İçeriğe geç
Sevgili İnsan

Bilmek, güvenmek, sezmek › Kesit

Eminim ama bilmiyorum

“Evet, beni sevdiğinden eminim diyebilirim. Ama bilmiyorum, bilemem.”

Avcıoğlu, ortadaki geniş alanın zan durumu olduğunu, Eski Yunanca’da “doksa” dendiğini anlatıyor ve “pek doğru olmayan ama güzel bir analojiyle” yüzde sıfır cehalet, yüzde yüz kat’i bilgi, arada kuvvetli zan, ümit, emin olmak, şüphe ve umutsuzluk bulunduğunu söylüyor. Birinin “seni seviyorum” demesinin bilmenin konusu olup olmadığını soruyor: bunu kat’i bilgiyle bilebilir miyiz, yoksa zan alanında mıyız? Eminim diyebiliriz, ama bilemeyiz; çünkü bu, insan zihninin, aklının ve yetilerinin ötesinde bir durum.

Bu kesitte geçen sözcükler

Doksa
Zan hâli: ne kat’i bilgi ne mutlak cehalet. Kuvvetli zan, ümit, emin olmak, şüphe ve umutsuzluk hep bu bandın içindedir; “eminim ama bilmiyorum” demek gibi.