- Âlim, ârif, âşık
- Âlim bilen, malumat sahibi; ârif tanıyan; âşık ise gerçekliğin ve kendi hakikatinin gerçeklerini fark etmiş, esenlik, şefkat, aşk hâlini yaşamının ana mihveri yapmış kişidir.
- Bütün
- Mistiklerin Tanrı yerine sık kullandığı kavram: sonsuzca ve sınırsızca, zerre kadar bir şeyi bile dışarıda bırakmayan varoluş. Bir pasta gibi sınırları olan ama kendi içinde tam bir şey demek değildir; içine bir şey eklenemez, içinden bir şey çıkarılamaz.
- Celal, cemal, kemal
- Tasavvufta Tanrı’nın celaliyle zorlu, üzücü deneyimler, cemaliyle iyilikler ve hoşluklar yaşatması; bu ikisinin dengesiyle de bizi kemale, yani farkındalığa, arifliğe ulaştırması.
- Ezoterizm
- Mistik konularda eğitim ve öğretimin genele açık olarak değil, özel seçilmiş kişilere yapılması metodu; genele kapalı, kişiye özel öğreti.
- Gnostisizm
- Grekçe gnosis kelimesinden gelir; Arapçada irfan karşılar. Rasyonel düşünceyle ya da deney ve gözlemle değil, içsel sezgiyle, kalp gözüyle edinilen bilgiye dayanır; bilmekle değil tanımakla ilgilidir.