Bilmek, güvenmek, sezmek
Murat Avcıoğlu, bilmenin ne olduğunu, kat’i bilgi, zan ve cehalet ayrımını, her şeyin bilmenin konusu olmadığını ve insanlığın bilgi imkânlarını anlatıyor.
Bu videoda
Varoluş soruları ve sorunları varsa cevapların ve çözümlerin aranacağı, insanın doğası gereği bilmek istediği (Aristoteles) söylenir. İlk farkındalıksızlığın insanın her şeyi bilmenin konusu zannetmesi, ikincisinin bilinç dışında kendisini rahatsız eden konularda her şeyin bilinebileceğini sanması olduğu anlatılır. Bilmek ve bilginin ne olduğu sorulur; Platon’un diyagramına göre kat’i bilgi (episteme), zan (doksa) ve cehalet (amatya) ayrımı yapılır, “eminim ama bilmiyorum” örneğiyle zan alanı anlatılır. Bilmediğini bilmemek (cehli mürekkep) anılır; bu seride “Bilmek” kat’i bilgi anlamında kullanılır.
Her şeyin bilmenin konusu olmadığı: henüz bilemediğimiz ama bilinebilecekler ve insanın yetilerinin ötesinde bilinemeyenler olduğu söylenir; serinin amacının her şeyi bilmek değil, varoluş sorunlarını kapsayarak aşmak olduğu anlatılır. İnsanlığın bilgi imkânları sıralanır: duyular, rasyonel düşünce ve mantık, deney ve gözlem, apriori bilgi, akli sezgi, vahiy ve nübüvvet, ilham, keşf, rüya ve başka kaynaklar; konuşmacı kendi öznel deneyimiyle aşkın da bir bilgi imkânı olduğunu ekler. Atatürk’ün “cahil” sözü anılır; “bilmek, güvenmek, sezmek” başlığı altında kendimize sorulacak sorular verilir ve asıl sorunun kendimizi ne kadar iyi kandırdığımız olduğu söylenir.