik olmamalarını öneriyor; hakikatin özgür zihinlere âşık olduğunu, dogmatik ve ideolojik olanın hayal kırıklığından başka bir şey bulamayacağını anlatıyor.

“Hakikat özgür akıllara, özgür zihinlere âşıktır.”

Videonun 58:03 anından
Kesiti aç
2 dk
Bilim nedir, nasıl çalışır?

Her şeyi tek bir yetinin konusu sanmak

Avcıoğlu, bilimin konusunun deney, gözlem ve veri olduğunu, bunların nesnel ve evrensel olması gerektiğini, öznel deneyimlerle bir ilgisi bulunmadığını söylüyor. Bu evrende bilinebilecek nesnel alanlar olduğunu, bir de hiç bilinemeyecek ama güvenilecek, hissedilecek alanlar bulunduğunu fark eden kişilere değer verilmesini öneriyor. Birinin her şeyi bilmenin, ötekinin sezginin, bir başkasının inancın ya da rasyonel düşüncenin konusu sandığını, bu kişilerden uzak durulmasını tavsiye ediyor.

“Biri her şeyi bilmenin konusu sanıyor, öbürü her şeyi sezginin, bir başkası her şeyi inancın konusu sanıyor.”

Videonun 59:22 anından
Kesiti aç
3 dk
Bilim nedir, nasıl çalışır?

Sahte bilim nedir?

Avcıoğlu, sahte bilimi, bilimsel görünüm adı altında bilimin ilke ve yöntemleriyle ilgisi olmayan, başka amaçlar için ortaya atılmış, bilimsel ölçütlere uymayan ama bilimselmiş gibi gösterilen her türlü yazı, makale, rapor, sonuç, veri ve argüman olarak tanımlıyor. Örnek olarak 20. yüzyılın başında Amerika’da siyahilerin eşit statü kazanmaması için hazırlanan, genetik IQ iddialarına dayanan ideolojik raporları anlatıyor.

“Bilimsel görünüm adı altında, bilimsel ölçütlere uymayan ama bilimselmiş gibi gösterilen her türlü yazı, makale, rapor ve argüman sahte bilimdir.”

Videonun 1:01:46 anından
Kesiti aç
1 dk
Tanrı var mı, yok mu?

Vahdet ile kurumsal dinlerin Tanrı’sı

Avcıoğlu, vahdet inancındaki Tanrı kavramının, tek tanrılı kurumsal dinlerin tevhid anlayışından bir adım ileride olduğunu ve onların Tanrı kavramıyla taban tabana zıt olduğunu söylüyor. Her şey Tanrı’dandır ve Tanrı’dadır diyen birinin bu dinlerden kovulacağını, tarihin bunun örnekleriyle dolu olduğunu anlatıyor.

“Vahdet inancındaki Tanrı kavramı, kurumsal dinlerin Tanrı kavramıyla taban tabana zıttır.”

Videonun 1:08:21 anından
Kesiti aç
1 dk
Tanrı var mı, yok mu?

Tanrı’yı tek kelimeyle söylersem: Bütün

Bir izleyicinin “anlattığınız bilim vahdetten değil midir?” sorusuna Avcıoğlu, kendi öznel inancı soruluyorsa vahdetin dışında bir şey olamayacağını, Tanrı kavramını tek kelimeyle ifade etmesi istenirse “bütün” diyeceğini söylüyor.

“Benim Tanrı kavramımı tek kelimeyle ifade edin derseniz, bütün derim.”

Videonun 1:12:57 anından
Kesiti aç
2 dk
Cevap arayışı: din, felsefe, mistisizm

Yerleşik düzen insanı değiştirdi

Avcıoğlu, bir izleyicinin tarım toplumuna ve yerleşik düzene geçiş sorusu üzerine, yerleşik düzenin homo sapiensi bambaşka bir türe çevirdiğini söylüyor. Bugün çekilen psikolojik sancılara, nevrozlara ve egonun, karakter benliğin oluşumuna özel mülkiyetin, ataerkil ailenin, devletin ve toplumun ortaya çıkışının yol açtığını; ama bunun tekamül için gerekli olduğunu, insanın bu yolla bilincine, iyiyi ve kötüyü deneyimleyerek ulaştığını anlatıyor.

“Bugün çektiğiniz psikolojik sancılara, ızdıraplara, nevrozlara, egonun ve karakter benliğin oluşumuna yol açan şey yerleşik düzendir.”

Videonun 1:20:09 anından
Kesiti aç
2 dk
Cevap arayışı: din, felsefe, mistisizm

Yeniden doğuş ve reenkarnasyon

Bir izleyicinin Buda’nın yeniden doğuşu ile reenkarnasyon inancı arasındaki fark sorusuna Avcıoğlu, Siddhartha’nın aydınlandıktan sonra Hinduizmin karma, reenkarnasyon ve atman (isim benlik) sütunlarını reddettiğini anlatıyor. Reenkarnasyonun karakter benliğin yolculuğunu anlattığını; öyle bir karakter benlik yoksa reenkarnasyonun da otomatik olarak düştüğünü söylüyor.

“Reenkarnasyon, karakter benliğin yolculuğunu, macerasını anlatır.”

Videonun 1:24:11 anından
Kesiti aç
2 dk
Kendini tanımak ve aydınlanma

Merkezde sapiens vardır

Avcıoğlu, psikolojinin temel kavramlarını anlatacağı bir sonraki bölümü duyurarak kendi anlatımının merkezinde sapiensin, yani insanın olduğunu söylüyor: onun acıları, pişmanlıkları, nevrozları, karakter benliği ve şartlanmış zihni. Sapiensi, tanrısal benliğin kontrolünde eğitmenin tekamül kazandıracağına inandığını, onu hiç bırakmadığını ve bırakmayacağını anlatıyor.

“Benim anlatımımın merkezinde sapiens vardır, insan vardır.”

Videonun 1:32:57 anından
Kesiti aç

Sıradaki videolar

Yeni bir kesit yayımlanınca haber ver

Sık sık e-posta göndermeyiz; yalnızca yeni video ve canlı yayın tarihi olduğunda. Her e-postanın altındaki bağlantıyla istediğin an ayrılabilirsin.